Hep mi Ezilen Kadin, Hep mi Suçlu Erkek – Ademogullari ve Havvakizlari

58
834

Modern toplumlarda 60li yillardan sonra çok hizli yayilan bir akim var ki “feminizm”. Kültürel toplumlarda bugün öyle hat safhadaki kadinlar her yerde sesini alabildigine duyurabiliyor. “yasasin feminizm ve feministler” hangi filozofun temel görüsüne dayandirildigi bilinmeyen bu akim tüm dünyayi etkisi altina almaya basladi…

Simdi olaylara tarafsiz olarak söyle bir bakalim. Kadin bugün her yerde, çalisma hayatinda erkek kadar yer almaya basladi, hatta bazi mesleklerde ( genellikle sanatsal mesleklerde) erkeklerin pabuçlari dama atildi. Mesleklerinde gayet basarililar, titizler çaliskanlar daha dikkatli ve sabirlilar. Buna bir itirazi olan var mi tabi ki hayir..!!!

Dövülen kadin, tarlalarda davar gibi çalistirilan kadin, magdur kadin, ezilen kadin sizce bunlar dogru olanlar mi olmasi gerekenler mi tabi ki hayir. Peki, sadece ana üvaniyla anilan kadin, evin en agir islerini yapmakla mükellef kadin, kocasina itaat etmek zorunda olan kadin bunlar midir dogru olan? Tabi ki hayir… Insani insandan ayiracak somut bir delil ele geçirilemedigi müddetçe her insan esittir. 4 büyük kitap böyle yazar. 

Siyasette kadin, her is alaninda kadin ama nedense her zaman bir ezilen kadin profili.. Peki hiç pencerenin öbür tarafindan baktiniz mi erkek ne alemde..? “keyf-i âleminde”...bu görülmek istenen köy, isin asli gerçegi böyle degil… Bugün ezilen, yok sayilan erkek aslinda..                      

Fark ettiniz mi? her kanalda kadin programlari, kadin haklarini savunan erkek düsmani bir kaç dangalak çikiyor, hep ayni konular “ezilen kadin-aldatilan kadin” bir ikide mazbut kadin çikartiliyor boynu bükük, erkeklere ölüm slogani altinda erkegi eziyorlar. Hiç erkek haklarini savunan bir program gördünüz mü, yada erkek kusagi.

En meshur olani “aldatilan kadin”. Yahu erkek kadini kimle aldatiyor peki? Yine bir kadin degil mi arada olan. Müteredditte birakiliyor erkek kararlarinda. Evli erkeklerle iliski kuran kadinlarin %78 inin erkegin evli oldugunu bile bile beraber olduklari ispatlandi. Peki, simdi sadece günah keçisi erkegi görmek ne denli dogru olabilir ki. Kadinlara en büyük kötülügü yine kendi cinsleri yapiyor. Haksiz olan erkek oluyor hep. Çikiyorlar programlara “kocamiz bizi aldatti, içip içip eve geliyor, çolugumuzun çocugumuzun rizkini el âlemin orospularina yediriyor” aslinda kadin hemcinsine kiziyor ama arada erkek kayniyor…

Birde tam tersini düsünelim simdi. Günümüzde kadinlarin da erkekler kadar aldattigi buz gibi bir gerçek inkâr edilemez. Ama, kadin kurnaz erkeklerde mazbut. Kadin kurnaz stratejisi hazir erkek gibi acemi davranmiyor. 50 aldatilan kadin haberi çikiyorsa 1 aldatilan koca haberi çikiyor. Çünkü erkek mazbut diyemiyor ki aldatildim, aglayamiyor ki. Erkek aldatiliyorsa el içine çikamiyor, kadin ise basi dik daha da güçlü var oluyor hakkini ariyor.

Peki, soruyorum hiç erkek hakkini savunan kadin gördünüz mü? “kadin erkegine itaat etmeli, ayagini yikamali” gibi cahil cühela tabirlerden bahsetmiyorum ebetteki. Eve içkili gelip karisini döven 3-5 dangalagin etrafinda dönüyor olay. Erkek diyebilir mi karim beni dövdü. Nasil desin garip.. Kadin dese kocam beni dövdü aglarsiniz, erkek karim beni dövdü dese gülersiniz. Rezillik unsuru oluyor erkek. Susturuluyor erkek. 

Hor görülen kadinlar için sikâyet mercileri var, siginma haklari talep edebiliyorlar, siginma evleri var, ama siginmasiz bir kaç kadinin etrafinda seyrediyor olaylar. Erkek haklari kadinlar kadar mevcut ve ön planda degil, siginma haklari bile kisitli.

Modern toplumlarda kadin hep konusuyor, kadin hep sikâyetçi ve hakli. Hakli konuma getiriliyor. Kimse erkegin halini sormuyor. Höt desen dikiliveriyor karsina ya gözyasi silahlari ya da kadin korumacilari, ne hükmü var erkegin nede degeri.

Her konuda öyle, mesela kadin çalismayabilir ama erkek çalismakla, eve para getirmekle mükelleftir. Madem sartlar esit  erkegin neden oturma hakki yok. Çalisan kadinlar da ise daha da kötü bir durum ortaya çikiyor kadin evin hâkimi oluyor. Iki taraf ta çalistigi halde erkek elindeki ekonomik özgürlügü kadin kadar kullanamiyor. Kadin eli ekmek tutuyorsa baskin çikiyor. Kariyerde yaparim çocuk ta dedigimiz kisim ortaya çikiyor. Kültür erkekligi örtmeye yetmiyor bir sekilde.

“kadinlar çiçektir” peki erkekler nedir. kadinlar gülken erkekler deve dikeni mi ? Erkekler çiçek olamaz mi? Mesela hiç erkege çiçek alan bir kadin gördünüz mü? Erkek çiçek sevemez mi peki? Çok mu efeminen, çok mu komik kaçar? Hesabi erkek öder mesela, çiçegi erkek alir, kadin narindir erkek odun diye tasvip edilir. Erkek susturuluyor, erkek eziliyor arkadaslar.

Simdi baba sifatindaki erkekleri ele alalim birde… Erkek çocuklarini yetistirebilmek için çalisiyor, didiniyor, ömrünü veriyor ama ne yaparsa yapsin anne kadar deger görmüyor sevilmiyor. Baba, her seyi en son ögrenen evde otorite anne. Anneler günü daha sasali, babalar günü daha bir mazlum geçiyor, siradan sig bir gün. Evlenip gidiyor çocuk baba, anne kadar sigamiyor çocugunun yanina. Baba olarak ta erkek eziliyor. Evde de hükmü yok erkegin. …Evin patronu kadin ve çocuklar. Ama erkek seslenemiyor. Bagiramiyor. Erkekçe susuyor. Içine çekiyor hayatin bütün dumanini.

Her konuda kadinin dedigi oluyor. Seks de bile ezilen erkek, kadin daha üstün, erkek hep bir yetersizlik hissediyor kendinde. Kadin bos veriyor bir süre sonra erkek heyecan yitiminden arayislara yelteniyor. Metres dedigimiz ve bu sifati kendine yakistiran kadinlar hemcinslerine en büyük kötülügü yapiyor bu devrede. Erkekse esinden kaynakli yitirdigi heyecani ariyor. Erkek suçsuz mu elbette degil ama kadinda suçlu. Bunlari tasvip etmiyorum, dogru bulmuyorum feminist kismin atladiklarini, günahlarin âdemogullari ve havvakizlari arasinda ortak bir sekilde bölüsüldügünü anlatmak amacim.

Meydanlarda bile kadinlarin sesi daha fazla çikiyor, hatta öyle ki ben o bavul gibi çantalarinda her daim, her duruma hazir bir pankart tasidiklari inancindayim. Bir haber bütün meydanlarda kadinlar, pankartlar ellerinde. Erkek çikabiliyor mu “erkege siddete hayir” “aldatilan erkeklere hayir”… Yaralaniyor erkek, inciniyor ve susmaya muktedir erkek. Kadinlara ya da feministlere ön durmak degil amacim ama pencerenin görünmeyen kisminda böyle. Erkegin rengi yok kisacasi kadin genine karsi, ne dersiniz belki de hiç olmamistir. “adem yasak meyvayi kopardi ama havva istedigi için, tesvik eden havva oldugu için, adem suçlandi havva aklandi…”

NOT: Yazarken bir paye gütmedim, amacim kadinlara karsi durmaktan öte küçük bir elestiri.  pencerenin öteki yüzünden bakmak..hepsi bu =)

levent..u…(zetthdark)

58 YORUMLAR

  1. ben çirakken benim benim ustamin bir sözü vardi.
    oglum bana dogruyu söyle canimi ye derdi.
    dogru söze ne denir eline saglik derim tesekkürler r.ç.

