Çay Içme Zamani

52
180


Eski bir zaman diliminde (eskiyen degil) arkadasimla  birlikte motor yolculuguna çikmis Kaz Daglarini kesfedelim derken kendimizi günesin  Midilliye dogru batmakta oldugu denize son yansimalarini biraktigi sahilde sohbet eden insanlarin içinde bulmustuk. Deniz kenarindaki zeytin agaçlarini kendilerine  gölgelik etmis bungalov evler, keçiler, kazlar, tavuklar derken bir köy bahçesinin içine düsmüs gibiydik.

Sohbette buranin eko-koy  oldugunu ve organik tarim yaptiklarini ögrendik. “Yapin tabii sizi tutan mi var!” Sonra sanirim bir aliskanlik olmaya basladi: Arada bir ugramaya basladim, degisen çehreler de hep bir kentten kaçma halini ve  alternatif yasam arayisini görmek beni sasirtmiyordu. Tam tersi görmedigim yüzlerde nedenini sorgulama ihtiyaci hissettim. Neden belliydi: Onlar direkt köylerden, bizzat bu yasamin içinden geliyorlardi. Yüzlerindeki saskinlik bu yasami neden tercih eder bir insanaydi. Yeni bir kent-köylü bilinci, kültürü doguyordu ve ilk tohumlari  10–15 yildir yurdun belirli bölgelerine serpilmeye baslanmisti ve bir motosiklet turu bilmeden bizi bir tanesinin  içine atmisti.

Kaç yil olmus bunu yasayali hesap etmeye çalisiyorum; ama isin içinden çikmak öyle  zor ki sohbetin baslangiciyla  bizleri getirdigi bu noktaya bakinca  ince bir hesapla yasimdan fazla bir zaman dilimi karsima çikiyor. Bunu benim mantigim almazken sizlere aktarmaktaki hesap, bilgimin yetersizligi karsisinda ne yazilabilir ki. “Duyar gibiyim kelimelerin yeterince kafa karistirirken daha fazla bulandirma yaziyi”.

Çesme macerami yeni bitirmis Altinoluka dönmüs daha sirt çantami  tam bosaltmamisken  Hindistan’a yolculuk hazirligina baslamistim. Hindistan’daki arkadaslarla yaptigim yazismalarda beni bir aydan fazla bir zaman için beklediklerini belirtiyorlardi. Bense sinirladigim zaman diliminin bir ay oldugunu belirtiyor; ama oraya gelince (gidince) duruma karar veririm diyordum. Sokak çocuklarina ve  siginma evlerindeki kadinlara ilkyardim  destegi ve masaj egitimi vermem gerekiyordu.

Karsiliginda ayurveda masaji egitimi alacaktim kalan sürede. Uçak bileti fiyatlari sanki üç ay içinde bir hayli artmisti. Çesmede kazandiklarim uçak biletlerime bile yetmemisti, yetmesini de beklemiyordum; ama o birikimlerim de birisine ihtiyaç oldugundan elden çikarilinca gene  “Hindistan bekle beni bir gün gelecegim” diyerek durumu  arkadaslara bildirdim. Bu arada Imece kendini daha genis bir alana, Izmir Dumanli dag’a tasimis buradaki alani ise yazlik eylemisti kendine. Ismail bu nedenle “Bari gidemiyorsun yaza kadar Imece’ye bak, bu kisi burada geçir” deyince. Hadi dedim öyle olsun.

Disaridan bakinca sadece deniz kenarinda yat, kitaplarini oku, internete gir, chat yap, dinlen  yeri olarak gözükenin sadece hayal oldugunu anladim. O çok kisi varken dönüsümlü yapilan bir kisa anmis megerse. Tek basina olunca sulama yap;  patlicanlari, domatesleri, biberleri topla;  etrafi kontrol et; denizin kenara attiklarini, dogaya ait olmayanlari  topla; bunlari istifle; kisa hazirlik yap; odun kes; balik yakala; çatilari kontrol et yagmurdan sonra… Derken ne kadar çok sey varmis meger.

