Deliseyden Bir Masal…

12
152

Bir zamanlar her türlü hayvan milletinin yasadigi bir ülke varmis. Bu ülkeyi çok ama çok güzel yürekli bir kral yönetiyormus. Kralin birde veziri varmis. Bu vezir koyun bakisli öküz görünümlü henüz tam olarak ne oldugu çözülemeyen bir yaratikmis. Kral bu yaratigi neden vezir yapti diye soracak olursaniz, vezir yaptigi isi son derece iyi yapiyormus. Konu isi oldugunda akan sular duruyormus. Ülkenin hayvan sakinleri, bu vezirin özellikle disi hayvanlara ilgi gösterdigini biliyorlarmis, ama sonuçta vezir ya sesleri çikmiyor Krala bir sey söyleyemiyorlarmis.

Bir gün ülkenin yakinindan geçen, kanadinda yasadigi firtinadan dolayi kiriklar olusan disi bir kirlangiç, bu ülkeyi fark etmis.

Hiii demis ne kadar güzel bir yer. Yesil yaprakli agaçlar, berrak bir deniz, kirmizi çiçekler, bembeyaz bulutlar, rengârenk hayvanlar. Aman demis daha fazla uçamayacagim. Inip suracikta soluklanayim azcik. Hem kanadimdaki kiriklarda iyilesir dinlenirsem.

Önce kendine barinabilecegi bir yer bulmus. Baslamis beklemeye. Diger hayvanlar ülkeye yeni giris yapan kirlangici fark etmisler tabi ki. Fark edilemeyecek gibi degilmis zaten, yarali kanadi yüzünden inliyormus sürekli ve sesi ta krala kadar ulasmis böylelikle. Elbette vezirde fark etmis kirlangici. Öyle ya uçan kaçan ondan sorulurmus bu ülkede. Hiç sesini çikartmadan izlemeye koyulmus. Olana bitene pek karismazmis. Hele sonucu kendi menfaatiyle sonuçlanmayacak hiçbir ise bulasmazmis. Garip bir yaratikmis iste.

Kirlangicin gelisi ülkedeki birçok hayvanda bir tedirginlik yaratmis önce. Durmadan aglayan zirlayan gece gündüz demeden sizlanan bir kirlangiçtan hiç biri hoslanmamis. Aralarindan sadece tilki, kurt, tavsan ve sincap kirlangica yardim etmek istemisler. Kimi kanadina merhem sürmüs, kimi beslenmesi için yiyecek bulmus, kimi de ona uyuyup dinlenmesi için masallar anlatmis. Bazi kurtlarda kirlangica bir takim ask sözcükleri söylemisler lakin kirlangicin ask denen masalla pek isi olmazmis. Inanmazmis aska. O sevgiyi severmis. Dogrulugu severmis, güvenle yasamayi, sefkati tasiyani bas taci edermis.

Gel zaman git zaman ülkede tüm hayvanlarin uyudugu saatte bir sarki duyulmus. Sarkiyi kim söylüyor diye merak edenler gözlerini ovusturarak sesin geldigi yöne akin akin gitmisler. Bir de ne görsünler bizim yarali kirlangiç. Çikmis dalin tepesine sarkilar türküler danslar girla. Öyle güzel, öyle içten, öyle sevecen bir hali varmis ki; neredeyse tüm ülke hayran kalmis bizim kirlangica. Tabi akli uçkurunda olan vezir durur mu? O da gelmis seyre dalmis ve düsünmüs “ben bunu bir lokmada yerim”.  

Bir gün kirlangiç alistigi ve yerlesmeye karar kildigi ülkenin kralini ziyaret etmeye ve ona ülkesinde kendisine yer verildigi için tesekkür etmeye gitmis. Kral gerçekten söylenildigi gibi düzgün vasiflara sahip bir aslanmis. Görünüsü bastan korkutucu, umursamaz gibi dursa da kirlangiç ülkenin kralini zaman içinde tanimis ve sevmis. O iyi bir kralmis. Adil bir yöneticiymis. Sevgi dolu bir yüregi varmis. Kirlangiç bunu zaman içinde daha iyi anlamis.

