Düsünceler… Düsüncelerin Sagi, Solu, Önü ve Arkasi…

7
30
Hayata yön veren düsüncelerimizin bizi nelere sürükledigi konusunu irdeleyelim mi ? 

 

Bakis açilari,  kisiden kisiye degiskenlik gösterir. Bir konuyu anlamanin her insanin cephesinde ki farkliliklari, konunun içerigini zenginlestirdigi gibi, degisik tarzlar da yaratabilir. Kime göre, neye göre sorusunun temelinde yatan, bu çesitliligi ortaya çikartmaktir. Öncelikle olaylara, kendi gözlerimizle bakabilmeyi ögrenmek, isin püf noktasi sayilir. Baskalarinin düsüncelerine gösterecegimiz saygi, ve kendi fikirlerimizi, inançlarimizi ifade etme özgürlügü konuya zenginlik katar. Önemli olan tek dogruda birlesmekten ziyade, dogrularimiza bir dogruyu daha ekleyebilmektir.

 

Siyaset…

 

Siyaset bir bilimdir. Temeli ve malzemesi insana dayanir. Dogrularimizin, farklilik gösterdigi bir dünyada, birarada yasayabilmek, insan hak ve özgürlüklerini ifade edebilmek ve asgaride bulusabilmek için siyaset yapilir. Siddet içermeyen, insanlari birbirine kirdirmadan, insan odakli yönetim ve hep daha iyiyi güzeli arama, uygulamadir siyaset.

 

Günümüz siyasetinde pek rastlamadigimiz düsünceler bunlar degil mi?

 

Malzemesi insan dedigimize göre, insanlarin düsünceleri, bakis açilari ve konuya karsi duyarliliklari da önem kazaniyor bu anlamda. Genelde birçok konuda geçmis düsünülmez, gelecege bakilir hep. Ama bu konuda sadece gelecege bakmak degil geçmisi de kurcalamak, arastirmak gerekiyor.

 

Siyaset konusu her açildiginda, insanlarin genelinin söyledigi sözler:

 

 

– Ben anlamam!

– Hiç bulasmayayim…

– Bana ne yahu onu siyasetçiler düsünsün…

– Bu konu böyle ulu orta konusulacak sey mi canim…

– Bosssver böyle gelmis böyle gider…

 

Evet biz bunlari düsünür ve söylersek, böyle gider…

 

– Sen neden anlamazsin? Normal, bildigin bir zeka seviyesine sahip olman yeterli degil mi anlaman için?

 

-Niye bulasmak istemiyorsun çamur degil ki bu… Hatta hatta bir gizlilikte degil. Söylenen bir sarki. Senin de sesin olmali…

 

-Siyasetçiler  düsünüyor zaten. Insana faydali olmayacak ne varsa hepsini düsünüyor. Sende düsün, düsün ve paylas. Ne kaybedersin?

 

– Evet bu konu böyle ulu orta, cadde de, hamam da, simitçi de, pazar da, araba da, hatta cami de bile konusulmali. Kendi kendine sakli gizli konusursan kime ne faydasi var ki?

 

-Iste ben de onu diyorum gitmesin…Böyle gelmis böyle gitmesin…

 

Artik düsüncelerin bu baglamda, sagi, solu, önü, arkasi kalmamali, ve baskalarinin fikirlerinle yasamanin, hayatimizi sürükledigi noktayi gözden kaçirmamali…
 
 
Saygilarimla,
A.Ö

7 YORUMLAR

  1. Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Degmez bu yangin yeri, avuç açmaya degmez.
    Degil mi ki çignenmis inancin en seçkini,
    Degil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    Degil mi ki ayaklar altinda insan onuru,
    O kizoglan kiz erdem daglara kaldirilmis,
    Ezilmis, horgörülmüs el emegi, göz nuru,
    Ödlekler geçmis basa, derken mertlik bozulmus,
    Degil mi ki korkudan dili bagli sanatin,
    Degil mi ki çilginlik sahip çikmis düzene,
    Dogruya dogru derken egriye çikmis adin,
    Degil mi ki kötüler kadi olmus Yemen e
    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalniz komak var, o koyuyor adama.

    William SHAKESPEARE

  2. Eczane

    Size bi reçete yazayim…

    *

    10 kurusa satilan ilaci 3 kurusa alacagiz ama, bunun karsiliginda, 10 eczanenin 3ü kapanacak, hangisini tercih edersiniz?

