Bir Varmis, Bir Yokmus

8
17

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Nefes nefese ve kan ter içinde açtim gözlerimi. Titriyordum. Göz bebeklerim irilesmisti. Hareket edebilme yetimi kaydetmistim. Korkmustum. Içimden gelen o his yüzünden garip hissediyordum. Heyecan gibi bir seydi. Ama karnimda kelebekler degil yarasalar kanat çirpiyordu. Bir rüyaydi. Sadece bir rüyaydi. Geçmisti. Ama ölüme bu kadar yakin olmak bir rüyada bile böylesine ürkütmüstü beni. Yasamak istiyordum ben. Daha çok erkendi.

Kalktim. Rüyanin etkisinden kurtulmanin tek yolu monoton günümü yasamakti diye düsünüyordum. Mutfaga gittim. Gülümsemeye çalistim ancak basarisizdim. Ocaga yöneldim. Atesledim. Su koydum cezvenin içine ve cezveyi atese verdim. Kahveye uzandi elim. Bir kasikla tecavüz ettim hanesine. Suyu saydamliktan siyahliga büründürmek için kullandim kahveyi. Simsiyah oldu su. Hos kokusuyla doldurdu içimi kahve. Atesiyle yakti bogazimi siyahlik…

Olmuyordu. Kurtulamiyordum rüyanin etkisinden. Neydi bu? Neden bu kadar etkilenmistim. Oysa rüyamda gördügüm ben bile degildim. Ölüm korkusu da dogamizdan gelen bir sey miydi? Korku buradan mi kaynaklaniyordu. Soluyabiliyordum kokusunu. Karamel tadi birakiyordu genzimde. Sonra kanima karisiyordu. Yosun kokusu vardi etrafta. Kaynagini bilemiyordum.

Hava almak istiyordum. Yanimda biri olsun istemiyordum ama yalniz olmak da istemiyordum. Dengesizdim zihnimde. Her zaman böyle olmustum. Dengesiz ve kararsiz… Ne istedigimi de hiç bilemedim bu yüzden, ömrüm süresince.

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Ikinci gün… Nefes nefese ve kan ter içinde açtim gözlerimi. Titriyordum. Korkmustum. Bir rüyaydi. Geçmisti. Ama ölüme bu kadar yakin olmak bir rüyada bile böylesine ürkütmüstü beni. Yasamak istiyordum ben. Daha çok erkendi.

Ayni rüya… Ikinci kez. Sanki birisi benimle dalga geçmekteydi. Ölmeyecektim ben. Ölümsüzlügü kesfedecektim. Bu defa monoton bir güne baslamayacaktim. Bundan sonra her günüm farkli olacakti. Her anim yeni bir hayat olacakti. Yosun kokusunu duyuyordum yine. Karamel kokusuyla karisiyordu. Güzeldi bu defa. Ferahlatiyordu. Kaynagini hala bulamiyordum. Pijamalarimi çikarmadim. Öylece çiktim disari. Insanlar saskin gözlerle inceliyorlardi beni. Ne oldugumu anlamaya çalisiyorlardi. Bir deli miydim acaba? Ya da deli olan onlar miydi? Belki de ben hiç var olmamistim orada…

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Uçuyorum. Ne güzel bir his uçmak… Öylesine hafifsin ki. Her seyi tepeden görmek ne güzel… Rüzgârla bir bütün olmak. Dünyadaki bütün kokulari duyumsamak… Hani çok sevdigin bir manzaranin önünde saatlerce oturup hayallere dalarsin huzurla onun gibi huzur dolu. Ya da bir sigara tiryakisinin yaktigi ilk sigarayi içine çektiginde içini dolduran o mutluluk hissi. Uçmak böyle güzel iste! Böylesine büyüleyici… Ama simdi düsüyorum. Hayir, hayir bu güzel degil. Birazdan yere çarpacagim. Tanrim, yardim et. Ben uçmak istiyorum. O güzel manzara gözlerimin önünde büyüyor. Büyüdükçe çirkinlesiyor. Sertlesiyor. Korku sariyor bedenimi. Pis bir yosun kokusu giriyor burun deliklerimden. Genzimi yakiyor. Hayir! Kolum kirildi sanirim. Ah yüzüm. Anne, canim aciyor. Bir sicaklik var vücudumun her yerinde. Nefes alirken canim aciyor, anne. Yosun kokusu nereden geliyor. Neden bu kadar yogun? Neden yakiyor canimi. O ses, siren sesi mi? Hiç sevmiyorum bu sesi anne. Ölüm müzigi bu olmali. Susturun lütfen. Bu ses beynimi yakiyor. Biri mi ölüyor yoksa? Bu ses neden bize yaklasiyor. Susturun, lütfen susturun…

Karanlikta kalmak istiyorum ben. O parlak isiga çikmak istemiyorum. Gözlerimi acitiyor. Saydam bir suyum ben hep böyle oldum ama kahve her zaman kokusuyla cezbetti beni hep siyah oldum bu yüzden. Saydamligimi asla bilemedin. Oysa dikkatli bakmis olsan görebilirdin. Simdi de saydamliga, beyaz ve seffaf saydamliga, geri çikartmaya çalisiyorlar beni. Istemiyorum. O yosun kokusunu tekrar istemiyorum.

