ÇROP Ile Çizgide Mizah Panelinin Ardindan – Karikatür, Mizah, Çizgide Mizah Nedir?

0
10

Tarih: 31 Mart 2009 Sali
Zaman: 16:30 – 19:30
Yer: Bahçesehir Ü. Fazil Say Salonu
Cadde/Sokak: Besiktas Kampusu

Nefis bir gündü. Yukarida gördügünüz saat araliginda ve sonrasinda sadece çizgiroman, karikatür, mizah konusuldu. Tuvalete gitmeksizin, sigara molasi vermeksizin, su bile içmeksizin. Yüzlerce degildik, Hem Cem Yilmaz da yoktu degil mi sevgili Ege Görgün?

Bahçesehir Üniversitesi Raptiye Mizah kulübü ve ÇROP’un ortakligi ile gerçeklesen harika bir paneldi. ÇROP’tan Sevgili Ümit Kireçci,  25 yillik Politik Mizah ustasi, karikatürist Emre Ulas, Karikatürist Cemal Arig (Karikatürcüler Dernegi eski Genel Kurul Üyesi) ve ülkemizde yayimlanan bir çok çizgi roman çevirisinde yer almis kisilik Ege Görgün… Ki www.tersninja.com adli site de kendisine aittir.

Raptiye mizah kulübü sorumlusu sevgili Çizgi roman sever Atil Önderin çok heyecanli (yerinde duramiyordu) sunumundan sonra sevgili Ümit Kireçci’nin (Çizgi Roman Senaryosu – Önce Yazi Sonra Çizgi adli kitabin yazari, Çapa Çizgi Roman Grubu kurucu üyesi)“mizah nedir?, karikatür nedir” sorgulari ile basladi panel.

Humour, kelimesinden girdik; Türkçe’de tam karsiligi olmadigindan çiktik. Tam karsiligi nükte mi, mizah mi, güldürü mü derken Mizah kelimesinin derin maviliginde kaybolmustuk bile…

Kizilderililerin en çok fikraya sahip olan kültürlerden biri oldugunu ögrendik, karika kelimesinin Italyanca’da “saldiri, atak” anlamina geldigini duyduk.

Çizgi Roman’in tarihine yolculuk yaptik, ilk çizgi Roman’in Yellow Kid oldugunu ögrendik. Karikatürü karikatür yapan “konusma balonlarinin” gelisimine göz attik.

Oradan Asya’ya geçtik, Japonlarin “Kamishibai”si ile tanistik. Çizgi Roman’in dedelerinden sayilan “Kamishibai”nin köy meydanlarinda seriler halinde sergilendigine sahit olduk.

Ilk karikatür balonlarini kullanan William Hogarth, Wilhelm Bush’un Max und Moritz’i ile tanistik sayelerinde… “Mizah bir yumruk gibidir. Kime vuracagi belli olmaz” diyen eski Cumhurbaskanlarimizdan Süleyman Demirel’i hepimiz baslarimizi sallayarak tasdik ettik. Sonra Girgir dedik, Oguz Abi (Oguz Aral – *gerçek Girgir okumus bir çocukken de çekirgelerinden biriymisim gibi Oguz Abi derdim hep…) dedik. Limon’du leman oldu ama adam olamadi dedik.

Parçalandi, kutuplarda “Penguen”, karanlik gecelerde “Uykusuz” kaldi dedik. Sonra hepsini topladik, çarptik ama bir Girgir kadar olamadilar dedik.

Emre abimiz ona Garfield karakterinin balonlarini doldurma görevini veren, bunu neden kabul edemeyecegini bir türlü anlatamadigi Radikal Yazi isleri müdürünü anlatti.

Duyunca burun kivirdigimiz Iran karikatürü hakkinda bilgilendirdiler bizi. www.irancartoon.com sitesini önerdiler, aldik not ettik.

Çizgi Roman manyagi, gönüllü mikrofon tasiyicisi bayan arkadasimiz (sanirim Raptiye kulübündendi!), düsünmek üzerine olan anektodunu aktardi. Düsünmek üzerine bir kez daha düsündük…

Akabinde Delikasap’tan sevgili Murat Arda’da salonun sorup da soramadigi sorularina tercüman oldu.

Salondaki süremiz el verseydi, sanirim en fazla ihtiyacimiz olan sey tiryakilerin sigara içme molasina ya da ihtiyaç molasi olurdu. Yoksa sabah kadar devam edecek bir sohbet olurdu eminim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here