Facebook, Msn, Chat Asklari – Sanal Dünyada Ask

2
96

Bos sokaklarda yürüyorum… Bazen bir adam geçiyor yanimdan aldiris etmiyorum. Dar ve aksamin hüznünü tasiyan bu sokaklarda insan yalniz kalinca daha bir duygusal oluyor. Hayattan ne bekledigini bilmeksizin yürümekten baska bir sey gelmiyor insanin aklina. Köseyi dönüyorum. Baska bir uzun sokak. Ama sokagin ucunda bir güzel var. Adimlarimi hizlandiriyorum. Yaklastikça merakim artiyor. Artik çok yakinim, dikkatlice ama “çaktirmadan” bakiyorum ona. Geçip gidiyor gözümün önünden. Sokagin ucunda kayboluyor. Dönüp gidiyorum… Eve vardigimda sorular kafamda dönmeye basliyor. Acaba nerede oturuyor? Bu mahallede mi yoksa? Bir daha nasil görebilirim? Her gün ayni saatte geçer mi bu sokaktan? Binlerce soru sormaya basliyorum. Içimde onun için karsi konulmaz bir merak basliyor.

Ertesi gün ayni saatte ayni yerdeyim. Umutla bekliyorum onu. Yarim saat geçiyor. Mahallede ki herkes önümden geçip gidiyor. Ama o gelmiyor. Umudumu yitirdigim o anda, gözüküyor. Tingir mingir geçiyor önümden. Bu sefer bakislarim daha sahici. Sokagin sonunda kayboluyor. Bu sefer sevinç doluyum. Eve vardigimda ertesi gün nasil tanisirim diye bahane aramaya basliyorum. Küt diye karsina çikamam onun. Uzun süre düsünüyorum ve buluyorum. Ertesi gün yine ordayim…

Yukarida basit bir giris yaptigim bu hikaye artik yasanmiyor. Çünkü kadin – erkek iliskileri gerçek hayattan kopali çok oluyor. Eski mahallenin kizina asik olmalar, es dost toplantilarinda ki tanismalar, okulda ki kesismeler… Hepsi artik yok denecek kadar az. Internet hayatimiza girdi gireli o utangaç halimiz, o sesini duydugumuzda kalbimizin çarpintisini saglayan bulusmalar yerini sanal ortamlarda yapilan sohbetlere, açilan kameralara, ve maillere birakti. Artik kimse kimseyi görmüyor. Yanindan geçerken biraktigi kokuyu duymadan asik oluyor. Bir fotograf, küçük bir yazi, yetiyor asik olmaya. Utangaç toplumda bulunmaz nimet oldu Internet. Artik sokakta beklemek de yok tanismak için, bahane bulmak da… Artik sokaklar ve mahalle meydanlari yerini chat odalari, msn ve arkadaslik sitelerine birakti. “Acaba o kiz bu mahallede mi oturuyor” sorunu kalmadi. Tüm dünya bir mahalle zaten. Türkiye bu mahallede küçük bir sokak sadece. Karsilasmak çok kolay. Bu gün msn’e girer mi umudu, yazdigi kisa nottan çikarilan anlamlar, facebook da profilinden hayatina dair anlamlar çikarmalar var artik. Peki ya ask? Ask var mi, ask?

Tüm bunlarla eskiden yasadiklarimiz karsilastirilabilir mi? Hangisi daha çok ask? Ben ask adina soru sormayi biraktim. Ask meraktan ibaret bir seyse, ikisi de asktir bence. Ama merakin ötesinde hisler girer mevzuya. Yazismalar belki de… Görmedigin ama yazdigin kisiye asik olmak… Eskiden mektup arkadaslari vardi. Birbirini hiç görmeden asik olan insanlar. Onlarda ayni duygularla asik olmuslardi belki de. Bunu nasil tanimlarsin ki? Merakin git gide sevgiye dönüsmesi. Fiziksel beklentilerin yerini paylasilan düsüncelere ve sevgiye birakmasi mesela. Görmedigin kisiye asik olmak böyle bir sey olmali. Düsüncelerin sevismesi. Yani sanal ortam bir bakima duygularin ön plana çikmasini, “ilahi sevginin” var olmasini saglayabilir mi? Mecnun, Leyla’sini, Facebook’da gördügünüzden daha çok mu gördü ki çölleri asti? Yani çag degisti, peki ya ask?

2 YORUMLAR

  1. Yeni cagin getirdigi degisikliklerden direk ve en cok etkilenen insan iliskileri oldu galiba . Ask da nasibini aldi tabi . Kayip kusak olarak da bunun etkilerini en cok yasayanlar biziz ve bu beni cok huzunlendiriyor

  2. Sevmek bir eylemdir yavrum,

    O karsina çiktiginda.

    Nazli bir gül gibi koru,

    Avucunda tut birakma.





    Mantigin nederse desin,

    Kalbine danis, unutma!!!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here