Kalbimi acitiyorlar. Yumruklar atiyorlar. Durmadan kesiyorlar beni. Istemiyorum. Birakin siyah kalayim. Kahve kokusuyla bütünlesip siyah saydamligimda kalayim. Anne, korkma canim acimiyor artik. Bak iyilestim ben. Tekrar uçabilecek miyim dersin? Bu defa düsmeden…

Anne, onlar senin gözyaslarin mi yoksa? Neden agliyorsun? Sarildigin beden kimin? Anne yukardayim. Baksana. Duymuyor musun? Anne buradayim. Anne… Anne… Anne…

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Uyanmiyorum bu defa. Evde degilim. Burada degilim. Aslinda hem evdeyim, hem buradayim. Ama ne siz görebilirsiniz bunu. Ne de ben hissedebilirim sizi. Hem hissiziz, hem kör… Ama hepimiz buradayiz. Hepimiz beraberiz. En yalniz oldugumuz anlarda bile yalniz degiliz. Duyularimizin izin verdigi siniri astigimizda bilebiliyoruz bunu ama o siniri asinca… Bilirsiniz iste… Yosun kokusu…

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Varsin…

Tik Tak, Tik Tak, Tik Tak…

Puf! Ve Yoksun…

Begüm ÜRÜGEN

8 YORUMLAR

  1. Hayatin asil yüzüne deginmen,çok etkileyici bir uslupla anlatimin brova dedirtti, evet bir variz bir yokuz kimileri kazik çakmis gibi yasamaya çalissalarda az sonra ölümü tatmayacagimizi nerden bilebilirsiniz ilahi yaradana kavusmanin korkulacak bi sonu yok egerki zulmetle gidiyorsak iste o durumda su geliyor akla madem korkuyoruz neden hala yanlislara devam ediyoruz..

    En yalniz oldugumuz anlarda bile yalniz degiliz…süperdi begüm…

    valla bi daha bi daha okurum..=)

  2. Yorumlarin için tesekkür ederim delidivane. Bir arkadasimi çok yakin bir zamanda trafik kazasinda kaybettim. Onun üzerine böyle bir hikaye çikti iste. Manevi olarak önemli bir hikaye yani benim için.

  3. ben bu yazidan bir anlam çikaramadim begüm çok söz var ama bana bisey anlatmadi sadece yanyana dizilmis kelimeler.

    Saydam bir suyum ben su saydamdir zaten yani seffaf oldugunu söylerken kahve ile kararmani çokda anlayamadim .

    yosun kokusu önce normal geliyor sonrasinda karamel kokusu ile karisiyor sonrasinda pis koku tanimlamasi.

    siyah saydamligimda kalayim siyah saydam olamazki asla saydam geçirgen demek .

    oysa siyah geçirgen degildir.

    aslinda vermek istediginin farkindayim ama konu agir kahramansiz adsiz bu konuyu islemek gerçekten zor ve sanki çok aceleyle yazilmis gibi;

    begüm beyni fazla düsünmemis yazi ve konu üzerinde .

    inan altinda ismin olmasaydi sonuna kadar hayir bu begüm yazisi degil derdim

    NOT: naçizane ve hosgörüne siginarak.

    ressam olsanda resmini yapsan bu konunun söyle diyebilirdin herkes kendine göre yorum yapsin ve bu çok normaldir ,çünki resim soyuttur,ayni zamanda

    ama yazi somuttur baslangiç konu girisi ve bitis bu arada somut birseyler anlatirsin okuyucuya bu yazida somut yakalanamamis.

