Bu Yollarin Sonu Kürkçü Dükkanina Çikar!

1
91

Daglar siralanmis, sagima bakiyorum dag, soluma bakiyorum dag.

Kar ise üzerlerini örtmüs üsümesinler diye, bembeyaz bir battaniye gibi. Göge bakiyorum, aglamakli lacivertlerin en koyusu. Dag kenarlarindaki ovalar ise yemyesil…

Ovalarin üzerinde yemyesil otlardan baska üzerinde siyah kablolar tasiyan yesil ahsap direkler çarpiyor gözlerime. O ahsap direkler bir zamanlar yesil yapraklari altinda insanlarin gölgelendigi birer canliydilar oysa. Insan merak ediyor dogrusu bu ahsap direkler ve üzerinde tasidiklari siyah kablolar hangi cografyada baslayip hangi cografyada bitiyor. Bir ahsap diregin üzerindeki kabloyla medeniyeti bir yerlere tasidigini düsünmek heyecan veriyor insana…

Ve üzerinde gittigimiz asfaltlanmis yollarin kenarlarinda bulunan küçük toprak yollar, kim bilir belki daha önce buradan gidiyordu insanlar gidecekleri yerlere. Daha asfalt ve motorlu arabalar yokken, atlilar ve kagnilar gidiyordu bu yollardan. Düsünsenize yol ayni yol ama çekilen eziyetler farkli, cefa ile sefa’ nin arasindaki mesafe ise bir santimetre bile degil.

Eski zamanlarda insanlar bu yollari tabiati soluyarak ve tenlerinde hissederek geçiyorlardi. Halbuki simdi öyle mi, en mekanik, en elektronik teneke yiginlarinin içinde kisin sicak, yazin soguk havayi hissediyoruz. Canimiz isteyince camlari açip rüzgarla öpüsüyoruz. Canimiz istemezse rüzgarin üzerini arayarak aliyoruz içeri. Tabiatla aramizda bir teneke ve bir cam var, soyutlaniyoruz tabiattan.

Ayrica aracimiz asfalt yollari hizla ilerlerken yol tarlalarin, kasabalarin ve sehirlerinden içerisinden geçiyor. Yol kenarlarinda onlarca insan görüyor ve onlari tanidik birilerine benzetiyoruz. Kiyafetler ayni, tenler ayni… Hepsi tanidik geliyorlar ama aslinda hiçbirini tanimiyoruz. Halbuki hepsiyle tanismak istiyor insan… Bunun mümkün olmadigini düsününce de garip bir sekilde beklemeye koyuluyor ve unutuyoruz bu düsünceyi, sanki bir gün gerçekten de tanisacakmisiz gibi ve o günü bekler gibi, öteliyoruz bu düsünceyi…

Sonra bir bakiyorsunuz tanidik binalar, tanidik agaçlar ve tanidik yüzler görüyorsunuz, bir bakmissiniz kürkçü dükkanina dönmüssünüz. Ve bir daha anliyorsunuz, bütün yollarin sonu kürkçü dükkanina çikiyor…

A.Tolga AKPINAR

25.02.2009 Ankara-Kayseri Yolu

1 YORUM

  1. Daglar siralanmis, sagima bakiyorum dag, soluma bakiyorum dag.
    Kar ise üzerlerini örtmüs üsümesinler diye, bembeyaz bir battaniye gibi. Göge bakiyorum, aglamakli lacivertlerin en koyusu. Dag kenarlarindaki ovalar ise yemyesil…

    bu giris suan bulundugum cografyayi o kadar net anlatiyor ki bir an heyecanlandim acaba ayni yerden mi bahsediliyor diye daldim yaziya ama yine degilmis , yine bir bilen paylasan cikmamis buralari .

    sevgiyle kalin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here