Bunlari nasil anlamistim. Peki… Bir bakista mi? Hayir, burada tek basima Cumasiz geçirdigim (sanirim Cuma karsima ilerleyen sürelerde çikacak tercihim Denizin çikmasi) bir aya bakarak söylüyorum. Imece’ye gelisimle birlikte havalar birden sanki daha sogumus gibiydi. Ben de hemen odun hazirligina basladim. Kendime bir kulübeyi yatak eyledikten sonra etraftan topladigim kütükleri kirmaya basladim ve ilk vukuatima neden oldum. Daha odun kirmaya basladigimda agaçtan bir parça firladi ve  zeytin agacinin üzerinde yürümekte olan  ya da orada ne yapiyorduysa o isle mesgul olan, belki de beni seyreden bir zavalli dag
faresine kopan parça çarpti ve fare mevta halde dalla birlikte yanima düstü. Daha dün bir bugün iki ve ben bir dalla bir yaratigi öldürmüstüm. “N” oluyoruz be” dedim. Balta kütükte. Ben  fareden yirmi adim uzaklikta bunu dedigimi fark ettim. Nasil bu an diliminde ve hiçbir hareket yapmadan fareden bu kadar uzaga gelmistim animsamiyorum. Simdi düsününce fark ettigim adrenalin sporlarina bu da eklenebilir: Daldan fare düsürmece.

Dag faresi dedigime bakip da öyle ufak bir sey kimse düsünmesin. Bunlar Kaz Daglarinin fareleri ve kazlarla harbi yarisirlar irilikte. Ben gene de kazdan tarafim. Aklim basima gelmeye basliyor yavas yavas “Ee! Simdi benden baska kimse yoktu burada ve  arkadaslar Manisa’daki yeni kurulan Eko-köye giderlerken tüm hayvanlari almislardi yanlarina  kedileri, keçileri, kazlari geçtim.  Imece’nin  Ayuskasini (köpek) da almislardi. Yani bura farelere kalmisti. Yani ben Fareli Imece’nin bekçisi olmustum. Birakin bir kavalimin olmamasini eskiden gitar çalardim onu da yillar önce birakmistim ve bir enstrüman bilgisine dahi sahip degildim. Simdi ve ben hangi çalgi ile onlari en yakin irmaga  tasiyacaktim… Dal parçasiyla da bu is çok kanli oluyor ve igrenç bir görüntü ortaya çikariyordu. Tamam, Tom ve Jerry güzel bir çizgi filmdi; ama o sadece ekranda Jerry’den hoslanma aniydi. Simdi bu canli Jerrylerin Tom’u olmak bana düsmeyecegine göre acil yeni bir Tom, hatta Tomlar bulmam gerekti. Bu kolaydi.(Simdi itiraf ediyorum ne kadar yanilmisim kolaydi derken).

Yazlikçilar her geldiklerinde kentteki köpek ve kedilerini de yaninda getiriyorlar ya orada yalniz  birakmamak adina ya da çocuklarina arkadas olsun diye gelirken bir hayvan dükkânina ugrayarak bir hayvan aliyorlardi veya en kötü senaryo da bu  yazlikta komsularina hava atmak için. Deniz sezonunu bitirip giderken de bunlar sokaklara terk ediliyordu. Ondan dolayidir ki Akçay, Zeytinli, Altinoluk, Ören sokaklari hep cins kedi ve köpeklerin barinagi olmus durumda. Biz de  ailece kendi adimiza sitemizin sokagindaki bir köpegi bahçemize kendilerini konuk etmis on bir kediyi -bazen bu sekize de düsüyor- nasilsa besliyorduk. Arkadasimdan onun kedi  tasima çantasini alir ve bunlardan birkaçini buraya getiririm diye düsündüm. Eve götürüp çantayi  babama biraktim. Ama üç gün sonra dahi bir tek kedi bahçeye gelmemisti.  Çantayi götürdügüm günden itibaren kediler ortadan yok olmuslardi. Babam ve annem dahil herkes sasti bu duruma. Her gün bizi seslerinden mahrum birakmayan kediler yok olmustu. Tasinacaklarini anladilar ondan dedik ve hakliydik da. Çantayi evden aldigim gün hepsi geri geldiler ve yasamlarina devam ediyorlar. Böyle olmayacakti. Bir çözüm olmaliydi. Geceleri kulübemin üstünde gezen tikirti ve Imece’nin salon kismina gittigimde bana “Bu gece nasilsin” bakisli arkadaslarla karsilasmak hos olmuyordu. Komik olan bagirinca kaçmiyorlar da. Ve çözümü gene kedi çantasini aldigim arkadasim verdi: ” Kötü Kedi Serafettin’in” bir kopyasi olan erkek bir kedisi vardi. Bunu al dedi ve bana verdi. Mutlulugumu anlatamam, fareler hala salondaki direkler üzerinde volta atarken kediyi getirdim ve salona koydum, olmaz böyle bir sey. Kedi alana geldiginden itibaren bir tek fare kalmadi. Fareler alani terk ettiler, yoklar hala. Kedim geldigi ikinci gün  burayi gezmeye gelen bir meraklinin, daha kedinin buraya alismasina firsat vermeden salon kapisini açmasiyla kaçti gitti. Ama kedinin kokusu mudur nedir bilmiyorum, fareler alani terk etmisti…

