Ey Milletim, Ben Mustafa Kemalim!

21
186

EY MILLETIM

BEN MUSTAFA KEMAL’IM

Çagin gerisinde kaldiysa düsüncelerim

Hala en hakiki mürsit, degilse ilim

Kurusun damagim, dilim

Özür dilerim

Unutun tüm dediklerimi

Yikin diktiginiz tüm heykellerimi

 

Özgürlük hala

En yüce deger degilse eger

Prangali kalsin diyorsaniz köleler

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

 

Yoksa çagdas medeniyetin bir anlami

Orta çaga tasimak istiyorsaniz zamani

Bas taci edebiliyorsaniz

Sanatin içine tüküren adami

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

 

Yetmediyse acisi, siddetin savasin

Anlami kalmadiysa

Yurtta sulh, dünyada barisin

Eger varsa ödülü, silahlanmayla yarisin

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

 

Özlediyseniz fesi, peçeyi

Aydinliga yegliyorsaniz  kara geceyi

Hala medet umuyorsaniz

Sihtan,  seyhten, dervisten

Sifa buluyorsaniz

Muskadan, üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

 

Esit olmasin diyorsaniz  kadinla, erkek

Kara çarsafa girsin diyorsaniz

Yobazin gazabindan ürkerek

Diyorsaniz ki okumasin kadinimiz, kizimiz

Budur bizim alinyazimiz

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

 

Fazla geldiyse size hürriyet, cumhuriyet

Özlemini çekiyorsaniz saltanatin, sultanin

Hala önemini anlamadiysaniz

Millet olmanin

Kul olun, ümmet kalin

Fetvasini bekleyin seyhülislamin

Unutun tüm dediklerimi

Yikin bütün heykellerimi

Rahat birakin beni,

RAHAT BIRAKIN BENI…

 

Sair: Süleyman Apaydin

21 YORUMLAR

  1. Yazinin sonunda hata vardi düzelttim. Ayrica bu siirin en güzel okundugunu düsündügüm videoyu da yaziya ekledim. Umarim görüntülenmesinde sorun olmaz.

  2. ben bu siire bayildim sairin yüregini kutluyorum bence dillerde tespih olmali, yüreklere kazinmali, böyle bir siir yazabilmek için yüreginde hissetmeli, özümsemeliki duygulari bu kadar dogru aktarabilsin tesekkürler süleyman apaydin tesekkürler.

  3. Siz beni halâ anlayamadiniz .

    Ve anlamayacaksiniz çaglarca da…

    Hep tutturmus "Yil 1919, Mayisin 19u" diyorsunuz.

    Ve eskimis sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .

    Mustafa Kemâli anlamak bu degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil.

    Birakin o altin yapragi artik,

    birakin rahat etsin anilarda sehitler.

    Siz bana, neler yaptiniz ondan haber verin.

    Hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin ?

    Mustafa Kemâli anlamak yerinde saymak degil.

    Mustafa Kemâlin ülküsü, sadece söz degil.

    Bana, mustular getirin bir daha,

    uygar uluslara esit yeni buluslardan..

    Kuru söz degil, is istiyorum sizden anladiniz mi ?

    Uzaya Türk adini Atatürk kapsülüyle yazdiniz mi ?

    Mustafa Kemâli anlamak avunmak degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil.

    Halâ, o, acikli agitlar dudaklarinizda,

    halâ oturmus, 10 Kasimlarda bana agliyorsunuz .

    Uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin !

    Uluslar, fethine çikiyor, uzak dünyalarin..

    Mustafa Kemâli anlamak gözboyamak degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil..

    Beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz ;

    laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil.

    Bilim agartsin saçlarinizi.. Kitaplar..

    Ancak, böyle aydinlanir o sonsuz karanliklar…

    Mustafa Kemâli anlamak aglamak degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil.

    Demokrasiyi getirmistim size, özgürlügü..

    Görüyorum ki, halâ ayni yerdesiniz, hiç ilerlememis,

    birbirinize düsmüssünüz, halka egilmek dururken.

    Hani köylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gülen ?

    Mustafa Kemâli anlamak itismek degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil.

    Arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla.

    Bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla.

    Bu vatan, bu canim vatan, sizden çalismak ister,

    paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !

