Bir Filmin Sonu Gibi Anlar Yasamak…

5
98

Hayati Tanimak…

 Karakter, çevresi tarafindan pek sevilen birisi degildir; fakat bunu önemsememektedir. Hayatin dalgasinda güle oynaya yasamaktadir. Mutludur fakat zaman zaman yalnizliktan sikayetçi olmaktadir. Yalnizliktan sikayetçi oldugu zamanlarda oturup düsünmektedir. Bunu her yapisinda ayni sonuca varir: Yalnizlikten kesinlikle memnun degildir ama birilerini sevmekten ve bunun getirecegi sorumluluklardan korkmaktadir. Bu nedenle yalniz basina kalip günlerini eglenerek geçirmeyi tercih etmektedir.

 Karakter uzunca süre mutlu yasar. Hayatini fazla kurcalamaktan çekinmektedir ve bu nedenle her seyi yüzeysel yasamaktadir. Gerçekten sevdigi bir kisi dahi yoktur; aslinda sevebilecegi bir kaç kisi geçmistir hayatindan ama o  sorumluluk almaktan kaçindigindan bunlari hiç mi hiç dikkate almamis ve hayatina devam etmistir.

 Hayati böyle mutlu mesut devam ederken bir gün gelir, çevresindeki hemen herkesten ayrilmak zorunda kalir. Yepyeni bir çevreye girecektir, burda onu neyin bekledigi hakkinda hiç bir fikri yoktur; fakat bir süre bunu umursamaz. Sonra zaman geçer eski çevresinden tamamiyle kopmus durumdadir, yeni hayatinin baslamasina da uzunca bir süre vardir ki yavas yavas gözü açilir. Hayat her zaman güle oynaya yasanilabilcek bir sey degildir ve artik yasamak için çabalamasinin zamani gelmistir. Karakterimizin içinde bulundugu bosluktan faydalanarak düsünücek bir kaç ayi vardir.

 Karakterimiz aradan 3 hafta geçtikten sonra tatile Avsaya tatile gider. Turistik ve epey de haraketli bir alandir fakat bu karakterimizin kesinlikle en son istedigi seylerdendir. Bu kalabalik zamanla yalnizligini çok iyi kavramasini saglar. Gündüzleri biraz gezip denize girer, geceleriyse o gün gördügü insanlar arasinda kendisi gibi yalniz birini görüp görmedigi düsünür. Zor bir tatil geçirir ve iki hafta sonra evine döner. Yeni hayatina baslamadan önce önünde bir kaç hafta daha vardir ve o bu sürenin degerinin farkinda degildir. Oturup hayatiyla ilgili kararlar almak yerine hayatini mutlu bir sekilde devam ettirmeye çalisir.

 Yasamak için sebep bulmak…

Karakterimiz yeni hayatina baslar. Uzunca bir süre bu hayatina alisamayacaktir. Ne çevresindeki insanlar hayal ettigi insanlardir ne de girdigi ortam hayal ettigi ortamdir. Karakterimiz içinde bulundugu durumu degerlendirmeye kalkarsa üzüleceginin farkindadir ve bu yüzden de durumunu pek umursamaz, hayatina hiç bir sey yokmus gibi devam etmeye çalisir.

Karakterimiz bu konuda bir süre basarili olur ama mutlu olabilmek için eski masumiyetini kaybetmesi gerekmistir. Zamanla degismektedir ancak o bu degisime kesinlikle karsi olup onu karsi koymaya çalistiysa da basaramaz. Zamanla istemedigi birisi olur ve bir süre sonra kendini taniyamaz hale geldigi için bir seyleri degistirmesi gerektigini mecburen kabul eder.

 Degistirmeye karar verdigi ilk sey yasama amacidir. Karakterimiz sadece mutlu olmak için yasamaktadir ve bunun onu götürdügü noktanin da artik farkindadir. O yüzden oturup düsünür. Anlar ki sevmek içindir hayat. Hayati boyunca sevilmeyecegini bilse bile birisini sevmek zorundadir. Kisi sadece hayati kendisi için yasamamalidir; birini sevmeli, günler boyu onu düsünebilmeli, onun için her seyini feda edebilmeli, onun için yasamali ve onun için ölebilmelidir. Karakterimiz farkina varmamis da olsa böyle birini bulmustur. Karakterimiz bunu da farketmemistir ama o insan günlerce aklinda çikmamistir, hemen her gece rüyasinda görmektedir ve karakterimizin aklinin basina gelmesinde sevdigi kisinin çok büyük etkisi olur. Sonuç olarak yasama sebebini bulmustur.