Bir de kulübemin yanindaki zeytin agacinin dibini kendine yuva yapmis gelincigim var. Bu da iyi bir avci. Tavuk ve civcivlerin olmamasindan bahçedeki farelere yönelmis durumda. Bu da isime geliyor. Bir de ufak yilanim var. Bazen bahçede ayagimin altinda dolaniyor, geçen bir arkadasla msn’den  görüntülü sohbet ederken ona da gösterdim. Bahçede pesinden on dakika gezerek dolastik. Arkadasim Ankarada oturdugu yerden  belgesel izledi canli yayinda :)Yagmur yagdigi geceler ilginç oluyor. National Geographic’den bir programin ortasinda yasar buluyorum kendimi. Kurbagalar, siçrayan baliklar, gece parlayan gözlerle ortada dolanan  baykuslar ve sincaplar… Gündüz onlari seyretmek hele bazi sabahlar Midilli’ye  yön verip kurdugum masada kahvalti ederken yunuslari görmek de ayri keyif oluyor. Martilari, karabataklari saymiyorum bile. Yagmur ve firtinayla zeytinlerin dökülüsü hüzün veriyor bir tek. Kahverengi toprak üzerinde yesilden siyaha dönüsen hallerini, o simsiyah renklerine topragin kahverengi çamur lekelerinin bulanisini görmek bir hüzün yaratiyor; ama tek basima olunca yapacak bir sey kalmiyor. Hüzünü sofraya servis edip zeytinyagi limon ekmekle yemekten baska…

Uzun zamandir bir köpek lazim buraya seslenisindeydim. O da bu gün gerçek oldu. Sanirim bir sokak köpegi. Önce dolandi etrafimda, sonra “gel be”  dedim bir lokma ekmek verdim. Aa, geldi. Simdi birbirimize alisma  asamasindayiz. Bakalim begenirse kalacak sanirim, bir de etrafta dolanan siyah bir kedi var. Bilirim kedi yeri benimser. Bir kap yaptim  oraya. Her gün bir seyler koyuyorum. Bugün onun da yanina kadar yaklastim;  ama mesafeyi koruyor. Aramizda simdilik 4 metre anlasmasi var gibi, bunu asamadik hala. Ördek soba tabir edilen sobami yaktim.  Simdi üstündeki çaydanlikta su kaynatmaya çalisiyorum. Çayi da demledim mi bu yazi da bitmis olacak. Siz yaziyi okurken anlayin ben çayimi yudumluyorum…

52 YORUMLAR

  1. Merhaba Demlikbau;

    Zeytinli ,Hasanboguldu,Sarikiz,Afroditin Gozyaslari,Dusler Vadisi oooo! buralari bilen birisi daha ..Derhal bildireyim bir gun icinde hava muthis sogudu subat ayinda bile ben buralarda boyle soguk gormedim…

  2. aaa hade yaa… normalde bu mevsimde orada havalar çok sogguk olmazdi. hiç unutmam sarikiza çikarken aramiz çamura saplanmisti. bizim söförün açemiliginden.. baya ugrasmistik çikramak için. ben balikesir merkezde okudugum için.. ve biyoloji bölümünde oldugum için kazdaglari bizim için baya önem tasiyor.. özellikle biyologlar için birebir bir mekan…

  3. theguray bu pinuslarin üzerinde miss to diye bir parazit bitki yasiyor. ve pinuslarin bir daliymis gibi gözüküyor. onu biliyor musun? endemik bir bitki ve kansere kadar bir ton faydasi var… yerini herkes bilmez.