    Mustafa Kemâli anlamak aldatmak degil,

    Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz degil…

    (alintidir)

  4. iste övülesi bir yürek daha keske kimin yazdiginida bilebilseydik deliseyim o zaman bilfiil kendisine yürekten tesekkürlerimizi ismine sunabilirdik.

    iste delisey diger siirdeki yorumumda utaniyorum izindeyiz demeye dememin sebebi.

    ATA, dan vede ilkelerinden ulus olarak hiç bir sey ögrenmemisizki hala feryat edercesine agit gibi siirler dökülüyor dudaklarimizdan. bu millet HAK, larini savunmayi ögrenmedigi, sesi yüksek kavallarin pesinden gittigi sürece daha çok agitlar yakip timsah gözyaslari dökecegiz.

    kendimizi aldatmaktan vazgeçip dürüstçe itirafla özelestiri yapmayi ögrendigimiz zamanlarda kendimize vede milletimize faydamiz dokunacak.

  5. ANLAYAMADIKLARIM:

    seyh olmak için ne yapmamiz gerekiyor acaba bunu bilemdim.

    sunu her zaman çok merak ediyoum. seyh nasil olunur ve kimdir bunlar ve onlar nasil olmusta seyh olmuslar bunu pek iyi anlayamadim bir türlü.

    mesela insan çok okur ve çok çalisir o kisiler mesleginin profösörü olurlar bu bellide su seyhligi bir türlü bende anlayamadim yoksa buda soydan babadan ogulami geçiyor dersek ben ve bütün insanlik Adem peygamberin soyundaniz ve onun torunlariyiz bunuda kimse inkar edemez çünkü kurandan anlasilan budur. olmasina ragmen.

    illaki ibrahim , yakup, musa , muhammet, peygamberlerin soyundanmi olmamiz gerekiyor seyh oglu seyh olmak için bunu da anlamis degilim ve seyyit oglu seyyit olmak olabilmek için derim.

    ben derim ki madem ki hepimiz hazreti Ademin çocuklariyiz ve onun soyundaniz o halde bizler hepimiz seyh oglu seyhleriz olduguna göre biz seyhhiz diyenler kendilerini hep üstün görenler yoksa onlar acaba seytanin çocuklarimidir diyorum.

    mademki olar kendilerini diger insanlardan ayirip kendilerinde bir tür üstünlük tasliyorlar el etek öptürüyorlar ve kendilerine secde dahi ettiriyorlarsa demek ki onlar hazreti Ademin soyundan degil onlar herhalde seytanin soyundandirlar. oldugu ortaya çikiyor ve onlar kayit disidirlar yani insanlik disidirlar ve insanligi dogru yoldan saptiranlardir dersek hiçte yanilmis olmayiz.

    onun için Adem peygamberin soyundan doganlar hayatta en hakiki mursit ilimdir diyor iste Atatürk ve ne kadar kurani olan ilmi bir sözdür bu, bende Adem peygamberin soyundanim bende aynisini söylüyorum derim.

    Allah bir, peygamber hak, kitabim kuran, dinim islamdir, benim baska sözüm yok.

    not: sizlerden sunu rica ediyorum eger mümkünse su seyh lik nasil olmustur onu arastiralim da bilmeyenler bunu da ögrenmis olsunlara derim.

  6. Eger etrafinizda okumamis, bilgisiz ve cahil kalmis insanlar varsa bunlarin dini duygularini kendi amaçlariniz dogrusunda kullanip seyh olabilirsiniz. Baska bir özellige gerek yok.

  7. Her mümin Peygamberimizin varisidir.

    http://www.sorularlaislamiyet.com

    soru: Tasavvufa göre “seyh” ve “mürid” kavramlarina açiklik getirir misiniz?

    cevap: Seyh, yol gösteren arif kisi, (1) mürid ise, seyhe bagli kimse anlamindadir. (2) Seyh (mürsid), insanlari halktan Hakka ulastirmada bir rehber, bir kilavuzdur.

    Okulda hoca ne ise, dergâhta mürsit de odur. Hoca, daha çok akla hitap eder.

    Mürsit ise, ruhla mesgul olur. Mürsidin yüzü nuranî, sözü Rabbanîdir. (3)

    not: arapça kökenli ve farisi kelimelerin yanina parantez içinde türkçe karsiliklarini yazacagim. D.T.

