Elmas Ve Su Paradoksu

21
527

Bu yazinin son paragrafini aslinda mezuniyet sonrasi annem ve babama yazmistim. Onlar bana 4 yil boyunca okulda ne ögrendigimi sordugumda ben böyle cevap vermistim izninizle simdi de sizlerle paylasmak istedim.

Elmas mi su mu ? Hangisi daha degerli ? Adam Smithin isim babasi oldugu bir baska konu. Elmas-su paradoksu… Elmas olmasaydi ne olurdu ? Büyük ihtimalle çok farkli olmayan bir hayat yasiyor olurduk. Yani belki David Beckham karisina dev bir elmas yüzük hediye etti tarzi haberler okuyamazdik ama, bu okuyamadigimiz haberin degil ama baska haberlerin yazili oldugu gazeteyi çay ve kahvalti esliginde hala okuyabiliyor olurduk. Peki ya su olmasaydi ? Bir insan su olmadan sadece 3 gün belki çok istisnai biriyse 4 gün yasayabilir.Yukaridaki örnekten de anlasildigi gibi su olmadan yasamak mümkün degilken, elmassiz pekala yasayabiliriz. O halde neden bas parmak büyüklügünde bir elmas parçasinin ederi bir servet (hatta sizi ülkenin sayili zenginleri arasina sokacak kadar) ederken, bir sise su sadece 1-2 lira degerindedir ? Bunu cevaplayabilmek için, “Yasamsal Iktisat” yazimda bahsettigim marjinal fayda kavramindan daha genis bahsederek bazi kavramlari daha berraklastirmak gerekiyor. Marjinal kelimesi Ingilizce “margin” yani bosluk kelimesinden türetilmistir. Bir basamak anlaminda düsünülebilir. Yani bir basamak daha atladiginizda ne degisti bir merdivende öyle düsünebilirsiniz? Yerden biraz daha yükseldiniz, her basamagin marjinal yüksekligi, basamaklarin boyu olarak düsünülebilir. Simdi gelelim marjinal faydaya.

Klasik bir örnekle bunu açiklamak sanirim en dogrusu. Çölde susuz kaldiniz. Ölmek üzeresiniz ve tam orada hayali bir büfe oldugunu farzedelim. Bu büfeciyle bir bardak su için pazarliga basladiniz. Belki o bardak için tüm servetinizi vermeye hazirsiniz zira o bardaktaki suyu içmeden servetin hiç bir anlami yok. O halde çölde kaldigimizda su, elmastan çok daha degerli bir hal aldi. Peki, çöl derecesinde degil ama çok susadiginizi düsünelim. Bir bardak su içtiniz, susuzlugunuz biraz azaldi ama hala su istiyorsunuz, bir bardak daha içtiniz biraz daha iyi hissettirdi bir daha bir daha derken artik bir süre sonra bir bardak daha fazla su istemek için belki az evvelki büfecinin size para vermesini bile isteyeceksiniz. O halde bu durumda suyun degeri eksiye düsmüs demektir. Demek ki, bizi asil ilgilendiren marjinal fayda (marginal utility) dir. Zira, toplam faydasi her iki durumda da fazla olan suyun degeri çok oldugu zaman az, az oldugu zaman fazladir. Marjinal fayda, her seferinde azalan oranlarda toplam faydamiza katki yapiyor. Zaten matematiksel olarak ifade edilirse, fayda fonksiyonunun birinci sira türevi marjinal fayda fonksiyonudur. O halde, marjinal fayda sifir oldugunda toplam faydamiz maksimum düzeye ulasmistir.

Bu paradoksu hepimiz eminim hayatimizda yasamisizdir. Söyle bir düsünmek yeterli. Ben annem ve babamla olan iliskimde bunu görüyorum. Simdi onlara yazdigim yazidan bir paragrafla bitirmek istiyorum bu yaziyi…

