Farkli Ütopyalar

4
79
 

Sicak bir oda, sicak bir kahve, bir kalem ve bir kagit.. Iste hayat!

Bu sikici ve monoton hayatimi güzellestiren dört varlik.. Ne yazacagimi bilmeden vuruyorum yine kalemimi kâgida. Aklimdan geçen düsünce selini ne kadar akitmak istesem de bu bos sayfaya, yapamiyorum sanirim.

 

 Düsünmek… Ne kadar da kolay gelir dile. Bir güçtür düsünmek. Bir eylemdir. Evet, evet, var oldugunun kanitidir düsünmek. Aklindan aldigini, katmaktir yüregine. Ve sevdigin kadar da degil, düsündügün kadar insansin bence. 

 

Peki, her birimizin ütopyasi farkli iken, neden ayni düsünceler altinda toplanmaya çalisiriz? Saçmalik degil mi bu? Hem de alasi.. Her insanin kendine ait dogrulari olmali. Peki, neden kendi dogrularimizi dayatmak için çabalariz sürekli? Sirf kendi ütopyamizi üstün kilabilmek için, çevremizdekileri de ayni duygu ve düsünce merkezlerine çekmek neden? Saçmaliktan da öte bu, “bencillik” 

4 YORUMLAR

  1. dünya da ne kadar insan var ise o kadar da dogru vardir… genel bir dogru degil, bireysel dogrular vardir kisiye özel…. bu yüzden degil mi zaten kin dolu dünyanin dogumu, bize benzemeyen kim varsa ötelemekle baslamadi mi hersey…

    biliyormusunuz hep ormanlara imrenmisimdir.. nasil oluyorda o kadar agaç birbiriyle bu kadar uyumlu yasiyorlar kavga etmeden, bir rüzgar esiyor hepsi birden sallaniyor, rüzgar duruyor hepsi duruyor, bu uyumda bir bilgelik var.. iste ben bu yüzden dünya da sadece yesilligin bilgeligine inananlardanim….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here