Gül Semasi

12
116

Bismillah, üfle beni ey gül!

Som sessizlik… Uzandigim isimlerin karanligindan çiktim yalin ayak. Aglayacak hâlin sabredeni yalnizca tespih taneleri, bir dervisin çilehanesinde. Simdi dikilecek bir gök yirtigi, söylenecek bir söz artigi ariyorum. Tahammülüm sarsak, irgalaniyor beklemisligim. Açsam gözümün perdesini; ask, örtün demeden bedenim yirtilacak. Dilsizligime çaput bagladi türbedari kaçkin askin hurafeleri. Üç mum diktim gözbebegimin sinirina. Adina yâr denilmis rivayetin kahkahasi çalkaladi ruhumu. Ben bir dügümdüm; beni çözebilecek öykü bulamadim. Kan yanigiydi gurbet gurbet inleyen kalbimin sevgili selamina bas egmesi. Siz sevgilinin dudagindan kalan iz hiç silinmesin diye abdest gibi giyindiniz mi aski? Sözsüz bir müzik gibi, beyaz kâgitlar arasinda kalan ellerinizi gezdirdiniz mi içinizin askla ritim bulan acilarinda?

Sag kalan ömürlerden mihrabin kirik yanina basan kaderler çizdim kendime; düsseydim kimse bilmeyecekti hikâyesiz yasadigimi. Gülüsümde bir gül sizlamasi… Gülsem, ask anildiginda hep sizlayacak. Gülmesem, gülüsüm gül kalacak. Havva Âdem’in bogazinda kalan elma isirigiydi. Ne zaman tekrar tekrar sevilse Havva, biliyorum bogazimda kekremsi bir yutkunus olacaksin. Bu yüzden ben seni tövbelerle sevdim. Günahlarla solduracak kadar seytan degilim ey gül. Sagimda uyuyan melek solumda rüya görüyorken, nasil anlatilirdi ki bir kalem cizirtisiyla askin üçe yarilisini seyretmek? Nasil dillendirilirdi sonsuzluk ahdiyle çikilan yolun hep kendine vardigi? Fersizim, mahpusum ve yilan kavlini çatlatircasina akiyorum içimden asagi, adi Yusuf olmayan kuyulara. Ask hiç yazilmamis dilekçenin geri gelen cevabiydi. Arzuhâlimi bilseydi anlaminda isinip durdugum adin, seni olusturan harflere dikenler batmaz miydi?

Gözyasimi saçlarinla durulayabilmeyi ister miydin ey gül?

Acilardan arta kalan kahkaha kusmuklarinda yüzdü parmaklari ruhumun. Güvercinlerin ayaklarina gecenin safagindan yapilmis mektuplar ilistirdim. Yüzün dedim, yüzün üç arsin kefen bezi gibi; öyle güzel son ve öyle ilik titreten üzgünlük kokuyor. Sonrasi hiç gelmeyen yollarin örümcek aglarindan aska kader ördüm. Kadehin kirilsin yalnizlik, bosaldikça doldun derken ve ummadigim tas mezar tasim olurken ölümün inceltici sesine rastladim kederinde. Damlasiyla doldugum, islandigim, döndügüm yagmurun rahmetinde gözlerinin sems çagiran hâli vardi, biliyorum. Mecalimin zalimi, zulmün nazenini diyordum ellerinin serinligine. Dervisligimin dereni, peltekligimin söylenmeyen harfi, ey gül! Ates havzalarindan gövdemi esirgeme. Askim bagislanma talebimdir; istersen sen kokmuslugum taniklik edebilir.

Aslima vesika olma, atese cürümüm kalma; sana bir ask tuttum, durma yapabilirsen gözlerimden izlerini ayikla.

Yarasa çigliklariyla çirkinliginden susmalar türeten koca bir yalandi alfabe dilimde. Yazilacak her sey biraz sonra kendi esiginden düsecekti. Tabutlardan ceset kokusu çalip gövdemin en adressiz yanlarindan çürümeyi dileyecek kadar eskâlsizdim sana. Seninle yan yana yürümek sehirlere kasit, senden uzak durmak imtihani zor yalnizligin zorbaligi olabilirdi ancak. Durduk yere çarptim içimi çatlaklarima; ben gülüsünün sakarligi miydim ey gül? Korkularinin en bilenmisine cesaret isiltisi miydi sözlerimin sonrasi? Sana senden daha Leyla uzuvlarinin güzelligine tenhasi bosaltilmis bir esre çek. Seni senden uydurabilecek masallarim yok benim. Öykülerim dargin. Yaralarim tenimde mecnun. Öyleyse ellerinden çöl ve saçlarindan rüzgâr dogur ikimize. Bir nefes al, boslugumu avut. Bir nefes ver; iste askin sahadet serbeti bize. Bildim ey gül: Yorgunsun. Bana bakacak yüzün oldugunda aynalari kirma.

