Geri Dönmeyen Sen

0
95

Özlem duyulan gülümsemelerimiz, yagmurlardan sonra bilinmez sebeplerden bugulanan gözlerimiz, Sürekli maske degistirip sahte masumiyet ustasi olan insanlara yenildi…

Görünen asklarin kör kilavuzlari yanlis asklara saldi bizi.

Avuçlarimda soldu tüm baharlar, gökyüzündeki

Emanet yildizlari özledi gözlerim, gök kusagini görmeyeli çok oldu…

Gömlegime belalar bulasti, bitmedi parmakliklarla kavgam, dört duvar simdi tüm dünyam.

Ranzamin altina zulaladigim hayallere bakiyorum bazen beyaz bir gelinlikle sen bana dogru geliyorsun nutkum tutuluyor, gözlerimde mutlulugun sicak katreleri, sonra bir sesle yarim kaliyor her sey, siirler, hayaller ve gülümseyisler yarida kaliyor…

Bir baglama sesi birde ufak bir pencereden yarim yamalak görünen gökyüzü ayakta tutuyor beni…

Aylardan nisan disarida sicak yagmurlar yagiyor ve ben islanmak istiyorum sirilsiklam..

Kosmak sonra yalin ayak yalin yürek sebepsiz saga sola bakmadan etraftaki insanlarin saskin bakislarina aldirmadan bulasmadan belalara, satasmadan yürek kanatan misralara kosmak istiyorum mahpus damlarindan çok uzaklara özgürlük sarkilari söyleyerek…

Bunlar kireçli duvarlara yazilmis olma olasiligi sifirin altinda hayaller. Burada duvarlara yazilir siirler, birde çentikler atilir bitip tükenmeyen her gün için…

Ama sen üzülme ben gelirim bir yaz günü, kim bilir belki kara bir kis günü, ya da bir sonbaharda kurumus yapraklara basarak çitirti çikartan ayak seslerimden tani beni.

Çünkü ben geldim yürek yarin, hadi simsiki saril erisin gönüldeki karim…

Bekle gelirim sobanin üzerine koy sen çayimizi bende çarsidan kestaneleri kapar gelirim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here