  2. sevgili zetthdark,

    öncelikle yazini her yönden bakarak incelemek gerek ki dogru bilgiler verilebilsin, zira çok yönlü yazmissin hangi tarafindan bakacagimi sasirdim:))

    bu aradaki ayrimi bir çok yönden inceleyip (sosyolojik, psikolojik, tarihsel gelisim, din ögretisi, geleneksel yapi, geçmisin fiskoslari, felsefik açi v.s) cevap yazabilirim sana, öncelikle;

    Feminist teorinin gelismesinde Marks ve Engels'in görüslerinin büyük önemi vardir. Özellikle kadinin bilincinin biçimlenmesinde:) felsefik açidan daha sonra bakariz konu ilerledikçe…

    Seninde söyledigin gibi bir çok kadin titiz, çaliskan ve sabirli tavriyla günümüzde hemen hemen her meslekte basarilidir. dört büyük kitabin tamami kadin için ne yazar bilmem çok incelemedim ama kuran kadini asla erkekle esit tutmaz. bir kadinin sahitligi bile erkekle ayni degildir. bunu biliyorum. ayet sure v.s de bildirebilirim lakin ben din temasi üzerinden de gitmek istemiyorum. konu açilirsa cevaplarim:) kisaca Kutsal kitaplarda da bir esitlik söz konusu degildir. benim bakis açimla…

    aslinda ezilen kadin-erkek olarak ayri tutulamaz, ezilen bir kitle var evet bunu pay etmisler kendi aralarinda, ama konu siddet ise haa iste orda dur derim, zira ben daha karimdan dayak yedim beni koruyun diye oraya buraya kosturan, gözüm morardi kafam patladi beni kurtarin diye yardim isteyen tek bir erkekle karsilasmadim, bu senin sandigin gibi utanmalarindan filan degil, böyle bir siddete maruz kalmamalarindan.

    bu esitlik konusu feminizm v.s insanlarin algida eksiklikleri diye düsünüyorum ben. kadin ve erkek esitligi sadece hak esitligi olabilir. bunun disinda ne hormonal, ne fiziksel ne psikolojik bir esitlik söz konusu bile degildir. Tarihsel gelisim sürecinde geçmisten gelen ögretileri söylemiyorum bile:)))

    Kadinin sesi erkekten fazla çikar dogrudur lakin bu onun savunma ve koruma mekanizmasidir. ve iyi bir seydir de aslinda… eger susuyorsa sorun büyüktür=))

    ""adem yasak meyvayi kopardi ama havva istedigi için, tesvik eden havva oldugu için, adem suçlandi havva aklandi…" yok öyle birsey, ikiside cennetten kovuldu efsaneye göre 🙂

    ayrica havva istedi diye sorumlulugunu hiçe sayip yapilmamasi gereken bir seyi yaptiysa adem, burada iyi niyet degil zaaf yenilgisi görürüm ben…

    :))

  3. ve ve ve…. iste kadin erkek farki:))))

    kocaaa yaziya Rahmi amca iki kelime ile yorum yapmis ve ben kendimi sinirlamasam dahaaa da yazardim:)))

  4. ve ve ve…. iste kadin erkek farki:))))

    kocaaa yaziya Rahmi amca iki kelime ile yorum yapmis ve ben kendimi sinirlamasam dahaaa da yazardim:)))

    biz böyleyiz ne yapalim… gülü seven dikenine katlanirmis:P

  5. rahmi amca tesekkür ederim destekledigin için…

    deliseyim……ahhhhhh ahhhhhhhhh

    rahmi amcami bile susurdunuz bakk =) simdi söyle birsey var ki günümüzde gerçekten erkegin degeri yok…havva-adem bu yazinin espri kismi onu geçiyorum ama günümüze geldigimizde durum gerçekten böyle.. kadin ezilmiyor degil ama erkekte eziliyor…

    hepimiz çevremizden ilham aliyoruz yazarken, dünyayi küçük ölçeklere ayirip her insani ayri ayri ele almak mümkün degil biliyorsun bende çevremden etkileniyorum, gerçekten çok ezilen erkek de var, mesela babam =) annemden çok korkardi, anneannem, teyzelerim, kiz arkadaslarim daha cazgir =) elleri ellerinde oynatiyorlar, sevgili hayatinda erkek hep hediye aliyor vs vs vs….

    dine gelince söyle biliyorum ben islamiyetten önceki cahiliye döneminde kiz çocuklarini diri diri gömüyorlardi ve kuran-i kerim bunu kesinlikle yasak ve haram kilmistir…sonra cennet analarin ayaginin altinda yazar kuranda, anneye öf demek bile yasak kilinmistir ama bu sözü de insanoglu yanlis anliyor nasilmi saniyorlarki sadece kendi annemize böyle olmali hayir, anne olan her kadin için geçerlidir bu bence. mesela koca kadinini dövemez, çocugunun annesini dövmesi bana göre haram kilinmistir bu ifadelerle…sonra çok ilginç brsey daha var ki hz. muhammedin bir hadisi vardir "kadini iliskiye hazirlamadan iliskiye giren erkekleri hayvanlara benzetmis ve haram kilmistir" bence dinin suçu yok yanlis aksediliyor, kafasina göre yorumluyor insanoglu problem burda….

    eski zamana dönersek kadinlar için gerçekten çok zormus, ezilmisler yok sayilmislar kabul….ama günümüzde ezilen kadin daha az, belki doguda…mesela bir ege, akdeniz, karadeniz kadinin ezildigini hiç gördünüz mü, zor yani o kesimlerde ezilen erkek =)

    bence kadinda ezliyor, erkekte suç iki tarafinda, csnsiyet ayrimi yapmadan bence her insan esit, dünya da hepimizin ayni yasam hissesi varr, kimse kimseyi ezmesin derim benn… hepinizi seviyorum saygilarimla…..

    tekrar tekrasr not düsüyorum yazi kadinlara ön durmak için degil, erkekleri ak kasik ilan etmiyor yazi sadece kadin üzerine çok yazi oldugu için, birde erkek tarafli bakmak istedim, yoksa erkeklerde az degil, suçsuz degil en az kadin kadar suçlu =)

  6. iste dedigim gibi kadin sözel siddet uyguluyor dir dir dir:) erkek fiziksel…

    geçmis ögretisi de bu eskiden kiz (kadin) cinsine yapilanlar kodlarimizda yazili günümüze kadar geldiyse ne bekliyorsun? atalarinizin yaptiginin cezasini çikartiyor olamaz mi günümüzde kadinlar 😛

    erkegin maddi olarak ezilmesi yine kendi akilsizligidir (hediye, yemek içmek parasini ödeme v.s) ödeme kardesim… alma hediye v.s o zaman aldiktan sonra ezildigini hissediyorsan yapma bunlari:) yapiyorsan da konusmayacaksin degil mi ama? zorluyorsa seni kadin(kiz) kaççç hiç durma.. öyle insanlar da var elbet isi sömürü ama bu insanlari sadece kadin olarak sinirlayamazsin. ayni eylemi yapan erkek de var zira:)

  7. 111. ayet LEHEP SURESI

    1- elleri kurusun ebu lehebin kurduda
    2- ona mali ve kazandiklarida fayda vermedi.
    3- o alevli bir atese girecektir.
    4- karisida odun tasiyicisi
    5- boynunda hurma liflerinden bir iple.

    iste kurandaki bu ayete göre ebu lehep ve onun karisida agir suçla cezalanip onlar daha bu dünyada yasarlarken onlar Allah tarafindan cehennemlik ilan edilmislerdir.

    iste biz bu ikisinede hiç birimiz onlar cenenneme girmezler af edilirler de diyemeyiz çünkü onlarin hakkindaki karari veren Allahtir ve bu kesinlesmis bir karardir oldugu görülüyor ondan baskasi içinde siz cenenneme gidersiniz de diyemeyiz çünkü hepimizin sonu ve isi Allaha kalmistir bunu önce hepimiz kabullenmek zorundayiz derim
    .
    1- Allaha kizilmaz 2- Allaha darilamayiz 3- Allahin verdigini kabul edecegiz 4- Allaha hesapta soramayiz.. iste bunlarda kesindirler derim. ve 4×4 lük ilkedirler

    hiç birimiz erkekliginden ve kadinligindan vaz geçmezler mesela Allah teklif etmis olsa erkege gel seni kadin yapayim dese ben halimden memnunum derler kadinlarada gelin sizi erkek yapayim diye bir teklifte bulunsa onlarda ayni seyi söylerler ve halimizden memnunuz derler bu demektir ki erkek ve kadin esittirler ve Allah onlari ona göre yaratmistir ve onlarida buna Allah gönülden razi etmistir.

    onun için erkekler söyle de ben neden böyleyim bu haksizliktir diyemeyiz ve Allaha kesinlikle kizamayiz ona darilamayiz ona hesapta soramayiz bu kesindir derim.

    eger dil bilginleri iki kadin bir erkek sahit olacak diyorsa buna bu alimler eger yanlis yorum yapip takla attirmamislarsa ve bu dogruysa Allahin bildigine verdigine teslim olmak ona kulluktur ve ibadettir ve büyük sereftir çünkü bu bir krala degil Allaha teslimiyettir eger krala teslim olursak buda günahtir çünkü Allahi tanimamaktir ona isyandir tabiiki sartlarda müsait olursa derim.

    mesela bir köle düsmüs kadini sahibi onu zorla fuusa iterse o kadin masumdur diyor yüce Allah onu o ise itenlere çok agir cezalar vardir diyor ayetlerde onun için Allaha geregi gibi inanirsak her halin ayri bir mesuliyeti ve görevi ve onun zevkli ihtisamli serefli taraflari vardir iste onlara riayet edenlere korku yoktur onlar üzülmeyeceklerdir diyor yüce Allah ve duhan suresinin 51. ayetinde de fakat Allah bilinciyle yasayanlar güvenlik içinde olacaklar . diyor bu ayetinde yüce Allah.

    onun için kadin ve erkek hep esittirler çünkü onlara ve hepimize sormus vaktiyle Allah ve bizlerde evet demisiz bu islerde öyle olmus ama buna inanan kim var acaba derim.
    ve kadina gel seni erkek yapayim dese Allah hemen kaçarlar rekeklerde kadin olmaktan iste hesaplar ortadadir ve bunu devamini nasip olursa sonra yapayim baska açilardan derim r.ç.

    not: hucurat suresi 16. ayette siz Allaha dininimi ögretiyorsunuz diyor anlayanlara derim .

  8. Ahh Rahmi Amcaa ahh…

    kadini fuhusta resmilestiren, sermaye yapip üstünden para kazanan, bir de o para ile vergi rekortmeni fln olan kisilerin var oldugu, olacagi bir dünyada yasiyoruz biz.

    :)))) öte dünyada yanacakmis bananeeee burda keyfi yerinde!

    valla billa bana "seni adam yapayim mi" diye sorsa hemen kabul ederdim! kadinin isi zor bu dünyada:(

  9. pek fazla uzak degil yakin tarihte 5 sene kadar önceleriydi otobüs duraklarinda kocaman afisler vardi BU YAZ BASTAN ÇIKINIZ NE OLACAK YANI diye yazilar aylarca asili durdular hiç bir kadin toplulugu sen ne diyorsun demediler hiç bir erkekte orali olmadilar polis jandarma vali savcilar hakimler avukatlar generaller daha niceleri kös kös o yazilari aylarca okudularda bir kisi çikpta bu rezalete karsi çikmadi çünkü her kes bu durumdan demekki çok memnun kizi anasi hanimi gelini oglu kendisi ve daha niceleri bu yaz bastan çikmallarini dört gözle bekliyorlarmis demekki ancak o zaman anlasildi hepsinin niyetleri buymus

    çünkü onlar dinlerinden çok memnunlarmis olduguda görüldü çünkü Allah onlar kendi dinlerinden memnunlar diyor onlara ölçüler ortada onun için bir indirilen din vardir birde insanlarin uydurdugu bu yaz bastan çikiniz ne olur dinide vardir ve herkez onu kabull ettilerki dedigim kuvvetler bu gidise ayip bile demediler iste yasanan din bu olunca o millet ve bu insanlik alemi her alanda oldugu gibi evliliklerdede mutlu ve mesut olamiyorlar.

