Feliçita

2
80

Feliçita

Düsler ülkesinin kraliçesi

Irzina geçilmis salyangozun gözyaslari

Hiç görmedigim, bilmedigim,

Dillerini anlamadigim anlam

 

Suret, kan, tutku, islak dudaklar

Feliçita

Düsler, gündüzleri karartir, ani

Bilirim, bilirim, görürüm hiçligi

Onlara yakisir kan gölünün ( çigligi

Sessiz, sensiz, bensiz, çogalan ötekileriz

Kizil küllerin çocugu,

Destanlarin süzülen, çakir gözlü

Fe         li                 çi        ta

 legin      san-i hafisiyle    zilmis    si

2 YORUMLAR

  1. ihtiyar zeus sizin daha önceki siirlerinizi okumasam kalemnizin lezzetini bilmesem

    eh öyle bir siir derdim.

    ama inanin hayal kirikligina ugradim (hosgörünüze siginarak)

    ve ben bu siirden ki siir oldugundan bile emin degilim.

    tekrar önceki lezzeti bizlere yasatmaniz dilegi ile.

  2. Sevgili dostum, degerli yorumun için tesekkür ederim öncelikle. Bu siirin bir mahzun tarafi vardir, dogrudur, bunun bir de sebebi vardir. Yukaridaki metin senin de dedigin gibi "siir" olma özelligini pek tasimiyor. Bunu üzülerek söylüyorum ama bunun bir nedeni vardir. Bundan yillar önce ben daha 8-9 yaslarindayken TRT-1de hepinizin de bildigi bir program yayinlaniyordu adi "Anadoludan Görünüm". Bu programda tiner çeken sokak çocuklarini gösteriyorlardi. Bu çocuklar Istanbulun atilmislari, kovulmuslari, birakin Istanbula dünyaya sigdirilamayan çocuklariydi. O çocuklardan biri siirle ayni adi tasiyan Al Bano ve Romina Powerin birlikte okudugu Italyanca sarkiyi okuyordu.
    FELICITA

    E TENERSI PER MANO ANDARE LONTANO LA FELICITA

    E IL TUO SQUARDO INNOCENTE IN MEZZO ALLA GENTE LA FELICITA

    E RESTARE VICINI COME BAMBINI LA FELICITA

    FELICITA
    Bu bir ask sarkisiydi ama o çocugun sesi ve anlattiklari zihnimden hiç gitmedi. Bu isyanla örülmüs, tutunamamis, kendi olmaya, umutlarini kovalamaya birakin bunlari hayal etmeye bile izin verilmeyen insanlarin düsünlerini anlatmak için bir seyler yazmaliydim ama bazen konu çok agir oldugunda sözcükler bu agirlik altinda ezilebiliyor, baska bir ifadeyle yazanin sairligi konunun anlatimina yeterli gelmiyor. Ben bu konuyu yillarca zihnimde tuttum, bir türlü dogru ifadeleri bulamiyordum, bu yüzden de yazmiyordum. Ama bir gün o yillar önce Anadoludan Görünüm adli programda izledigim sokak çocugunu programin o zamanki sunucusu bulmus ve nostaljik bir bölüm hazirlayip o çocugu tekrar gösterdi. Ben bu programa tasadüfen rastladim. Programin sunucusu yillar önce okuttugu feliçite sarkisini tekrar okuttu. O çocuk artik yaslanmis 40 yaslarinda bir adam olmustu ama sesindeki o kiriklik ayni duruyordu. yasamimda ani bir geri dönüs yasarken yukaridaki metin çikti ortaya. Dogrudur "siir" olma özelligini pek tasmiyordur, lakin böyle bir an yasanmasaydi bahsi geçen konuyla ilgili bir siiri belki de hiç yazamayacaktim. Bu yüzden benim için çok önemli bir yeri olan yukaridaki metin, sizin siir zevkinizi baltaladigi için özür dilerim. Ben siirimi yazdiklarimin yaninda yazamadiklarimla birlikte okudugum için benim için özeldir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here