    Mürside, su zâviye (köse,bucak küçük tarikat yapisi) den bakmak isabetli olacaktir: “Üstad (ulasmis) ve mürsid (yol gösterici)

    masdar ve (ulastirici yol gösteren) menba (kaynak yani ALLAH) telakki ( kabul edilmemek gerekir) edilmemek gerektir. mazhar ve ma’kes olduklarini bilmek lazimdir.( ancak ALLLAH,tan gelen bilgiyi ulastiran olduklarini bilmek lazimdir.)

    Mesela, hararet ve ziya,(isik ) sana bir ayine (ayna) vasitasiyla gelir. Sende, günese karsi minnettar olmaya bedel, ayineyi masdar(gerçek) telakki (kabul) edip, günesi (gerçek kaynagi ALLAHi ) unutup. ona minnettar olmak divaneliktir
    .
    Evet, ayine (ayna) muhafaza edilmeli, ( evet bilgiyi verene saygi duyulmali ) çünkü mazhardir.( ehildir ) Iste, mürsidin ruhu ve kalbi bir ayinedir. Cenab-i Haktan gelen feyze (bilgiye) ma’kes(ayna olur yansir, yansitir ) Müridine aksedilmesine de vesile olur. Vesilelikten fazla feyiz noktasinda makam verilmemek lazimdir.” (4)

    (son cümle çok önemli araci olmasindan baska makam vermemek gerekir.)

    eger halk bir makam yakistirip kiside o makami kendine rütbe edinirse o allahin bilgisini rütbe için kendine araci yapiyorsa bizden degildir. diyor.

    http://www.nedirnedemek.org

    1. Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulasmis olan kimse, tarikat büyügü veya tarikat kollarindan birinin basinda bulunan kimse.
    2. Arap kabile ve asireti baskani.
    3. (en) Sheik.
    4. (en) Sheikh.
    5. (en) Head of a group of dervishes. sheik. sheikh.

    http://www.forumuz.biz

    Tarikat büyüklerine verilen ad. Kimi Arap boy beylerine de seyh denir. Tarikat kurucularinin ve ulularinin, din bilginlerinin, Müslüman saygin kisilerin birçogunun adlarinin basinda seyh unvani vardir.

    RAHMI bey dilim döndügünce bilgim dahilinde kaynaklarin yardimi ile yazmaya çalistim.
    bana göre seyhlik artik dünyada yeri kalmamis cahillerin ragbet ettigi din simsarlarinin elinde allahin bilgileri oyuncak edilmis yalan, yanlis bilgilerle insanlarin parasina göz dikmis bir çesit hirsizlarin sifati olarak kalmistir.

    özellikle dogu bu konuda muzdariptir. ve bana göre bunun tek sorumlusuda devlettir yillardir doguya gereken egitim, saglik, gibi önemli konularda dogu hep gözardi edildigi için ne yapsin millet nerde çare görüyorsa küçük bilinci ile bu tür sarlatanlari bastaci etmistir. aci ama gerçek.

  8. sizlere çok tesekkür ederim.

    dediginiz gibi her mümin peygamberin varisidir buna gönülden katiliyorum.ve ilmi ölçüde budur.

    mesela bu günün bir siyaset adami bizim hoçalar kari, ile parayi, çok seviyorlar demisti.

    iste bunlardir halki cahil birakip ta onlari Allah ile aldatan kara yobazlar ve o halkin sirtindan kazanip kendilerine yüzme havuzlu villalar yapanlar iste bu yoluda onlara tikamak gene bu peygamber varislerinin insanlik görevidir.

    ve bunun içinde birseyler yapilmasi gerektigi görülüyor, ve o mazlumlari bunlarin elinden ve zulmünden kurtarmak en büyük insanlik borcumuz olmalidir, çünkü Allah sadece peygambere önem veriyor.ve birde gerçek müminlere deger veriyor.

    peygamberlerin soyuna degil, ve ilimi öçü budur. onun için olacak ki yüce Allah bir ayetinde de aklinizi isletin gözünüzü açiniz diyor diger insanlara iste bu sahtelere aldanmamak için bir uyaridir olduguda bir asikardir derim. selamlar.

  9. ATATÜRKü anlamak…

    “Anlamak, kavramak ve içine sindirmek iste var olmanin baslangici .”
    Diger yarisi ise, yasam süreci içinde uygulamak için sartlari olusturmaktir.
    Günümüzün Türkiye’sinde fertler olarak bizler ne yapiyoruz?

