Dem bu dem..

10
112

Balkondaki rüzgar çani kendi aleminde ..

Ezan sesi günlük aliskanligin disinda daha bir ilahi…

Aksamin karanligina kendimi terk ederken aklimdaki tek düsünce ‘iki karanlik arasindaki bosluk neden bu kadar hasis duygularin esiri?’

Sabah güne günaydin diyerek basladigim sokaktaki çöpçü…

Her adimda rastladigim turunç agaçlari…

Denizin nefesiyle yükselip alçalan tekneler.

Sabahin seherine karisan günesin isiltisi…

*** 

Küçük bir mahallede, mahalle sakinleriyle iç içe geçen yeni bir hayata savruldum..

Bugün,  gençliginde cümbüs çalan Kadir amcayla sohbet ettim.

Kendiliginden cümbüsünü getirdi ve minicik, mini minnacik bir seyler çaldi..

Oysa onun cümbüsü sakli hazinesi…

Gözlerden irak, saklanan bir sevgili gibi.

Yeni bir dünyada usul usul kazmayi ögreniyorum..

Benim telasli aceleciligimi törpüleyen yeni bir hayata savruldum…

Tas merdivenlerden tirmanirken  aklimdan geçen ..

“Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden,

Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak,

Ve bir zaman bakacaksin semâya aglayarak…”

Attigim her adimda çocuklugumun sergüzesti…

Gençligimin deli dolu umursamaz kosturmalari..

Savruldugum yeni hayatta ise ortalarda dolanan yasli hayatlar..

Bu öyle yas almakla ilgili bir yaslilik degil…

Sanki koca bir çagin yorgunlugu, yogunlugu gibi.

Evlerin mutfaklarinda kaynayan tencereler..

Odada dolanan kedi…

Eskimeye terk edilmis evlerin çürüyen islemeleri..

Çöpe atilmis bir tarih…

Hatirladikça unutulan hikayeler…

***

Kadir amca cümbüsünü çalarken tele her dokunusu benim de gönül telimi titretti..

Ölen amcamla akranmis.

Amcamin ölüme gitmeden önceki son aksamini bizimle geçirdigini hatirladim..

Belki on yasindaydim..

Tam aklimda degil..

Aksamdan denize döktügü balik aglarini toplamak için erkenden evden gidisini hatirliyorum.

Bir de on yaslarinda bir çocugun telasla amcamin hastanede oldugunu haber verisini.

Gerisi çocukça bir oyun gibi..

Ölmüs…

Salasi okunmus..

Mezara konmus..

Ve yillar geçmis..

Unutulan bir hayalken bugün o divanin üstünde yani basimda oturan adam ‘ben senin Hasan

emminle akrandim’ diyor.

Adam bana, ben adama bakiyorum..

Tam karsimda o anda emmim olabilirdi.

Ayni yaslarda..

Ikimizin arasinda bir ölü,  bilmeden bir dostluk kuruyor.

Kadir amca odasina gidip cümbüsünü getiriyor..

Ve çaliyor..

Az biraz heyecanlaniyor..

Geçmisten, benim çocuklugumdan bir selam getirdigini bilmeden vuruyor cümbüsün tellerine..

**

Ben yeni bir hayatin içine savruldum..

Yeni ve yillanmis bir hayatin içine…

 

10 YORUMLAR

  1. "Ikimizin arasinda bir ölü, bilmeden bir dostluk kuruyor." hayat çok garip degil mi?

    neyin neyle baglantili olabilecegini asla bilemiyor insan… bazen çokk eskiden hüzünler yasadigim yerlerden geçerken aklima gelir…

    "yine ayni yerden geçiyorum, bu sefer hüzünlü degilim, geçmis gitmis… acaba bir zaman sonra geçerken ne hissedecegim?…

    yüregine saglik…

  2. “Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden,

    Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak,

    Ve bir zaman bakacaksin semâya aglayarak…”

    (Ahmet Hasim)

    daha dün mirildandim bu dizeleri, ders anlatirken ögrencilerime =)

    Yine harika bir yazi, dimagina saglik sevgili @nilanya =)

  3. Evet.. Bazen insan kendi harmanindan yorgun düsüyor. O zaman savrulan harmanin tozlarina kendini gömmek, kaybolmak, uykuya yatmak iyi geliyor. Buralardan, bu sayfalardan kaçmak degil maksat. Hayat kendini bekleme odasina kapatiyor bazen. Kim bilir belki bir tür sagaltici durum bu. Ben buradayim ve hemen hemen her gün bu sayfada gezerim. Sadece kiyida bekliyorum bazen..

  4. Yarin pazar..

    Ilk kez eve is getirmedim. Tüm gün kendimi avareligin kollarina birakmak istiyorum. Aksam olunca da uykunun kadifeden kollarina usulca kurulmak istiyorum. Huzur sadece huzur ararken bütün hayatin selden tasmis bir irmaga dönüsmesi de kaderin gülücüklü bir sakasi olmali. tüm olumsuzluklara ragmen mutsuz degilim ve hayattan ümidimi hiç kesmedim. Zaten mutluluk ne ki? Sadece kisa bir an hissedilen sarhosluk. Bütün hayat o sarhosluga erismek için adimlanmiyor mu? Herkese kucak dolusu sevgi.. Alanya kalesinin papatyalarini koparmaya kiyabilsem hepinize sepet sepet gönderirdim.Ama bu, gelecekte açacak çiçeklerin tohumlarini öksüz birakmak olurdu. Artik sadece bu dilegimle idare edin. Sevgiler…..

  5. sabahtan bu yana yazzz yazzzz yazzz sonraa silll silll silll olmadi yeniden yazzz pifff… daraldim bunaldim bitiremedim halen yazmaya çabaladiklarimi… tam deliligin uçlarinda gezinirken zinkk yazini okudum:)))

    keske isinlanabilsem sizin oralara… azcik o güzel kokulardan koklayabilsem… görebilsem dokunabilsem oksayabilsem bende dalinda güzel olan o çiçeklerden

  6. Bugün Nevruz.. Biz Sultan nevruz deriz… Çocuklugumda Nevruz geldiginde Alanyalilar sepetlerini hazirlar Alanya Kalesinin yolunu tutardi. Aklimda en çok kalan Kan Damlasi ya da Arap Lalesi dedikleri bugünlerde ögrendigim yeni adiyla Adonis her yanda açardi.. Dün yine kaleye tirmandim o kirmizi kan damlalarini aradim bir tekine bile rastlamadim.. Allahtan orkideler, papatyalar, anemonlar oralarda saliniyor hâlâ ve kekikleri görseniz. Çaglalar çoktan badem oldu. Yeni dünyalar günese baka baka sarardi..

    Isinlanin bizim buralara.. Ama aslolan yakinimizdaki güzeli görmek. Evden çikinca yavas yavas adimlarsaniz sokagi bir duvar dibinde açmis minicik bir çiçek bile bahari getirir yüreklere..

    Hizla geçince hayatin içinden tüm güzellikler düz bir çizgiye dönüsür. huzur biraz da yavasligin derinliginde.. Sevgiler. Nevruz kutlu olsun..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here