Bir Basari Öyküsü…

24
122

BASARDIM!

Merhaba renkli dergi,

Bazilariniz benim basarimi duymussunuzdur. Ama ben tekrardan bütün hikâyemi sizlerle paylasmak, anlatmak istiyorum.

Daha 2 sene önce okuldaki resim ögretmenim benim resmimin çok iyi oldugunu söyledi ama ben farkinda degildim tabii. Güzel sanatlar lisesi konusunu ailemle konusmami istedi. Ona göre beni okula hazirlayacakti. Bir aksam annem ve babami karsima aldim, “ögretmen böyle böyle söyledi siz ne dersiniz?” diye sordum onlara. Annem bir sey diyemedi çünkü her zaman söz babama aitti.

Bu arada babamdan da biraz bahsedeyim sizlere. O, benim öz babam. Ama onunla ayni evin içinde yasayan iki yabanci gibiyiz. O diger babalar gibi degildir yani. Ne söylesem karsi çikar, hiç fikrimi dinlemez. Sürekli azarlar. Hatta bazen onun benim babam olmadigini bile düsünmüstüm. Çünkü baba dedigin çocugunu sarip sarmalar, hiç degilse ona sarilir, ‘yavrum’ der öyle degil mi? Benim babam bana hiç öyle seyler söylemedi. Her zaman baba sevgisiyle yanip tutusurdum.
Arkadaslarim istedikleri seyleri, istedikleri gibi giyerken ben her istedigimi giyemezdim. Babam izin vermezdi çünkü.’Onu giyme böyle olur, bunu giyme söyle olur’ diye sürekli bahaneler uydururdu. Her zaman baskalarinin ve kendisinin ne düsündügüne önem verirdi. Benim ne düsündügüm onun umurunda bile degildi. Isten eve geldigi zaman onun yanina kosup boynuna sarilip “babam” demeyi çok isterdim ama bir yandan da kizmasindan korkardim. Pencereden bakarken, çocugunun elinden tutmus parka götüren bir babaya bakarken, gözyaslarima engel olamazdim. Aksam otururken ona en uzak koltuga otururdum, elinde hep bir tespih vardi, bana vurur diye kaçardim ondan. Çocuklugum hep baba sevgisinin yokluguyla geçti.
Özetle biz baba-kiz gibi degildik. Ayni evde yasayan, ayni yemegi yiyen, ayni suyu içen ama bambaska dünyalarda yasayan iki insan…
Ve iste o aksam babama okul konusunu sordugumda bana ne dedi biliyor musunuz?

‘’Sen oraya gitsen ne olur ki? Bir sey çiz deseler sen çizemezsin, basaramazsin, o okula giremezsin’’ dedi. Evet, belki de bir babanin çocuguna söyledigi en kötü sözlerdir bunlar, ya da ben öyle düsündüm. Inanilmaz degil mi? Ben bile inanamamistim. O kadar gururuma dokunmustu, agirima gitmisti ki. O günden sonra resim yapmaktan ölesiye nefret etmistim. Tabii babamdan da… Uzun bir süre kâgit, kalemi elime bile almadim.

Birisi size çok istediginiz bir seyi yapamazsin diye karsi çiktiginda hani çok kötü olursunuz ya. Gerçekten de yapamayacaginizi düsünürsünüz. Hele bunu söyleyen ‘baba’ dediginiz insansa…

Sonunda birkaç aydan sonra ilk kez resim yaptim. Ve resmi gerçekten çok güzel yaptigimi fark etmistim. Yani neden basaramayayim ki? Babamin karsi çiktigi her seyi yapmaya kalkmasaydim belki bugün yasamiyor bile olabilirdim.

Karar verdim; okulun yetenek sinavlarina girecektim, ne olursa olsun.

Aslinda benim ne azmim ne de hirsim vardir. Hatta ben ‘yapamazsin’ denildigi andan vazgeçenlerdendim. Niye yaptigimi bilmiyorum, belki de babama olan sinirim ya da babama kendimi kanitlamak istedigimden, bilemiyorum.

