Hayat Susar…

0
224

Bir çocugun umutla bakmasiydi hayat, elindeki arabanin dönen tekerlerine. Kulaklarini tikamasiydi oyuncak arabanin çikardigi sese karsi ve gözlerini kirpistirmasiydi korkudan. Sonra indirdi elini, arabanin tekerlerini tekrar sürttü haliya, tekrar, tekrar… Sonra kaldirdi ve dikti gözlerini tekrar. Kulaklarini tikadi ve gözlerini kirpti.

Ne düsünüyordu dersiniz? Hani bir zamanlar bizim de yaptigimiz sey… Ne düsünüyorduk dersiniz? Arabayi haliya sürtüp kaldirinca, tekerleri döndürebilme basarisi miydi gülümseten? Yoksa arabanin yorulup da bize kizip bagirdigini düsünerek mi kapatirdik kulaklarimizi? Araba yorulacakti, o duracak biz tekrarlayacaktik oyunu. Arabamiz yorulurdu sonra. Ve biz de… Annemizin sicak sevgi kokan omzunda bulurduk basimizi.

Ve misil misildi rüyalar, isil isildi herkes… Bir masumluk, bir mutluluk, bir sevgi kilitliydi kalplerde. Biz rüyalarda açardik kalpleri ve her sey beyaza dönerdi. Beyaz: Masumluk, mutluluk, sevginin kilitli kaldigi beden…

Büyükçe kararirdi rüyalar. Rüyalarda bile açamazdik ya o kalpleri, kâbus olurdu geceler. Yildiz dolu geceler, biz büyüdükçe kararirdi. Uyuyakalirdik, sicak sevgi kokusu burnumuzda; basimiz kaldirim tasinda.

Bir çocugun büyümesiydi hayat. Ve çocuk büyüdükçe kararirdi hayat. Çocuk kaybolan arabasina aglar, hayat bulmazdi. Büyüdükçe hayatin  kendisine aglar, hayat gikini çikarmazdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here