  4. Selamlar lyra7. Evet haklisin. Bu yazida bir konu yok hikaye yok. Dedigim gibi bir arkadasimin ölüm haberinden sonra yazdigim birsey. Anlasilmazlik dolu kelimeler dizisi. Bunu buraya koyma sebebim ise farkli. Ben bu yaziyi okudugumda çok fazla sey buluyorum. Siyah saydamlik mesela. Evet siyah saydamlik olur. Cam bir bardaga kahve koymak gibi. Kahve siyahtir. Tek basinayken saydam degildir. Ama suyun ve bardagin saydamligi kahveyi de kendine benzetir. Kokusu etkiler ancak suyun safligina meydan okuyamaz. Yosun kokusu ve karamel kokusu… Yosun kokusu denizdeyken güzel ama bulundugu yerden onu çikardiginda kokusu kusmana sebep olabilir. bu hem buraya aitligi hemde ait olmadigin zaman ne kadar kötü oldugunu belirtiyor. Yani cansiz bir bedeni yeryüzünde tutmaya çalismak gibi. Karamel kokusu ise ruhu temsil ediyor ve önceki hikayelerimde gizli notlarla verilmis bir ayrinti.
    Evet bu yazi bir hikaye olmaya hazir degil ama onun o gizliligi o açik olmayan tavri ve altindaki gerçekler bu yazi ile aramda ilginç bir bag kurdu. bende bu bagin anlatimimdaki zayiflikla ne kadar iliskili oldugunu kesfetmek için kendisini buraya koydum.
    Yazi somuttur demissin ya bence degildir. Kelimeler somut gibi görünür ama kendi hayal gücünle onlari farkli anlamlara tasiyabilirsin. Onlara üfleyip can verebilirsin ve onlari farkli boyutlarda farkli karakterler olarak yasatabilirsin.
    Bu yazdiklarimi sana tepki olarak algilamani istemem. Yazdigin elestiriye kesinlikle sonuna kadar katiliyorum ancak dedigim gibi bu hikayede anlatilmak istenen bir sey yok gibi gözükse de hatta yazilardaki somutlugu düsünecek olursak anlatilan bir sey olmasa da hayal gücümüzle onlari farkli yerlere tasiyip unutulmaz anlamlar yüklemek mümkün demek istiyorum. Bu biraz da insanin dogasini anlatan bir sey aslinda. Insan duygulari çok net kavramlar olmasina ragmen hangi duyguyu somut olarak dile getirip ask budur, mutluluk budur, aci budur hatta gülmek budur, aglamak budur diyebiliriz…
    Tesekkür ederim elestirileriniz ve yorumlariniz için…

  5. tepki olarak asla algilamadim tam tersine hangi ruh haliyle yazdigini ifade ettigin için tesekkür ederim benimde yorumumu tepki olarak yazmadigimi sende algilamissinki yazis sebeblerini sabirla burda ifade etmissin bunun için tesekkür.

    tabii birde su var yazi illa bir hikaye ,ani,yada olan birseyi anlatmak zorunda degil.

    yazida çogu zaman hayal diyebilecegimiz düsünce kaliplari içerisinde cümlelere yer veririz .

    ben galiba birazda begüm yazilarinda çok düzgün kaliplar içerisindeki yaziyi bekledim yani alistirdigin beklenti içinde okudum bu yazini . sanirim algilayamamamin bir sebebide bu .

    yazi,nin somut oldugunu söylememe gelince

    Kelimeler somut gibi görünür ama kendi hayal gücünle onlari farkli anlamlara tasiyabilirsin. Onlara üfleyip can verebilirsin ve onlari farkli boyutlarda farkli karakterler olarak yasatabilirsin.

    bu paragraf senin paragrafin yani sende soyut olan hayali düsüncelerine farkli anlamlar katarak onlari yaziya döktügünde iste o zaman soyut olan düsünce somutlasir yani kelimelerle damga vurmus olursun . yazinin somutlugundan kastim bu idi.

    takildigim yosun ve saydamlik konusuna dönmiycem çünki o yazarin o andaki ruh haliyle baglantilidir o konuda sana hak veriyorum ve yosun ve saydamlik konusunda önceki sözlerimi geri aliyorum . tesekkürler can.

    bence saygi ve hosgörü çerçevesinde hos bir sohbetti.

  6. yazar uç sifatlar secmis ve oyle suslemis cumlelerini;
    kahvenin siyahi, saydamlik, yosun kokusu, tik tak sesleri, ucmak, dusmek, hafiflik, ruzgarla butun olmak vs vs. bunlarin hepsi yaziyi renklendiren, ayni zamanda yazinin gizemini muhafaza edip örten kelimeler dizini…

    yazi, yazarin ruh halinin icinde akip gitmesine ve okuyucuyu icine cekmesine ragmen eksik gibiydi.

    okurken suruklendim diyebilecegim bir yazi..
    ama sadece suruklendim diyebilecegim bir yazi.
    temasi itibari ile sarip-sarmalayan bir yazi degil.

    bu elestriyi size neden boyle yaziyorum, onuda aciklayayim musadenizle;
    -secilen kelime dizinleri
    -o kelimeler ile cumlelere kondurulan imgeler
    -yazarin ruh halini tum ciplakligi ile kaleme yansitmasi..

    bunlar bir kalemin yetkinlesebileceginin en bariz orneklerinden bir kaci.. kaleminizde eksik olan unsur ise;
    -kurgu
    yani;
    -yazinin "ruhunun" sayfaya girisi
    -sayfada dagilimi
    -sayfa kapanmaya basladiginda (finalde) toplanmasi

    okumak isterim ben bu kalemi…
    basari dileklerimle.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here