    çünkü bu yaratilis kanununa göre bu mümküm degildir ve çünkü her insanin cani namusu serefi hasiyeti onlara emanettir bu onlarin kendilerine aitte degildir yani onlara verilen Allahin bir kutsal emanetidir bunlar eger bunu böyle otobüs duraklarinda bile sokaga dökersek Allah o insanliga acimaz ve o insanlardan degil baskalarina onlarin kendilerine bile bir hayirda gelmez derim. r.ç.

  10. bir hazreti ömer hikayesi anlatayim sizlere.

    bir gün hazreti ömer halife iken bir adam gelmis yanina ona karisindan neler çektigini anlatmaya fakat h.z. ömerin biraz isi varmis gelen kisiye sen biraz otur seni sonra dinlerim demis ona ve o adam bekliyormus.

    iste o arada h.z. ömerin hanimi yan odadan hazreti ömere verip veristiriyormus fakak h.z. ömer hiç ses çikarmiyormus nanimina iste bu arada h.z. ömere karisindan dert yanmaya gelen adam bu durumu görmüs ve kalkmis müsade istemis gitmeye dur seni daha dinleyemedim neden gidiyorsun demis h.z. ömer.

    ona oda senin hanim benim hanimdanda daha hasinmis bu hali görünce ben halime sükür etmek için gideyim demis h.z.ömere ve hazreti ömerde ona söyle söylemis onlarda insan onlarinda sikintilari vardir birakalim onlarda ara sira yagip essinler demis ve böylece bu konuda görüsülmüs olmus bir hikaye sekliyle derim iste burasi dünya her hal var onu el birligi ile düzeltmeye çalisalim hepsi budur çünkü Allah hayir benden ser sizden dogar diyor daha ne desin derim selamlar r.ç.

  11. rahmi amca gerçekten çok tesekkür ederim, yorumlarin o kadar degerliki, çünkü o kadar adaletli ve tarafsiz yaklasiyorsun ki dine ve söyledigin her sözü, ortaya attigin her tezi bir hadis le dogrulugunu ispatliyorsun keske herkes sizin gibi dini gerçek mertebe de biz gençlere anlatmaya çalissa, sizin gibi tarafsiz durabilse, yasaklar dini degil de hosgörü dini oldugunu anlayabilseler….

    ne yazik ki insanlara asilanan böylesi degil, herkes sizin gibi hosgörü çerçevesinde yaklasamiyor, bizleri sogutmaya çalisiyorlar dinden….yasaklarla ve korkularla…

  12. bende sizlere çok tesekkür ederim.
    birazda hayvanlardan bahis açayim belki faydali bizlere çünkü hayvanattan bile bir çok ibretler öreneler almamiz gerekiyor bence

    size çocukluk devrimin yani 8-11 yaslarimin bir halini anlatayim o zamanlar bizim tavuklarimiz vardi onlarin bakimi kollamasi yemi suyu benim görevimdi ve bu aradada oyunumuda oynardim iste bu tavuk bakiciligim da onlarin hayatini hep takip etmisimdir mesela tahminen onbes tane kadar tavugumuz ve birde horozumuz vardi onlar civciv çikarirlar onlari büyütürler onlari hep izlerdim anne tavuk en iyi yemi bulunca git gitlar yaparak yavrularini çagirir en önce kosan o yemi yerdi ve o civcivler büyüdügü zaman onlari anneleri yanindan kovalardi herkes yemini artik kendileri bulurdu.

    (ve hiç bir tavugun horozu gagaladiginida görmedim) fakat horoz bazen bazi tavuklari gidip onu gagalardi ve onun cacini acitirdi demekki onlarin aralarindaki sorunlarini o horoz öyle gagalayarak hallediyordu diyordum o zaman ve simdide öyle diyorum.

    bu aileyi disiplinde tutmak demekmis ve bu gagalama bu her zaman degil nadiren oluyordu ve o horozda bazan iyi bir yem bulursa onu kendisi yemez özel git git lar yaparak tavuklari bu yeme çagirirdi onlarda kosarak onun yanina giderler ilk gelen o yemi yerdi buda onlarin özel kanunlariydi.

    ve hiç bir yabanci horozda bizim tavuklara yaklasamazdi ve yabanci tavuklarda bu sürüye katilamazdi horoz onlari derhal oradan kovalardi gagalardi ve tavuklarimiz onun kontrolu ve korumasi altindaydi iste erkekler eslerini ve hane halkini korumasi için Allah onlara ayri bir güç ve cesaret ve mesuliyet vermis ve onlarin koruyucu melekleri yapan Allahtir bu hal insanlarda da aynen vardir ve bu haller kuranla da tespitlidir derim selamlar. r.ç.
    not: bunlar biz insanlik için bir numunedir ve ölçüdür bence derim

  13. sayin deli sey sakin erkek olma.

    çünkü erkeklerin isi kat kat zordur üç kurus kazanmak için kaç kisinin önünde ne taklalar atiliyor oda asgari ücrete tabi onu da bulabilrsen tabi.

    birde kadinlar derki elin erkegi çok buluyorda sen neden bulamiyorsun diye birde insana tas gibi laflar bile söylerler daha neler neler vardir.

    biz erkekler için öyle zorluklar vardir ki mesela yazin sicagi kisin dondurucu sogugu gürültüsü dumani zehiri vardir birde ne ellere nede karina kendini begendiremezsen isizde kakilrsan ve çocuklar yorgani açliktan yerlerse vay haline.

    onun için sen oldugun makaminda kal en hayirlisi odur bence derim selamlar.r.ç.

    not: ama istersen bir kilik degistir bir dene bu iside bir kaç seneligine de gör bakalim dünyanin kaç bucak oldugunu derim.

  14. heheeeehee Rahmi Bey Amcacim,

    o üç kurusu kazanmak ve saydigin olumsuz durumlari yasamak için "erkek" olmak gerekmiyor!!!

    valla hayat, kaç bucak, kaç köy, kaç sahir öyle bir ögretiyorki insana:) hiç olmazsa erkekligin verdigi "ben erkegim, onu bunu yapamam" (ev isi, yemek, temizlik, çay, çorba, v.s ) meselesinden de faydalanmis olurdum:P

    çalisan kadin, hem evde hem iste kendini ortaya koyuyor, koymak zorunda birakiliyor… çocuk boncuk dogurup, büyütmada cabasi… öyle senin düsündügün gibi olmuyor bu isler:))

    bu arada bu dergide tek kadin ben miyim yahu???? kadinlar heyyyyyoooooo, sesiniz çiksin biraz ama olmuyooo bölee heee:P

  15. heheeeehee Rahmi Bey Amcacim,

    o üç kurusu kazanmak ve saydigin olumsuz durumlari yasamak için "erkek" olmak gerekmiyor!!!

    valla hayat, kaç bucak, kaç köy, kaç sahir öyle bir ögretiyorki insana:) hiç olmazsa erkek olmanin getirisi olan "ben erkegim, onu bunu yapamam" (ev isi, yemek, temizlik, çay, çorba, v.s ) meselesinden de faydalanmis olurdum:P

    çalisan kadin, hem evde hem iste kendini ortaya koyuyor, koymak zorunda birakiliyor… çocuk boncuk dogurup, büyütmede cabasi… öyle senin düsündügün gibi olmuyor bu isler:))

    tabi bazi erkekler varki kadin eline su dökemez kendi isini kendi yaptigi gibi, hayatini paylastigi kadina da yardim eder… sorumluluk sahibidir ama onlar çok azinlikta:)

    bu arada bu dergide tek kadin ben miyim yahu???? kadinlar heyyyyyoooooo, sesiniz çiksin biraz ama olmuyooo bölee heee:P

  16. heheeeehee Rahmi Bey Amcacim,

    o üç kurusu kazanmak ve saydigin olumsuz durumlari yasamak için "erkek" olmak gerekmiyor!!!

    valla hayat, kaç bucak, kaç köy, kaç sahir öyle bir ögretiyorki insana:) hiç olmazsa erkek olmanin getirisi olan "ben erkegim, onu bunu yapamam" (ev isi, yemek, temizlik, çay, çorba, v.s ) meselesinden de faydalanmis olurdum:P

    çalisan kadin, hem evde hem iste kendini ortaya koyuyor, koymak zorunda birakiliyor… çocuk boncuk dogurup, büyütmede cabasi… öyle senin düsündügün gibi olmuyor bu isler:))

    tabi bazi erkekler varki kadin eline su dökemez kendi isini kendi yaptigi gibi, hayatini paylastigi kadina da yardim eder… sorumluluk sahibidir ama onlar çok azinlikta:)

    bu arada bu dergide tek kadin ben miyim yahu???? kadinlar heyyyyyoooooo, sesiniz çiksin biraz ama olmuyooo bölee heee:P herkes halinden çok bi mutlu mesut galiba, bi kirpi ben miyim? =)))))))

  17. siz kadinlar bir kitap yaziniz nasil bir erkek istiyorsunuz onun seklini modelini önce çiziniz öyle bir kaç yuvarlak fafla bu dertlr anlatilamaz ki önce onu görelim ki belki erkeklerin de ona göre bir cevaplari vardir onlarda birseyler söylerler her halde derim.

    not: sen kirpi degilsin deli sey sadece istegini ortaya koyansin selamlar .

    bir lüküs hayat sarkisi vardi bir zamanlar oda özetle söyleydi.

    sislide var bir apartiman o olmazsa halim yaman kapida var otomobil biri açik biri degil mutfak dolu hizmetçiler diye devam ederdi bu türkü siz söyleyin bakalim böylemi olsun nasil olsun bu isler bunun gelir kaynagi nasildir birde bunu yolunu anlatiniz lütfen derim r.ç