  4. Malesef hayir burada cok nadir bildiginiz gibi fistik cam (en azindan ben oyle biliyorum)

    Dusler Vadisi var arkadaslarimizin onlar birkactane zamaninda dikmisler onlara sorayim bilirler belki…Doga her turlu sifayi sergiliyor gorebilene.Biraz da ilgi gerek.

  5. Ama soba pek kar etmiyor ufak soba buyugu kurmadim malesef yeter diye.Simdide pek ugrasmak istemiyorum. Rus kuzine sobasi var onuda yaktimmi odun yetismez .Done done isincam artik …

  6. himm… endeminizm orani baya yüksek kaz daglarinda… italyadan bir prof gelmisti kendisi buranin canadadan hiç bir farki yok. ayni bitki örtüsüne sahip demisti. aslinda çok hakli. biz koruyamiyoruz o ayri mesele..

  7. Buraya ozgu bitki yapisinin cesitliligi bir hayli fazla dediginiz gibi O nednele olsa gerek Balikesir Universitesinin bitki bilime iliskin fakultenin Altinoluk ta kurulmus olmasi bir tesaduf olmasa gerek. Meslegim geregi bende bitkilerin yaglariyla ilgiliyim ondan biraz anlamaya cabaliyorum;dag bayir (baska arkadaslar gibi) dolasip bu alana katki sunuyormusunuz derseniz malesef aktarlar kolayima geliyor cok nadir kekik,yarpuz,kuzu kulagi toplamaya cikarim hepsi o.

  8. hade yaa.. siz bitkilerin yaglarini çikariyor musunuz? geçen sene bitkinin ucucu yaglari için taaa ispartaya yollamistik. bu isi ögrenmek isityorum acaba sizin çalistiginiz yeri gezmek gibi bir sansim var mi?

  9. Zeytin diyarinda yag cikarmak kolay herkesin bir formulu, yontemi , bilgisi de var.

    Ama ben daha cok cikarilmis yaglari masajda ve tedavide kullaniyorum.Ama Zeytinyagi cikarma fabrkasi olan arkadaslarimiz var.Ilgilenirseniz tabi nedne olmasin buyurun gelin tanistiralim.Ama diger bitkilere iliskin bir calismalari var mi inanin bilmiyorum sormam gerek.

    Dedigim gibi ben genelde aktarlardan almayi ve yurdisindan getirmeyi tercih ediyorum. Trakya ve Ispartada bunla ilgili birkac firma var diye duymustum bende..

    Bu yore daha cok sizinde bildiginiz gibi daha cok soguk sikma ve sicak yag cikarma uyguluyor..

  10. zeyetin yagini çikardiklarini biliyorum. edremitte fabrikasini gezmistim. hatta eski yöntemleride ögrenmistim. ama diger bitkilerin yaglarini çikarmak için malesef gelismis makinelere ihtiyac duyuluyor. ve bu bizim üniversitede malesef mevcut degil. bu kadar çok endemik bitkinin bulundugu bir yerde kurulan bir üniversitede olmasi gereken fen fakültesinde bulunmasi gereken makine malesef yok. kazdaglarina öyle herkes çikamiyor zaten izin olmasi gerekiyor. yada arastirma görevlisi olmaniz gerekiyor. bizde daha o unvani alamadik. okul bitmedi. bir gün renklidergi olarak aslinda o yöreleri gezdirmek lazim. hasanboguldu, kazdaglari, asos, ayvalik civarina bir gezi düzenleyebiliriz… tabi bunun için editörümüzün onayi destegi gerek ve yeteri sayiya ulasilmasi gerek. arkadaslar siz ne dersiniz?

  11. Adini simdi animsamiyorum ama Antalyada SPA Wellness Kongresinde tanistigim harika bir hocamiz vardi onlarin Trakyada bunla ilgili bir fabrika kurdugunu biliyorum.Ozon yontemiyle simdi cikariyorlar.Ozelliklede kanser tedavisi icin ozellikle bugday ruseymini cikarmada bunu kullaniyorlar.Uzun yillar Amerika da gen teknolojisi uzerine caba sarfetmis degerli bir hocamizdi.Adresini bulabilirsem eger size aktaririm…

    Boyle bir geziyi Serkan,Murat(sanirim isimleri yanlis yazmiyorum) organize ederse

    haber verin yer konusunda yardimci olmaya calisirim.Katki sunarim daha dogru olacak .