“Iktisadin hayattan türetildigini ögrendim. Para ve cüzdana sigamayacak kadar derslerle doldurdu kafami. Doganin aslinda insan için derslerle dolu oldugunu ögrendim, dört duvari var diye hiç bir yerin okul olmadiguni. Hiç ayrilmayacagimizi sandigimiz okul arkadaslari örnegin… Ne oldu ? Hepsi birden kayboldu gitti. Ne aradilar ne sordular. Peki ya kapisinda yagmurda bizi affetmesi için beklerken sirilsiklam oldugumuz sevgililerimiz? Hiç ayrilmayacaktik oysa… Simdi sadece birer ani olarak kaldilar. Hiç birden bire uzak kalip da bir saniye bile olsa görmek için caninizi vereceginiz birisi oldu mu hayatinizda? Mutlaka olmustur, ondan uzakken düsündünüz degil mi  ne kadar de yanlis yapmistiniz ona keske o kadar sert konusmasaydiniz da kalbini kirmasaydiniz. Askerden dönen arkadaslarin günlüklerinde hep benzer cümleler ana temasi ” Annemin tarhana çorbasini öyle özledim ki…” Iste elmas-su paradoksu aslinda budur. Elimizdeyken kiymetini bilmedigimiz seyler sudur, ugruna bir çok tavizler verdiklerimiz ise elmas… Elmaslarin o kadar degerli olmadigini anlamak için illa da suyun marjinal faydasinin artmasi gerekiyormus meger. Ondan uzak kalmadan da artmiyor bu meret. Anne, baba iste ben okulda bunu ögrendim. Sizin suyunuz olmadan yapraklarim dökülüyormus meger. Sizsiz her mevsim sonbahar oluyormus onu ögrendim”

Hepimizin hayatinin bol sulu olmasi dilegiyle arkadaslar 🙂

21 YORUMLAR

  1. Hepimizin hayatinin bol sulu olmasi dilegiyle arkadaslar 🙂

    bol sulu olmasin, öyle oldugunda marjinal fayda eksilere düser ve canimizi siktigiyla kalmadigi gibi birde üstüne zarar vermeye baslar. sonra çesmeleri son ayar açar saliveririz elimizin kiriyle birlikte… kayip gidenler bir daha elimize geçmeyede bilir. bolluk bizi sasirtabilir, nef's oynaktir ve insan oglu daha'sina meyillidir.

    insan oglu biraz susamali…ki… mukayese edebilsin ve anlayabilsin Adam amcanin ne demek istedigini 😉

  2. "Hepimizin hayatinin bol sulu olmasi dilegiyle arkadaslar 🙂 "

    bol sulu olmasin kemal, öyle oldugunda marjinal fayda eksilere düser ve canimizi siktigiyla kalmadigi gibi birde üstüne zarar vermeye baslar. sonra çesmeleri son ayar açar saliveririz elimizin kiriyle birlikte… kayip gidenler bir daha elimize geçmeyede bilir. bolluk bizi sasirtabilir, nef's oynaktir ve insan oglu daha'sina meyillidir.

    sözüm su ki; insan oglu biraz susamali…ki… mukayese edebilsin ve anlayabilsin Adam amcanin ne demek istedigini 😉

    kaleme saglik meslekdas =)

  3. Bir nesnenin degeri çoklugu, bulunabilirligindeki kolaylik, kullanim alani genisligi v.s gibi özelliklerle deger kazanir. Çöldeki suyun önceligi de , annenin özlenen tarhana çorbasi da bu yüzden ayri bir deger degil mi?

    Dünya üzerinde geçerli tek deger ölçü birimi karsiligi = para olmadigini animsatan bir yorum okudum:) iyi de geldi haa!!!

    emege saglik:)

  4. Bir nesnenin degeri yada önemsizligi, çoklugu, bulunabilirligindeki kolaylik, kullanim alani genisligi v.s gibi özelliklerle nitelik kazanir. Çöldeki suyun önceligi de , annenin özlenen tarhana çorbasi da bu yüzden ayri bir deger degil mi?

    Dünya üzerinde geçerli tek deger ölçü birimi karsiligi = para olmadigini animsatan bir yorum okudum:) iyi de geldi haa!!!

    emege saglik:)

  5. deger ölçülerimiz maddeye dayali olmamali, ya artik suna inaniyorum ki, bazi seyler zamani gelince buluyor insani.bu yazi kaç gündür dikkatimi çekiyordu, ama okumuyordum.bugün okumak geldi içimden ve pisman degilim.bugün ayni sekilde bir kaç yazi daha okuum.tam da bugünkü yikimimi ve yasadiklarimi anlatiyorlar!kaleme saglik..

  6. Maddeye bagli deger yargisi derken ne demek istiyorsunuz açiklar misiniz ? Ben sahsen iktisadi deger yargilariyla hayatin bir nebze de olsa açiklanabilecegini düsünüyorum…

    Tabiki tamamiyla degil, hani satranç gibi, satranç bir strateji oyunudur ve zamaninda komutanlarin yetistirilmesinde strateji kurma yeteneklerini gelistirmek için savas alanina benzer bir ortam yaratilmak istenmistir. Bu da o hesap, yani elbette herseyi açiklamaz ama su var, hepimiz az aci, mümkün oldugunca çok mutluluk isteriz ama bunlarin da belli kisitlar altinda oldugunu bilmeliyiz. Iste benim adini yasamsal iktisat olarak andigim sey bu.

