Gelecegin Sopranosu Burcu Kurt Ile Röportaj…

10
44

Gelecegin Sopranosu(1)

Geçtigimiz günlerde bir genç kizla söylesi olanagi buldum, kizimizin adi Burcu Kurt. Burcu, ‘Güzel Izmir’in güzel kizlarindan birisi. Fotograf sanati sayesinde tanistik Burcu’yla, fotograf dostu oldugu için zaman buldugunda arkadaslarina gönüllü modellik yapiyor, ama esas hedefi model olmak degil, kendisi iyi bir opera sanatçisi olmayi hedefliyor. Burcu, bana La Diva Turca(2)’yi yani geçmis dönemin en ünlü Türk Opera Yildizi Leyla Gencer’i hatirlatti. Iste gelecegin sopranosu Burcu’yla yaptigimiz kisa söylesiyi ve hedeflerini asagida okuyabilirsiniz.

Sakarpiyon – Artik tanisma faslini geçtigimize göre, ilk soruyu sorayim. Neden Opera? Yani bir insan neden opera sanatçisi olmak ister?

Burcu Kurt – Güzel bir soru, çocuklugumda okul korosunda yer aliyordum ve sarki söylemeyi çok seviyordum. Bir gün gerçekten iyi sarki söylemek için konservatuarda(3) okumam gerektigini düsündüm ve sinavlara girdim.

S – Ailenin katkisi neydi bu seçimde, seni sarki söylemen için tesvik ettiler mi veya özel dersler için yönlendirdiler mi veya ailende müzisyen, sarkici kisiler var miydi, kisacasi müzik aile geleneginiz miydi?

B.K.- Hayir, ailemde müzikle ugrasan hiç kimse yoktu, yani aile gelenegimizde böyle bir sey yok. Annem ve babam sanatsever insanlardir, ama bu seçimde onlarin hiç etkileri olmadi, aksine konservatuar seçimim onlarin tepkisiyle karsilasmama neden oldu?

S- Yani ailen senin konservatuara gitmeni istemedi mi?

B.K.- Annem ve babam ögretmendi, benim de konservatuara girmem onlarin kâbusu oldu. Özellikle matematik ögretmeni olan babam bunu asla kabullenmedi. Benim matematik üzerine egitim almam gerektigini düsünüyordu.

S- Neden, matematikte müzikte oldugundan daha mi basariliydin?

B.K.- Aslinda matematikte de müzikte de basariliydim, ancak lise yillarimda sirf babama inat, matematikten düsük notlar almaya çalisiyordum. Böylece benim matematik okumak için yetersiz oldugumu düsünmelerini istiyordum.

S- Peki sonra ne oldu? Liseden mezun olunca Konservatuara mi basladin?

B.K.- Evet, o zaman da kiyamet koptu. Babamla aramizdaki tüm baglar gevsedi, yaptigimi kabullenemedi ve benimle iletisimi neredeyse tamamen kesti.

S- Artik hiç görüsmüyor musunuz?

B.K.- Su anda zaten yurtdisinda okuyorum, dolayisiyla iyiden iyiye azaldi görüsmelerimiz.

S- Evet bir de yurtdisi hikâyen var, onu da dinlemek istiyorum. Ama önce konservatuar yillarini anlat lütfen.

B.K. – 9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuari’ni kazandim. Çok degerli hocalarla çalisma olanagi buldum. Babam maddi  yönden çok fazla yardimci olmuyordu. Manevi destegini  tamamen kesmisti zaten. Bu nedenle zaman zaman çalismak, yani para için sarki söylemek zorunda kaldim. Her türlü zorluga ragmen okulu basariyla bitirdim.

S- Yani Izmir kulüplerinde sahne mi aldin?

B.K- Dogru, Izmir ve civarinda otellerde, barlarda ve dügünlerde sahneye çiktim, popüler müzik söylüyordum.

S- Iyi para kazanabiliyor muydun?

B.K.- Açikçasi ancak ihtiyaçlarimi karsilayabilecek kadar kazaniyordum, fakat çok yorucu bir hayatti. Zaten çok uzun sürmedi bu fasil, çünkü orada sesinizi çok yipratiyorsunuz, bu da benim gibi hedefleri olan birisi için kötü sonuçlar dogurabilecek diye çabuk vazgeçtim.

S- Hedeflerin nedir?

B.K.- Öncelikle iyi bir soprano olmak ve dünyaca taninan operalarda yer almak istiyorum. Zaten bu nedenle de yurtdisinda okumayi seçtim, basarirsam sanat yasamima yurt disinda devam etmek istiyorum.