    Kisisel gelmek isteyen olursa bir tel etmesi yeterlidir zamanim uygun oldugu her an herkes kabulumdur. Yag Fabrika sahibi arkadaslarimi bilgilendirdim mi baska seye gerek yok sizleri gezdirirler fabrikalrinda ve bilgi verirler…

  12. evet renkli dergi ile bir gezi süper olur. hem hepmiz birbirimizi tanimis oluruz. murat ve serkan bizi duyun. diger arkadaslardan da destek istiyoruz..

  13. demlikcim uzundur bu fikrimiz var bulusmak gibi bir düsünce ama yer olarak istanbulda olacakti bakalim gidisat ne olucak Serkan islerden kafayi kaldira bilirse ayarlamaya çalisir.

  14. Himm demek cibanin basi Serkan:)

    Hadi SErkan topla Renklidergiyi.Gerci gecenlerde bir yorumda Serkan yada Muratin buna benzer bir "ayarliyoruz" u gecmisti gibi.Istanbuldakiler icin kolay olmali bu aslinda.

  15. Benim icin mahsuru yok:) Kaldi ki Istanbul ici bulusmalari benim icin zor olur cunku bulundugum alandan orasi Istanbulun Avrupa yada Anadolu Yakasina gore degismeli olarak 6 veya 8 saat suruyor.

  16. Iyi aksamlar arkadaslar…

    Yazini keyfle okudum sevgili theguray…

    Dogayla iç içe yasamak, valla karsidan hos ama yasayana sormak lazim…

    Bende severim o, diyarlari…

    Hasan bogulduya, tahta kuslara,sefa tepesine, sarlaga,

    Ve civarindaki bir çok yeri gezdik…

    Insanoglu garip yalnizligi özlersin ama bir süre sonra sikilmaya baslarsin…

    Yalnizlik rabbime mahsus…

    Hele birde insan sevgin yogunsa…

    Sokaga birakilan hayvanlarin durumuda nahos bir durum …

    Umarim ilk firsatta da Hindistana gidersin…

    Kalemine saglik arkadas…

    Bu arada sevgili demlikbau yu destekliyorum..

    Delidivanem de hanidir söylüyor su bulusma isini…

    Insallah en kisa zamanda gerçeklesir…

    Sevgiyle kalin dostlar…

  17. Bu arada sobanin üstünde çay ne güzel kaynar tikir tikir…

    Demini alir agirdan evet ya dogal gaz olali mahrum kaliyoruz bu zevkten…

    E, artik bizim içinde bir bardak içersin=)

  18. Gunaydin Emel Serin

    Gunaydin Demlikbau

    Nedense hep isin keyif veren kismini dusunmek isimize geliyor gerci aktarirken de hep bu yaniyla aktariyoruz ya! Bazen sobanin kulu kismini, yanmayan sobayi, isi, islak odunlari vs vs unutuyoruz ama dedigim gibi vede dediginiz gibi orda demlenen cay birbaska keyif oluyor.En guzelide kendi ve size ait olan sicak alaninizdan disaritya denize ,Midilliye,Ayvalik adalarina bakmak.Ortakoyde bir cafede yer bulup ne zaman demlendigi belli olmayan cay icin para verip denize bakmak ta ayni keyfi verir mi?

    Yasadim:)

    O da baska keyf veriyor ; bazen yanindakine yada o anki ruh haline bagli sanirim hersey.

    Hava durumu simdi: Dun oglen saatlerinde baslayan yagmur ve firtina devam ediyor.

    Bir saat once aksamki firtinanin denizden attigi odunlari topladim yigdim.(bakin bu cefa kismida var).Simdi cay iciyorum.

    Gununuz aydinlik olsun Saglikli bir gun dilegimle.

  19. Not:

    Aksilik olmazsa eger 20 gun sonra Istanbula bir kac gunlugune ugramam gerekecek ozaman dilimi icine denk duserse bulusmalariniz ugramaktan keyf alirim.