    Sevgili the life,

    hayirdir neden yikim yasadiniz belki yardimimiz dokunur eger sakincasi yoksa bizle de paylasir misiniz ve acaba yaziyla nasil bir iliskisi var onu da merak ettim.

    Yasadiginiz herneyse üzmeyin kendinizi…

    Hepinize iyi aksamlar

  7. ilk olarak sunu söylemek isterim hani su,çöl ve elmas anahtar kelimeleri olan bir bölüm geçiyor ya yazida.orada su elmastan daha degerli..demek istedigim su ki, bence böyle manevi seyler he zaman daha degerli olmali.yoksa size de yaziya da bir lafim yok, yanlis anlasilma olmasin=)

    yikimima gelince, dün kendimi hayallerimden uzakta hissettim bazi olumsuzluklar yüzünden ve yazinizi okuyunca böyle paradoks falan, ne bileyim etkilendm:)zaten dokunsaniz aglayacak haldeydim, etkilenmeye hazirdim ve niyeyse bu yazi beni etkiledi.ayrica tesekkürler, üzülmem=)herkes böyle söylüyor ama korkuyorum.nedeni varsin bende gizli dursun.yardim edilecek bir sey yok ortada ama gene de gerçekten çok tesekkürler!..(saçmaladim mi ne?=))

  8. Yok ben de alindigim için dememistim zaten sadece maddi deger yargisi ile ne kastettiginizi anlamak istemistim. Estafurullah canim ne saçmalamasi öyle sey olur mu? Fakat affiniza siginarak sizi yikima ugratan seyin bir ask hikayesi oldugunu düsünüyorum. Umarim sagliniz yerindedir çünkü gerçekten en önemlisi o. Hayallerinize umarim daha yakin olursunuz bundan sonra 🙂

  9. sagligim yerinde Allah'a sükür.ask…oda var tabi ama bu bambaska.benimle ilgili, kendi içimde.hayallerimse bir bakiyorum benden fersah fersah uzaktalar, bir bakiyorum yanibasimda!ama artik kapatalim bu konuyu olur mu?sizi yeterince mesgul ettim sahsi sorunlarimla,özür diliyorum.

  10. estafurullah ben rahatsiz ettiysem sizi ben de üzgünüm ne demek. Peki kapattik.

    Bu arada sunu eklemek istiyorum çölde suyun, elmastan daha pahali olmasi mi yoksa elmasin genelde daha pahali mi olmasi hangisi daha sasirtici hep kafama takilacak sanirim sonsuza kadar…

  11. ben de kendime sunu sorarim hep:

    Kola 2.5TL Muz 3TL Ya da portakal 2TL

    Kola degil ama meyveler pahali geliyor, neden? (yada bu sadece bana mi oluyor?)

  12. Ben meyvelerin genel olarak insanlara pahali gelmesini suna bagliyorum bir çok insan üzerine asiri kar koyularak satidigina inandigi için diger seylerden daha pahali buluyor.

  13. ben daha çok komplo teorisi modunda bakiyorum olaya. Reklamlarla bunun saglandigini düsünüyorum. örnegin ayni sey alkol içinde geçerli. 1 bira misal 5TL. 3 tane içsem 15 TL ama yine pahali oldugunu hissetmiyorum.

    ama domatese 2 TL vermek rahatsiz edebiliyor beni.

  14. çünkü insanlara empoze edilen sey kola için yada alkol için bir sürü güç sarfediliyor ama bir domates nedir ki alt tarafi topraga iki fide atiyorsun yagmur yagiyor büyüyor oysa çiftçinin topraga verdigi emek paha biçilemez!!!

