Büyüklere Masallar – 3 Pat Pat

1
189

Sabah oldu penceremden baktim öyle bir yagmur yagiyordu ki disariya çikmaya bile izin vermeyecek bir yagmur. Çok sevindim üç gün boyunca öyle çok yagmur yagdi ki hiç evden çikamadim. Bütün göller doldu dereler tekrar akmaya basladi, ormandaki matem bitmisti yagmur dördüncü gün durdu. O aksama yine Aslan Toki’nin önderliginde evime geldiler tesekkür ettiler bu hepimizin beraber basardigi bir olay dedim. Hep beraber bütün gece eglendik, yedik, içtik ormanin nesesi geri gelmisti.

Orman yine neseli orman yine mutlu ne güzel agaçlar ne güzel hayvanlar her seye hayat veren su iyi ki varsin. Bedenimin, ruhumun huzur buldugu, kalbimin sevgiyle dogdugu orman keske tüm dünya senin içinde yasasa o zaman ne kadar güzel bir dünya olurdu. Keske yasayan herkes ormandaki sevgi dolu hayvan arkadaslarim gibi olsa, dünya sevgiyle dolsa. Keske dünyaya yagan her yagmur ormanimdaki etkiyi yapsa yagmurla beraber üzüntüler bitse, herkes eglense tüm karamsarliklar yagan yagmurla kaybolsa. Bunlara düsünerek ormanimizdaki en yüksek tepeye çiktim ve bagirdim sesimin çiktigi kadar “Hey dünya simdi ormanim için buradayim bir gün gelecegim yaniniza yagmurunuz olacagim tüm üzüntülerinizi alacagim.”

Her geçen gün degisiyor bilgilerimi arttiriyor bilgelige dogru yürüyor, içimde her gün büyüyen sevgiyi bilgeligimle birlestiriyordum. Ormana ilk geldigimde devamli uyumak istiyor günlerimi uyuyarak geçiriyordum simdi ise sadece 6 saat uyuyor ormanim arkadaslarim için neler yapabilirim diye düsünüyor gücümün son damlasina kadar çalisiyordum. Ormanda bazen doktor, bazen hâkim, bazen de ögretmen oluyordum hakliyi haksizi ayiliyor olumsuz kararlar verdiklerimden bile takdir görüyordum.

Bir sabah yine erken kalkmis kahvaltimi ediyordum disardan gelen bagrislarla irkildim. Hayvanlar toplanmis bana dogru geliyordu kimisi agliyor kimisi ne yaptigini bilmez halde dönüp duruyordu. En önden Maymun Koma geldi ama öyle agliyordu ki bir sey söyleyemiyordu. Ben durumu anlamaya çalisiyor ama hiçbir sey anlayamiyordum. Sonra Fil Coni’yi gördüm sirtinda bir sey vardi yaklasinca anladim ve benimde bir anda gözyaslarim sel oldu. Sirtinda Aslan Toki’ydi. Her yeri kanlar içindeydi. Coni hemen Aslan Toki’yi indirdi sirtindan Maymun Koma da biraz kendine geldi anlatmaya basladi. Avcilar ormana kamp kurmus ve ava çikmislar Aslan Toki’yi görmüsler. Toki insanlara asla saldirmazdi hemen kaçmaya baslamis, istese her ikisini de orada yiyebilirmis yapmamis tabi o sadece yasamak için yerdi. Avcilar kovalamaya baslamis ve arkasinda kursun sikmislar ve iki kursun Toki’yi bulmus. Hala nefes aliyordu ama o kadar çok kan kaybetmisti ki yasamasinin çok zor oldugunu ilk gördügümde anlamis gözyaslarimi tutamamistim. Simdi Aslan Toki önümdeydi önce kanlarini temizledim ama temizledikçe akiyordu. Kendinde degildi nefes aliyordu ama… Her tarafini sardim temizledim yaralarini ama ne yapsam bostu biliyordum ama agzimdan kelimeler çikmiyordu hayvanlara ölecek diyemiyordum.