 Sevmek…

Karakterimiz hayatinda ilk defa birisini sevmistir. Kesinlikle asik degildir fakat hissettigi duygu ona göre yasayabilecegi en büyük asktan çok daha kutsaldir. Zamanla bu sevginin agirligi onu ezicektir fakat o zaman gelene kadar sevgisinin tadini çikarmak istemektedir.

Istedigi gibi de olur. Sevdigi  insanin yaninda degildir, hatta aralarinda yüzlerce kilometre mesafe vardir fakat karakterimiz bu durumdan memnundur çünkü bu durum sayesinde hiç bir sorumluluk almasi gerekmemistir ve sadece sevebilmektedir.

Aradan bir kaç ay geçer. Karakterimiz yeni hayatina henüz alisamamistir fakat artik bosa yasamadigini bildigi için bunu önemsemez. Mutlulugunun bozulmasindan korkar fakat bunu düsünmeyip sadece ani yasamak pesindedir. Sevdigi insanin ne yüzünü görebilmis ne de sesini duyabilmistir sadece elinde bir kaç fotograf vardir fakat o sevdigi insani bir çok kez rüyasinda gördügü için onu zihninde tamamiyle olusturmustur. Rüyalariysa hep güzeldir, bazen yasça oldugundan büyük bazen küçüktür ama her rüyasinda onun yanindadir. Kimi zaman bir akrabasi olur kimi zamansa en yakin dostu ama her zaman birbirlerini severler ve biri hariç hiç bir rüyanin içinde kötü bir olay yasanmaz. Karakterimizin sevdigi kizla ilgili gördügü hayatini degistirecek olan rüya söyledir: Iki katli bir apartmanda yasayan çok samimi iki ailenin küçük çocuklaridirlar. Karakterimizin sevdigi kiz ölümcül bir hastalikla mücadele etmektedir fakat yaslari nedeniyle ikisi de durumun bilince degildir. Kiz sik sik terapiye gitmektedir fakat tedavinin pek bir yarari dokunmaz. Kizin iyilesebilmesini sagliyacak tek sey onun yasama istegi olacaktir ve karakterimiz sayesinde hayata siki sikiya tutunmakta oldugundan pek de bir sorun yoktur. Rüyanin bir sonu yoktur, karakterimiz sonradan hatirlayamiyacagi bir sebeple uyanir ancak kiz ne iyilesmis ne de ölmüstür.

Karakterimiz rüyasinin ardindan  zor bir gün geçirir. Ilk defa birisini sevmistir ve onun ölümcül bir hastalikla mücadele ediyor olabilicegi düsüncesi onu baya derinden etkiler. Acisi uzun sürmez, bir gün boyunca onu düsünür ve çogunlukla aglamistir, devamindaysa kendisini bunun sadece bir rüya olduguna inandirir. Bunun rüya olduguna inanmistir ama sadece bir rüya olmadigini anlamasina kisa bir süre vardir.

Ve o kisa süre çabucak geçer. Karakterimiz sevdigi kisiyle konusma firsatini yakalar -ki bu son konusmalarindan biri olacaktir- ona ilk firsatta rüyasini anlatir. Kiz rüyanin sonunda iyilesip iyilesmedigini sorar karakterimizse buna bir anlam veremez ama iyilesmedigini söyler. Öte yandan karakterimiz kiza asik degildir ama nerdeyse her hareketi kiza asik oldugunu göstermektedir. Kizsa bu durumdan oldukça rahatsizdir ve hesap sormanin zamani geldigine inanir. Karakterimize onu niye bu kadar sik sik rüyasinda gördügünü sorar ve gördüklerinin dogru olmasinin rahatsizligini arttirdigini ekler. Karakterimiz önce bu ifadeye bir anlam veremez ama sonra anlar: Sevdigi kiz lösemi hastasidir ve karakterimiz bunu rüyasinda görerek ögrenmistir. Dogrulugunu sorgulamak için kizin üstüne gider, kiz durumu dogrular ve karakterimizin kizin yüzünün halini tahmin edebilecegi bir ifadeyle ondan durumu daha fazla sorgulamamasini ister. Karakterimiz kabul eder, daha sonra bu konuyu açacaktir fakat simdilik kapatmistir. Öte yandan karakterimiz tamamen  yikilmistir, oturdugu sandalyede bile duramiyacak durumdadir ve tüm vücudunu acayip bir titreme sarmistir. Karakterimizin elleri tutmaya baslar ve kizla konusmasina biraz ara verir. Kiz büyük ihtimalle karakterimizin nasil üzüldügünü anlamamistir fakat karakterimizin anladigini sanmasina yol açacak davranislarda bulundugu için karakterimiz konusmaya kizi daha fazla üzmemek için hiç bir sey yokmus gibi devam eder ve tartismalarina o noktayi es geçerek devam ederler. Konusma sonunda karakterimiz soktadir fakat henüz bunun farkina varamamistir. Konusmalarinin ardindan geçen yarim saat sonra karakterimizi bir titreme alir, basi döner ve hafiften kendinden geçer. Kendine geldiginde tamamen kavramistir durumu. Sevdigi kizin çektigi aciyi uzunca bir süre anlayamiyacaktir ama onu tanimak ve anlamak adina büyük bir adim atmistir. Devaminda önce bir kaç damla yas gelir gözlerinden, sonra hüngür hüngür aglamaya baslar.