  15. konuya ben de dahil olayim o zaman.beni de sigara örnegi çok rahatsiz ediyor.ben sigaradan hiç hoslanmam ama bakiyorsunuz adam zügürdüm diyor, efkarli ya güya elinde üç dal sigara birden:)bi paket sigara en az 5-6 lira heralde tam bilmemekle birlikte..velhasili bu insanlarin önemsedikleri seye bagli,bahane ço…k.

    kemal bey size gelince, öncelikle konuyu kapattik sözde ama laf gelimi de olsa üzülmeyin, ben alistim her nefeste biraz daha batmaya ve yorgun uyanmaya, zarari yok!sorunuza verecegim cevapsa,bir soru isareti esliginde bir -iki kelimecikten ibaret.ikisi de!ikisi de sasirtici.elmas neden degerlidir ki aslinda?ya da altin,ya da para..bence takas usuü gelistirilmeli ve o kullanilmaliydi.en azindan insanlar kagit parçalari olmadigi için açliktan ölmezdi bir tarafta.bakin o zaman enflasyon bilmem ne oluyo mu=)yanlis miyim?

  16. kusura bakmayin sevgili @the life ama izninizle dahil olacagim konuya.

    elmas, altin vs dogada az bulunduklari, elde edilmeleri zor oldugu için degerliler. Bugün barter uslü dedikleri takas sistemi de olsa degisen bir sey olmayacak ki?

    1 kilo domatesin karsiligi 1 gram altin olacak, 1 gr elmasin karsiligi 10 kilo domates…

    bugünlerde banka karti reklami dönüyor. Adamcaiz para diye keklik kullaniyor, harciyor. Malum tasimasi, korumasi, kollamasi çok zor. Iste paranin kesfedilme sebeplerinden bir kaçi…

    degisen hiç bir sey olmayacak.

    Oysa bahsettigim kola, fanta, bira fiyati ve sebze ürünleri fiyatlari kiyaslamasinda önemli olan faktör KAPITALIZM.

    Aslinda sizin kagit parçasi diye kizdiginiz sey de para degil, kapitalizm bence.

  17. serkan bey;

    altin ve gümüs sistemi metal para dönemine ait, takas dönemi degil. altin ve gümüs para olarak kullanilmis zaten.

    takas denilen olay m.ö insanlar ellerindeki mallarin faslasini, ihtiyaci olan malla degis tokus etmesidir. yani karsilikli ihtiyaç söz konusu olmali.

    sevgili the life,

    takas sistemi özenilcek bir sistem degil.. düsünsene takas sistemi dünyada islev, diyelim ki sende bir ögretmensin ve manava gittin meyva alcaksin,,,, senin bilgilerine ihtiyaç duyan bir manavci bulman gerekicekti… diyelim ressamsin ve tras olucaksin, senin resimlerini seven, ilgi duyan bir kuaför bir kuaför bulman gerekicekti… bu örnekle ruzar gider böylelikle…

    bu kola- meyva konusuda mallarin esneklikleriyle alakali bir durum.

    esnekligi 1'den küçük olan mallara inelastik mallar denir. zorunlu mallarin esnekligi 1'den küçüktür. ( ekmek, su gibi meyva da bu gruba dahil ), fiyati arttirsak bile, talep degismez.

    esnekligi 1'e esit olan mallara birim elastik mallar denir. kullanicilarin, fiyat degisimine tepki olarak taleplerini ayni oranda degistirdikleri mallardir. (kola mesela) kolanin fiyati arttiginda tüketici onsuzda yasayabilir, almayabilir)

    esnekligi 1'den büyük olan mallara elastik mallar denir. lüks mallarin esnekligi 1'den büyüktür.

    bir de tam elastik ve tam inelastik mallar vardir:

    tam elastik mallarin esnekligi sonsuz, tam inelastik mallarin esnekligi ise tanimsizdir. tek bir fiyat seviyesinde talep gösterilen mallarda en ufak bir fiyat degisiminde talep sifirlanir (bunlar tam elastik mallardir). bazi mallar da fiyati ne olursa olsun tüketilir. bunlarin esnekligi de sifirdir. bu mallara en yaygin örnek insülin kullanimi mesela…

    zorunlu mallarda (esnekligi 1'den küçük olan mallar) fiyat fazla oynamaz. oynadigi anda etkilenirsin çünkü almak zorundasin. ama bir kola 10 lira oldu almassin içmessin olur biter. kolaya ihtiyacin olmadigindan sana pahali gelmiyor. bir meyvaya ihtiyacin var ama.

    ha bir de, sevgili the life,

    enflasyon (hiperenflasyondan bahsetmiyorum), bazi durumlarda iyilestiricidr, sanildigi gibi her zaman kötü degildir. öyleki bazi durumlarda krizden kurtulmanin tek yolu enflasyondur. öcü gibi düsünüp korkmayin.