2–3 Agustos 2010 tarihlerinde sinavlara girdim. Durumum bence çok umutlu degildi. Taa ki aradan bir hafta geçtikten sonra internetteki listede kendi adimi görene kadar. Kazanmistim. Sinava 30 kisi girmisti ve ben aralarindan 9. olmustum. Inanilacak gibi degildi. Hala da inanamiyorum.
Babam ne mi yapti? Yenildi. Onunla çok agir sartlarda savasa girmistim ve aldigim onca agir yaraya ragmen bu savasi ben kazanmistim, babamsa yenilmisti. Durumu kabul etmek ona ne kadar zor gelse de kabullenmek zorundaydi.

Kazandigimi duyar duymaz sanki hiçbir sey olmamis gibi umursamadi, benim hakkimda ne zaman iyi bir sey olsa hiç ilgilenmezdi, tam tersine bana iyi oldugum için kizardi bile. Iyi haberlerimde bile yüzünün güldügünü hiç görmedim.
Hemen beni baska bir okula yazdirmayi niyetlendi. Ama ona karsi çiktim, belki de ilk defa. Bu durumu kabullenemezdim çünkü. Elimin emegi, alnimin teriyle kazandigim, 3 senedir istedigim okulu kazanmistim iste. Sevinecegine bana habire kiziyordu. Yok, neymis; okul Eskisehir’ in taa öbür ucundaymis, orda bir sürü para ve malzeme isteyeceklermis falan filan.

Tamam, kabul ediyorum söyledikleri dogruydu; okul bizim eve gerçekten çok uzakti ve seçtigim dal resim olunca bir sürü resim malzemesi gerekiyordu ve haliyle de para. Belki de babam ilk kez hakliydi. O emekli vergi denetmeniydi. Ayda aldigi maas evimizi zor geçindiriyordu. Ama çevremdeki taniklarimiz da benim kazandigim okula kayit olmamdan yanaydi. Bu durumda babamin yapacagi tek sey vardi. Yenildigini kabul etmek ve beni okula yazdirmak…

Uzun bir aradan sonra ilk kez bu kadar sevindigimi hatirliyorum. Inanmak çok zordu. Hep yenilen ben olurdum babama karsi ve digerlerine karsi. Ama bu defa ben kazanmistim iste. Ilk kez yüzüm gülüyordu.

Ve iste, bugüne bugün Güzel Sanatlar Lisesi’nin resim bölümü ögrencisiyim. Çok garip degil mi?
Ve garip olmasinin yaninda çok zor da olacak. Yani okul masraflari ve is bulabilmem konusunda. Ne yapayim, artik bana verilmeyen harçliklari biriktirecegim ya da oradan buradan bulduklarimla yetinecegim. Is konusunda da, buraya kadar geldiysem buradan sonrasina da rahatça yürüyebilirim diye düsünüyorum. Belki her attigim adimda ayagima dikenler batacak, belki önüme asilmasi zor engeller çikacak, belki de çözümü derdinden daha zor durumlarim olacak. Ne olursa olsun, ben bunlari çoktan kabullendim ne de olsa daha önce çok sik yasadigim, artik alistigim seyler bunlar.

Bu yola adimimi attim ve insallah geri dönmeyi de düsünmüyorum.

Iste böyle…

Benim hikâyem pek iç açici degildir. Daha çok hüzün agir basar.Ama olsun o benim hikayem…
Sizlerle paylasirken bir kez daha bu sevinci yasadim. Umarim sizlere de ayni sevinci yasatabilmisimdir.

Bu yazimi okuyan herkese binlerce tesekkürlerimi sunuyorum. Ve görüslerinizi bekliyorum.

Hayatin sizlere her zaman güler yüzle bakmasi dilegiyle…

Hande Arik

24 YORUMLAR

  1. Tebrikler Hande. Bundan sonra basta baban olmak üzere, çevrende en çok "bu is sana para kazandiracak mi?" tarzi elestiriler duyacaksin. Yazinda bahsettigin gibi bu sorunu bir an önce çözmeye çalis, yoksa bu sözler gitgide artacak okul basarini etkileyecektir.