Kizin durumunu ögrenen karakterimiz için hayatin anlami büyük ölçüde degismistir ve kendisi bunu kolay kolay hazmedemeyecektir. Ilk günlerde bu bilginin agirliyla epey ezilir. Aralarinda mesafe oldugu için sorumluluk almayacagini düsündügü sevgisi sayesinde hayatinin en büyük sorumlulugunu almistir: Sevdigi insanin ölümünün çok yakin oldugu bilgisiyle yasamak. Bu fikre hiç bir zaman alisamayacaktir ama ilk haftalarda daha bir zor gelir. Yemek yerken dalip gitmeye baslar, herkesin en mutlu oldugu anlarda birden bire aglamaya baslar ve kimse anlamasin diye kosarak odayi terk eder, gördügü ve duydugu her hastalik haberi onu derinden etkilemektedir artik.Ölüm haberleriniyse hiç dinleyemez durumdadir. Hastaliklardan veya ölümden bahseden herkesin yanindan kaçar olmustur. Basta kimse durumu bilmedigi için davranislarina bir anlam veremez. Daha sonra durumu ögrenirler ama bu hiç bir seyi degistirmez çünkü kimse karakterimizin birisini sevebilecegine dahi imkan vermemektedir. Karakterimizse bu bilgiyle yasamayi zamanla ögrenecektir.

 Olayin ardindan geçen kisa bir süre sonra karakterimiz kizi bir kez daha rüyasinda görür. Bu sefer bir alisveris merkezindedirler. Karakterimiz ve kiz aileleriyle magazada ayri ayri gezmektedirler. Karakterimiz kizi uzaktan ailesine tanitir, karakterimizin annesi kizi sever ve bunu karakterimize belirtir ki bu karaakterimizin üzerinde rüya için pek de önemli olmayan ama kizla iliskisini etkileyecek bir izlenim birakir -karakterimizin annesi kizi tam bir gelin gibi sevmistir- Rüyanin devaminda karakterimiz annesiyle kiz hakkinda konusmaktadir. Annesine kizin durumunu söyler ve aglayarak uyanir. Bundan sonra kizla ilgili bir rüya daha görücektir ama içinde karakterimizin sevdigi kiz bulunmaz.

 Aradan bir kaç gün geçtikten sonra karakterimiz kizla konusma firsati yakalar ve hemen rüyasini anlatir. Kiz önce sanki böylesine sevilmekten memnunmus gibi davranir, sonrasindaysa durumdan rahatsizligini sert bir dille ifade eder ve bu son konusmalari olur.

 Karakterimiz aradan bir kaç ay geçtikten sonra kizi son kez rüyasinda görür. Hastaligini ögrendigi rüyadakiyle ayni evdedir. Evden bir cenaze çikmistir ama kimin oldugu belirsizdir. Öte yandan karakterimizin ve kizin aileleri kizin evinde bulunmaktadir ancak kiz ortada yoktur. Karakterimizin son rüyasi da bu olur. Dogru olabileceginden oldukça korkmaktadir ama inanmak istemez ve dogru olmadigina sadece bir rüya olduguna kendini inandirir.