  18. sevgili the life ve serkan bey izninizle ve özür dileyerek konuya bende dahil olacagim =)

    serkan bey;

    altin ve gümüs sistemi metal para dönemine ait, takas dönemi degil. altin ve gümüs para olarak kullanilmis zaten.

    takas denilen olay m.ö insanlar ellerindeki mallarin faslasini, ihtiyaci olan malla degis tokus etmesidir. yani karsilikli ihtiyaç söz konusu olmali.

    sevgili the life,

    takas sistemi özenilcek bir sistem degil.. düsünsene takas sistemi dünyada islev, diyelim ki sende bir ögretmensin ve manava gittin meyva alcaksin,,,, senin bilgilerine ihtiyaç duyan bir manavci bulman gerekicekti… diyelim ressamsin ve tras olucaksin, senin resimlerini seven, ilgi duyan bir kuaför bir kuaför bulman gerekicekti… bu örnekle ruzar gider böylelikle…

    bu kola- meyva konusuna gelince bu tamamen mallarin esneklikleriyle alakali bir durum.

    esnekligi 1'den küçük olan mallara inelastik mallar denir. zorunlu mallarin esnekligi 1'den küçüktür. ( ekmek, su gibi meyva da bu gruba dahil ), fiyati arttirsak bile, talep degismez.

    esnekligi 1'e esit olan mallara birim elastik mallar denir. kullanicilarin, fiyat degisimine tepki olarak taleplerini ayni oranda degistirdikleri mallardir. (kola mesela) kolanin fiyati arttiginda tüketici onsuzda yasayabilir, almayabilir)

    esnekligi 1'den büyük olan mallara elastik mallar denir. lüks mallarin esnekligi 1'den büyüktür.

    bir de tam elastik ve tam inelastik mallar vardir:

    neyse konuyu uzatmadan,

    zorunlu mallarda (esnekligi 1'den küçük olan mallar) fiyat fazla oynamaz. oynadigi anda etkilenirsin çünkü almak zorundasin. ama bir kola 10 lira oldu almassin içmessin olur biter. kolaya ihtiyacin olmadigindan sana pahali gelmiyor. bir meyvaya ihtiyacin var ama o sebeble pahali geliyor. ekmek mesela tanesi 5 lira oldugunu düsün ayni anda kolaninda 30 lira oldugunu düsün zam geldi ikisinede. snei hangisi etkiler….

    ha bir de, sevgili the life,

    enflasyon (hiperenflasyondan bahsetmiyorum), bazi durumlarda iyilestiricidr, sanildigi gibi her zaman kötü degildir. öyleki bazi durumlarda krizden kurtulmanin tek yolu enflasyondur. öcü gibi düsünüp korkmayin =)

  19. Güzel yorumlar için hepinize tesekkürler arkadaslar. Çok güzel bakis açilari gelistirmissiniz. Serkan Bey'in bira ve domates paradoksuna ise ben de cevabimi esneklik ile verecektim açikçasi. Zetthdark arkadasim benden evvel davranmis. Bira için esnekliginiz daha düsük olmali Serkan Bey. Zira her marka bira almiyor olabilirsiniz ve meyveyi ikame edilmesi daha kolay düsünüyor olabilirsiniz. Tabiki biranin ve domatesin üretiminde katlanilan maliyetleri de düsünmeliyiz. Bununla ilgili bir yazi yazabilirim aslinda 🙂

  20. Enflasyonla 30 yil yasamak zorunda kalmis bir millet için enflasyonun soguk bir laf olmasi ise elbette kaçinilmaz. Fakat, para ile ilgili bir yazi yazmayi düsünüyorum ilerleyen günlerde 🙂 bu tarz sorular gerçekten konuyu güzel yerlere götürüyor.

  21. benim savundugum sey tam anlasilamamis galiba.sadece ben suna karsiyim.sirf maddi yönden yeterli olamadigi için açliktan, yoksulluktan ölen insanlar var.öte yandan öyle adaletsiz bir gelir dagilimi var ki!kimi sefalet içinde, kimi sefa.bakiyoruz kadinin teki çikmis talevizyona, yari üryan sehvetli sehvetli dolasiyo ve milyarlari cebe indiriyor iki dakikada.diger tarafta ise yillarca çalismis, okumus bir insan en yüksek bir kaç bin falan aliyor.hani madem ki böyle bir sistem gelisti yeryüzünde ve bu da düzeni altüst ediyor, o zaman olmasin daha iyi bu elmasidir, altinidir bilmem neyse iste!insandan daha önemli olabilir mi ya?insanliktan kiymetli mi?..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here