Gidebilmek…

3
82
Birakip gitmenin ne kadar zor oldugunu, gidecek bir yerimin olmadigini anladigimda ögrendim. Gidecek bir yerimin olmadigini ise bulundugum yere ait olmadigimi hissettigimde… Fakat sunu da ögrendim ki çekip gitmeyi iyi bileceksin Arkadas! Hem de arkana bile bakmadan, çikarken sessizce kapattigin kapiyi tekrar sessizce açmaya niyet etmeden, rüzgari arkana alarak, sisle kapli bir gecede gri kaldirimlarda arkanda iz birakmadan çekip gideceksin Arkadas! O iz birakmayan sessiz adimlarin öyle güçlü olacak ki seni geriye götürmeyecek…
O rüzgar öyle deli esecek ki yüregin sadece bir adim atmana müsade ediyorsa rüzgarin kuvvetiyle bacaklarin iki adim birden atacak… Yüregin her ne kadar geride kalmaya dirense de aklinla birlikte yüreginde o kadar ileride olacak arkadas! Öyle bir gideceksin ki seni bu yoldan vazgeçirebilecek bir neden kalmayacak geride. Çünkü gitmenin altin kuralini çok iyi bileceksin; herhangi bir neden, herhangi bir iz kaldi mi geride kilometrelerce yol katetsen de aslinda hiç gitmemis sayilacaksin… Sunu da iyi bileceksin arkadas!: “Gitmek yenilmek degildir, kazanmak da. Gitmek gitmektir iste hepsi bu” Evet böyle diyordu o çok sevdigim sarkinin en can alici kismi. Gidislerini bir zafer veya yenilgi olarak algilamayacaksin. Sadece düseceksin yollara ve gideceksin… Bütün bunlari düsünerek gitmenin zor oldugunu da ögrendim gitmeyi denerken. Hersey olabildigince hizli olmali ve hersey olabildigince de daginik birakilmali… Uzun zamandir vücudumu kemiren duygulardan, düsüncelerden kurtulup gitmeyi istememdi bunlari yazdiran….Gidemedim…. Hiçbirimiz gidemedik… Ne ailemizden, ne askimizdan, ne de kendimizden bir adim öteye dahi gidemedik…Ne askimiza, ne ailemize, ne de kendimize bir adim bile gidemedik.. Öylece esiri altinda yasamaya devam ettik hayatin…Yasadigimizi düsündük insan eliyle olusturulan ve adina “zaman” denen kavramin bizi sinirladigi bir dünyada… Yasadigimizi düsündük içimizde biriktirdigimiz ask ile… Yasadigimizi düsündük yalandan gülümsemelerimizle… Yasamiyorduk aslinda sadece biriktiriyorduk.. Askimizi yüregimizde, gülümsemeleri zihnimizde biriktiriyorduk… Biriktiriyorduk ceplerimizi umut kirintilariyla… Bir umut bekliyorduk isigi görebilmek adina… Görmeyecektik, görmek istiyorsak yapmamiz gereken tek seydi gidebilmek… Ama biz gidemeyecektik… Inatla avutacaktik kendimizi “Güzel günler görecegiz, günesli günler” diye… Günesi sonsuza kadar görebilmenin mümkün olmadigi dünyadan gidebilirsek görebilecektik günesi hem de sonsuza kadar.. Ve gidebilecektik kendimize, sevgiye, aska… Evet, ben bu defa gidecektim. Kararliydim. Fakat bu gidis kesin gidis olacakti tipki dönüsü olmayan bir yolculuga çikmak gibi. Herseyi arkamda birakarak gidecektim. Bugün o gündü. Bugün gitmek için en uygun gündü. Bugün takvime göre dogumumun kutlanildigi gündü. Bir dogum gününde gitmekten daha güzel birsey olabilir miydi? Ben bugün gidecektim, aska gidecektim, huzura gidecektim ben aslinda kendime dogru huzurlu bir yolculuga çikacaktim… Kesin gidis dedik ya dönüs bileti olmayanindan… “Hosçakal iki gözüm”

3 YORUMLAR

  1. orhan atasoy 'un gemiler klibi geldi gözümün önüne yaziyi okurken =( akil vermek degil haddim fakat bazen gitmek içinden çikaqmadigin bir çok sorunun, ortak tek çözümüdür…geriye dönmedigin takdirde. bir kere gitmeli bir insan..

    yürege saglik

  2. Bu konuda bilinenin tersini yapmayi güç bildim hep! Bedeller ödemeden güçlü olunmuyor, bunu da göz ardi etmemeli kisi.

    "Gitmek yenilmek degildir, kazanmak da. Gitmek gitmektir iste hepsi bu" he yaa iste böyle…:)

    Ve gülümse…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here