Cevapsiz…

7
153

 Asagidaki geçenlerde annemle yaptigim, daha dogrusu yapmadigim bir konusmadir.

-Üniversite için ne düsünüyorsun?

-………

-Hiç mi bir sey yok aklinda?

-……… (Aslinda vardir ama karsimdakine söylesem engel olmak için elinden geleni yapacaktir ve bunu daha önce de belirtmistir)

-Dalga mi geçiyorsun sen napiyorsun? Hiç mi bir sey yok ya nasil olmaz? Ne diye liseye gidiyorsun sen? Biz senin okulunla ne diye ilgileniyoruz? Ne demeye yoruyosun bizi? Bir de fen lisesine gidiyorsun. Ne demeye çekiyorsun oranin çilesini? Bir de zekiyim diye geçinirsin … IQyla bir b.. bildigin yok! (Bu noktadan sonra karsimdakini hafif sinir krizleri alir)

-Ben biliyorum sanki ne diye okula gittigimi! (Yukaridaki soru üzerine epey düsünerek bu cevabi verdim. Ayrica zeka meselesi da sudur ki zamaninda yapilan bir kaç testle normalden üstün oldugum ortaya çikti. Zekami kullanabilmem için -hayatin her alaninda kullanilir kuskusuz ama gelistirme ve egitme sansi pek kolay bulunmaz- elime geçen bir kaç firsati elimden kaçirmamin sonucunda sahip olduklarim için isyan eder oldum. Bir de lise konusunda sadece okul veya derslerle ilgili hiç bir problemim olmadi. Benim sorunum istemedigim bir okula zorla gitmem, istemedigim insanlar arasinda olmam ve istedigim gibi yasayamamdan kaynaklaniyor.)

-Madem bilmiyorsun gitmeyiver o zaman. Ne diye okula gidip bize masraf oluyorsun ki. Surda bir ise girsen en azindan kendi gelecegin için para biriktirirsin.

-…….. (Ben bu noktayi fazla umursamam; çünkü daha önce çok duydugum sözlerdir. Içimi de bir korku almamis degildir fakat yine de inanmadigim için orali olmam.)

.

.

.

.

-Seninle evlenicek kiza da yazik ya napsin senin gibi birini. O kizin da hayatini mahvetmeye ne hakkin var?

-…….. (Su noktada evlenecek insan buldum da sanki evlenmek için can atiyorum ifadesini rahat yansitabilen bir bakis attim.)

– Gerçi sen evlencek birini buldun da o kaldi. Hayatta evlenemezsin sen. Yalniz geldin yalniz gidersin.

-……(Bu noktada büyük ölçüde haklidir: Gerçekten de yalnizim ve bu durumun degisebilcegine dair pek de bi umut yok içimde.)

-O da degil mesele. Evlensen de evlenmesen de yasamayi bilirsen pek bir sey farketmez.

-ööÖÖööffFFff…

-(Derin bir nefes alip)Senin hayattan beklentin ne?

-…..

-Niye yasiyorsun sen?

-…..

Hiç mi bir umudun yok?

-…….

-Git ya ben senden her seyi beklerim. Seni simdi surda öldürsem senin için bir sey farketmez. Bosu bosuna kendimi yoruyorum. Bize zarar vermede naparsan yap. Yalniz 18ini doldurdugun gün bu evde duramazsin.

 Bu konusma burda biter ve ben odayi terk ederim. Yukarida özetledigim konusma yaklasik 1,5 saat sürdü ve ben bu süre içinde tüm sogukkanligimla kilimi bile kipirdatmadan dinledim. Odadan çikar çikmazsa banyoya kostum ve ara ara oda degistirerek bir saate yakin agladim ve devaminda düsündüm.

Bosa… Çektigim tüm eziyet bosa. Ya eskisi gibi bos bos yasiyacagim yada hayati böyle sevicegim ki o da sanmiyorum ki mümkün olsun. En iyisi daha fazla yasamamak ya intihar etsem ne geçicek elime. Hem ölsem kaç kisi üzülür arkamdan? Yada onlarca üzülenim olsa simdi mi gelmistir akillari baslarina? Hem benim için en degerli insan benim öldügümü bile ögrenmeyecekken ne diye çekip gideyim? 

"O"nun düsüncesi aklima gelince beni yeniden bir aglama alir. Hasta olmadigini ve aslinda bana yalan söyledigini henüz ögrenmedigim o günlerde bu aglama durumlari sik sik basima gelen bir olaydir. Sonra oturur düsünürüm "Madem sevdigimi söyleyebiliyorum, o zaman niye bu bos vermislik?" Farkederim ki gerçekten de sevdigimi söyledigim halde bunun için hiç bir sey yapmamisim. Sonra tekrar düsünür ve planlar yaparim: Önümüzdeki sene içinde -eger yasarsa- onu görmeye yanina gidecegim ve ona yanina gelme kararini alirken bana yasamam için farkinda olmadan ne kadar destek verdigini anlatacagim. Öte yandan bunu yapabilirsem o hala aci çekiyor olacak ve belki onu yasama döndürmek benim elimdedir diye onun için gerekli her seyi yapacagim. Yok ben yanina gidene kadar yasamazsa yapacagim sey sudur: Önce ailesini ziyaret ederim, daha sonra bir çiçekle mezarina gider orda ona onu ne kadar sevdigimi anlatir ve devaminda da nasil olsa sadece bu anin olasi durumlari için yasadigim ve amacima da ulastigim için intihar ederim.

Sonra zaman geçti ben yanina gidebilmek için gerekenleri yapmaya basladim. Intihar fikrinin saçmaligini anladim ve onu beynimden mümkün oldugunca sildim. Hayat benim için yeniden basladi ve bu sefer dolu dolu yasayacagima dair kendime söz verdim. Ama olmadi. Sözümü tutamadim. Sevdigim tek insanin bana söyledigi yalani ögrendigim gün anladim ki hayat kendin için yasanabilcek bir yer degil. Kimi zaman yalanlarla da yasamis olsan bir insani seviyorsan yalanlarini da hazmedebilmelisin.

Aradan bir kaç gün geçer. Ben eski anlamsiz hayatima yanima kisa süre önce yaptigim planlari alip devam ederim. Hayat yine eskisi gibi bostur benim için; yasasamda ölsem de aralarinda bir fark yoktur ve ben madem bir fark yok ve günün birinde yasamama deger bir seylerle karsilasabilirim diye hayatima mümkün oldugunca devam ederim…

7 YORUMLAR

  1. Okuyanlara verdigim rahatsizlik için özür dilerim. Ortaya pek güzel seyler çikmadiginin farkindayim ya sirf rahatlamak için yaziyorum. Insallah güzel seyler  de çikarticam günün birinde

  2. Tam da böyle bir sey. Sükür ki son günlerde iyi seyler oluyor. Gerçi en son aldigim iyi haberi duydugum zaman epey heyacanlindigim için hastalandim o da ayri

  3. Sevgili Nebula ilk yorumunda kendine karsi çok acimasiz davranmissin bence. Özelestiri iyidir, güzeldir lakin bu kadar acimasiz olmamalidir. Diger yandan bu kaniya nereden vardigina da pek anlam veremedim. uzun bir süre yorum almadigin için mi acaba?

  4. Beni mde deginmek istedigim okta bu idi zaten. Bahsettiginiz durum göreceli. Kime ne sekilde mesaj vermis olabileceginizi tahmin etmeniz güç. Bu sebeple yazinizdan kimin, ne sekilde sebeplenecegini bilmeden kendinize haksizlik etmeyin lütfen 🙂

Nebula için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here