Deliseyin Günlügünden – Simdi Hafifleme Zamani

4
98

Daha az, daha hafif, daha cana dokunmayan saatler bunlar… Nisan 2011… saat…

Cama vuran yagmur damlalari serinletti yüregimi. Evet, bu defa evet… Daha az, zihnimi isgal eden tas acin. Daha az, belli belirsiz… Bozkirin ortasinda küçücük çimen gibi, hatta çimenin üzerindeki minicik çig oldun sen… Azala azala bittin, hatta artik yoksun bile…

Sebep aramiyorum ki! Neden içimi yakamiyor senin varligin simdi, su an eskisi gibi… Oysa kaç yagmur eskitti bu cam, bu can! Kaç yagmur damlasi hüzünle çarpti bu cama, bu cana! Hüzün misafir olur çöreklenirdi ask dolu yüregime yoklugunu düsündükçe… Hüzün iyi bir seydi seni hissetmek için, hüzünle sevdim seni, hüzünle sevmek yanlis bir seydi belki… Seni düsünemedigim zamanlari ihanet addederdim kendime. Bir kisa zaman araligi araklardim hayattan, seni düsünme keyfine varirdim… Önceden!

Daha azsin bende, çok daha az… Eskiye dair seninle ilgili düslerimi firlatip attim. Çöpe degil ama. Israftan hiç hoslanmam. Hani evlenirken gelin çiçegini firlatir ya havaya kiz, kim tutarsa sans getirsin diye… Iste öyle firlattim seninle alakali tüm düslerimi, tutana sans getirsin diye… 

Sen benim üzerime yapisan fazla kilolarim gibi, yapisip kalmistin düsüncelerime. Bedenime degil hayir, sadece zihnime. Seni bir kez olsun giymedim üstüme. Vitrinde görüp begendigim, üstüme denemeden aldigim bir giysi gibi hep sirani bekledin dolabimda. Sadece aynanin karsisinda elimde tutup, üzerimde nasil durdugunu denedim, bir veya iki kez… Hep dolabin bir kösesinde beklettim seni, hep yikadim temizledim, tozunu aldim ara ara… Üstüne parfümler siktim “mis” kok diye… O denli itina ile beklettim seni zihnimde ama sen sevmedin ki beni hiç…

Unutmaya çalisilan eski askimsi duygulari, zayiflamaya basladigimizda üzerimize bol gelen, hos durmayan kiyafetleri atmayip bir kenarda saklamaya benzetiyorum… Unutulmaliyken ne ask, ne sevgi ne de isim koymakta zorlandigimiz duygular beynin bir kösesine tabaka halinde siniyor ve biz onlari çikartmakta zorlaniyoruz…

Düsün, zayiflamaya karar verdim ama sen tombik günlerimden kalma bir elbisesin artik!!! Peki ya yeniden kilo alirsam, yeniden seni denemek istersem, giyecek kiyafetim kalmazsa dolabimda düsüncesiyle;

“sen dur bir kenarda, sismanlarsam yeniden giyerim” …

Yok! Böyle düsünmüyorum artik, yeniden kilo almayacagim… Bir insan tüm düsünceleri ile geçmise dönmeyecegini bilip bu yönde kararini verirse hiçbir eskiyi saklamaz… Eskiyi zihninden atmadan, yeniye yer açamaz… Neden birlikte olamayacagim birini düsüncelerimde tutayim ve neden bundan böyle zayiflayacaksam eski giysilerimi dolapta saklayayim?

Bu gün ben tam bunu yaptim. Zihnime emrettim… Unut ve zayifla… Simdi hafifleme zamani… Ve evet, daha azsin artik bende, çok daha az…

Delisey,

 

4 YORUMLAR

  1. dostzade,

    haklisin, lakin o hafiflemenin keyfine varabildinmi her sey çok degisiyor hayatinda emin ol:)

    zetthdark,

    ee köklü bisi degilse, o dediklerimiz muhtemeldir degil mi?

    tesekkürler yorumlara kabul edin lütfen…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here