Düsünmek.. Ya da Düsünmemek!

0
58

Çogu zaman elimizden geleni yapmak yetmiyor degil mi? Elimizden gelen ne mutlu olmamiza yetiyor ne hayati doyasiya yasamamiza. Gönül hep elden gelmeyeni istiyor. Insan merak etmiyor da degil hani elden nasil gelmez. Insanoglu ki düsünebiliyor. Küçümsemeyin bunu dostlar düsünebilmek kolay is degil. Bakin bir etrafiniza. Kurbagalar var. 
Kendi hayatsal döngülerinde yasayip gidiyorlar. Hiç biri de çikip “Ulan ben bugün ne yapsam acaba?” diye düsünmüyor. Onlar sadece yapilmasi gerekeni yapiyor. Ve agaçlar ve çiçekler ve böcekler, hepsi. Hiç birisinin aklinda ders notlari, dertler, tasalar ya da mutluluklar yok. Bizim anlik isimiz oldugundan düsünmek çok küçümser olduk bunu heralde. Hatta o kadar küçümsüyoruz ki ara ara yapmayi unutuyoruz. Sirf bu yüzden ortaya çikiyo iste düsünmeden hareket etmeler, sonradan pisman oldugumuz tonlarca söz sarf etmeler. Tüm sebebi bu kadar basite indirgemis olmamiz düsünmeyi. Anlamayi reddetmemiz ve saçma seyler ugruna bir sürü seyden feragat etmemiz. Iste bu yüzden biten iliskilerden sonra anca utanmamiz kendimizden. Düsünmeye yeni baslayabilmemiz. Anca düsünebilmemiz yaptiklarimizi, hatalarimizi. Düsünmeden feda ettigimiz seylerin degerini düsündükten sonra anca anlayabilmemiz. Iste bizim bastan beri süregelen en büyük sikintimiz: Düsünmekten aciz birakmamiz kendimizi. Elimizde ki en büyük kozu kullanamamamiz hiçbir yerde ve degerlendiremememiz bu en büyük sansi. Cesaretimizi kanitlamak için “Sen iste yeter bi an bile düsünmem” dememiz bizim en büyük sikintimizi. Kendimizi kanitlamak için düsünmekten vazgeçmemiz ve hayatimizi kendimize zindan etmememiz. Ya da düsünmekten korkup hayattan soyutlanmaya çalismamiz. Sirf düsünmemek ugruna nefes almak disinda ki tüm aktivitelerden kaçmamiz. Birisi bir sey sordugunda ”sen bilirsin” dememiz yahut “bana fark etmez”. Kendi hayatimizi yönlendirmekten bile aciz kalip hayatimizi baskalarinin kararlarina baglamamiz. Bizim en büyük sikintimiz bagnaz takilip hiçbir fikre açik olmamamiz. Baglanip bazi seylere düsünmekten dahi kaçinmamiz. Inanmamamiz degisime. Izin vermememiz düsüncelere. Ve düsünce üretemememiz. Iste kaybetmemizin sebebi bu “düsünmekten aciz kalmak”. Degisimi yakalayamayip geçmisin acilarina ya da kahramanliklarina saplanip kalmak. Ne bugünü düsünebilmemize izin var ne gelecegi düslememize. Geçmisin çalkantilarinda bogulup; firavun misali ölmek üzereyken akil etmemiz düsünmeyi. Anlamaya çalismanin aklimiza en son gelmesi.

Düsünmeden elimizden gelen en iyi seyin düsündükten sonra zerre kadar sey ifade etmemesi bizi bitiren. Baskalarinin fikirlerine kapilip soyutlamisken kendimizi düsünmekten elimizden hiçbir sey gelmemesi. Iste bizim en büyük sikintimiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here