    Her 10 Kasim’da bir günlügüne Ankara’da Anitkabir’e, diger kentlerde ise Atamizin huzuruna meydanlara gidiyor saygi durusunda bulunuyoruz.

    Dogrusu bu ama orada saygida bulunmak, ancak simdiye kadar görevini yerine getirmis, ilelebet bu ülkenin refahi, huzuru ve inkisafi için ruhu ve bedeni ile laik düzende Cumhuriyeti korumaya and içenlerin hakli gururu olmalidir.
    Digerleri ise sadece takiye için orada göstermelik durmakta ve her firsatta bu ülkenin düzenini bölünmez bütünlügünü, rejimini yikmak için beklemektedir.

    Mustafa Kemal’i anlamak, sindirmek ben Atatürk’çü, ben laik’im demekle olmaz.
    Tarih sayfalarini kurcalamak, ülke geçmisini tekrar, tekrar okumak, animsamak ve Mustafa Kemali söyledigi her deyisi defalarca yorumlayarak gelecege tasimakla olur.

    Mustafa Kemal 1919’ da Samsuna çiktiginda yikilmis bir Osmanli Devleti, paylasilmis bir Türkiye, Anadolu’da sefalet, irtica, çete ve isyanlar, silahsiz ve yorgun asker vardi.
    O mavi gözlü genç Komutan, hiçbirine aldiris etmeden sadece yüreginde ki “vatan askini” ülke insanina vererek “7 düveli” denize döküp bu vatani kurtardi.

    Ya simdi bizlerde ne var?
    Onun emaneti laik bir Cumhuriyet.
    Onun emaneti güçlü bir ordu.
    Onun emaneti ay yildizli bayrak ve ülke topragi.

    Biz eger milyonlarca sehit kani ile kazanilmis bu topraklari ve düzeni koruyamayacak isek, hangi yüz ile Anitkabir ve Atamizin huzuruna 10 Kasimlarda çikiyor, hangi yüzle Atam izindeyiz diyoruz?

    Gelin bir kez daha onu su deyisiyle içimize sindirerek anlayalim ve analim.

    EFENDILER !
    “ Eger bu millet, bu memleket
    parçalanacak olursa genel serefsizligin
    enkazi altinda sunun bunun sahsi
    serefi de parça, parça olur.
    Biz o genel serefi kurtarabilmek için
    harekete geçen millete ruhunuzla katildik.
    Katilmamiza mani olabilecek sahsi rütbeleri,
    mevkileri de genel serefi kurtarmaya yönelik
    bir gaye ugruna feda ettik.
    Bunu anlamayip da milleti hala kendi kafalarinin
    keyfine göre idare etmeye kalkisan kuvvetler,
    artik birer beladir.
    Bela çekmeye de bu milletin artik
    tahammülü kalmamistir.
    * * *
    “ Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet, memlekete ihanettir.
    Mustafa Kemal ATATÜRK

    (Turgay ALP Köse yazisidir)

  10. Günaydin doslar günaydin güzel insanlar…

    Iyracim ellerine yüregine saglik canim…

    Sevgili murat video, siiri çok güzel tamamlamis…

    Ellerine yüregine saglik canim…

    Muratcim begen butonunu kullanamiyorum bir sorun var galiba…

    Kayinvalidem hasta sürekli hastanelerdeyiz…

    yani durumu pek iyi degil…

    Rabbim bütün hastalara yardim etsin…

    Pek giremiyorum dergiye bakabildigim zamanlarda da …

    yorum yapmaya zamanim olmuyor, yorum önemli benim için…

    Paylasim, söhbet o, yüzden hiç degilse begen butonunu kullanarak katilmak istiyorum… Ama kullanamiyorum…

    Canim ya ellerinden öper gibi gözüküyor…

    Deliseyim senin yazdigin siiiride çok begendim…

    Ellerine yüregine saglik canim…

    Sevgiyle kalin tüm dostlar…

  11. emel geçmis olsun çok kayinvalidene. sifalar versin yaradan. sende sevgi ile kal.

    ya bu arada sana hitap konusunda sikinti yasiyorum. eger müsaade edersen Emelcan demek geliyor içimden:)

  12. laf lafi açar derlerya bizde bu sohpete birseyler daha katalim.