S- Türkiye’de aldigin egitim bu hedeflerin yetersiz mi kaliyordu?

B.K. – Yetersiz demek buradaki egitimi ve hocalarimi küçümsemek olur, ama hedefiniz bu kadar büyükse daha fazlasina ihtiyaç duydugunuz kesin.

S- O zaman da kendini gelistirmek için yurtdisini mi tercih ettin?

B.K- Evet, okudugum bölüme göre okullar bakmaya basladim. Ben de Italya, Almanya, ABD ve Avusturya’ya baktim. Arastirmalarim sonucunda Italya ve Almanya seçeneklerini oradaki egitimi kisitli gördügüm için, ABD’yi ise maddi imkânsizliklar nedeniyle kisa sürede eledim, bana göre en iyi seçenek Avusturya görünüyordu. Zaten bir arkadasim da oradaydi, onun da destegiyle Graz Müzik ve Sahne Sanatlari Üniversitesi’ne (Kunstuniversität Graz – KUG – http://www.kug.ac.at ) basvurdum ve kabul edildim.

S- Iyi ama hem maddi sikintilardan söz ediyorsun hem de yurtdisinda, Avusturya gibi pahali bir Avrupa ülkesinde müzik konusunda iddiali ve iyi bir okulu seçiyorsun. Burada bir çeliski yok mu?

B.K.- Hem var hem de yok. Normalde bu okulun egitim ücreti oldukça yüksek, ancak Türkiye gibi gelismekte olan ülkelerden (az gelismis ülkeler de diyebiliriz) gelen ögrenciler için çok düsük ücret talep ediyorlar. Ama bunu kabul edebilmeleri için basari oraninizin çok yüksek olmasi gerekiyor.

S- Sen nasil kabul edildin?

B.K.- Bir kere bu okulda egitimimi devam ettirmeyi kafama koymustum, gittim, basvuru yaptim. Giris sinavini yaptim ve okula kabul edildim, ama asil sorun ondan sonra basladi. Okula devam edebilmek için 2 dönem sonra yapilacak Almanca sinavi geçmem gerekiyordu ve ben tek kelime Almanca bilmiyordum. Bu dönem boyunca hem derslerime adapte olmaya hem de Almanca ögrenmeye çalistim.

S- Sonuç?

B.K. – Sonuç ortada degil mi? J Basardim ve devam ediyorum.

S- Okula ücret ödemiyorsun onu anladim, ailenden de bir katki gelmiyor, ama ya barinma ve yeme içme gibi temel ihtiyaçlarini nasil karsiliyorsun?

B.K.- Sorun da burada, Avusturya gerçekten pahali bir ülke, aylik 500-750 Euro gibi masrafim oluyor (kira, zorunlu sigorta, yol, yemek, yakacak vs.). Bu parayi bulabilmek için Türkiye’de burs ariyorum sürekli ve her ayin sonunu nasil getirecegimi kara kara düsünüyorum. Okuldaki gösteri çalismalarimiz ve provalarimiz nedeniyle düzenli tam zamanli veya yari zamanli isler bulamiyorum. Arada sirada günlük is firsati çikarsa kaçirmamaya çalisiyorum.

S- Türkiye’den burs bulabiliyor musun?

B.K.- Maalesef hayir. Çünkü sanat dallarinda egitim görenlere burs veren kurum ve kurulus sayisi çok az ve verilen burslar çok kisitli. Her dönem, yüzlerce yere basvuruda bulunuyorum. Sag olsunlar birçogu geri dönüs yapiyor, ama sanat bursu vermediklerini söyleyip bana nazikçe basarilar diliyorlar. Avusturya’daki üniversitemden bulabildiklerim ise çok düsük ve birçogu tek seferlik burslar. Dolayisiyla her seferinde yeni burslar aramak durumunda kaliyorum. Bir yandan okurken bir yandan da bunlarla ugrasmak gerçekten çok zor.

S- Türkiye’de bu kadar çok sirket sanata ve sanatçiya destek veriyoruz diye koca koca reklâmlar veriyorlar, yoksa bizi mi kandiriyorlar?

