Hayat, Tecrübe, Özümseme Üçgeninde Çizim Teknikleri

4
86

Gün geçmiyor ki insanoglu/kizi, bir ögretiyi hazmetmesin. Ya da sindirdiginin farkinda olmasin…

Bir de böyle bir durum var degil mi ? O sindirdigimiz, ruhumuzun derinliklerinde erittigimiz tecrübelerin farkinda olmamak… Ya da geçen bir zaman araliginin ardindan farkina varmak…

Peki ya o farkina varmisligin dayanilmaz mahcubiyeti…
"Bunu neden daha önce göremedim ?"
demenin altinda bir böcek gibi ezilmenin acisi…
Kisaca "Tecrübe" kelimesi ile sinirlandirmaya çalistigimiz bu deneyimler silsilesinin agirligi altinda ezilmemek mümkün müdür ? Ya da ezilmedigimizi sandigimiz zaman kendimizi mi aldatmis oluruz ?

üç kafadarPeki ya, hayat akip giderken; bu pismanligin, bu vah vahlarin sonu gelmez akisi içinde bogulmak ne derece dogru ? Sindirmek, kendi iç dünyanizda eritmek varken…

Kendimize ilk önce sormamiz gereken soru bu degil midir aslinda ? Hayiflanmalar esiginde git geller yasamaktansa, her ne kadar geç de farketmis olsak, onu hayatimizi olusturan yapitaslarindan biri haline getirmek… Hatta ve hatta duygu, düsünce ve yasanmislar esliginde harmanlayip, benligimizi daha saglamlastirmaya çabalamak adina bir kümenin bilesenleri haline getirmek…

Iste bu olmali yanit, evet bu… Geriye dönüp baktigimizda tüm yasanmislari acisiyla, kederiyle, hüznüyle de olsa; hayat dedigimiz, hani o baslangici ve sonu belli olmayan, o gizemli yolculugun azigi haline getirebilmissek ne mutlu bize. Iste o zaman, o yolculuk esnasinda azik sikintisina düsmeden yol alabiliriz. Zaten istedigimiz de bu yolculugu mümkün oldugunca rahat geçirmek degil midir ?

4 YORUMLAR

  1. Hayat "iki karanlik arasindaki bosluk" .Boslugu doldurmak bizim isimiz.Onu anlamlandirmak için harcanan çaba hayati daha siki kavratir.Bizden sonrada ardimizda biraktiklarimiz hayatimiza ne deger kattigimizin göstergesi olacaktir.Bir karanliktan digerine yolculuk yaparken yolculugun ardinda biraktigi izler umarim herkes için yildiz tozlariyla bezenmis olsun.

  2. Keske… Ama olmaz bezenmez iste. Kime ne kadar, ne rol biçtigi meçhul, hayat denen oyunun.

    Tecrübe ise bazen yildizli pekiyi, bazen de tek ayak üstünde bekleme cezasi… Çogunlukla çok daha kötüsü. Ama zaten lezzetini veren de bu degil mi hayat dedigimiz oyunun?

  3. Yasami bir tiyatro salonu gibi düsünürüm hep.Tiyatro salonuna girerken içime çektigim o hava bana büyük bir zevk verir. Iste o zevk hayatin baslangici. Tiyatro salonundan çikarken de aldiginiz nefes hayatin sonu diyelim, ayni zevki alabiliyorsaniz ne mutlu size. Baslangiç ile son arasinda yasananlardir tüm yasam. Bunun için iyi bir oyun bulmak ve bu oyunda rolumuzü kavramak gerekli saniyorum. Nedendir bilmem yaziniz beni kirmizi halilarla döseli bir tiyatro salonuna götürdü. 

    Elinize saglik. Sevgiler.

  4. Insan sürelki bir degisimin içinde, zaman yasananlar da epey yol gösterici. Gördügüyle, bildigiyle yetinenler, yada yetinmeyenler… Farkli bakis açilarini görmek isteyenler ki; bu kendi inançlarini yikmak pahasina da olsa, bu arayistan vazgeçmeyenler…

    Rahat geçiyor mu yolculuk???

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here