    *

    Eczaneler kapanir.

    *

    Çünkü, birakin yillardir mahallenizde “en faydali komsu” bildiginiz eczacinin iflas etmesini, 3 kurusluk sahsi menfaat için babasini bile satan bir toplum haline getirildik.

    *

    Hiç çevirme suratini…

    Sana soruyorum:

    Dünyanin en pahali benzinini, dünyanin en pahali elektrigini, dünyanin en pahali dogalgazini kullanan, dünyanin en yüksek vergisini ödeyen ülke… Nasil olur da, Avrupanin en ucuz ilacini kullanir?
    Hiç merak etmiyor musun kardesim, nereden gelir bu degirmenin suyu?

    *

    Avrupada 5 ülke seçiyorlar, o 5 ülkenin ilaç fiyatlarindan yola çikarak, bizim ilaçlarin fiyatini belirliyorlar. Ancak, ne sihirdir ne keramet, iste burada maharet…

    *

    Mesela, kalp ilaci… Bakiyor, en ucuz Portekizde, Portekizin fiyatini seçiyor. Romatizma ilaci, bakiyor, en ucuz Yunanistanda, Yunanistanin fiyatini seçiyor. O romatizma ilaci, Ispanyada daha pahaliymis, ilgilenmiyor, isine neresi gelirse, orayi seçiyor.

    *

    Mesela, Aspirin… Bakiyor, en ucuz Fransada, sak, Fransanin fiyatini seçiyor. Halbuki, Fransa eczacisini kolluyor, sübvanse ediyor, ciro düstügünde Fransiz eczacisi çökmüyor. Vatandasinin sagligini düsünen Fransa, eczacisinin da “vatandas” oldugunu unutmuyor.

    *

    Üstelik…

    Zurnanin asil zirt dedigi yer.

    *

    Dün yasanan bir vaka…

    Tansiyon hastasina ilaç yazmis doktor. Hasta, en yüksek risk grubunda, ilacin dozu en yüksek doz, raporunda yaziyor. Hasta eczaneye geliyor, sistemi açiyor eczaci, bakiyor, o ilaci alirsa hasta, 61 lira fark ödemek zorunda… Ödeyemiyor. Tekrar sistemi açiyor eczaci, en ucuz esdegerini tikliyor. En ucuzu alirsa hasta, hiç fark ödemeyecek ama, o en ucuz ilaç, en düsük doz… Yani, hiç fark ödemeyecek ama, büyük ihtimalle yakinda ölecek.

    *

    Ekmek var, 400 gram… Ekmek var, 100 gram… Ikisi de ekmek mi?
    Ekmek. Doy da göreyim!

    *

    Demem o ki…

    Sen, ilaç fiyatlari ucuzladigi için eczacinin isyan ettigini saniyorsun ama, o eczaci, aslinda senin için kavga veriyor, senin için çirpiniyor. Mecbur kalirsa, gözlük satacak, vitamin satacak, bi sekilde hayatini devam ettirecek elbet…

    Sana simdiden Allah rahmet eylesin.

    Yilmaz ÖZDIL

  3. DERTLERE DERMAN SARIGÜL

    Hayat saatlerine sikça baktigimiz su günlerde yeni bir olusuma, yeni bir degisime ve yeni bir harekete ihtiyaç oldugunu gösteriyor zaman. Var olan yönetimlerden memnun olmayan, muhalif siyasilerden umutsuz olan ve de iktidara güveni olmayan millet alternatif olusumlar pesinde.

    Ülkemizde bir kesim varki; etrafinda ne olup bittiginin farkinda olmadan mutlu mesut yasiyor. Bir kesim ise gerçekten zorluklarla savasiyor. Hele ki, kriz denilen bir vurucu güç var, sanirim teget falan geçmeden hedefi tam 12 den vuruyor. Böyle bir yapinin içinde yasayan insanlar da memnuniyetsizliklerini yeni olusumlarin içlerinde var olmakla dile getiriyorlar.

    Dertler çok olunca derman araniyor…

    Dertlere derman olmaya bu kez Sayin Mustafa Sarigül talip…

    Cumhuriyet Halk Partisinden tasimaya gönüllü oldugu liderlik bayragini tasimasina izin verilmeyince, “bende kendi bayragimi kendim tasirim” düsüncesi ile yeni bir hareket baslatmak isteginde Mustafa Sarigül..