B.K. – Bir yerde dogruyu söylüyorlar, ama bu destegi alabilmeniz için bazi sartlar var, bu sartlar yerine getirilmedigi zaman agzinizla kus tutsaniz da olmuyor. Örnegin Eczacibasi Holding’in burs sartlarinda; müzik ögrencilerinin master  ya da doktora yaptiklarinda burs alabilme yaslari 24 olarak belirtilmis. Ben bu yasi geçtim, çünkü zaten 19 yasinda konservatuara girdim ve 5 yillik egitim aldim. Bazi konservatuarlarda egitim süresi san için 7 yil bile olabiliyor. Böyle bir durumda ögrenci, mezun oldugunda yas sinirini otomatik olarak asmis oluyor. Özel bir holding  bünyesindeki burs için de daha farkli bir sorun yasadim. Onlarin tüm burs kosullarini karsiliyordum, ancak bu kez sorun benden kaynaklanmiyordu. Çünkü kurulus, okul ücretimin tamamini burs kapsaminda karsilayabileceklerini söylediler.

S- Iyi ama senin okulun zaten ücretsiz!

B.K.- Iste sorun da bu zaten, ben okula çok düsük bir ücret ödüyorum (yillik 40 Euro kadar). Benim derdim okul ücreti degil ki, ben Avusturya’da yasayabilmek için burs ariyorum ve sirket bu giderleri burs olarak ödeyemeyecegini söyledi ve beni geri çevirdi.

S- Simdi daha iyi anlasiliyor sikintilar, kurumlar koyduklari yanlis kurallar nedeniyle kaynaklari dogru kisilere aktaramiyorlar. Anlasilan egitim sürecinde kalici bir burs bulana kadar bu sikintilari yasamaya devam edeceksin. Bu sikintilari bir yana koyarsak yakin gelecekteki planlarin nedir?

B.K. – Aralik ayinda Viyana’da özel bir ajansin düzenledigi bir  organizasyonda Viyana Vals Orkestrasi ile Çin’de 8 ayri sehirde, solist olarak yer alacagim. Benim için sanatsal anlamda çok güzel bir tecrübe olacak, hem de Çin’i görecegim. Ayrica Ocak ayinda üniversitenin opera stüdyosunda, Puccini’nin ‘Suor Angelica’ operasinda iki rol seslendirecegim.

S- ABD’ye gitmeyi düsündün mü hiç?

B.K- Evet buraya gelmeden önce ilk basta orayi da düsünmüstüm. Çünkü ABD’de Klasik Müzik konusunda özellikle son yillarda yükselis gösteren bir egilim var. Simdi önümüzdeki dönem de uluslararasi ögrenci degisim programiyla ABD’de çok iyi bir okulda bir dönem egitim sansim var, bunu degerlendirmek istiyorum. Dört aylik bir programda dünyanin saygin hocalariyla çalisma olanagi buluyorsunuz. Ancak yine maddi imkânlardan dolayi gidip gidemeyecegim belirsiz. Çünkü dört aylik süreç içerisinde orada minimum kosullarda yasayabilmek için 4-5 Bin USD’ye ihtiyacim olacak.

S- Anlasilan yine dönüp dolasip para konusuna takiliyoruz? J

B.K.- Evet, ne yazik ki burs konusunda takintili bir hale geldim J

S-Peki her seye ragmen Türkiye’ye dönmek zorunda kalirsan ne yapacaksin?

B.K.- Böyle bir durumu su anda düsünmek istemiyorum. Türkiye’de Devlet Operalarinda kadrolu sanatçi olma ihtimaliniz neredeyse yok gibi, sözlesmeli çalisanlar da çok düsük ücretlere çok yogun çalismak durumunda kaliyorlar. Üstelik sözlesmeli kadrolari da agzina kadar dolu durumda. Akademisyen olmak ise tamamen farkli bir egitim formasyonu gerektiriyor, ben egitim vermek için degil icraci olmak için egitim aliyorum. Dolayisiyla geri dönmek istemiyorum.

S- Anlasilan Türkiye’de opera sanatçisi olabilmek oldukça zor görünüyor. Ama onu da bir baska söylesiye birakalim, hem böylece yeni bir söylesinin daha sözünü almis olurum. J

B.K.- Evet, oldukça sikintili durumlar söz konusu, bir baska sefere bu hakkinda konusabiliriz, söz. J

S- Açikçasi senin pozitif enerjine hayran kaldim, bu kadar zorluk içerisinde tek basina bir seyler yapmaya çalisman ve her seye ragmen umudunu sürdürmen çok güzel. Umarim ki bu sikintilari bir sekilde asarsin ve gelecekteki en ünlü Türk Sopranosu olursun. Ileride seslendirecegin ünlü bir opera albümünün imzali bir kopyasini istiyorum, simdiden siparis vermis kabul edelim J Bu güzel söylesi için tesekkür ederim.