  18. sayin hocam sekan bey önce sanda tesekkürler.

    torpilli yüksek maasli ise girmeyeceksin siradan gazeteden bir ilanla kendine bir is bulunda görün bakalim ahiret sorularini insana nasil ve neler soruyorlar ve birde imtihan ediyorlar onuda kazanirsan eger asgari üçretle ancak o ise giresin ve önce patrona sonra müdürüne sonra usta basina ve sonrada posta basina kesin saygili ve itaatli olacaksin ve ayni zamanda is arkadaslarinlada mutlak iyi geçineceksin ve sonra bunlardan birinde küçük bir kusur yaparsan ve verilen isini saatinde bitirmezsen hemen hesabini sinama bileti sip diye kesiverirler.

    ve yeniden is aramaya baslarsin oda belki aylarca sürer ama yeni yeniside kovuldugun yerden dahada acimasiz oldugunu sakin hiç akildan çikarmayiniz derim.

    ve mesela evlisin esin dandik çikti ayrildin var iki çocuk onlar nafaka isterler bosandigin kadinda nafaka isterse aldigin aylik asgari üçret yol masrafin yemegin ve diger masraflarinda cabasidir gelin çikin bu isin içindende fehlivanliginizi görelim derim.

    sabah kalkarsin saat 6 da nerde olursan ol saat 8 de isinin basinda ve makinenin sartelini açmis olaçaksin ve çekicini bir ise vurmaya baslamis olacaksin ve birde gece mesaisi çikarsa kalmamda diyemezsin ve o zaman ancak aksam evine saat 10 da girebilirsin ve sabah aynen devam ve bir ömür boyudur bu isler dayana bilenler erkek olsunlar.

    sunuda belirteyim ki çok zamanlar annem bizi keske kiz doguraydi diyenleri çok duydum ama olanlar oldu geldik bu dünyaya bir kere derim selamlar eger yanlisim varsa baska erkekler düzeltsiler derim.

    50 sene önceleri okumustum fakat hepsini degil aklimda kalan bir tanesini söyleyeyim

    aylik 500 ev kirasi 300 papel
    bu budakli kaziga oturabilirsen buyur sende gel
    umudumuz ankaradan esecek yelde kaldi
    idareyi kaybettik maslahat elde kaldi.

    diye devam eder di bu siir ve bu olay hala devam ediyor derim.

    not: yani ogün bu gün bu isler hep böyle gidiyor sasirdik bizde ne yapacagimizi demektir selamlar. r.ç.

  19. bir hikaye ve birde örnek verelim bu konuda

    bir zamanlar padisahin biri genç ogluna oglum evlenmek çagin geldi seni artik evlendireyim ama bana nasil bir kiz istiyorsan onu anlarta ona göre ülkemizden sana bir es bulalim demis ogluna.

    ogluda arzuladigi kizi tarif etmis babasina benim karim çok iyi at binicisi olmali kiliç kalkan kullanmayida iyi bilmeli ok atiliciginda birinci olmali attigi mizraklar kalkanlari bile delmeli güzelligi dillere destan olmali beni çok sevmeli ve bana saygili ve sevgili olmali çocuklarima iyi bir anne iyi bir ögretmen olmali güzel ve tatli yemekler pisirmeyi bilmeli dans etmeyide iyi bilmeli toplulukta bana eslik etmeli huyuma boyuma uygun olmali diye daha bir çok seyler siralamis bu çocuk padisah babasina ve babasida ona ah oglum senin aradiklarini ben padisahken bile bulamadim demis oda ogluna.

    ve o aradigini daha analar dugurmadi ki demis oda ogluna iste bu misalle bakarsak eger kadinlarin istedigi kocalari da daha analar dogurmadi önce o erkegi dogurup ve onu öylede yetistirsinler ki ondan sonra aradiklarini bulabilsinler ve istemeyide hak etsinler bence derim çünkü okul evden basliyor ve ilk ögretmenimizde annelerimizdir biz onlarin eserleriyiz derim. r.ç.

  20. INSAN – HAYAT – DUA -VE- KENDI – ELLERIYLE – KAZANDIKLARI…

    yüce Allah bir ayetinde bana dua etmeyen o insanlari ben ne yapayim diyor.

    ve her insan mücadele ettigi seylerin büyüklügü ve onlarin ehemniyeti kadar büyüktür.

    ve her insan basli basina bir müstekil devlettir.

    dünyada iki iktidar vardir bunlar ya seytana teslim olan yada Allaha teslim olanlarin iktidarlaridirlar deriz.

    iste bütün bunlari hesaba katarak insanca düsünürsek sunlar ortaya çikar insani olan bu dünya hayatinin temelleri her iste mutlak 4×4 lük olmalidir yani her insan dört dörtlük olamazlar denilsede mutlak her insan kendini 4×4 lük yetistirmek ve toplum olarakta onlari öyle yetistirmek zorundadirlar çünkü onlar bu kanuna muhtaçtirlar derim.
    mesela bu konuda bir kaç örnek vermeye çalisayim mademki hayatin temelleri 4×4 lük olmasi gerekiyorsa bunu isletirsek eger sunlari görecegiz.
    mesela iyi bir mahsul veya iyi bir evlat sahipleri olmak istiyorsak eger onlari 4×4 lükleri vardir önce onu bulmaliyiz.
    mesela tarla – tohum – dua – ile birlikte o tohumunda iyi yetistirmek gerekir mesela onun suyu gübresi çapasi ve yabanci otlardan temizlenmesi mutlak gerekir iste bunlari iyi bilip onlari iyi yapanlar kazandiklari bu mahsul veya meyvalar çok kiymetli ve çok lezzetli olurlar onun için yetistirmek teknigide çok önemlidir derim .
    ana baba dua ve evlat 4×4 lük sisteminde de anne tarla rolündedir onu iyi seçmelidir baba tohum olarak oda iyi seçilmelidir ve bunlar yetiskinlerden olmalidir ve bunlar helal kanunla birlestiginde onlarda müstereken Allaha dua ederek bize hayirli evlatlar nasip et derlerse ve onlarin kazandiklari evladi bir mahsul misali onunda bakimi egitimi ögrenimi çok iyi yapilmalidir ki onlarin bu mahsulü çok degerli olsun iste budur tarla tohum dua mahsul 4×4 lük olmasinin bir sekli derim.
    eger bunlar böyle olmazsa hayatimiz kötü sonuçlar verirler derim ve onun için aradigimizi ve onu bulmamizi istiyorsak bütün insanlik alemi ayni kanuna riayet etmelidirler derim eger bunu böyle yapmazlarsa onlarin hasatlarindan hiç kimseye ve kendilerinede hiç bir hayir gelmez iste bunlar yüce Allahin hiç degismeyen kanunlaridir derim.
    onun için ana baba dua evlat birlesigi olarak bunlarin her birinin yetisme yöntemlerine çok dikkat edilmelidir hayirli olmanin ve hayirli evlat sahipleri olmanin yegane temeli budur iste bunlara dikkat etmeyenler milletler ve toplumlar ve aileler hiç bir hayira ve barisa hayirli evlada ve leziz mahsule sahip olamazlar demektir.
    onlarin her isleri de daima kötü ve mazaratli sancili izdirapli ve basarisiz olur ki iste bunlarda o milletlerin o halkin o toplumun ve o ailelerin müsterek eserleri olurlar çünkü hiç degismez olan Allahin kanunu budur ve hayra uyanlar hayrin karsiligini alirlar serre uyanlarda bu serleri bir karsilik olarak kazanirlar onlarin hasatlarida iki elleriyle kazandiklari daima bu olur ve ilmi ölçüler ve bunun kutsal olan hukuku ve adaleti ve islam dininin bir hikmetide budur derim selamlar. r.ç.

  21. ilk önce koca yaziya kisacik yazdin dediniz bende bu sefer çokca yazdim ve biktirdim sizi.
    ve daha çok seyler yazardim ama belki hepimize iyi bir hayat dersi olur diye ama mademki yeterli oldu bende kisa kestim bu sefer.

    selamlar ve basarilar dilerim hepinize. r.ç.

  22. bir gün hocanin biri camide çikmis kürsüye.

    oradan uzun uzun birseyler anlatip dururmus bu arada caminin müezzini gelmis yanina hocam çok güzel seyler anlatiyorsun ama camide seni dinleyen bir kisi bile yok bir tek cemaat bile yok sen bunlari kime anlatiyorsun demis hocaya.

    hocada o zaman ben bunlari kendime anlatiyorum demis oda müezzin efendiye selamlar. r.ç.

  23. rahmi amcacim biraz kirginlik, biraz sitem sezdim son yorumlarinda, belki siz kendinize anlatiyorsunuzdur ama bizde birseyler kapiyoruz anlattiklarinizdan, ne sikiliyoruz, ne yok sayiyoruz lütfen sessizligimizi yanlis anlamayin, heleki sikilmak diye bir sey akliniza gelmis lütfenn düsüncelerinizden bu kani'yi siliniz…

    siz buradaki herkez için degerlisiniz… yorumlar için çok tesekkür ederim…

  24. hasa sizlere karsi hiç bir sitemim yok.

    sadece bu konuya uyan bazi bilgilerimi tecrübelerimi karinca kaderince niyetiyle ortaya koydum baska zamanda baska serler anlatiriz burasi bizim tekkemiz zaten tekkenin anlami bir okuldur orada görüsler ortaya konur ve tartisilir ve her fert kendi payini oradan alir iste tekke budur bence derim.

    onun için Atatürk 550 adet cumhuriyet halk evlerini kurmuski milleti buralarda her sorununu asikar halde dile getirsinler onu bir karara baglasinlar ve onu büyük millet meçlisine yollasinlar ve onu orada kanunlastirsinlar içindir bilinen bu camiler ve eski tekkeler zamanla raydan çikinca Atatürkte bu yola bas vurdugu görülüyor çünkü her mesele milli irade ile çözülür ve demokraside bunun vasitasidir ama ne yazikki daha bu mertebelere yükselemedik ve zamanla bu engelleri bu insanlik mutlak asacaklardir ben umutluyum derim.