Hayvan milletinin ülkesinde bir gün bir ziyafet oldugu duyurusu yapilmis. Senede bir gün ülkedeki tüm hayvanlar toplanip sohbet eder, bir birlerine sikintilarini anlatir ve kendilerince çözüm arar sonrada hep birlikte yemek yerlermis. Iste o gün bizim kirlangiçla vezir sohbeti iyice koyulastirip dereden tepeden oradan buradan suradan konusurlarken, bir de bakmislar ki konu almis basini gitmis. Hoslanmislar birbirlerinden, lakin vezirin fikrini kirlangiç hemen anlamis. Arkadasligin, dostlugun güzelliklerinden bahsetmis. Saatlerce vezirin ona duydugu hislerin dogru olmadigini anlatmaya çabalamis. Sen koca bir vezirsin bense basit bir kusum demis. Ama bir taraftan da veziri sevmeye baslamis. Hakkinda söylenen tüm olumsuzluklari düsünmeden onun vezir olmasinin disinda ve koyun bakisli öküz görünümlü olusunu bile dikkate almayarak sadece o oldugu için sevmis. Buna ragmen vezir kirlangici anlamak için hiç çaba göstermemis. Çünkü o sadece kendini düsünen bencil bir hayvanmis.

Kirlangiç günlerce düsünmüs bu ülkeyi terk etmek istemiyormus. Ama veziri de görmek istemiyormus. Çünkü vezir daha önce de ülkede ki tüm disi hayvanlara ayni sekilde davranmis. Kirlangiç haksizlik etmemek için vezirin en yakin dostlariyla arkadas olmus. Hepsiyle teker teker konusmus. Hatta vezirin ailesiyle bile. Lakin birçogu ayni görüsteymis. Bu ülkenin veziri hasta bir beyne sahip oldugu görüsü herkes tarafindan onaylanmis.  Bu yüzden kirlangiç bilge sinekten yardim istemis.

Bilge sinegin bir takim sihirli güçleri varmis. Ama o sihirli gücünü her yerde kullanamiyormus. Sadece hayvanlarin olmasi gerektigi ve hak ettikleri yasama bir faydasi olacaksa sihirli güç kullanabiliyormus. Uzunca düsünüp arastirmislar birlikte. Öyle bir sey yapmalilarmis ki; hem vezir hak ettigini bulsun hem de ülke bu hayvandan kurtulsun.

Sonunda vezir hakkinda olmasi gereken en dogru karari vermisler. Bilge sinek veziri sihirli kelimeleriyle bir hamam böcegi sekline sokmus. Kirlangiç gagasiyla vezirden dönme hamam böcegini ülkenin en kuytu kösesine balçiktan olusan bir çukura götürüp birakmis.
Ve demis ki:

Sonsuza kadar burada kendi kendine, sevgisiz, sevimsiz, tüm güzelliklerden mahrum kalarak, sahte düsüncelerle sana gelecek hamam böcekleriyle yasayacaksin. Ta ki; bu sihri bozacak sefkate ulasana kadar…

Bir daha da sakin bana bulasma. Zaten o çukurdan çikip yanima gelemezsin yaa. Yoksa seni pençelerimle ezer yok ederim. Bu gücü de sadece onurumdan alirim haberin ola…

deliseyden…

12 YORUMLAR

  1. Yorumlar için tesekkürler, lakin yeniden okudugumda masalda vezire biraz haksizlik etmis yazar=))

    zaten vezirin amaci belliymis, sehvet… sehvetin içinde sevgi sevkat aramak yalnis bir bakis açisi. kirlangiç hatali burada… bence onu yasamina hiç sokmamaliydi niyetini anladigi an… bosuna zaman kaybetmis sinir olmus üzülmüs…iste daha önce böyle bir hadise ile karsilasmadigi için belkide…

    ama kissadan hisse, umarim kirlangica iyi bir ders olur bu masal=))

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here