    Önerilerime gelince okul idaresiyle görüsmeye çalis, burs olabilir, olmasa bile hocalarin çevreleri genistir beklenmedik bi yerden birseyler çikabilir, parttime isler olabilir. Az öncede dedigim gibi çevresi genis kisilerle iletisime geçmeye çalis.

    Umariz bir gün eserlerinide renkli dergide görme sansimiz olur.

  2. Tebrikler!! Yazdiklarinizi okurken farkli farkli duygulari hissetsemde sonuç olarak sunu söyleyebilirim hersey istemekle basliyor azmetmekle de devam edecek emin olabilirsiniz…

    Tasi delen suyun kuvveti degil, damlalarin sürekliligidir.

    Kazandiginiz bir okuldan ziyade bence hayat felsefesi…

    Basarilarinizin devami diliyorum.

  3. Tebrikler!! Yazdiklarinizi okurken farkli farkli duygulari hissetsemde sonuç olarak sunu söyleyebilirim hersey istemekle basliyor az etmekle de devam edecek emin olabilirsiniz…

    Tasi delen suyun kuvveti degil, damlalarin sürekliligidir.

    Kazandiginiz bir okuldan ziyade bence hayat felsefesi…

    Basarilarinizin devami diliyorum.

  4. Tebrikler!! Yazdiklarinizi okurken farkli farkli duygulari hissetsemde sonuç olarak sunu söyleyebilirim hersey istemekle basliyor azetmekle de devam edecek emin olabilirsiniz…

    Tasi delen suyun kuvveti degil, damlalarin sürekliligidir.

    Kazandiginiz bir okuldan ziyade bence hayat felsefesi…

    Basarilarinizin devami diliyorum.

  5. Bu süreci az çok seninle olan kisa sohbetlerimizde takip ettigim için basarili olacagini tahmin ediyordum. Insanin istedigi bir konuda ki çabasinin bosa gitmedigini görmek özgüveninin gelismesini sagliyor degil mi?

    Denizi gören bir mekanda çaylarimizi içecegimiz günü sabirsizlikla bekliyorum=))

  6. ayy ayse ablacim, inan çok heyecanlaniyorum…=)

    bu arada çok tesekkür ederim… kesinlikle özgüveni gelistiriyor bu konuda çok haklisin..

  7. Öncelikle tebrikler Hande'cim,ins hayatinin her asamasinda basarili olursun ve basarmanin hazzini her daim yasarsin ..Yazini okurken kendimi gördüm,ayni seyleri yasamisim seninle.. Babam,anlattigina göre,senin babandan sadece yarim kulaç önde sevgisini göstermek adina .. Geriye kalan her olay ayni.Bende dil okumak istemistim lisedeyken, ve bana sadece 2 seçenek sunmustu "ya okulu birak ya da sayisal bölüm seç!" Ben senin kadar cesur olamadim sanirim,benim istedigim degil,onun istedigi oldu.. Simdi çok sükür gayet iyi bir üniversitedeyim.. Ama daha iyisi olabilirdi(eger istedigimi yapmama izin verseydi).. Istedigin,sevdigin seyi yapiyor olman hayatin sana sunabilecegi en güzel lütuflardan,TADINI ÇIKAR :-)))

  8. yok okumak istemiyorum ben… benden oldugunca uzak olsun bu yazi… bir daha bu basari karsima çikmiycak zaten…bir daha bu kadar basarili olamayacagim ki.. okumak ise yaramaz..

  9. ''en güzel deniz henüz gidilmemis denizdir

    en güzel çocuk henüz büyümedi'' diye bir siiri var nazim hikmetin, dogru hatirliyorsam böyleydi.. sen böyle diince hmn bu geldi aklima, belki çok daha basarili olucksin handecim, o zmnda bu kadr basarili olmus muydum dersin belki kötmser olma:)) basarilar…

  10. tesekkürler ama… basarili olmak benim için çok pahaliya mal olucak… çogu seyden vazgeçmek ve herseyden çok… diger seyler iste… ama yine de tesekkür ederim..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here