Gece oldu Fil Coni’den bir fikir geldi yagmurun yagmasi için yaptigimizi yapalim hepimiz evimize gidelim ve kralimizin iyilesmesini isteyelim, iyilesecegine inanalim dedi. Herkes kabul etti evlerine gittiler. Aslan Toki ile yalniz kalmistim. Bende durmadan basinda iyileseceksin diyordum bir anda vücudu titredi gözlerini açti, konusmaya basladi. Yanimdasin iste istedigim ölüm. Ölürken yanimda hep senin olmani isterdim. Ben hayir dedim ölmeyeceksin hep bizimle olacaksin. O devam etti. Ormanimiza geldin bu orman için her seyini verdin bu ormanin krali olan benden bile çok sevdin. Ormanimiz sana çok sey borçlu seninle geçirdigim günler öyle güzeldi ki… Simdi gidiyorum ama hayvanlara söyleyeceksin intikam alinmayacak beni senin evinin yanina gömecekler. Ormanin lideri oglum büyüyene kadar sen olacaksin ve ona da hep yardim edeceksin dedi ve aniden gözlerini kapatti. Baktim hala nefes aliyordu bilekligimi simsiki tuttum lütfen iyilessin dedim annemden sonra bu olmasin o hep yanimda olsun…
 
10 dakika gözlerim kapanmis kalktigimda Aslan Toki ölmüstü. Sabahin ilk isiklari ile beraber tüm hayvanlar disarida toplanmaya basladi. Disari çiktim aglayarak kralimiz öldü dedim ve bana son nefesinde söylediklerini söyledim. Özellikle intikam istemedigini belirttim. Herkes öyle kalakaldi ormanda sadece aglama sesleri duyuluyordu o gün ormanda aglamaktan baska bir sey yapilmadi, orman mateme bürünmüstü.
 

Aslan Toki’yi istegine uygun benim evimin yanina gömdük. Ben bilekligimi aldim eger dedim en iyi arkadasimi hayata döndüremiyorsan sen hiçbir ise yaramazsin ve kizginlikla göle attim. Eski halime geri dönmüstüm uyumaktan ve aglamaktan baska hiçbir sey yapmiyordum herkes de benim gibiydi sadece yasamak için yiyor ve zorunlu islerini yapiyorduk.
Aradan 15 gün geçti bir gece rüyamda Aslan Toki’yi gördüm. Surati asikti “Biraktigim emanete sahip çikmiyorsun orman her geçen gün kötüye gidiyor kendine topla arkadaslarina önder ol yoksa ben burada hiç mutlu olamayacagim” dedi.

Sabahleyin tüm hayvanlari evimin önüne topladim. Aslan Toki’yi hepimiz severdik agladik çok üzüldük ama yasasaydi bu halimizden çok üzülürdü ormanimiz kötüye gidiyor artik kendimizi toparlamaliyiz dedim. Çok düsündüm Toki intikam istemedi ama onlara bir ders vermeliyiz intikam gibi aci verecek ve sonuçta hatalarini kabul edecek bir sey yapmaliyiz. Yaptigim plani anlattim hepsi arkamda olduklarini söylediler matem artik bitiyordu ormanda ilkbahar gibi tekrar çiçekler açmaya baslamisti.
 
Ertesi gün Maymun Koma ile düsündügüm plani uygulamaya basladik gece yarisi insanlarin kamp kurdugu yere gittik onlar için bu orman ayni zamanda bir tatil oldugu için esleri çocuklari ile beraber gelmislerdi. Koma onu vurani taniyordu yavasça onun çadirina gittik ve yeni yürümeye baslayan bebegini aldik ve kaçtik.
 
Bebegin adini bilmiyorduk adini sesten çok hoslandigi için Pat Pat koyduk. Onunla ormanin nesesi tekrar gelmisti ilk basta yabancilik çeken bebek sonradan içimizdeki sevgiyi anlamis; sevgiyi en iyi anlayan çocuklardir; bize iyice alismisti. Onu gezdiriyor, oyun oynuyor onunla Aslan Toki ölmeden önceki günlerimize dönüyorduk.
 