 Aradan bir kaç hafta geçer. Karakterimiz kizin yakin bir akrabasiyla tanisir. Ondan kizin telefonunu ister ve karsi taraftan çok çabuk yanit alir. Duruma sasirsa da durumu sorgulamaz. Konusmalarinin devaminda karakterimiz karsi tarafa sik sik kizin sagligini sorar. Karsi taraftan söyle bie cevap gelir "Ölümcül bir hastaligi var da ben mi bilmiyorum?" Karakterimizin cevabi evettir ama veremeden konusmalari bölünür. Karakterimiz karsi tarafin durumu bilmedigine inanir ama öte yandan soru fazla imali gelir. Epey düsünse de bir sonuca varamaz ve bir dahaki konusmalarinin gelmesini bekler.

 Bir kaç hafta sonra tekrar konusurlar. Ona kizin durumunu söyler ve karsi taraf karakterimize inanmadigi için dogrulama geregi duyar. Kizin yakin arkadaslarina ulasir ve onlar durumu dogrular. Karsi taraf karakterimize mecburen inanmistir ve durumun kesinlikle dogru oldugunu teyit eder. Öte yandan durumun dogru olmamasiyla ilgili karakterimizin içinde kalan son umut da o an orda söner. Karakterimiz kendini hemen her seye hazirladigi için fazla etkilenmez ancak yine de içindeki son umudu kaybetmek onu epey sarsmistir. Öte yandan onu sarsan tek sey bu degildir: Karsi tarafin sorusundaki imanin sebebini ögrenir. Kizin çogunlukla ölümcül olan bir hastaligi daha vardir ve iki hastalik sayesinde yasayabilecegi süre oldukça kisalmis ve yasam kalitesi de oldukça kötü durumdadir.

Karakterimizin kizla ilgili ögrendigi son sey bu olur. Bir daha ne kiza ne de hiç bir yakinina ulasabilir. Elinde kalan tek sey 4-5 fotograftir ve onlari da elinde tutmayi beceremez. Bir süre sonra elinde dogrulugu kesin olmayan bir telefon numarasindan baska hiç bir sey kalmamistir. Karakterimiz bu numarayi arayamaz, korkar çünkü aradigi zaman kötü bir haber almayi kaldiramayacigini bilir.

 Ve Son…

Tarafimdan yasanan bu hikaye simdilik  buraya kadar gelmistir. Hikayenin sonu için iki ihtimal vardir: sevdigim insan 4 sene daha yasarsa çok büyük olasilikla yaninda olucagim ve ölümünü izlemek pahasina da olsa tüm zamanimi onunla geçiricegim ya da bu süre tamamlanmadan o ölücek ben de büyük ihtimalle arkasindan gidecegim. Ama her iki durumda da kizimizin ortalama max. yasam süresinin dolmasina 4 yil kalmistir ve hikaye 4 yil sonra söyle biter:

Güzel kiz ölür, bir film daha biter…

-Allah tüm hastalarimiza saglik, yakinlarina da sabir ve dayanma gücü versin.

boomp3.com

 

Kiriliyosun bak hemen eriyorsun..
Seklini ne bozuyorsun geçiyor bunlar..
Islak yanaklarina ne bakiyorsun..
Oynayinca biraz taslar akiyor yaslar..

ooh ooh yakiyorlar yikiyorlar kül oluyorlar…
oohh ohh perde perde iniyorlar tül oluyorlar…

Kendini pek kaptirma su yildizlara burcuna yükselenine hiç bakmiyorlar..
sirlarini vermissin hep aynalara güzelmissin,çirkinmissin taç takmiyorlar..

ooh ooh yakiyorlar yikiyorlar kül oluyorlar…
oohh ohh perde perde iniyorlar tül oluyorlar…

5 YORUMLAR

  1. o boomp3.com yazan yerde bi flash player vardi o çikmamis düzenlenmesini talep ediyorum kod suydu <embed src="http://static.boomp3.com/player.swf?song=byw0g7ytj_8&loop=1&autoplay=1&quot; type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="200" height="20" allowScriptAccess="always" align="middle"></embed><a style="font-size: 9px; color: #ccc; letter-spacing: -1px; text-decoration: none" target="_blank" href="http://boomp3.com/listen/byw0g7ytj_8/nil-parcali-bulutlu">boomp3.com</a&gt; bi de uygun görülen resimleri heycanla bekliodum yazi da uzun güzel resimlerle baya hos olur diodum ama açikçasi hayal kirikligina uradim. bi de en uzun yazi rekoru benimmm 😀 sakin uzun die okumadan geçmeyin darilirim

