Çanta

0
109

Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karsisinda rahat,düs gücü geliskin bir kadin oyuncu ariyordu. Gazeteye ilan vererek adaylari davet etmisti. Gün boyu pes pese girdigi mülakatlardan yorgundu. O, kendine yeni bir kahve koyarken, siradaki oyuncu adayini içeri aldilar. Alimli genç kiz, yüzünde merakli bir tebessümle deneme kamerasinin karsisina oturdu ve yönetmenle sohbete basladi. Adi Emile Mullerdi.

Kisa hasbihalden sonra yönetmen degisik bir sey denemis olmak için “Çantanizi açip bana içindekileri birer birer anlatir misiniz?” dedi. Genç kiz arkadaki çantaya uzandi. Fermuarini açti. Önce eline gelen iri kirmizi elmayi çikarip anlatti: “Bu elmayi sabah tezgah basinda meyvelerini parlatirken gördügüm manav hediye etti. Çok istahli bakmis olmaliyim.” Sonra bir kitap çikardi. Henüz kitabin ilk sayfalarinda oldugunu ve okudugu satirlardan çok etkilendigini anlatti. Romanin bas kahramaninin dalaverelerinden söz etti. Ardindan bir gazete çikardi:Is araniyor ilanini orada okumustu. Listede, basvuracagi baska isler de vardi. Sonra makyaj çantasi, ajandasi ve not defteri… Yönetmen, bu sonuncudan rasgele bir sayfa çevirip okumasini isteyince defteri açip mahcup bir edayla okudu genç kiz… Özel duygulardi okuduklari…Derken çantanin gizli bölmesine atti elini… Oradan iki fotograf çikardi. Biri uyuyan genç bir adam fotografiydi: “Sevgilim” diye açikladi: “Fotograf çektirmeyi hiç sevmez de… Ancak uykudayken çekebiliyorum fotografini…” Ikinci fotografin annesinin evlenmeden önceki hali oldugunu söyledi. O halini simdikinden daha çok seviyordu. Genç kizin, çantadan çikarip büyük dogallikla anlattigi her bir nesne, bir yap bozun parçalari gibi onun hayatindan kesitler sunuyordu. Bu oyun, 15 dakika kadar sürdü. Sonunda yönetmen Emilee tesekkür etti. Çikarken kapidaki görevliye telefonunu birakmasini söyledi. “Arkadaslar gelecek hafta sizi arar” dedi.

Emile çikarken, yönetmenin asistani girdi içeri… Disarida bekleyen daha pek çok aday vardi. Yönetmen gerindi. Kisa bir mola vermek istedigini söyledi. Hala aradigini bulamamisti. Yeni bir kahve doldururken karsisindaki sandalyeye asili çantaya ilisti gözü… Biraz önce içindekilerin birer birer anlatildigi çantaydi bu… Telasla asistanini uyardi: “Giden kiz çantasini unutmus, hemen kosup yetistirsene…” Asistan kiz sandalyeye bakti ve “Yoo… O benim çantam” dedi. Yönetmen, koltugundan ok gibi firlayip kapiya segirtti. Aradigi oyuncuyu bulmustu. 20 dakikalik bu siyah – beyaz Fransiz filmini geçen hafta, 10. Avrupa Filmleri Festivalinde izledim.
Kisa filmin adi, filmdeki kizin adiydi: “Emile Muller”
Yönetmeni:Yvon Marciano…
Konusu: “Hiçbir güç, düs gücü kadar güçlü degildir.”

Can Dündar    

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here