    Atatürk insanlara deger vermis insanligin hizmetinde çalismayi amaç edinmistir. romanya disisleri bakani ile yaptigi bir konusmada insanlik ailesinin yerini ve degerini su sözlerle belirtmistir:

    insan mensup oldugu milletin varligini ve mutlulugunu düsündügü kadar bütün dünya milletlerinin huzur ve refahini düsünmeli ve milletinin mutluluguna ne kadar kiymet veriyorsa, bütün dünya milletlerinin mutluluguna hizmet etmeye elinden geldigi kadar çalismalidir.

    bütün akilli adamlar taktir ederler ki bu yolda çalismakla hiç bir sey kaybedilmez. çünkü dünya milletlerinin mutluluguna çalismak, bir yoldan kendi huzur ve mutlulugunu temine çalismak demektir.

    hulisi köymen: kaynak: uludag dergisi, 1941

  13. dine seyhler degil milli hukuk devleti hakim olmali.

    din ve toprak kavgalari aslinda para ve çikar kavgalaridir saltanat kurmak kavgalaridir.

    saltanatci olanlar sizi dünya hakimi yapacagim, dünya insanlari sizin ayaklariniza kapanacak atinin özengilerini öpecekler diye gaza getirip halkini aldatir.

    seyhlerde bir cennet birde cehennem ortaya koyunca ben sizi cehennemden kurtarip cennetlere götürürüm amaci ile halki yaniltirlar bir yerlerde bir kurtarici gibi mekan tutarlar bu yerler bir sekliyle bir balikçinin balik tumak için denize ag kurmasi gibi bir tuzaktir.

    yani halkin parasini kendilerine akitmak için kurduklari bir hileli düzenektir bu tuzaga yakalananlarimiz pek çoktur. onun için seyhler üçer beser kadin aliyorlar ve onlara bu yollarla bakiyorlar gelsinde bir fabrikada isçi olarak benim gibi sekiz saat on saat çalissin en az iki saatinide ise gidip gelmek için otabüslerde çile çeksin de göreyim onlarin boyunu posunu.

    çünkü halk din yemiyle çok kolay avlaniyor onlarda bu kurguyu kurmuslar ve keyif sürüp dururlar ve saltanat sürüyorlar dersek yeridir.

    Atatürk karma ekonomi demistir ama buna sahip çikan bir öncülük yapan da olmamistir ve milletin haklarin çalan çalana götüren götürene olunca millet meclisi kurtlar sofrasi olunca bu islerde böyle oluyor .

    onun için yüce Allah aklinizi isletin gözünüzü açin diye bosunami söylüyor iste hesap ortada hani uluyu dinlemeyenler ulur kalir derleya iste hayat ortada agam is kuracakta bana is çikacak ölme esegim ölme hesabi daha çok bekleriz agamin keyfini.

    sen millet olup açma gözünü bir seyler yapmaya çalisma elbetki o zaman kula kul olunur Allah onun için diyor benden baskasina kul olmayin diyor biz kullugu hep yanlis anlamisiz her nedense .

    artik akilli insanlar biraz düsünsünler. onun için Allah siz hiç düsünmezmisiniz siz akletmezmisiniz diye bizleri böylede uyariyor ama bizler gidip seyhler tapinca netice bu olur elbet.

    hani Atatürkün kurdugu 550 adet cumhuriyet halk evleri onlari bosuna kurmadi herhalde oyun olsun diye kurmadi onlari halkin kaynasmasi için kurdu onlari ve birileri onlari amacindan saptirp birde yok ettiler ve onlarin etkinliginide kaybettik simdi araniyaruz (yitirdim yarimi aman araniyorum) (türküsünü söyleriz artik)

    Atatürk kurani bunun için türkçelestirdi ve onu devlet eline verdiki bu seyhlerden devrislerden beceriksiz siyasetçilerden ve benzerlerinden kurtulalim diye isi ehline verelim diye.

    eger devlet dine geregi gibi sahip çikarsa ve karma ekonemiyide milleti için kurarsa ne saltanat kalir nede din yobazlari nede siyaset yobazlari ve kurtuluruz bu zulümlerin her türünden her sey benim olsun diye degil daima bizim olsun diye planlanip gereken mücadele verilirse zafer insanligindir derim.