  2. Sevgili Nebula arkadas yazini okudum oldukça uzun grçekten rekor sizin. Hüzün dolu bir hikaye. Hepimizin bir hikayesi var elbette. Bazen insan, basina bir sey geldiginde dünyada yalniz kendinde böyle bir sorun oldugunu düsünüyor. Daha fazla ne olabilir diye deniyor ama insaniz her sey bizim için. Öyle yasanmisliklar varki gerçekten çok aci. Hayatin bir yüzü bu maalesef. Üzüntünüzü gayet iyi anliyorum. Ama hayat akiyor.Hiç bir zaman asla dememek gerek diye düsünüyorum. Bir bakarsiniz kara kis bahar oluvermis. Yüreginize saglik sevgilerr 

    • aslinda geçtigimiz hafta bu yaziyi yazdigim zamanlarda, o gerçegi ögrenmemden 6 küsür ay sonra duruma alismaya baslamistim. eger kaybediceksem bunu engelleme sansim yoktu, tek yapabilecegim kaybetmeden gidip görebilmekti ve ben bunun için çabalamaya baslamistim. bir de her gece doya doya aglamanin rahatligini yasiyordum. elbet aglamayi sevmem ama saatlerce agladigim zamanlar disinda hayatimda hiç bir seyden sevgim kadar emin olmadigimi anladim. sonraysa ben bu yaziyi yazip gönderdim, bu yaziyi yazmaya basladigim gün yukaridaki insanin ailesinden birine ulasmaya çalisiyordum ve bu çabam yaziyi göndermemin ertesi günü sonuç verdi. yukarida bahsettigim insanin ablasiyla 1 saate yakin konustuk ve sonuç sudur: benim sirf yaninda olmak için tüm hayatimi degistirmeyi düsündügüm insan bana öylesine deger vermektedir ki yukaridaki yazinin özü aslinda bir yalandir. hiç bir hastaligi yoktur. hatta oldukça sagliklidir ama hala anlayamadigim bir sebeple bana böylesine bir yalan söylemistir. kizin ablasiyla simdilik sadece bir kere konustum, sik sik bunun hesabini sorucagini söylüyordu. bakalim bir dahaki konusmamizi bekliyorum, eger kizla konustuysa nasil bir cevap verdigini çok merak ediyorum.

      Bu yalani ögrendigim gün "En azindan sevmeyi ögrendin." diyerek durumun galiba tek iyi yanini bana gösteren kraliçem Hülya ablama ve "Belki o da seni seviyordur da merak ettirmek istemistir" diyerek mantikli geldigi aklima yatmayan bu cevap ve beni hayal kurarken olmama ihtimaline takilmaya gerek gördürmüyecek kadar mümkün olmadigini bilmedigim hayaller kurmaya tesvik ettigi ve bu sayede toparlanmama yardimci olan adasim 😀 canim ablama sevgiler… 

      • Biraz kafam karisti ama sanirim anladim. Simdi bahsettigin kizin yasadigina mi sevineyim yoksa size böyle bir aci yasattigi için kizayimmi? Aslinda hayat çok basit. Neden entrikalara gerek duyulur bilmem. Yasami dikkatli kullanmak gerek  zira avuçlarimizin arasindan uçup gitmektezaman. Üstelik geri dönüsü yok. Umarim her sey gönlünüzce olur sevgile ve dostlukla

  3. aslinda ben de napicagimi bilemiyorum bir yanim aci çekmedigini ögrendin ya daha ne dio öbür yanim bosu bosuna bunca aci çektin deger miydi dio. bana kalirsa galiba deger. hasta oldugunu söyledigi günden beri çok sey kaybettim, hiç birini de geri kazanamiycagim ya yine de kizamiyorum. sadece niye böyle bir yana gerek duydu onu ögrenmek istiyorum; ki o da aslinda merak ettigimden degil, içinde bulundugum acayip durumdan kurtulabilmek için. öte yandan da bu yalan sayesinde baska hiç bir sekilde kazanamiyacagim seyler kazandim: bir insanin her sabah acaba bugün de uyanabilicek mi düsüncesi beynini kemirirken nasil yasama daha siki tutunabildigini ve daha da önemlisi sevmeyi ögrendim. arti bir de hayata yeniden baslarken elimde kaybedicek bir seyim olmadigi için fazlaca korkusuzdum ki bunun da geçen haftaya kadar çok yararini gördüm ama geçen hafta aslinda hiç bir seyi olmadigini ögrendigim zaman bir balonun patlamasi gibi tüm cesaretimi birden bire kaybettim ve bu duruma alissam bile gün gelip de onu görebilene kadar eskisi gibi anlamsiz bir hayat yasiycakmisim gibi geliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here