    Yerel seçimler öncesinde Demokratik Sol Parti’den Sisli Belediye Baskanligina aday olmasina ragmen , medyadaki konusmalarinda izledigim kadariyla parti kurma düsüncesinden sürekli bahsetmisti Sayin Mustafa Sarigül. Tum solu bir araya toplamak yada CHP, DSP ve SHP içinde bulunmaktan vazgeçen bu partilerden umudunu yitiren, yeni bir umut arayan insanlarin toplandigi bir olusum, bir hareket TURKIYE DEGISIM HAREKETI . Baskanligini Sn. Sarigulun yaptigi insanlarin 81 il bazinda akin akin örgutlendigi bu olusum milletin istek ve desteklerinden kaynaklanan bir hareket.

    Bize de hayirli ugurlu olsun demek dusuyor…

    Bu arada aklima geldi arastirdim; bu ulkede yeni olusumlara halkin bakisi ve destegi nedir diye? Buldugum sonuçlar :

    Seksen sonrasinda kurulan ANAP ilk girdigi seçimde (1983) % 45.1 oraninda oy alarak tek basina iktidar oldu. Ayni sekilde 2001 yilinda kurulan AKP 3 Kasim 2002 seçimlerinde % 34 oraninda oy alarak tek basina iktidara gelmisti.

    Önumuzdeki zamanin zorlu gunlere gebe oldugu dusunulurse dertlere derman Sarigul olabilirmi?

    Neden olmasin ??

    Hos kalin hosçakalin

    Ayse ÖZEN

    31.05.2009 http://www.zeytinburnu.in köse yazimdan alintidir.

    o dönemde henüz TDH resmen açiklanmamisti. ama hiç bir konusmasini kaçirmiyordum Sarigülün, karsidan izliyordum. Tekirdag- Muratli da "Bülent ECEVIT" parki açilisina davet edilmistik makineleri kapip gittik. bir çok partinin kongresinden daha kalabalikti ortalik, hemde ortada hiç bir kurulum yokken.vayy bee dedik:)) simdi bakiyorum da epey yol alinmis:)

    dur bakalim ne olacak…

  4. simdi ben havhavlarla miyavlara mama vermek için mahalledekileri organize ettim, sahile dogru inecegiz hep birlikte söz verdik ya:))

    yarin ilk isim bu yaziyi eklemelerinide yaparak göndermek olsun olar mi can ?

  5. Et

    Bugdayi disari satiyorduk.

    Bugdayi disardan aliyoruz.

    *
    Mercimek o kadar çoktu ki bu memlekette, tüketimi arttirmak için TRT’de mercimekli yemek tarifleri filan verilirdi… Simdi, disardan aliyoruz.
    *
    Pirinci disardan aliyoruz.
    Misiri disardan aliyoruz.
    Susami disardan aliyoruz.
    Arpayi disardan aliyoruz.
    Baklayi disardan aliyoruz.
    *
    Dünyanin en büyük yedinci pamuk ihracatçisiydik, bugün, dünyanin en büyük üçüncü pamuk ithalatçisiyiz.
    *
    Akdeniz, Karadeniz, Ege.
    Türk havuzu, Marmara…
    Kalamar Hindistan’dan.
    Barbun Senegal’den.
    Ahtapot, Ispanya’dan.
    Karides, Çin’den.
    Kalkan, Gürcistan’dan.
    *
    Susi partisi yaptilar Meclis’te…
    Asçi Filipinli.
    *
    Tütün öyle fazlaydi ki, depolara doldurup doldurup yakiyorduk…
    Simdi, disardan aliyoruz.
    *
    Yanlislikla elinden düsür…
    Pancar fiskiriyor topraktan.
    Sivi seker ithal ediyoruz.
    Antepfistigini disardan aliyoruz, antepfistigini… Ceviz disardan, badem disardan, bal disardan, elma disardan,
    muz disardan, en cüzel çay? Ingiltere’den!
    *
    Sarimsagi disardan aliyoruz.
    Ayçiçegini disardan aliyoruz.
    Fasulyeyi disardan aliyoruz.
    Kepegi disardan aliyoruz.
    *
    Ve, eti disardan aliyoruz.
    *
    Titanik’in kaptani, yolculari güverteye toplamis, “Size bi iyi, bi de kötü haberim var” demis… “Önce iyi haberi ver” demis yolcular…
    “11 dalda Oscar aliyoruz” demis!