  14. ATATÜRK VE ONUN KARMA EKONOMISI NEYDI ACABA

    okunan siirler güzel ve sözlerde güzel hepsi güzelde birde bu islerin ekonomi yönüde onlar kadar güzel olmayinca bütün sözler ve siirler metiyeler hep boslukta kaliyorlar.

    onun için biz Atatürkün kurmayi tasarladigi ve de planladigi ve onun adina KARMA EKONOMI, dedigi esas meseleyi iyice arastiralim ve onun nasil bir sey oldugunu iyice anlayalim ve onu mutlak bulalim ki bu isler tamam olsun derim.

    çünkü bu karma ekonomi nasil birseydi Atatürkün kumayi tasarladigi bu nasil bir milli birliktelikti onunla bu ticari alanlarda halki bir birrine o nasil bir yöntemle baglamak istemisti bizler bunuda iyice arastiralim ve onuda bulalim ve onu kuralim ki biz bu cumhuriyeti o zaman daha muhkem sekilde yüceltelim.

    ve o zaman bu seyh kültüründen ve onlarin ve üstümüze kurduklari sahte olan din saltanatindan kurtulalim. ve onlarin baskilarindan ve onlarin hakimiyetlerini böyle yikalim bunun baska bir yolu ve yöntemi yoktur derim.

    mesela geçmiste padisahlarda ekonomi yönünden patronlarin köleleriydiler bu cumhuriyet modelide gene bu patronlar sisteminin insafina kalmistir. bu ekonomi sisteminin bir adinada üç kagitçi ekonomiside diyorlar, bu sistemin içinde halk olarak hiç birinin kimligini dahi tanimadan sadece parti baskanlarina güvenerek bu kisileri seçerek millet meclisine bu kurtlar sofrasina onlari gönderiyoruz.

    yani eski hamam eski tas oyunu oldugu açiktir, zenginler gene hep bu mecliste toplanmislar aynen mesrutiyet devri usulünde oldugu gibi, o zaman degisen ve degistirilmek istenen neydi iste bunun sorgulamasini milletçe yapalim. ve birlikte bunlari yapalim ama onu bizler nasil yapalim ve biz neyin nasil olmasini istiyoruz onunda tespitini yapalim ki ona göre bu isin bir uçundan hep birlikte tutalim.

    onun için Atatürkün belirttigi bu karma ekonomi sistemini önce onu bulup onu kurup ve onu isletelim ki o zaman gerçek anlamda cumhuriyet ve demokrasi rejimi kendi rayina otursun. eger hep ortada böyle patron sinifi varsa orada gerçek anlamda ne cumhuriyet olur nede gercek demokrasi olabilir derim.

    mesela sen benim cebimdeki özel parama nasil hükmedersin diye sorarlar adama eger bir milli amacli karma ekonomiyle milletçe bu amaç içinde birlesirsek ve bu amaç içinde bir ticari sistemli bir sekilde bir milli ortaklik sistemini kurarsak bunuda basarirsak iste orada milli iradeli olan gerçek cumhuriyet ve gerçek demokrasi ve laik hukuk devleti olur derim.

    ve o zaman esitlik, hürriyet, özgürlük, istekleri bir masal olmaktan çikar. ve hepsi gerçek olur, onun için su karma ekonomiyi hep birlikte arastiralim. bakalim o nasil bir seymis evvela onu görelim ve gerekenleri o zaman düsünp hep birlikte yapalim derim. çünkü bir takim siirler söyleyip hep onlara takilip kalmayalim ve korkmakla ve kaçmakla hak kazanilmaz o ancak mücadele gerektirir. Atatürk hep öyle yapmistir derim.

  15. Rahmi bey son zamanlarda okudugum yorumlariniz öz den yorumlar yillarin birikimi olan bilginizi iste böyle dogrularla ifade etmeniz gerçekten güzel tesekkürler.

  16. bende uzun uzun yazdim sizleri çok yordum. ama bunlar hepimizin ortak meselesidir onun için sizlere bende çok tesekkür ederim. ve burada mehmet akifin hepimize bir uyarisi var unuda yazayimda bu konuda böyle tatliya baglanmis olsun.

    his yok, hareket yok, aci yok..

    lesmi kesildin? hayret veriyorsun bana…

    sen böyle degildin. feryadi birak,kendine gel, çünkü zaman dar…

    ugraski, telafi edilecek bunca zarar var.

    mehmet akif ersoy (1913)

    hepinize gönül dolusu selamlar. r.ç.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here