    çünkü hayatin okadar çok sorunlari varki onu bu insalik düsünecektir mesela ben filancayi filanca partiyi seçtim o neyaparsa benim kabulum demek o milli irade degil o milletçe onlara kendi elimizle kendimizi esir yapmaktir iste buna önce Allah karsi çikiyor "bakara 104" . ayetinde onu iyi okuyalim ve onu iyi anlayalim onun için size asla sitem etmiyorum yanliz bu kapiyi sakin kapamayin derim.

    çünkü bu bir baslangiç merkeside sayilir bir öncülükte sayilir mesela cumhuriyet halk evlerinide birileri camiler tekkeler misali kendilerine benzetince insanlik yanliz kaldi birleseçek konusacak yerleri yok edildi onun için önce hocamiz serkan beye bu siteyi bizlere açtigi için ona mütesekkirim ve sizlerede ayrica derim selamlar. r.ç.

  25. bu konumuzda bir ilmi örnek vermeye çalisayim belki birgün kullanirsiniz onlari.

    yaratilis ilkeleri nedeniyle kadinin evinde oturmasi kurani bir ögüttür denebilir ve insanlar ona göre yeni bir dünya hayati sistemi insa ederlerse onlar için bence çok hayirli olur derim.
    söyyleki bir aile yapisi 5- nüfustur dersek 1- baba 1- anne 2- çocuk 1- yasli emekli seklidir dersek bu evin geçimini saglamak için dis islerde hep baba çalisiyor ve bu 5 – nüfusa o bakar seklidir iste bu bababin kazanci o ailye geçindiren bir tür standart geçimlige esit denge de olmasi insanligin en temel sorunlarindan biridir derim iste bu konuda hazreti muhammet derki bir erkegin genis bir evi içinde titiz bir hanimi ve kapisinda bir binegi ve onun bu isleri yapacak kadar geliri olmalidir diyor iste bunu çözmek lazim derim .

    çünkü Allah ev geçimligini erkege yüklemistir bu Allahin bir emridir biz Allaha inanmasakta bu kanun böyledir isin bu yönü ayri tartisilir derim görüldügü gibi erkek dis islere çalisir o evinin geçimini saglar kadinlarda çocuklariyla ilgilenir ve evinin isleriyle ilgilenirler o çocuklar büyürler anne ve babalarinin yerlerini alirlar bu sistem böyle akar gider demektir.

    mesela 70 milyon nüfuslu bir ülkenin içinde bu hesaba göre 14 milyon aile yapisi var demektir burada 14 milyon baba 14 milyon anne 28 milyon 0- 25 yas arasinda çocuk ve 50 yas üzerinde 14 milyonda yasli emekli insanlar var demektir ve bunlar bir ülkenin tamami sayilirlar bunu teferruati ayridir.

    eger kadin çalisirsa onun çocuklari yetim demektir onlar aile ortami sevgisine ilgisine aç olarak yasiyorlar demektir iste bu insanlik bununda mutlak bir çaresini bulmakla yükümlüdürler öyle meydanlarda nutuk atmak bol keseden vaatlerde bulunmak isi degildir zaten bu islerde onlarin isleri degildir demistim onun için camiler vardir onun için cumhuriyet halk evleri yaratilmistir iste onlara sahip çikanlar bu sosyal hayat dümenin basinda olan bilgin bir millet olurlar ve demokrasi onlarin verdigi ilmi insani olan kararlardir ve onlar onlarin kendilerine dönerler diyor yüce Allah derim iste bu isleri böyle anlayip onlari ona görede yapmaliyiz derim.

    ben sahsen bu konudada bir çok düsüncelerim vardir ama engellerimizde vardir bu yollar da büyük taslar var ve o taslar bu yollarimizdan temizlenmeden bu yol trafige açilmaz eger açilirsa hep kazalar belalar gelir ve gelmektedirde iste birde bunu çözmemiz lazim bu çok büyük çaptaki taslardan biri siyonist patentli patronculugu kralciligi ruhbanciligi ve bu köleligi bu dünyada oldukça bu dünyada gerçek bir aile düzenide devlet düzenide kurulamaz bu dünyada onuda pesin söylemis olayim ve bu konuda hepimiz düsünelim ki birilerine körü körüne teslim olmayalik.

    çünkü yaratilis itibariyle her insan halifedirler yani kendilerine malik ve sahiptirler ve yani her birimiz bir müstakil devletiz bunlarin birlesiminden birlesik insanlik devleti bütünlügü dogar orada hüküm ancak din ile saglanir olunca kisilerin hükmü geçmez orada AB D. A B. ve nede baskalari olmaz çünkü orada insan vardir ve orada tek Allah vardir hak vardir hepsi budur derim.

    çünkü Allah kanun demektir zaten onun varligida din olarak görülür ki din kanun demektir biz burada din olarak kurani kendimize ölçü ve baz alirsak orada evrensel kanunlar dogar orada kisilik krallik patronculuk kapitalislik ruhbanlik ve kölelik yoktur yanliz hak vardir ve onun hukuku vardir ve onunda bir adaleti vardir ve her insan onunla hareket ederlerse islem tamamdir derim.

    çünkü dünyanin yönetimi seytanami yoksa tek olan Allahami teslim edecegiz önce buna karar verelim sonrasi çok kolaydir iste gerçek demokrasi rejimi budur siyonlarin verdigi demokrasi rejimleri halka zulümdür derim ve hep böyledir çünkü onun yaratilisi öyledir akrepten bal beklenmez derim.

    seytani ve rahmani yönetim sekilleri söyledir seytani olan devletsizliktir ailesizliktir köleliktir sevgisizliktir vicdansizliktir merhametsizliktir ve onda ilahi ask iksiri yoktur onda nefsi aldatmak gününü gün etmek yanliz kendini düsünmek aptalligi vardir derim.

    ve yüce Allah bunlari biz insanliga kesinlikle yasaklamistir iste o yasak meyva denen nesle bence budur ve onu yiyenler iflah olmazlar ve dünyalari sönüktür ahli vahlidir dertim.
    iste bu sahte ile hayri degisen insanlar yani bizler Allaha geregi gibi inanmasakta Allah bu gidisatin içinde yer alanlara ve onlara destek olanlara lanet ediyor çünkü onlar bozguncudurlar diyor yani ilahi sistemi çökerten insanlardir diyor ve anarsidir diyor nasilki bir devleti anarsiler yikarsa iste bunu görüpte tevbe ile kendilerini düzelten toplumlara ve insanlara Allah destek olurum tevbelerinide kabul ederim diyor iste bu büyük taslardan biriside bu ayrik otlarini bu devletlerin içinden temizlemektir nasilki agaçlari bidiyorsak tarlalari yaban otlardan temizliyorsak çocuklarimizi kötü insanlardan koruyorsak bunlarida temizleyip yok emek bu insanligin isleridir ve ilmi ölçü budur bence derim selamlar r.ç.

  26. Merhaba,

    Enteresan bir yazi olmus. Ben de sahsen bunu düsünmüsümdür. Evet kadinlarin dayak yedigi, hem psikolojik hem fizyolojik siddete maruz kaldigi örnekler çok fazladir. Ayrica kadin ve erkek kesinlikle kanun önünde esit olmali ve siyasetten tutun da sporculuga kadar her alanda kadin da olmalidir. Bunun önündeki engeller de kaldirilmalidir.

    Ancak kaçirilan söyle bir nokta var, erkegin sosyal yasamdan kaynaklanan yükümlülükleri ile elde ettigi varsayilan avantajlar ne kadar orantili ? Örnegin yazida da belirtildigi gibi, erkek bir kafeye, restorana gidildiginde hesabi ödemelidir. Ödememenin bir hukuki yaptirimi olmayabilir ama sosyal yaptirimi oldukça agirdir. Zira kadina para ödetmek erkekligin yükümlülüklerinden birini yerine getirememektir. Bunun yaninda, çogu kadindan üstelik bir kismi feminist bazi tavirlar sergiemesine ragmen duydugum söyle klise bir söz var : " Erkek tabiki bir adim önde olmali…" bununla kastedilen sosyal statüden tutun da, araba ev yillik gelir vs. gibi her türlü degiskeni barindirmkta. Yani kadinlara göre de erkek daha çok kazanmali, daha zengin olmali ve daha iyi veya en azindan karisina es degerde bir egitim almis olmalidir. Peki, her alanda esitlik kavramina ne kadar uyumlu bir isektir bu ? Bunun sorgulamasini bu yorumu okuma zahmetine girismis arkadaslara birakiyorum.

    Bunun yaninda bazen kadin orjinli bakis açisinin ölçüyü kaçirdigini düsünüyorum. Misal bir kaç hafta evvel oynanan Fenerbahçe-Manisaspor karsilasmasina seyircisiz oynama cezasi yerine, kadin ve çocuk izleyicilere bedava girme uygulamasi yerine getirildi ve on binlerce kadin bu maçi izledi. Bu güzel bir gelismeydi zira, kisisel düsüncem her alanda oldugu gibi futbol seyirciligi alaninda da kadinlarin olmasidir. Ancak, bu karari bile bazi feminist veya en azindan kadin penceresinden bakmaya alismis insanlar " Ne yani, seyircisiz maç yerine kadin sokmak da ne oluyor ? Kadinlar cezadir yani öyle mi ? " gibi bir argümanla, kadinlara karsi asagilama eylemi olarak gördüklerini dile getirdiler. O zaman ben de bu olayi söyle görmekte hakli oldugumu düsünüyorum. " Ergenlik çagina girmis her erkek, o dakikadan itibaren futbol maçlarina girmemelidir, zira bu tarz erkekler potansiyel birer tehdit unsurudur. Egitim seviyesi, gelir düzeyi, kisiligi en olursa olsun…" . Bir de bu açidan bakarsak, sadece haftasonu bir degisiklik yapmak için maç izlemek isteyen erkeklere karsi bir ayrimcilik olmuyor mu ?

    Son olarak sunu ekleyerek sözlerime son vermek istiyorum. Sanirim tam bir yil önce söyle bir haber okudum. " Yargitay cinsel iliskiye girme sikintisi yasadigi için bir erkegi bosamakla kalmamis ve kadina tazminat ödemekle mahkum etmis. Zira yargitaya göre cinsel iliski evlilikte erkegin bir yükümlülügüymüs. Peki bu açik açik cinsiyet ayrimciligi olmuyor mu ? Evlilik sözlesmesine imza atarak birbirleriyle bir ömür geçirmeyi planlamis bu çift, hastalikta saglikta beraber olmayi kabul etmemisler miydi en basinda ? Simdi kadini bu olyin disinda tutup, erkege böyle bir yükümülülük vermek ne kadar adil ? Hayat müsterekse eger bunun bazi sinirlari mi var ? Eger varsa kadinin bu konudaki yükümlülügü nedir ?