    Tabi planlar degismez ve aksilik olmazsa.

  20. theguray daha önce okudugum yazilarinin disina tasmis bu yazi öylesine benimseyip hazmettigin vede öz den aktardigin bir yazi bizim oralar ancak böylesine hos anlatilabilirdi hayvan sevgisi ile harmanlanmis duygular dag faresine dali denk getiripte ölümüne üzülen bir yürek kulübedeki davetsiz yabanillari ehil ev hayvani gözleminde yaziya aktarmak gerçekten keyif alarak okudugum bir yazi kendimi o kulübede kaz dagi eteklerinin o muhtesem manzarasini izlerken yakaladim yazini okurken tesekkür ederim.

  21. Disa tasmis yazi mi?

    "Abooo! vay ki basima gelenler". Demek bende gerileme var.Derhal kendimi duzeltmeliyim:)

    Lyra7 sagolasin.Bakiyorumda aslinda kendilerininde farkinda olmadigi ne cevherler var bu renklidergide.Yazin experi degilim ama okuyan yada okumaya calisan birisiyim.

    Tekrar tesekkurler.

  22. theguray bende exper degilim ama okunmasi için buraya konan her yazi yoruma açik demektir. bizlerde herkes kendi bilgi birikimi içinde okudugu yaziyi yorumlama hakkina sahiptir:=).
    bence olmasi gerekende budur degilmi:=)
    yorum aslinda ayni zamanda diyalog kurmaktir, insanlarin reel yasamda birbirlerine uzaklasmalari dogrultusunda teknoloji sayesinde yorumda bir iletisim, fikir alisverisi gibi düsünüyorum ve okudugum yazilarin disinda yorumlar daha çok ilgimi çekiyor.

    bak sen bile doganin ortasindan bizlere görüp, yasadiklarini anlatarak fikir alisverisinde bulunuyoruz.
    yorumlarda kendimi karsilikli sohbet halinde hissediyorum bu çok güzel. yasasin teknoloji.:=).

  23. Biz. bizim her daim farkimizdayiz theguray. :=).

    Biz helvada, halvada diyenlerdeniz
    Her kaliba uyum saglayip
    sekil alanlardaniz
    Hem sizi, hem bizi bilenlerdeniz
    O, nun isigini izleyip
    BÜTÜNde birlesenlerdeniz.
    D.T.

  24. Tam da ilkelligimin orta yerinden teknolojinle vurdun beni Lyra7 arkadas.

    Sonuna kadar bu yorum itibariyle haklisin.Baska yorumlarina mutlaka itiraz edecegimi bildigimden haklilik hakkimi bu yorumunla sinirliyorum simdilik.

    Tabiki yazilar acik soyleyim benim daha fazla ilgimi cekiyor ama aslada yorumlari atlamiyorum onlar yaziyi ve anlayabilen yazarini guzellestiren yazilar cunku.

    Bence okudugum kadariyla renkliderginin misyonuna yakisir bir yaklasim sergileme cabasi yada azami dikaktini gostermek icinde bu yapilmali.Daha guzel dil akisina ve bilgisine ulasilmali diye dusunuyorum.Herkes kullanim alanindaki dile sahip cikarsa daha kolay anlasilir hersey sanirim:)

  25. ".Baska yorumlarina mutlaka itiraz edecegimi bildigimden haklilik hakkimi bu yorumunla sinirliyorum simdilik.

    dogru oldugu sürece her türlü itiraz herkesin hakki velev ki kisi kendi dogrusu içinde, yanlis yada eksikde olabilir o zamanda hosgörü ve saygi çerçevesinde dogruyu bulup herbirimizi aydinlatmak da yine bizlere düsendir. anlayis göstermeyi bilen tüm yüreklerin önünde egilmeyide biliriz. :=). isik ve sevgiyle.

    "theguray daha önce okudugum yazilarinin disina tasmis bu yazi "

    NOT: daha önce okudugum iki yazinda edebi kelimelerle fazla donatilmis ve bazende ifadeden uzaklasmis gibi gelmisti bana ama dedikya ben edebiyat konusunda exper degilim belki anlatmak istedigini anliyamamisda olabilirim. o yüzden o cümleyi bence çokda dikkate alma. :=) saygimla.