    Yilmaz ÖZDIL

  6. Bu davaya kadin hâkim bakmali…

    Televizyon izliyorum; adam “sokak kadini” diye bagiriyor, gerçekleri söyleyen kadin gazeteciye… “Sus” diyor, “Cinsel fantezilerinle ilgilen, senin uzmanlik alanin orasi” diyor.

    Telefonda konusuyorum, Cumhuriyet hanimefendilerinden biriyle… 37 sene önce vefat etmis babasina, “Hitler” diyorlar, kendisine de “Hitler’in kizi…”

    Sesi titriyor, çaresiz.

    ¡

    Onurlu bir subayin esi…

    Sokakta tek basina yürürken fotografini çekmisler, yaninda çevresinde kimse yok,
    “Kocasini en yakin arkadasiyla aldatmaya gidiyor” diyorlar.

    Nasil savunacaksin? Düsman, hayalet…

    Albay, kendi kafasina sikiyor.

    ¡

    Delikanli gibi suratlarina baka baka “Hastir” diyen erkege ses çikaramiyorlar, yarabbi sükür diyorlar, sonra da dönüp, fikriyle mücadele edemedikleri kadina, sirita sirita “yaratik” diyorlar.

    ¡

    Namus, ahlak, dürüstlük heykeli yap deseler, Ugur Dündar’in büstünü koyarim kaideye… Telefonlarini dinliyorlar, böcek koyuyorlar, gizli gizli takip ediyorlar, hesaplarini kurcaliyorlar, yamuk bulamiyorlar, öldürmeye çalistilar, olmadi, sindirmeye çalistilar, korkmuyor, tuzak kuruyorlar, düsmüyor… Alçakça, yalanlarla iftiralarla, esine saldirdilar.

    ¡

    Turgut Özal sagken, köpegiydiler…

    Öldü, Semra Hanim’a havliyorlar.

    ¡

    Bu memleketin gördügü en zarif, en mütevazi siyasetçi eslerinden biridir Nazmiye Hanim… Kocasinin en güçlü oldugu dönemlerde bile kullanmadi o forsu, kimsenin kilina zarar vermedi. Su anda amansiz bir hastaligin pençesinde… 50 sene sustular, hiç açmadilar o defterleri, konusmasi mümkün olmayan zamani kolladilar… Ve, bir kadini en yaralayici, en öldürücü sekilde, neden çocuk sahibi olamadigini anlatiyorlar.

    ¡

    Memleketi soyuyor memleketi, seni beni hepimizi donumuza kadar soyuyor, dokunamiyorsun; yüzsüz yüzsüz “Dokunulmazlik var” diyorlar…

    Yatak odasina gizli kamera konulmus, bir kadin, “Iste su milletvekili, tiklayin, her tarafina dokunun” diyorlar.

    ¡

    Siz zannediyor musunuz ki, erkektir direkt hedef? Yaniliyorsunuz… Zincirbozan’a tiktilar, yilmadi, Isviçre’de serveti var dediler, palavra oldugu belgelendi, partisini bölmeye çalistilar, olmadi, dün resmen açiklandi, suikast için tetikçi tuttular, kil payi kurtuldu…

    Tek çare kalmisti geriye…

    Uzman olduklari yöntemle igrenç prodüksiyon hazirlayip, milyonlarin adini bile bilmedigi, fotografini bile görmedigi, degerli esini, saygin hanimefendiyi yikmak.

    ¡

    Kadinlarin arkasina saklanir…

    Kadinlara saldirir bunlar.

    ¡

    Benim, Ankara Cumhuriyet Bassavcisi’ndan bir ricam var; bu asagilik tertibin takibini bir kadin savci yapsin…

    Kadin hâkim baksin bu davaya.

    Yilmaz ÖZDIL…

    analar neler doguruyor, neler yetistiriyor degil mi???

    yalnista yetistirse, dogru da yetistirse her annenin çocuguna duydugu sevgi tartisilmaz, paha biçilmez (istisnalar olabilir onlari hesaba katmiyoruz=) bu sebepten; tüm annelere selammm olsun…

    delisey…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here