    Üstelik böyle bir karar karsisinda erkegin katlanmak zorunda kalacagi mahalle baskisi da cabasi olmayacak mi ? Bu durumda ezilen kim sizce ?

    Hem yazida da belirtildigi üzre eklemek istedigim bir sey var… Bu haberin tersi bir kadini magdur edecek sekilde çiksaydi medyada bundan daha fazla yer almayacak miydi ?

    Diyeceklerim simdilik bu kadar. Kadinlara saygim sonsuz ve kesinlikle kadin düsmani birisi olmadim olmayacagim da. Kadin ve erkek esitligini de sonuna kadar savunurum. Ama bu esitligin bir tarafina daha çok deger vermek en basinda sorunu daha kötü hale getiriyor kanimca. Bir de karsi taraftan baksak ne dersiniz ?

  27. yorumu sonuna kadar okudum, çok tesekkür ederim. sanirim karsilikli fikirlerimize tercüman olmusuz =)

    yorum yazinin devami gibi, devam filmi gibi olmuss valla çok begendim ve çok sevindim.. =)

    çogu zaman yanlis anlamalara mahal getirsede hep savundugum düsünce sudur "insani insandan ayiracak somut veriler ele geçirilemedigi müddetçe her insan esittir "
    vicdan terazisi dengede olmali….

  28. Ben tesekkür ederim. Çok güzel bir konu basligi ve iyi bir tartisma konusu oldugunu düsündügümden dahil olmak istedim :). Kadinlar yazdiklarimdan sonra bana biraz sitem edebilir ama af dileyerek sunlari demek istiyorum ki, amacim ne onlari kirmak ne üzmek. Sadece genel kaninin yani " kadin eziliyor, erkekse egemen oldugu toplumun nimetlerinden faydalaniyor." düsüncesine katilmadigimi vurgulamak istiyorum ve olayin biraz yanlis irdelendigini düsünüyorum. Hep kadin olmanin " maliyetleri " ile erkek olmanin " getirileri " çerçevesinde düsünülüyor bu olay oysa bence erkek olmanin " maliyetleri " ile kadin olmanin " getirileri " de esitlige dahil edilerek tekrar düsünülmelidir. Ben bir iktisat bölümü mezunu oldugum için sanirim bu maliyet ve getiri analizi çerçevesinde düsünüyorum ama buraya fikirlerimi yazdikça sanirim degerli vaktini ayirip da okuyan arkadaslar beni daha iyi anlayacak ben de onlara minnettar kalacagim :).

    Bu yaziyi yazdiktan sonra sanki sözlesmisiz gibi yapmakta oldugum yüksek lisans dersinde kadin hocamiz (kadin kelimesi burada bilinçli kullanilmistir bayan yerine nedenini yazinin sonunda anlayacaksiniz) eline aldigi bir anketin sorularini okuyarak bize nasil anket yapilMAMASI gerektigini anlatmaya basladi. En basta klasik seyler söyledi, insanlara yasini sorarak baslama ankete, kendini çok genç veya yasli hissedip dogru cevap vermeyebilirler, insanlara gelirini sorma, insanlara egitim düzeyini sorma bunlar anketin sonunda olmalidir falan diye ders kitaplarinda yazilan seyleri siralamaya basladi derste. Sonra " Cinsiyetiniz nedir ?" sorusuna geldi ve söyle bir durakladi. Bu sorunun altinda iki sik vardi siklar söyleydi :

    a- Bayan

    b- Erkek

    Bir iç çekerek cümlesine devam etti " Ahh ahh erkek egemen toplum iste ! ". Bayan kelimesine, son zamanlarda feministlerin ne kadar uyuz oldugunu biliyordum, sebebi hakkinda da az çok bilgim vardi ama argümanlarini mantikli bulmadigimdan, kadinlar arasinda da çok fazla destek bulacagini sanmiyordum ama hocamiz anlasilan bu argümani destekler bir havadaydi. Dersten sonra merak ederek hocamizin yanina gittim ve ona bu soruyla ilgili neden böyle bir yorum yaptigini sordum. Bana " Bayan kelimesi, erkek egemen toplumun uydurdugu bir kelimedir. Bayan kelimesi kadina asagilamadir." dedi. Belli bir süre onunla sohbet ettikten sonra klasik argümanlar sayilmaya basladi. Bayan kelimesi kibarlik anlamiyla falan kullanilamazmis, zira kadin kelimesinin yerine ikame edilmis bir kelime olup kadin kelimesinin kirlendigi bu yüzden yerine yeni bir kelimenin getirilmesi gerekliliginden dogmus bir sözcükmüs. Bunun yaninda bazi feminist bünyeler ise bayan sözcügünün bay sözcügünden türetildigi için, hani kadinin, erkegin kaburga kemiginden yaratilmasini ima eden bir hava tasidigi için yasaklanmasi gerektigini iddia ediyor. Bu argümanlar bu yönde. Bayan kelimesinden haz etmeyenlerin düsüncesi ise söyle, belki kötü bir niyet yok bayan kelimesini kullananlar arasinda ama bu toplumun kötü yönde degistigini kadin kelimesine kötü anlamlar yükledikleri için bilinçaltinda daha " temiz " bir kelime arayisi sonucu bu kelimeyi kullandiklarini söylüyorlar. Argümanlarina destek olarak ise, Avrupa Birligi ülkelerinde " Mrs." gibi Türkçede bayan sözcügüne denk gelen bir takim ünvanlarin kaldirildigini falan söylüyorlar.

    Buraya kadar güzel ancak ben sahsen, yukaridaki argümanlarin çok da akli selim olmadigina ve saplantili bir düsünce tarzina sahip oldugunu düsünüyorum. Gereksiz detaya bogulmus ve ormani degilde ormandaki agacin içindeki sararmis bir yapragi ele alan bir bakis açisi. Gene de, gelin oyunu bu arkadaslarin kurallarina göre oynayarak onlara cevap verelim. Diyelim ki bayan gerçekten kadini asagilama, kadin kelimesinin tü kaka olmasi sonucu türetilmis bir sözcük olsun.

    O zaman ben de sizlere büyük ihtimalle asina oldugunuz baska bir sözcükten dem vurmak istiyorum. Sözcügümüz " Hanim ". Hanim kos kos dizi basladi…. iste o cümledeki " Hanim ". Bu sözcük nerden türetilmistir belki bir çogunuz biliyor ama ben gene de buraya bir özet geçerek devam etmek istiyorum.

    Malumunu, Orta Asya Türk Devletleri'nde devletin basindaki kisiye, Han, Hakan, Kagan denirdi. Sultan, Hünkar gibi sözcükler ise daha çok Islamiyetin kabulünden sonra kullanilmaya baslanmistir. Hanim kelimesinin türetilmesiyse, Han kelimesinden gelir yani hükümdar. Rivayet odur ki, Cengiz Han birgün önemli bir toplantida tüm komutanlarini, hanlarini, hakanlarini toplayarak kendilerini tanitma merasimine katilir. Soldan baslayarak herkes Cengiz Han'a ve sag yaninda oturmakta olan esi Börte'ye kendini tanitir. Tanitma merasimi bitince söz Cengiz Han'a gelir ve Cengiz Han söyle der " Ben sizin hükümdariniz, haniniz Cengiz Han. Sag yanimda oturan ise benim hanim Böte Hanimdir."

    Hanim kelimesi burdan çikmistir iste. Kadina ne kadar deger verildiginin bir sembolü olarak ortaya çikmistir; ancak tanzimattan beri Avrupa ne yaparsa dogru yapar mantigindan olsa gerek, kadinlarimizin Avrupa'da olan yasaktan haberi olur da, basta ülkemiz olmak üzere önemli ölçüde etki eden bu olaydan haberi olmaz !

    Eh o kadar sitem etmek de biz erkeklerin hakki oluversin "Hanimlar" kusurumuza bakmayin. Dünya sizsiz berbat bir yer olurdu kabul ama tek tarafli düsünmeyin ne olur.

    Simdilik bu kadar ama aklima geldikçe yazmaya devam edecegim sizlerden de cevap gelirse beni mutlu edersiniz.

  29. Tekrar merhabalar,

    Bu konu ile ilgili oldugunu düsündügüm enteresan bir olayla daha karsilastim bugün ve paylasmak istedim bu sayfa altinda. Bildiginiz gibi, evlilikte elde edilen mallar, ister fiili anlamda katkisi olsun ister olmasin bosanma halinde esit olarak paylasilir eski esler tarafindan. Bugün, önemli bir gazetemizin sitesinde, evlilikle ilgili sorulari yanitlayan bir kösede söyle bir talep okudum. Bir hanimefendi, çok sevdigini ve nisanlandigini söyledigi erkek arkadasindan bahsediyor. Söz konusu hanim, varlikli bir aileden geldigini ve gayrimenkul yatirimi yaptigindan bahsederek sorusunu söyle yönlendiriyor " Erkek arkadasimin maddi durumu iyi degil, onun olasi bir bosanma durumunda malvarligimdan yari yariya hak talebinde bulunmasinin önüne nasil geçerim ? " Hanfendinin bu istegi evlilik sözlesmesinde mal ayriligi rejimi seçilerek yerine getirilebilirmis. Bunu da ögrenmis bulunmaktayim böylelikle

    Toplumumuzda erkegin, kadina ve çocuklara bakmasi yükümlülügü oldugu göz önüne alindiginda bu talep çok masumane durabilir ;ancak erkegin de bir insan ve kadina esit oldugunu düsünürsek sizlere göre bu talep ne kadar dogru ? Kadin erkegin mal varligindan yararlanabilir ama erkek kadininkinden yararlanamaz mi ?

    Yorumlarinzi bekliyorum.