  26. Hadi bakalim lyra7 ama edebi bir alanda degilmiyiz bunu bende anlamiyorum sozcuk haznemizin darligini asmamiz gerekmez mi bu sikayet alani olmamali aslinda tersine iliskin bir itki uygulamaliyiz diye dusunuyorum. Turkcedeki 121 bin kelimeden kaci ile iliskiliyiz hic dusundunuz mu.aslinda renkli dergi yazarlari kelime haznesine iliskin bir inceleme yapayim dedim gecen ama isler yogundu olmadi bir denemek gerek bunu.Ve birbirimizin gelisimine katki sunmak gerek.Yoksa ev hanimlari olarak toplandik ayni boregi bisisrip pisirip sunalim birbirimize olmadi yan pastaneden gidip un kuraiyerile birbirimiziz agirlamaya doner is .bazen bakiyorum oda yapiliyor gerci:)

  27. "sözüm meclisten disari"
    ve genel anlamda söylüyorum evet edebi bir alandayiz elbette yazilarimiz edebiyat kokacak buram, buram ama edebiyat yapalim derken edebi kelimelerle konudan uzaklasmak edebiyatin gözünü çikarmak degilmidir elbette burda buda yapiliyor. :=).

    "Yoksa ev hanimlari olarak toplandik ayni boregi bisisrip pisirip sunalim "

    eee hiiimmm tabi üstteki cümleyi kahvehane edebiyat muhabbetide diyebiliriz. :=)
    hani kahvehanede hasbelkader bir, iki siir aklinda olan bir zat dizeleri döktürür okudugu siirin yazarinin adinida bazen yanlis söyler etrafindakilerin çoguda siiri zaten anlamamistir hatta yazarinida bilmezler ama yinede saol mir im agzina saglik diye alkis tutarlar; :=).

    biraz amiyane olacak ama cüretimi okuyanlar bagislasin (körler, sagirlar birbirini agirlar.) olmasin bu dergi.
    bir çok sitede bu yapiliyor zaten farkimiz olmali. renklidergi farki. kimbilir belki birgün birseyler olur bakarsiniz. :=).

    evet haklisin öyle olmasin madem burdayiz dedigimiz gibi herbirimiz, digerinin bilgisi ile aydinlansin sonuna kadar katiliyorum düsüncene.

  28. olmasi gerektigi ve olmasi gereken gibi zaten bastan beri emek verenler in cabasi seziliyor.Yeni yazi gondermekle birlikte arsivlere bakiyorum birhayli emek ve caba var alanda.Devami gelir gibi.(de devami neki?:)

  29. Gecen hafta 3 kasim 2009 da sokaktan gelen ve sahiplendigim (yada onun

    beni sahiplenmesi uzerine ) kopegim Beyazi Altinoluk belediyesinin de

    destek verdigi sanayi icindeki kisirlastirma merkezine getirdim .Burda

    konusmalar telefion gorusmeleri sonrasinda Veteriner Nilgun Hanimdan dun

    (9 kasim 2009) icin randevu aldim.Ve dun tekrar imeceden Beyazla buraya

    geldik ve kisirlastirma merkezine gittik .Bu kezde yardimcisi Yelkin

    hanimla konustum bugun Nilgun hanimin Balikesirde oldugunu ve

    kisirlastirma YAPAMAYACAKLARINI ve beni arayacakalarini yarin (yani

    bugun icin 10 kasim 2009) beklememi soylediler.

    "BIZ SIZI ARAYACAGIZ" dedi Yelkin hanim.

    Bugun tekrar baktim oglene kadar aranmadim telefon ettim bir bey cikti ve

    Nilgun hanimi verdi.

    En sonunda Nilgun hanim nedenini soyledi

    "Altinoluk belediyesine karsi tavrimiz var su ana ,cunku kisirlastirip

    sokaga biraktigimiz kopekleri toplayip bir yere goturmusler,oldurmusler

    "dedi.ve devam etti "O nednele sizin kopege birsey yapmayacagiz yoksa

    protestomuzun anlami olmaz dedi".

    Bende bu duruma katki sunmak, eger boyle bir durum varsa bende en azindan

    yakismadi size demek ve gerceklik varsa haber yolu ile kamuoyunu

    bilgilendirmek icin once baskan yardimcisi ni aradim .

