Bir Buçuk, Utangaçlik Üstü Ask

10
69

Bir Ani…

Liseye gidiyorum, acayipte içe kapanik bir çocugum. Kizlarla çikip gezmek bir yana konusamiyorum bile. Degisik arkadaslarla çikip geziyoruz, kiz kovaliyoruz; sonuç hep ayni… Bulmusum kendim gibi arkadaslari sonuç degismez tabi ki, hep hüsran… Yakisikli degilim farkindayim ama çirkin de degilim kizlar bakiyor bakiyor… Öyle bakisiyoruz, ilk ve son geldigim nokta bakismak. Benden küçük bir arkadasim var; ben lise 3’e o ise lise 1’e gidiyor.
Hiç ummadigim bir anda bana açildi, uzun zamandir benim kestigim (onun haberi yoktu) bir kiza arkadaslik teklif edecekmis. Benden yardim istedi; içimden kelin ilaci olsa kafasina sürermis dedim ama yardim edecegim el mahkûm… 10 senelik arkadasim, beraber büyüdük. Arkadasimla ayni sokakta oturuyoruz, Dolunay’da (arkadasim teklif etmeyi düsündügün kizin adi) bizim sokagin sonunda.  Arkadasimin bisikleti var, aksamlari çikip geziyoruz, mevsim yaz hava süper… O ise birkaç arkadasiyla kapida oturuyor, bazen de top falan oynuyorlar. Biz ise kapisinin önünden geçme rekorunu kirmak üzereyiz. Her gün abartmadan söylüyorum 100 kere kapisinin önünden geçiyoruz. Iyice zayifladim, arkadasimin boyu kisa mecbur öne oturtuyoruz. Pedallari ben çeviriyorum, ayaklarim kas yapti o sene. Geçiyoruz, geçiyoruz ama bir terslik var. Kizla hep ben göz göze geliyorum, çaktirmamaya çalisiyorum ama kiz benim ilgim var saniyor. Yaninda bir arkadasi var adi Seval… Önce bir süre onu kesmistim ama sonra vazgeçmistim; o da bakiyor bana… Bende kibrit çöpü kadar cesaret yok tabi, sadece bakisiyoruz. Arkadasim için bile olsa gidip konusmayi göze alamiyorum. Bir süre sonra biraktik bisikleti, artik aksamlari karsilikli apartman girislerinde bakisiyoruz. Arkadasim rüyada sanki… Kizin bana baktiginin farkinda bile degil. Ben arkadasa gaz veriyorum o da bana. Ama ortada bir sey yok ki… “Hadi bakiyor gidelim konusalim” diyoruz ama atesimiz olsak cürümün kadar yer yakamayacagiz.
 

Kizlari da paylastik; güya kuaför Dolunay onun, büyük dudakli Seval benim… Nasil oldu bilmiyorum belki de hiçbir sey hissetmedigimden olsa gerek; ben büyük dudakli Seval’le arkadas oldum. Sonuçta ben Dolunay Seval muhabbeti bayagi ilerlettik. Seval’den iyice  hoslanmaya baslamistim ki o da hoslaniyor belli…. Bizi hiç tanimayan biri bile aramizdaki elektrigi anlar ama biz yine de dile getiremiyoruz. Sohbetlerimiz hep havadan sudan. Yine böyle karsilikli oturuyoruz bir aksam üstü, Dolunay ile Seval’de karsida oturuyor. Arkadas bana durmadan gaz veriyor; “Kalk konus, hadi…” diye. Bana birden bire bir cesaret geldi nasis olduysa. Seval’i çagirdim (ne cesaret!) kenara çektim.

          Erol, arkadasin Dolunay’i seviyor onunla konusur musun?”

          Tamam, baska bir sey var mi?

Diye sordu. Bize getirmek istiyordu sözü belli ki, “ben de seni seviyorum” dememi bekledi Türk filmlerindeki gibi… Ama ben tam bir odun diyemedim bir sey, tabi gitti. Iki gün sonra yine böyle otururken Seval kendi geldi bu sefer.

          Arkadasim olmaz dedi baskasini seviyormus…

Dedi. Erol ile öylece kalakaldik. Gözümün önünden olsun diye yaptigimiz her sey film gibi geçti, kalakaldim. Seval gülümsedi:

          Olsun baskasi olur…

dedi, o tatli gülümsemesiyle. O büyük dudagi öyle güzel geldi ki konusurken, o günden sonra  bir daha öyle tatli gözüken bir dudak görmedim. Bir an durdu ve tekrar sordu baska bir sey var mi diye. Tekrar yok dedim bu sefer gerçekten severken. O günden sonra Seval yüzüme dogru dürüst bakmadi bir daha. Arkadasligimiz da bozuldu, ben de odunluguma yandim durdum.

Bir dahaki sefere bu hatalari yapmayacagim dedim ama…

10 YORUMLAR

  1. hos bir ani yazisi idi.
    gulumsettirdiniz bizi sayin @icimdekises
    finali begendim ben
    manidar ve dusundurucuydu;
    "Bir dahaki sefere bu hatalari yapmayacagim dedim ama…"
    yenilginin (!) secimi… :))

    yurege saglik.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here