  30. kemal bey, burada en kötüsü nedir kanimca evlenmeden ya bosanirsak diye zihniyeti olan bir evliligin çok da saglam temel üstüne kurulu bir müessese olusturacagini sanmiyor olmamdir. Mal varligimi düsünecek hesap edecek bir erkekle evlenmem olur biter.

  31. Sevgili Delidivane,

    bence de çok haklisiniz, elbette özellikle asik olan insanin gözü dünyayi görmez, birakin mal varligini, dünyayi önüne yiksaniz aklinin kösesinden geçmez. Bunlara ben de katiliyorum. Maalesef günümüzde artan bosanma oranlarini görünce böyle düsüncelere itiliyor olabilir insanlar bu yüzden de bastan bazi seylern konusulmasi gerekliligi dogmus olabilir. Keske sizin dediginiz gibi hiç gerek kalmasaydi bunlara ama maalesef artik attigimiz her adimi düsünmek zorundayiz maalesef hayat ask falan dinlemeyecek kadar acimasiz.

    Ancak, bence bir kadin-erkek esitliginden bahsediyorsak, bu örnekteki söz konusunu hanfendinin bunu aklindan geçirmesi bence tam bir haksizlik ve israrla erkek egemen oldugu söylenen toplumun aslinda erkegi yeri gelince ne kadar ezdiginin de bir göstergesi. Yani, erkek bakmak zorunda oldugu için ona sosyal olarak böyle bir görev yüklendigi için hanfendi bence malvarliginda da medeni kanunumuza ragmen böyle bir sözlesme yapmak istiyor.

    Sözlerimi size sonuna kadar katildigimi söyleyerek bitirmek istiyorum keske bunlara hiç gerek kalmadan evlenebilse insanlar. Benim kisisel fikrim de ben de bu örnekteki insanlar yerinde olsam evlenmezdim. Bu örnekle anlatmak istedigim su oldu, her seferinde dedigim gibi kadin hayatin her alaninda olmali ve hiç bir kadin asla dayak, tecavüz, cinsel istismar, fizyolojik ya da psikolojik baskiyi haketmez… Ancak basligimizin da dedigi gibi bu ve daha önce verdigim örnekleri gözönüne alarak tekrar soruyorum :

    " Hep mi ezilen kadin, hep mi suçlu erkek ? "

  32. 🙂

    Öncelikle dogada var olan erkek cinsinin karsiti "bayan" degil disidir. Kadin ise "yetiskin disi insan" anlamini tasir. Erkek kelimesi sözlük anlami "sperma olusturan organizma; sözüne güvenilir, mert, girintili ve çikintili olmak üzere bir çift olusturan nesnelerin çikintilisi " olarak sözlükte bile bir üstünlük gözetir.

    Yani, daha da açmak gerekirse önündeki bir kaç cm'lik çikinti ile geçmisin ögretilmis üstünlügünü her kosulda getirip gözüne sokar insanin. Yazinin tüm ana fikrine konu olan "ezilmislik" ise bu nokta itibariyle var olur… konunun özü budur!!!

    Bu insan soyunun devami için gerekli çikinti nedense kendi kendine çogalim saglayacakmis gibi gösterilmis olup, kadinin dogurganligi hep ikinci plana atilmistir yillarca. Erkek egemen bir toplum yapisi olmadigini, kadinin ezilmedigini, fiziksel ve sözel, kisaca davranissal siddet görmedigini kim söyleyebilir??? Her ne kadar üstteki yorumlarda yumusatilmaya çabalanmis ise de görünen köy kilavuz istemez… kanit tespiti, çok ileri gitmeden gazeteleri incelemek, haberleri izlemek ve etrefiniza söyle göz ucuyla bakmanizla sonuçlanacaktir. Kadina her konuda uygulanan siddet burnunuzun tam ucunda belirecektir….

    – Dayak, seks objesi olarak kullanim, direttiginde ölümle sonuçlanan vakalar, gerek sosyal gerek kisisel haklarinin ve özgürlüklerinin kisitlanmasi.. Hatta öfke sonucu edilen küfür bile kadini asaglayip ezer… örneklemek istemiyorum her hangi bir küfür cümlesini akliniza getirin içindeki eylemin vardigi noktayi görün sevgili erkekler:))

    Kadin ve erkek fiziksel olarak, kendilerine biçilmis rol olarak asla esit degildir. Olmasi da mümkün degildir, zira o zaman kadin ve erkek diye iki olgudan bahsetmek olanaksizdir. Lakin, esitlk hak ve özgürlükler çerçevesi kapsaminda engelsiz, mazeretsiz esitlik her insanin en dogal hakkidir.

    Günümüzde kadin erkek iliskileri sosyal ve kisisel olarak incelendiginde ezilmislik konusunda halen bir tarafi rahatsiz eden durum söz konusudur evet… Ve yine bu durum gelir kadinin yakasina yapisir.

    Ezilmek ve ezmek eyleminden kurtulmak diyemiyorum ama muaf olmak adina ben her zamanki düsüncemi takrar etmekten onur duyarim.

    "Cinsiyet gözetmeksizin yasamin her alaninda önce insan olmayi denemeliyiz… "

    Erkek ve disiligimizi sadece yatak odalarimiza hapsedebilirsek bu ezilmislik duygusundan bir nebze kurtulmus olacagimizi düsünmekteyim…

  33. sevgili delisey, ben de sahsen size bir çok konuda katiliyorum ama sunu demeden geçemeyecegim bu baslik altinda defalarca dile getirdigim gibi kadin siddeti, dayagi tecavüzü vs. vs. bunlari asla haketmiyor, ama ben gene de sizin de görüsünüzün temelinde oldugunu hissettigim sadece veya genel olarak kadin eziliyor düsüncesine karsi çikiyorum. Bir kere sunu kabul etmeliyiz, artik günümüzde özellikle büyük sehirlerde yasayan kadinlar, bu siddet olaylarinin çok daha az oranda muhattabi hatta bir kismi erkeklere bile siddet uyguluyor ( fiziksel manada degil bazilarinin sözlü ve psikolojik siddet uygulamasindan bahsediyorum).

    Bu konuda insan olmak adi altinda bazi düzenlemeler yapmak bence de daha dogru olacaktir.

    Lafiniz bana miydi bilemiyorum ama ben hiç birseyi yumusatmadan söyledim ki ben bu dediklerimi bayanlarin da bulundugu bir mecliste söylemeye kalkinca kiyamet kopuveriyor tabiri caizse 🙂

    Oysa ben de esitlik istiyorum ve dedigim erkeklerin DE ( Buradaki -de eki çok önemli o yüzden büyük yazdim) bu toplumda epeyce ezildigi yönünde ve maalesef insan olarak degil de cinsiyete vurarak bunu irdelemek zorundayim sebeplerini de açiklayacagim asagida:

    Kadinla erkek esittir ama ayni degildir yani fiziksel güç veya bazi mental farkliliklar mevcuttur. Esitlikten kasit daha çok hukuksal manada anlam ifade eder. O halde kadina siddet adi altinda düzenlemeler yapilmasi dogal ve olmasi gereken bir durumdur. Bu da medyada binlerce kez tartisilmis bazen erkeklerin magdur oldugu durumlari bile gözardi eder hale gelmistir. Hukuksal alanda kadin-erkek esitliginin bozuldugu durumlari söyle bir ele alirsak, en basitinden askerlik yükümlülügünün tüm vatandaslarin üzerinde yasadigi bir ülkede, sadece erkeklere yüklenmis olmasi çok büyük bir esitsizlik örnegidir bence. Kadinlarin fiziksel zayifligi bir çok kez bu yükümlülükten kadinlarin muaf tutulmasi sonucunu dogursa da ben sahsen bunu geçerli bir sebep olarak göremiyorum. Birincisi özellikle feministlerin, israrla örnek verdikleri iskandinav ülkelerinde kadinlar tir soförlügünden, kar kürüyücülügüne her türlü kas gücü ihtiva eden meslekte yer almaktadir. Rusya'da bazi kadinlar maden isçiligi bile yapmaktadir. Demek ki her kadin olmasa da en azindan bazilari kas gücüyle is görebiliyor. Ikincisi, diyelim ki kadinlarin kas gücüyle is görmesi imkansiz. O halde askerlik görevini kadin-erkek tüm vatandaslara zorunlu kosarak, erkeklere gene askerlik egitimi kadinlara ise hemsirelik, doktorluk, asçilik vs. gibi kas gücünün daha az önemli oldugu konularda görev verilebilir ya da kadinlardan askerlik yükümlülügü karsiliginda ise girince bir miktar vergi alinabilir….

    Bunlar sadece birer örnek lütfen böyle olmalidir gibi bir anlam çikarilmasin sadece biraz düsününce bu konuda daha adil bir düzenleme olabilegini görüyoruz yeterki gerçekten esitlik istensin.

    Bu konuyla ilgili yazacagim baska seyler de var yorum yapan arkadaslara çok tesekkür ediyorum yorumlarinizi okumak ve sizlerle konusmak büyük zevk !

  34. Kemal bey,

    sanirim bu gün bir dostumun bana aktardigi küçük bir "ev hali" durumundan sonra ben de kadinin tamamen eziliyor oldugu konusunda süpheye düstüm:))))

    burada paylasmam pek dogru olmaz malum "ev hali" ve bana anlatilan bir "aramizda kalsin" mevzusu… Lakin bu tip kadinlarin varligindan hiç haberdar degildim, yani tamamini söylemeyecegim ama azicik çitlatayim hiç olmazsa merakta kalmayin. kocasina öyle bir siddet uygulamiski birazda mizahi, adamcagiz bir yandan üstünü basini toparlarken diger yandan odadan kaçmak için kapi koluna yapismis agzim açik kaldi billahi:))

    Tabi istisnalarin kaideleri bozmadigi gerçegini de göz ardi etmemek lazim…

    Toplumda bazi kaideler degisiyor olsada bu sayi küçük bir orani kapsiyor ve dedigim gibi ""Cinsiyet gözetmeksizin yasamin her alaninda önce insan olmayi denemeliyiz… "

    Su diger meselelere iliskin mesleki esitlik, askerlik v.s daha sonra deginecegim, hatta saglam bir makale tadinda yazi da ekleyebilirim… keske zamanim olsa:((

    hos kalin…

  35. makale tadinda bir yazi evet kesinlikle öncelikli tercihin bu olmali deliseyim =) hem tartisiriz bu yaziyla kiyaslama yapariz. neden sonuçlari arar, keyifli bir ortam yaratiriz…

    ben bu yaziyi kaleme aldigimda iki cinsiyetide birbirinden ayirmadan, esitlik çerçevesinde ele aldim, ne erkegi övdüm ne kadini yer'dim… istatiksel bir oran vermeden iki tarafinda baskin yada magdur olduguna degindim… çevremdeki örneklerden yola çikarak bu kanilara vardim…

    bu yaziyi okudugunuzda kadin düsmani gibi algilanmak istemiyorum, yazida bunu anlatmiyor özünde aslinda…

    deliseyim sana katiliyorum "önce insan olmak her alanda" asil mesele bu… hiç bir cinsiyetin karsi cins üzerinde baskin olmaya hakki yok ve hiç bir cinsiyetin karsi cins karsisinda magdur olmayada hakki yok…. hayat hissemiz esit….

