Bu Vahsetin Adi Ne? – Kadina Karsi Siddet – Kadin Ve Dayak

7
62

Bu denli eziyet çekme sebepleri, fiziksel olarak güçsüz görünüsleri mi, yoksa toplumsal olarak yanlis ögretilen, her ne olursa olsun kocaya sonsuz itaat mi? Döver de sever de muhabbeti mi?  Belki de korkudur ne dersiniz?

Evet, kocalarindan siddet gören kadinlarimizdan bahsediyorum. Ailesi ve çevresinden destek göremeyen hatta  bir savcinin, yaklasik dokuz ay önce kocasi tarafindan fiziksel siddete maruz kalip kulagi kesildigi halde hiçbir endise duymadan halen kocasina teslim ettigi kadinlarimizdan bahsediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasina göre ülke sinirlari içinde yasayan her insanin, saglikli bir çevrede yasamasi bir devlet göreviyken, bu görevi yerine getiremeyen özellikle kadindan sorumlu Devlet Bakani olan kadindan bahsediyorum. (evet adi bakan ya sadece bakiyor bu arada). Hayat arkadasi olarak seçtigi hastalikli beyinli adamin yaptigi, fiziksel, cinsel, ekonomik, sosyal, psikolojik, siddete korkudan boyun egen kadinlarimizdan bahsediyorum ve tüm bu vahsete seyirci kalip hemcinslerimize destek olmaktan aciz olan biz kadinlardan bahsediyorum…

Kadina yönelik siddet uygulayan erkegin baslica özellikleri, özgüven eksikligi, kisilik bozuklugu, hastalikli bir bakis açisi, düsük benlik saygisi kisaca ruhsal bozukluklar ve madde bagimliligi olarak siralanabilir. Bunlarin sebepleri ise kisilik istismari, siddetin bulundugu bir çevre ve ailede yetismis olmasi, dogustan beyin hastaliklari vs… Bunlarin disinda ayrica kadina yönelik siddet cinsiyetçi ve güç odaklidir. Maçoluk diye tabir edilen hasinlik ve sert davranis tarzlari geleneksel olarak babadan ogla geçer seklinde süregelmektedir.

Düsünüyorum da siddeti uygulayanin aslinda egitimli filan olmasi da yaptigi eylemi engellemiyor. Örneklerini çevremizde görebiliyoruz.

Konumuza dönecek olursak; kadinin gördügü siddetten sonra ruh hali ve fiziki yapisi epeyce degisiyor. Evine ve ailesine olan tutumu, güveni eksiliyor hatta çocuklarina davranislari bile. Sonuç olarak bir insanin en önemli hakki olan “yasam hakki” elinden bir sekilde zorla aliniyor kadin yasamaktan nefret eder hale geliyor. Bezen cinnet geçirip isyan ediyor. Ölümle sonuçlanan vakalara rastliyoruz sik sik.  Bu can sikici olayi ülkemizde ve dünyada bir çok kadin yasiyor.

Bu vahsete son vermenin çaresi nedir? En azindan kadini sözde degil, özde koruyan bir sistem kurulamaz mi?

Kadina siddetin geleneksel modellerini olusturan bu koca adi altindaki adamlarin bir an evvel kendilerine getirilmelerini yürekten ister siddetsiz günler dilerim…

Ayse ÖZEN

7 YORUMLAR

  1. insanin oldugu yerde zulüm hep var. Kadinlar da bunun bir parçasi ne yazik ki. Ve bence iyi ki böyle yerler var sevgili @delisey. Ya olmasaydi? O baskidan, siddetten nasil kaçacaklardi siddet kurbanlari?

  2. evet biliyorum bu tip yerler bir nevi koruyucu ama çözüm degil … ne yapiim içim üzülüyor bu tip olaylara =( hele bir sey yapamamak var yaaa pifffff…

    bu gün yine vardi haberlerde, kadina ve çocuguna eziyet eden biri… çocugun tirnaklarini çekmis yahu bu adam islah olmaz, bir an düsündüm ayni islem kendine uygulansa ders alir düzelir mi acaba diye ama bu bir tipler geçmeyen hastaliklara tutulmuslar ne yapsan bossss…

  3. :(:(:( kapanmayan hep kanayan yaralar… siddetin en diplerinde SEVGI EKSIKLIGI oldugunu düsünüyorum.. sevgi nedir bilmeyen nasil sever? saygi görmeyen nasil sayar? güven verilmeyen nasil güvenir? iyi hos kendi eksikliklerini uygulamasin sorun bitsin diyebiliriz.. fakat maalesef insan egosu sürekli bir icraatla ,kendini kanitlama modunda oldugundan bu yoksul ruhlu insanlarin GÜÇ GÖSTERISI zamani geliyor.. ellerinde olan her türlü güç ve zorbalik…hic cekinmeden uygulamaya gecirilerek gazete mansetlerin de yer almaya devam ediyor…ne zamana kadar? yeni anne baba olanlarin, kendi anne babalarini taklit etmekten vazgecerek, kendi stillerini olusturup sevgiyle güvenle saygiyla cocuk yetistirmelerine kadar…

  4. bu tipleri ben "iyilesemeyen hastaliga tutulanlar" olarak nitelendiriyorum, ve haklisin kevser bu hastaligin sebeplerinden biri de sevgi eksikligi.

  5. dünyada ezilen, büzülen, siddet gören, öldürülen kadin sayisi bitmiyor ve hiç bir kutlanan kadinlar günü de bu vahsete bir son vermiyor. hatta gün yapiyorlar egleniyorlar "kadinlar günü 8 Mart" adi altinda bazilari hayretlere düsüyorum :((

    bu nedenle her zaman dedigim gibi bu gün benim için hiç bisi ifade etmiyor…

    ayrica bir gün, sadece bir günü kendilerine ayiriyorlar 364 gün kimin acaba??? geçen sene yazilanlari da okudum yeniden ne degismis düsündüm??? hiç…

    emekçi kadinlari aniyorum ve saygi duyuyorum sadece…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here