B.K.- Asil ben tesekkür ederim, böyle bir albüm oldugunda seve seve gönderecegim. J


 Böyle duyurdu Berdus – Sakarpiyon 2010

(1)Soprano: En ince ses tonuna sahip kadin sanatçi.

(2)La Diva Turca – Leyla Gencer: Türkiye’nin en ünlü opera yildizlarindandir. Aslen Safranbolu’lu olan sanatçi 1928 yilinda Istanbul’da dogmus ve sanat yasamini Italya’da sürdürmüs ve dünyaca ünlü operalarda rol almistir. Leyla Gencer’i yasi 50’nin üzerinde olanlar çok daha iyi tanirlar. Sanirim genç kusaklar daha çok 2008 yilinda vefat ettiginde duymuslardir adini.

(3)Konservatuar: Farkli kaynaklarda “konservatuar” olarak da geçen sözcük, TDK (Türk Dil Kurumu) sözlügünde benim kullandigim sekilde yazilmistir. Dilimize Fransizca’dan geçen sözcügün özgün hali “Conservatoire” olarak yazilir ve son heceleri “…tuar” olarak okunur. Ancak günümüze gelene kadar okunus farkliliklari nedeniyle dilimize “konservatuar” olarak yerlesmistir.

10 YORUMLAR

  1. Basarilar Burcu. Umarim hakettigin yere gelirsin. Karsilastigin zorluklardan bu ülkede burs islerindede mi tanidik mekanizmasi islemeye basladi diye düsünmeden edemiyor insan. Zamanla çevre yapacak bu sikintilari atlatabilecek, kabuklarini kiracak çikis yollari yaratabileceksin diye düsünüyorum, imkanlarini zorlayip biraz disini sikmaya çalis. Diger taraftan opera bu milletin çok tercih ettigi, yaygin bir müzik degil, bu yüzden kadrolarin kisitli olmasi konusunda yetkililere haksizlik yapmamak lazim diye düsünüyorum.

  2. Burcu bu konuda bir sey söylemek ister mi bilmiyorum, ben kendi adima sunu söyleyeyim, o söylemde yetkili kisilere haksizlik yok, çünkü onlara yöneltilen bir suçlama yok. Kisacasi yeterli kadro olmayisinin nedenleri salt onlara bagli degil, bir gün bu konuda da yazmaya vakit bulursam gerekli açiklamalari yaparim, ilginize tesekkürler 😉

  3. Böyle zorlu yollarda emek veren tüm Burcu'larin yollari açik olsun…

    Not= Bu tip röportaj yazilarini daha çok görmek ne güzel olurdu…

  4. Daha fazla söylesiyi yapabilmek zaman, mekan ve para meselesi desem, ama çalismalarim devam ediyor, farkli farkli kisilerle iletisim kurup söylesi için bulusma ayarlamaya çalisiyorum (bir ressam, bir müzisyen, bir fotografçi, bir tenisçi). Insallah her sey istedigim gibi giderse güzel seyler çikacaktir 🙂

  5. Daha fazla söylesiyi yapabilmek zaman, mekan ve para meselesi desem 🙂

    Ama çalismalarim devam ediyor, farkli farkli kisilerle iletisim kurup söylesi için bulusma ayarlamaya çalisiyorum (bir ressam, bir müzisyen, bir fotografçi, bir tenisçi). Insallah her sey istedigim gibi giderse güzel seyler çikacaktir 🙂

  6. Müzisyen arkadastan bayram sonrasi için söz aldim, güzel seyler olacagina inaniyorum. Burcu su anda Almanya veya Avusturya'da, sanirim bos vakti oldugunda bir seyler yazabilir, adina söz vermis olmayayim.

    Bu vesileyle herkese iyi bayramlar 😉

  7. Sevgili arkadasim Burcu'nun Avusturya'da tüm zorluklara ragmen verdigi emegi internet sayesinde takip edebiliyorum,bence kesinlikle Türkiye'ye geri dönmemelisin,ben de Izmir operasi'nda sözlesmeli sanatçi statüsünde sarki söylüyorum,yillarca aldiginiz konservatuvar egitiminden sonra zorluklar içerisinde çalismak zorunda kaliyorsunuz,herseye ragmen hayallerine ulasacagina ben tüm kalbimle inaniyorum,yolun açik olsun Burcu'cum,Izmir'den kucak dolusu sevgiler

    Melissa 😉

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here