    Yardimci bayan duyunca sok oldu zaten "hayir boyle birsey inanin olmaz ve

    ilk sizden duyuyorum bunu" dedi ve bana zabita ve konu ile ilgili

    olabilecegini daha saglikli bilgi alabilecegim iki farkli departmani ve

    bolum seflerinin ismini verdi.Oraya tel ettigimde durumun su oldugu bana

    soylenbdi.

    "kopekleri oldurmedik, ama sokaktan 4 kopek aldigimiz dogru bunlari baska

    bir bolgeye goturup biraktik nedeni de sokakta iki kisiyi isirmalari,ve

    bunlar bize gelip sikayetci olunca o kopekleri bozde alip

    uzaklastirdik,kaldi ki kopek kisirlastirma merkezini onlar icin acan ve o

    imkani sunan zaten biziz,boyle bir kiyim yapmamiz zaten mumkun degil.Ama

    dogru uzaklastirdik sokaktan 4 kopek " dediler.Tekrar bunun uzerine Nilgun

    hanimi aradim "o Jandarmaya sikayet ettiklerini belediyenin biraktikalri

    yeri soylemedigini ve bunu soylemelerini istediklerini bildirdi.ve bunun

    yasal olmadigini soyledi"

    iki durum var bu kosullar altinda,durum dogruysa

    bir Altinoluk belediyesine kesinlikle bu yakismadi ve vahim durum

    iki madem durum buydu ve yapmayacaktiniz benim Beyazin kisirlastirmasini

    beni neden 3 kez altinoluga gelmek durumunda biraktiniz ve bana durumun

    bilgisini bastan vermeyip "yogunuz "ile gecistirdiniz.

    Bende bu durumdan kaynakli hem Kopek kisirlastirma merkezini hemde durum

    dogruysa belediyeyi protesto ediyorum….

  30. bende destek veriyorum üstelik acaba hangisi dogru söylüyor diyorum.
    güya onlara göre isiran köpekleri alip baska bölgeye hangi düsünce ile götürdüklerinide anlamis degilim. oradaki insanlari isirmayacaklarmi.

    sokak köpekleri genelde insanlara alisiktir korkutulmadiklari, kiskirtilmadiklarinda ki bu insanlar içinde geçerlidir asla saldirmazlar yada gerçekten kuduz hastaliklari yoksa ve neden 4 tane köpek ?? yurdumun garip düsünceli , garip yöneticilerinin kabul ettirdiklerini sandiklari garip savunmalari . :=).

  31. Iki tarafida dinledim ama anlamak imkansiz hangisinin dedigi net olarak dogru.Ama bunun bir onemi yok (simdilik).Sadece burada degil bircok alanda belediyeler malesef kopekleri toplayip vicdanlari elvermiyorsa en yakin baska belediye alnina goturup oraya birakiyor.Daha bir vicdansizlar ise kiyim yapiyor. Beldiyelere cozum bulamadiklaru yada uretemedikleri icin hak vermemekle birlikte anladigimi da uzgun olarak soylemeliyim bu konuda herhangi bir odenekleri olmadigi icin caresiz kaliyorlar.Bu konuda aslinda gonullu ve "ay yazik ya hayvanlara" diyenlerin birer hayvani sahiplenmeleri ev bakabiliyorsa hanelerine yada olmadi gene sahiplenerek bunlara bakabilecekelri alanlarin yaratilmasina caba sarfetmeleri gerekiyor diye dusunuyorum.

    Hayvan barinaklari yapilabilir ve belediyelere bu konuda destek olunabilir hem gonullu bakicilik hemde onlarin beslenme ve barinak yapim surecine katki sagliyarak ve maddi destek cikarak. Olmadi bir arkadasimin onerisiyle bari cine yollansinda ulke ekonomisine katki saglansin…(ironi anlamayan icin not):).

    Yazik diyenler lutfen katki sunsunlar bu tur sorunlar icin sadece elelrin vicdana gitmesi ve oraya konmasi yetmiyor…tesekkurler

  32. bende oyle anlamistim zaten bugun kopegimi aldim geldim artik ne yapaim doga caresine bakacak bir bicim olmadi gonullu veteriner ariyorum duyurulur..Cunku kisirlastirma ve igneleri icin harama yapabilecek durumum yok malesef.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here