Can Özüme, Neseden Yoksun Endise Zengini Mektup

5
88

Canim? Bundan önce yazdigim mektuba bir cevap beklemiyordum tabi ya , gene de… Iyi oldugunu duymak için nasil da sabirsizlaniyorum bilsen! Ama kara haber tez duyulur diyerek, inandirmaya çalisiyorum kendimi iyi olduguna. Her sabah “Bugün bir haber alirim insallah!” düsüncesiyle kalkiyorum ama.. Neyse can özüm, bilirsin az biraz panikliyimdir. Hele ki konu sen olunca, sekerli bir kahvenin telveleri arasinda, senin uzun hayat yolunu görmeyi dilerim kendi fincanimda. “Papatya Fallari” ni mirildanarak teker teker koparirim yapraklarini bir papatyanin. Iyi- degil- iyi –degil…Seviyor- sevmiyor tartismasi yapamam ki su halimle!

    Tüm kizginligim, kirginligim eriyip gidiyor yaz günesinin altindaki iki kalip buz gibi… Hosuma gitmeyen, tahammül edemedigim seyleri bile yok saymaya hazirim, o kadar yani! Ama “ask” deyince dillenen ben, önce bir rekakete tutsak oldum, sonrasinda lâl oldum. Sen nasilsin bilmezken, siir de yazamam ki! Ancak yazmayi pek de düsünmedigim mektubuma devam edebilirim. Ne zaman ki hala ayni dünyanin oksijenini tükettigimizi ögrenirsem, o dünyanin göklerindeki en parlak gökkusagi dogar gözlerimde. Son on yildir yagmis yagmurlarin tümünden çok yas akmistir çünkü o gözlerden..

      Demem o ki, lazim degil, sevme, dönme, bekleme.. Ama arada bir “Yasiyorum hala.” deyiver bana! Bunu duyana kadar ve sonrasinda duacinim can özüm..!

                                                                                                    esra.

5 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here