Bir Delinin Güncesi – Bayram ve Yorgunluk

4
13

Karisik günün güncesi günlerden bayram…

Asirlardir üsüyorum sanki… Ceplerimde sakladigim kuru üzüm taneleri bile yetmiyor gögü isitmama oysa her buluta bir tane saklamistim… Melekler geceleri gelip tadina bakacak ve nefesiyle isinacakti evren ama olmadi yine, buzul çaglarim hiç bitmedi…
Kollarim yetismiyor kendimi kucaklayamamanin sancisi unutturuyor tüm sevinçlerimi… Üsüyorum… Bayram gelmis… Meleklerim nerde… Yastigimin altinda gönderilmemis mektuplarim bayram namazindan sonra kusanacak özlemlerim satir satir…

Ayaklarimi gidilmeyen yollara katik ettim, kesildi tüm agrilari bir safak vakti… Simdi dizlerim yok, yollarin basi egik… Ölemiyorum üstelik…

Evde ki telasa anlam verme çabasindayim. Bahçede masum gözlerle bakan kurbanliga gece masal anlatma sözü veriyorum… Son uykusunda dilim yettigince anlatmak ve sonra o sonsuz isiga kadife dualarla yolcu etmek… Masalimda yoksul sofralarda büyüyemeyen çocuklar… Esmer ellerinde kuru ekmegin ufalanisi birde yanik türküleri cigerleri gibi… Prensesin hiç ugramadigi evde gece yorgana sinen elma kokusunun mucizesi… Masallarda sefil soytarilar ve hükmü verilmis sonlar… Belki yarindan sonra o sofralara gidecegini bilmek mutlulugu unutturacak bu gece yasadigi korkuyu… Bilemiyorum… Umuyorum…

Devrik bir cümleyim bayram neselerinde, mendilimde sakladigim harçliklarimla “ yaz tatilinde ne yaptiniz” kompozisyonlari alacam… Benim hiç olmadi…

Uykunun ortasinda bir el dokunacak beklentisi ve ne olur diye basladigim dualarima yenisinin eklenmesi…Ne olur bayram namazina beni de götürün ayakkabilarimi çaldirmam söz veriyorum…Ne olur sadece bir bayram sabahi kalabaliklarla selamlasayim , ayakkabilarimi çaldirmam iste söz veriyorum…Hem benim kabahatim yok çalinsa da , kurbani çalan ayakkabiyi çalmanin günah olduguna inanir mi oysa bir çocugun bayram nesesini alip götürdügünden haberi olsa yapmazlardi belki….biliyorum…ummuyorum…

Gözlerim agriyor yine kirpiklerimde kimsesizligin arefesi… Yarin sabah yas olup düser delikanli sevmelerime… Gögsüme kazidim adini acitmiyor artik…

Fiyakali bir pantolonu vardi babamin içine sigmamasini firsat bilen annem boyundan kirpip bana verdi… Öyle ki yarin islik çalarak yürüyecegim sokaklarda mahallede ki çocuklarin gözlerine bakip havami atacagim tabi annem unutmazsa uzun bir kazak vermeyi yoksa yamasi görünecek ve isliklarim daha sarki olamadan ilk nefeste ölecek… Sonra nasil bakarim yüzüne pencere pervazlarinda bekleyen kadinlarin… Alayci gülümseyisleri unuttugum gün olacak benim bayramim… Biliyorlar… Ummuyorlar…

Aslinda bana her gün bayram bazen baskalari gibi olmaya özendigimde seker toplamaya gidiyorum komsulara…

Karisik günün güncesi günlerden yorgunluk…

Kendime agirim… Yüküm hüzünden olsa belki bir sarkida teselli bulup hafiflerim ama yok dünyanin tüm yükü sanki omzumda ve benim kollarim sadece yüzümü kasiyacak güce sahip… Bahçeye sakladigim oyuncaklarimi ertesi gün bulamadim onun suçluluk duygusu üzerimde… Oysa anneme sözüm vardi onlari kirmayacaktim ve karsiliginda cumartesi pazarina götürecekti annem beni… Simdi güneste yürüyememek mi yoksa oyunlarimin susmasina mi yanayim… Birde peynir tenekesine sakladigim yarali serçe öldü… Gözlerimi gömdüm sanki. Ellerim hiç bu kadar üsümemisti. Simdi ben seher vakti balkona gelen kuslara ne derim… Nasil veririm ekmek kirintilarini gagalarindan agir gözyaslari süzülürken…

Büyüyünce kelebek olmaktan korkuyordum, yasadigim hayatta hep sürünmem daha da korkutuyor ya kozaya sürgün olursam…

Agirim iste kendime… Agir sorumluluklarim var… Mesela kardesimin sabah uyandiginda boya kalemlerinin eksik olmasi en büyük kâbusum oysa duvarlara yaptigim tüm resimler kara kalemle çizilmis… Simsiyah duvarda baska renk olmasin tehdidi ile… Bagrismalar esliginde kulaklarimi çekiyorlar sanki kulaklarim büyüdükçe daha iyi duyacakmisim gibi… Ceketimin dirsekleri eskimis ve agardikça atilacak beklentim çogaliyor biliyorum komsu çocugunun çöpe gidecek ceketi ufak tamirlerle bana gelecek onunda kollari eskiyecek iste ben her gece odamin içinde kursun askerlerle sürünürken…

Safak söküyor kollarim dermansiz bu gecede nöbetçi deliyim kimsesizligim çaliyor kapimi kendimde degilim, kapiyi açamiyorum…

Agirim iste kendimi tasiyamiyorum… Yüküm öyle çok ki…

4 YORUMLAR

  1. yüregime ates düstü daglandim hayatin bu karelerini görmezden gelenlerden olmamaliyiz bir çocugun yasama sevincini elinden almaya çalisilmasi ve üstelik en yakinlarinin sebep olmasi

    çalinan ayakkabilarin kaybolan boya kalemlerinin yada yok olan oyuncaklarin ne önemi var, o küçücük gözlerindeki biriken yaslardan daha önemli hiç bir sey yok

    bir gülüsün ömre bedel küçük çocuk bir tebessümün…

    Hosgeldiniz aramiza,yazilariniz daim olur umarim…

  2. Cann gelmis…

    duygulari ne geceye
    ne gunduze sigan…

    bambaska bir gezegende
    bambaska yildizlarla dusler kuran…

    ve butun renkleri "mor" a boyayan
    Adam gelmis…

    Hosgelmis…!

  3. Bir çocugun hayellerini,umutlarini çalmak ne büyük hirsizlik!!!

    ona degersizmis gibi davranmak,oysa ne büyük degerdir çocuk…..

    o yarali serçe onun kendi ruhu iyilestiremedigi….

    duvarlara yaptigi resimler onun dili haykirislari….ya sorumluluklari….

    onca kendini adamdan sayan büyükleri varken….

    çok ceketlerin olacak dolaplar dolusu…..

    en önemlisi sen olacaksin içinde adam gibi adam…

    bayram sabahlari kalabaliklari selamlayan….

    hiç üsümesin yavrum ellerin….

    akmasin zümrüt gözlerinden yaslarin…

    kulagini çekenler utansin…..

    en son gülen kazanan sen olacaksin ….

    yok etmeye çabalayanlara inat…..

    böylesine güzel bir yürek en güzel bayramlari kutlayacak…..

    hosgeldin sevgili serdar keskin..

    yüregine kalemine saglik..

    sevgiyle kal…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here