Bir Bardak Demli Çay

2
103

  Yesil yaprak denizlerinde bin bir emekle biçilip fabrikalara oradan da evlerimize gelip demligimizde demlenmesi yorucu da olsa hos bir yoldur. Siyah yaprak ve dallarin ufalanip kip kirmizi çaya dönüsmesi ne de güzel bir sonuçtur. 

  Çaya âsik milletleri siralasak ilk sirayi ülkemiz açik arayla önde bitirir. Sabahtan aksama kadar geçen sürede dudaklarindan midesine dogru bir bardak dahi olsa çay yudumlamayan kaç kisi taniyorsunuz. Ister zengin ister de fakir olsun her sofrada, her kafede her lokantada her piknikte, her seyahatte karsimiza çikan iksirli otun adidir çay. Size öfkeyle gelip tokat atmak isteyene dahi ilk olarak “gel kardesim bir bardak çayimizi iç de öyle konusalim” der.

  Bardaga aktarirken o demin dalga gibi bardagin içinde dans etmesini ve buharin bardaktan çikisini hos bir sedayla izlersiniz. Bir sohbetin olup da çayin olmadigi yer inanin ki yoktur. Onu redderek kendinizden uzaklastirmaniz da beyhudedir. Çünkü sikintilardan uzak kalamayan bizlerin aci günlerinde isyan edercesine içtigimiz tamami demle dolu bir bardak çay geceye arkadas olmamiza bizi davet eder.

  Bu davete icabet edip sabaha kadar kimimiz dumanlayarak kimimiz elini basina koyarak elini demlige atar. Bizi terk etmekle tehdit de etmez. Altinda atesi ve suyu verdigimiz zaman mutluluk içinde kaynar ve dumani bulutlara dogru issizca yol alir. Bütün dertli sohbetlerin, aci terk edislerin sofrasinda da en mutlu ve doyasiya eglencenin kalbinin attigi yerlerde de baskösede çaydanlik ve demlik üst üste durdugunu görürsünüz.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here