Gerçek Dost

2
84
Her insan yasaminda ‘yakin bir dost’ arayisi içindedir. Mutlu aninda da zor zamanlarinda da yaninda olacak, koruyup kollayacak, sorunlarinin çözümünde destek olacak, hatalarini bagislayacak, hastaliginda ve yasliliginda kendisini yalniz birakmayacak sevgi dolu, sadik bir dosta ihtiyaç duyar. 

Gerçek dostluk bir insani yalnizca güzel ahlaki için sevebilmektir. Samimiyet üzerine kurulan dostluklar kalicidir. Kuskusuz her insanin ihtiyaci olan dostluk, büyük nimettir. Gerçek dost, insanin iyi ve kötü gününde yanindadir, kendi için istedigini arkadasi için de ister, onun mutlulugunu en az kendisi için istedigi kadar arzu eder. Bu dostlukta kiskançlik, haset ve rekabet gibi duygulara yer yoktur. 
Gerçek dost samimidir; içiyle disi birdir, kalbinde ne hissediyorsa dilindeki de aynidir. Dürüst, açik ve nettir; düsüncelerini hiç saklamadan, kendisini oldugundan farkli göstermeye çalismadan gerçek karakterini açikça ortaya koyar. Insan samimiyeti derecesinde degerlidir, samimi oldugu için o kisiye güvenilir ve sevgi duyulur. 
Bazi kimseler, gerçek bir yakin dostu asla bulamaz, yasamlari boyunca ararlar. Onlar ‘çok yalnizdirlar’, ‘bir tane dahi dostlari yoktur’ ve ‘tüm arkadaslari iyi gün dostudur’!.. 
Bu kisilerin zenginlik, güzellik, sayginlik, makam gibi degerler üzerine kurduklari dostluklari hiçbir zaman uzun süreli olmaz. Çünkü bu degerlerde bir degisiklik oldugunda, dostluk da biter. Örnegin güzellik ya da zenginlige dayali dostluklar, kisilerden birinin bunlari kaybetmesi durumunda gördügü ilgi, yakinlik ve dolayisiyla dostluk da son bulur. 
Dostu oldugunu söyledigi insani rakibi gibi gören haset kisiler, ancak zorunlu olduklarinda baskalarina hatalarini söylerler. Çünkü baskalarinin kendilerinden iyi durumda olmasini çekemezler ve “seni böyle, oldugun gibi seviyoruz” gibi sözlerle samimiyetsiz yaklasimlarda bulunurlar. 
Çikarlarini gözeterek yasayan kimseler, kendileri de yasamlarinda birtakim kayiplara ugrar; güzelliklerini, gençliklerini, sagliklarini, zenginliklerini yitirebilirler. Ancak gerçek dost zannettikleri kisilerin, yasliliklarinda, muhtaç duruma geldiklerinde kendilerine deger vermediklerini görürler. Hatta iyi günlerinde yakinlik gösteren bu insanlar, tanimazliktan gelecek kadar uzak davranirlar. Sorunlari oldugunda danisacaklari, yardim isteyecekleri hiç kimsenin olmadigini görürler. En iyi dostlari oldugunu zannettikleri kisilerin dahi yakinliklarinin gerçek nedeninin çikarlari oldugunu anlarlar. 
Samimiyetsiz insanlar, birbirlerinin kötü ahlak özelliklerini bilirler. Bu yüzden de birbirlerine gerçek anlamda sevgi ve saygi duyup, güvenemezler. Yalan söyleyen, samimiyetsiz ve yapmacik davranislarla çikar iliskisi kuran bir kisiye insan dogaldir ki sevgi ve saygi duyamaz. 
Gerçek dost, arkadasinin dünyada da sonsuz yasaminda da mutlu olmasini hedefler. Gerektiginde dürüst ve açik konusup, varsa ona hata ve eksiklerini hatirlatir, ögütle uyarir. Bu yönde uyaran insan gerçek anlamda samimi bir dosttur. 
Yapayalniz, yardimsiz ve dostsuz kalmaktan, yanlis dost edinmekten ve özellikle ölüm sonrasi “ah keske” demekten Allah esirgesin…

2 YORUMLAR

  1. Yüz'de israr etme, "Doksan da olur".

    Insan dediginde, "Noksan da olur"…

    Sakin büyüklenme, "Elde neler var".

    Bir ben varim deme, "Yoksan da olur".

    Hatasiz Dost Arayan, Dosttan da olur….

    Hz.MEVLANA.

  2. mehrum asik veysel bir türküsünde söyle der

    dost dost diye nicesine sarildim.
    benim sadik yarim kara topraktir. der.
    ve bu türküsüde uzar gider.
    iste onun bu türküsü insanliga bir hediyedir ve derstir.
    dost dost diye nicesine sarildim ama elim hep bos kaldi diyor.
    demekki aradigimiz o gerçek dost bu dünyaya gelmemis olsa gerek. selamlar. r.ç.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here