Bir çift neseli ayak…

6
119
"Benim bu yasadigim yerler, yani Pamfilya o kadar güzel ki… Toroslarin güney yamaçlarinda,denizden 3500 metre yükseklikteki, karlarla kapli tepeler rengarenk bir kumas gibi uzaniyor, tepelerin ve ovalarin arasindan büyük bir dinginlikle asagi dogru akiyor ve denize kavusuyor…"

Bu paragraf Vasos Voyacoglunun ‘Alanya’ kitabindan. Kitap, 1922’deki mübadeleye kadar Alanya’da yasayan Alanyalilari anlatiyor. Kitabin sayfalari arasinda kimi zaman hizla, kimi zaman usulca dolanirken beni sarmalayan tek duygu sevgi. Benim adimladigim sokaklari benden önce adimlayan herkesin sevgisini tasiyan sokaklar.

 

Benim çocuklugumda sokaklar portakal çiçegi kokardi, simdi parke taslariyla dösenmis caddelerde gezerken uzaklardan bir yerden kimi zaman çiçek kokulari, kimi zaman dalindan düsmüs çürümeye yüz tutmus portakallarin küf kokusu sanki basimdan asagiya usulca dökülür.

Alanya’dan Atina yakinlarindaki Nea Ionia’ya yerlesen Alanyali Rumlardan bazilari her yil kentimize gelir. Nea Ionia ve Alanya iki kardes sehir. Ayni karinda büyümüs. Karindas…

Alanya kalesi yarimada üzerinde güneslenmek için boylu boyunca uzanmis isveli bir güzel gibidir. Bir yani günesin Toroslardan dogusunu seyretmek ister, diger yani bizim deyisimizle Kalearkasi, günesin denize dalar gibi batmasini seyretmek…

Yanindan umursamazca geçtiginiz yikik sur kenarlarinda sevgilinizle el ele göz göze otururken ayni yerlerde sizden önce dolanan, birbirinin gözüne bakinca kizaran genç kizlarin delikanlilarin hayalleri ince bir ürperti gibi sirtinizi yalayip geçer mi hiç?

 

O zaman Tanrinin yarattigi gökyüzünün altinda, uçsuz bucaksiz topraklarda, akarsularin kiyisinda, bugday basaklarinin savrulusunda, rengi, dili, dini farkli da olsa dolanan sadece bir çift neseli ayak aslinda.

Vasos Voyacoglu ‘Son günler’ basligiyla göçü anlatiyor…

“Büyük gün gecikmedi. Varvara teyzemin anlattigina göre, 1922 yilinin  8 Ekimiydi. Emir gelmisti. Biz Türkiyeden gidecektik… Trajik bir gündü, kalbimizde küçük ve yalanci bir umut sizlandigi sürece nasil hazmedebilirdik böyle bir seyi? Atalarimizin binlerce yildir kutsadigi bu topraklar bizimdi. Korakesion atalarimizindi. Burasi binlerce yildan beri babalarimizin sanli Alanyasiydi. Bizim yasamimizi birakin, babalarimizin kemikleri ve daha ne söyleyeyim ki, evlerimiz, bahçelerimiz, hayvanlarimiz, kiliselerimiz, mezarlarimiz… “
Iste böyle, ayni masali dinleyen, ayni günesin sicagini iliklerinde hisseden, ayni sokaklari sevgiyle adimlayan, kayaliklardan denizin derinliklerine ayni ferahlikla dalan bir çift neseli ayak yalnizca.

 

6 YORUMLAR

  1. Alanya gerçekten de cennet gibi bir yer. Yazin sicagi biraz fazla kavursada kalenin yolunu tirmanmak, ardindan muhtesem manzaraya kendini birakmanin keyfi de bambaskadir 🙂 Elinize saglik

    • Evet alanya biraz tuhaf bir yerdir.Hani derler ya bir sehri gördügünüzde ya seversiniz ya nefret edersiniz.Bu Alanya için sanki geçerli degil .Bir cambaz gibi gergin bir ipin üstünde yürürken dengenizi saglayan sevgi ve kaçma istegidir.Gidersiniz ama hep geri dönmek istersiniz.Alanyalilar birisini çagirirken "Gel git" derler.Bu aslinda sik sik gel demektir ;ama bana  kalmakla kaçmak arasi duyguyu yasatir.Yorumunuz için tesekkürler.Alanyadan selamlar,sevgiler.

    • Alanya için en uygun aylar denize girmeyi de hesaba kattiginizda: mayis,haziran,eylül,ekim aylaridir.Biz Alanyalilar söyle deriz"Tanri Alanyayi kendisi için yaratmis, bizi çok sevmis bize birakmis."

      Yorumlariniz için ve yazimi okudugunuz için tesekkürler. Alanyadan selamlar,sevgiler.

       

  2. Arkadasim yine döktürmüssün, senin yazilarini okurken siir okumus gibi oluyorum. Arka fonda da güzel bir müzik var sanki…Alanya için hiç birsey söylemeyecegim sen biliyorsun zaten.

    Sevgiler 

    • Orda olman ne güzel.Bazen uzaklastin gittin saniyorum,tam böyle düsündügümde sen içine Alanyayi da ekleyip rüzgar gibi esiyorsun.Yaziyi okumana çok sevindim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here