Zahirimden batinimi ayirt edemedim sonbahar dinlenirken kapi arkalarinda. Üç talakta bosanacak gibi degildi gözlerin. Çünkü zanniyla müsemmaydi cismine addedilen cinayet rivayetleri. Avuçlarimdan iskillenme sakin, hâlâ sicaksin bir ten için. Ugrak bahçelerin hazan tortularindan eksilt gözyasimi. Yanagin örselenmesin süpürürken hüznünü. Sabra müddet biçisimi aceleciligime yorma: Düsüyorum, burasi kirpiginin battigi yer degil oysa! And olsun zamandan bosluga sürüklenen sesimin çirpinisina ki ey gül, bedenimin var olus sirrini unutacak kadar ruhumu kattim sana. Simdi dinlen, soluklan saçlarinin uzunlugunca. Çünkü bogulmaya meylederken sur üfleniyor agzima.

Bu düsü al ki, seni delirtecek kadar cinnet olayim, yüzüne doyasiya bakarak cinnetimi bulayim. Yazik, önsözüm olan güzelligini vademden ayirma. Haddini bil ey gül, ruhumun senden yogrulmusluguna bedenini katma!

Zekâti verilmistir askin, fazlasi sende bile haraç sayilir. Bir ben bildim, canin çikmayani asktandir. Serefine kadeh kirdigim suretlerden ayazina meydan okunacak ayriliklar sizdi. Yaktigim gecelerin, kirlettigim günlerin terlemesine urba yetistiremedim. Özledim ya seni; agla ey gül, anandan emdigin süt gibi helaldir özlemim sana. Tenin ücralarinda hasrete yakilan bir türküdür sarilmak. Uçurum boylarindan denizlerine inmeyen gemiler yolladim tenini çildirtan beyazligina. Üzgünüm ey gül, ruhun mecazimda bana Mescid-i Aksa.

12 YORUMLAR

  1. çok samimi söylüyorum…

    çok nadir yazida çok nadir cümleler yüregimi isirir, bu isirikçiklar ne canimi yakar ne de beni mutlandirir 🙁

    yigildim bir köseye içimin sizisinin dinmesini bekliyorum…

    ….sarsildim !!! …siddetinde

  2. okuduklarimin içinde en iyilerinden. çok derin, farkli ve kesinlikle amatör degil, profesyonel bir yazi.

    yaziyi okuduktan sonra biraz haddim asarak küçük bir arastirma yaptim sizinle ilgili. bir çok yaziniza ulastim. bir kaçini da okudum, "zahmin 1" ve "aska mektuplar" serileriniz inanilmaz.

    uzun lafin kisasina geleyim, umarim bir gün çok çok ileride bir gün, kalan 39 firinda beni bekleyen ekmekleride bitirdigimm gün, bende sizin gibi yaziyorum diyebilirim.

  3. delisey: selam olsun yaziya anlam olan yorumun sahibine. dilimi isirdim düsüncelerinizin güzelligi karsisinda. hep buralarda olun.

    zettdark: estagfurullah, ben yaziyorum diyemiyorum. kelam Allah'in, kalem Allah'in. bize sadece kagida dökmek kaliyor. evet, internette birçok yazim dolasiyor, sagolsun güzel bulan insanlar paylasiyorlar. tesekkür ederim.

    delidivane: güzel düsünceniz övgüye deger. sagolun.

    geçgel: ask bütünüyle Ilahidir. var olun.

  4. cengizhan,

    ben gülün üzerindeki yuvarlanmadan duran çig damlasina gülümsedim az evvel… hayretle ve tebessümle seyrettim onu:) o çig damlasi gülümsetti beni, yüregimi yumusatti hayata dair somurtkan olan…

    bu olus;

    kimine göre bir seydir

    kimine göre hiç bir seydir

    kimine göre herseydir…

    hep buralardayim:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here