Diger tarafta ise sabah çadirda bebegini göremeyen babasi üzüntüden 10 günde 10 yas yaslanmisti. Her yerde bebegini ariyor her geçen gün daha da kötüye gidiyordu. Ilk baslardan aglamaktan ve aramaktan bir sey düsünemeyen baba son zamanlarda geceleri uyuyamaz ve çok düsünür olmustu. Soruyordu kendi kendine bu neden benim basima geldi diye. En sonunda cevabini buldu. Öldürdügü hayvanlari düsündü birçok anne babayi çocuksuz bir sürü çocugu anne babasiz birakmisti. Aç degildi, ihtiyaci yoktu sadece zevk için bir sürü hayvan öldürmüstü onlarin hayvan bile olsa simdiki kendinin çektigi acilari çektigini düsündü, üzüntüsü daha da büyüdü. Artik dedi bebegimi bulsam da bulmasam da hiç hayvan vurmayacagim ve su yasadiklarimi herkese anlatacagim ki ders olsun.
Bir gece rüyamda yine Aslan Toki’yi gördüm bu sefer gülüyordu orman eski haline döndü, avcida dersini aldi artik ayrilik vakti geldi o bebegin yeri ailesinin yani yarin onu ailesinin yanina götürün dedi.

Sabah oldu hayvanlarla konustum Pat Pat’dan ayrilmak çok zor olacakti herkes vedalasti oda anliyormus gibi o gün hiç gülmedi. Geceleyin yine çadirlarin oraya gittik. Avcinin çadirina girdik bebegi biraktim, tam çikiyordum ki bir el beni tuttu Pat Pat’in babasiydi. Gözlerime bakti bende baktim tebessüm etti o an o bakisindan her seyi anladigini ve bir daha hata yapmayacagini anladim. Agzindan tesekkür ederim çikabildi ve gözyaslariyla ogluna sarildi.

Ormanda her sey Aslan Toki’nin oldugu zamandaki gibi yoluna girmisti. Herkes tekrar çalismaya, eglenmeye baslamisti. Bende eski halime dönmüs tüm zamanimi eskisi gibi orman için harcamaya baslamistim. Ama artik bilekligim yoktu bir kiriklik olmustu içimde; çünkü onun sayesinde birçok dostuma yardim etmistim. Ama gariplikler oluyordu bilekligim yoktu ama bazen geceleri istedigim seyler ertesi gün bilekligim varmis gibi oluyordu. Ilk zamanlar tesadüf sanmistim ama son olarak yarali bir hayvan dostumun iyilesmesini istemis o da hizla iyilesince düsünmeye baslamistim.
 
Bir gün ormanin hiç gitmedigim bir bölgesine gittim tesadüfen orada bilekligimin yapildigi otlari gördüm. Sasirdim ben onlarin böyle yetistigini bilmiyordum özel olduklarini saniyordum hiçbir yerde yetismedigini. O zaman anladim ki güç insanin içinde bileklige yada baska bir seye ihtiyaci yok. Çalisirsa istedigi üstüne emegini koyarsa ve tüm kalbiyle de isterse olmayacak hiçbir sey yok bu dünyada. Bileklik bana verilmeden önce hayvanlarin hepsiyle konusmak istiyordum bunun için emek sarf ediyordum ama inancim yoktu. Bilekligin bana verildigi gün onun büyülü olduguna inanarak inancimda gelmis hayvanlari anlamaya baslamistim. Bana göre büyülü olan her sey gösterdigim emek ve inancin sonunda olmustu.
 

Artik yasadigim birçok olayi anlamaya baslamistim annem ölmese bu ormana gelemeyecek, kendimi bulamayacaktim. Kendimi mutlu sanip hep zincirlerin içinde bir halka olarak kalacak ve öyle ölecektim. Eger Aslan Toki’yi avci vurmasaydi hatasini hiç anlayamayacak daha birçok hayvani vuracak bir sürü hayvani annesiz, babasiz; bir sürü hayvani da çocuksuz birakacakti. Eger Aslan Toki ölmeseydi bileklik beni tembellige sürükleyecek ve zamanla istedigim hiçbir sey emek olmadigi için olmayacak, hayvanlar arasindaki sevgi ve saygimi yitirecektim. Hayatin akisini anlamaya baslamistim her seyin bir nedeni oldugunu artik biliyordum. Gelisimim devam ediyordu.

Artik her Pazar tüm hayvanlari evimin çevresinde topluyor onlarla hayati konusuyordum. Tecrübelerimizi paylasiyor, hayattan anladiklarimizi anlatiyorduk. Her sonun bir baslangiç oldugunu, her baslangicin bir son oldugunu, kisir döngüyü hayat zincirlerini her seyi paylasiyorduk. Onlara zincirlerini kirmayi ögretiyordum, hayatta gerçek mutluluga ulasmayi…

Büyüklere Masal 1
Büyüklere Masal 2

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here