  36. makale tadinda bir yazi evet kesinlikle öncelikli tercihin bu olmali deliseyim =) hem tartisiriz bu yaziyla kiyaslama yapariz. neden sonuçlari arar, keyifli bir ortam yaratiriz…

    ben bu yaziyi kaleme aldigimda iki cinsiyetide birbirinden ayirmadan, esitlik çerçevesinde ele aldim, ne erkegi övdüm ne kadini yer'dim… istatiksel bir oran vermeden iki tarafinda baskin yada magdur olduguna degindim… çevremdeki örneklerden yola çikarak bu kanilara vardim…

    bu yaziyi okudugunuzda kadin düsmani gibi algilanmak istemiyorum, yazida bunu anlatmiyor özünde aslinda…

    bu yaziya yorum yapamiyorum ben çünkü zaten yazida bir çok açidan ele almisim konuyu, anlatmak istediklerimi her yönüyle anlatmis, söyleyeceklerimi tüketmisim…yorum yapmak ayni seyleri tekrarlamak olucak benim için…

    kemal bey bu sebeble yorum yapmiyorum… ama yorumlari takip ediyorum büyük bir keyifle okuyorum.. tesekkür ederim…

    son olarak deliseyim sana katiliyorum "önce insan olmak her alanda" asil mesele bu… hiç bir cinsiyetin karsi cins üzerinde baskin olmaya hakki yok ve hiç bir cinsiyetin karsi cins karsisinda magdur olmayada hakki yok…. hayat hissemiz esit….

  37. Arkadaslar cevap verdiginiz için çok tesekkürler. Dogrusu ben de internette konusup bu tür konulari tartisabilecegim insanlar bulmak istemistim sanirim buldum. Bunlari gerçek yasamda çogu insanla konusamiyorum o yüzden burada sizlerle paylasmak bana zevk veriyor.

    Simdi diyeceklerime baslayayim…. Sevgili delisey, elbette insan olmak esastir ancak kadinla erkek esit olup ayni olmadigi için maalesef bazen cinsiyet ayrimina gitmek zorunda kalabiliyoruz. Benim argüman olarak kullanacagim seyler, genelde hak hukuk ve kanunlar çerçevesinde düzenlenmis seyler olacak zira, kadinla erkek esitligini sosyal hayatta kültürel ve örf,adet gibi degisik toplumlara özgü durumlar altinda kanunlarla düzenlemek ya da feministlerin çok sevdigi " pozitif ayrimcilik " yaparak düzenlemek takdir edersinizki pek de mümkün degil. Zaten bu yazimda da bunun aslinda ne kadar yanlis oldugunu göstermek istiyorum. Bunun için söyle bir örnek vermek istiyorum:

    Ömrüm boyunca kurallara uyan ve yumusak huylu bir insan oldum. Efendilikten taviz vermemem gerektigi annem ve babam tarafindan sürekli vurgulandi. Ilk olarak " erkek adam aglar mi ? " diyerek basladi hersey sonra birden " agir ol erkek kari gibi güler mi ? " geldi ardindan. Demek ki erkek ne aglayabilir ne gülebilirdi o halde bu toplumda bu duygular yalnizca kadina hasti. Demek ki erkek biraz duygusuz olmaliydi çünkü o erkekti aglayip güçsüzlük, gülüp de hafiflik yapmamaliydi.

    Ardindan ortaokula geldik, önümüze tonla sinav yigdilar. Bir gün sokakta top oynamayi fazla kaçirinca babam kulagimdan tutup eve getirdi. " Hanim ! " dedi anneme. " Ben çok sinirliyim sunla konus aklini basina alsin…". Annem odama girdi ve söyle dedi: " Aman oglum derslerine çalis iyi okullarda oku sonra karina ve çocuklarina bakamazsin ileride…" dedi. Inanmazsiniz belki ama o günki mahalle maçi benim son mahalle maçim olmus ve üniversite yillarina kadar tonlarca kitabin içine bogulmustum. Motivasyonum düsünce, hep yillar sonra karsimda bir çocukla duran gelecekteki karimi hayal ettim. Sürekli beni azarlayan ve bosanmakla tehdit eden mahalle baskisi denen sosyal baski da cabasi…. Demekki neydi ? Erkek eve bakmakla yükümlüydü, o ne güler ne aglar ne de karisina çoluguna çocuguna yokluk gösterebilirdi….

    Sonra lise yillari geldi ardindan, isler gittikçe zorlasiyordu. Artik siniftaki kizlar yalnizca tokasini alip kaçtigimiz sira arkadaslarimizdan ibaret degildi. Içlerinden bazilari artik siirlerimizin gizli öznesi olmaya baslamisti. En ufak hareketlerinden bir mana çikarmaya çalisarak geçiyordu günler notlar tabi tepetaklak bu arada. Sonra gene annem geliyordu odama ve " Aman oglum çalis notlarini yükselt yoksa…" diyordu. Dedigim gibi sinifin " efendi " ögrencilerinden oldugumdan çok fazla arkadasim da yoktu. Derste hoca kizar diye yandakiyle konusmaz, kravatimi kafama bruce lee'nin saç bandi gibi takip türlü maskaraliklar yaparak arkadas edinemezdim ben. Yoksa annem odama gelir malum sözleri ederdi…

    Ama olmuyordu zira, bu toplum erkegin gülmesi, aglamasi ve eve bakmasinin yaninda bir de kadinla iletisim kurma yükümlülügü getirmisti. Siirlerimizin gizli öznesi olan kiz, sinifin hasari elemaniyla takilirken seyirci kalmak zorunda olmak belki de ilk ask acisi oluyordu benim için. Derken bunun böyle olamayacagini anladim, ve ben de artik bazi "yaramazliklar" yaptim. Hocadan saglam bir dayak yedikten ve o kizin da içinde oldugu sinifa rezil olduktan sonra ayni hoca kiz ögrencilere ise " bunlar narin bunlara fazla bagirilmaz " diyebiliyordu. Sanki erkek ögrenci olunca insan olunmuyor ve bir erkegin narin olmasi da imkan dahilinde görülmüyordu…

    Simdi demeye çalistigim su, kadin-erkek esitliginin kadin aleyhine bozuldugunu iddia edenler, genelde toplumun deger yargilarinin kadini magdur ettigi yönünde argümanlar ileri sürmekteler. Oysa, kültürel deger yargilarina, kanunlarla müdahele etmek çok da mümkün degil maalesef. Ben de yukarida bunu anlatmak istedim. Yukarida yazdigim seyler bir erkegin ataerkil oldugu iddia edilen bir toplumda yasadigi seylerin bir önsözü niteliginde benim için. Oysa ne yukarida yazilan seylere ne de feministlerin argümanlarinin bir çoguna yasalarla müdahele etmek çok zor. Ne yani devlet " hayir arkadas erkek eve bakmakla yükümlü degildir" gibi bir kanun çikarinca toplumun bu anlayisi degisecek mi ? Elbette hayir…. O yüzden benim argümanlarim genelde hukukla ilgili olup bu çerçeve altinda kadin erkek esitligini savunacaktir.

    Yoksa siklikla dendigi gibi kadin erkek ayni degildir ve dolayisiyla bazi farkli uygulamalara maruz kalacaktir.

    Son olark, yukarida yazdigim hayatimdan bir kaç parça içeren anilarim aslinda henüz bitmedi ama acilen çikmam gerektigi için bu kadar yazabildim devam edecegim ama bu kadarini bile okuyan arkadaslara tekrar yazinin basligindaki soruyu yöneltiyorum…

    Simdi tekrar düsünün " Hep mi ezilen kadin hep mi suçlu erkek ?"

  38. Tekrar merhaba,

    daha önce dedigim gibi devam ediyorum. en son askerligin kadinlar için zorunlu olmamasindan bahsetmistim. Özellikle büyük sehirlerimizde artik kadin da bir çok konuda erkekle ayni isleri görebilir durumda. O yüzden ben askerlik yükümlülügünün kadinlara da zorunlu olmamasini esitsizlik hatta açikça cinsiyetçilik (sexsism) olarak görüyorum. Sahsen, kadinlarin askerlikten muaf tutulmasina ilk argüman olarak sunulan fiziksel güç açisindan kadinin zayif yaradilisli olmasini kesinlikle kabul etmiyorum. Zaten askere giden herkesin de rambo gibi kasli olmadigini ve bazi çelimsiz diyebilecegimiz erkeklerin de askere gittigini düsünürsek bu argüman kendiliginden geçersiz olacaktir. Yine de önceki yorumlarimda bahsettigim gibi, kadinlar bir çok ülkede kas gücüne dayali isler yapmaktadirlar. Bunun disinda ülkemizde de kadinlarin örnegin güvenlik görevliligi, polislik gibi meslekleri yapip da fiziksel zayifliklari neden olarak sunularak askerlikten muaf tutulmalari esitsizlik örnegidir.

    Ikinci olarak, geçenlerde annemle ayni konuyu konusmustum. Annem kendisini askerde hayal etmis olacak, bana kadinlar askere gitmese de çocuk dogruyor bu çok daha zor dedi. Bu argüman bugünlerde kadinlar tarafindan siklikla önüme sürülüyor ne zaman bu konuyu açsam. Hatta yukarida belirttigim argümanin yerini almis durumda. Oysa maalesef bu da geçerli bir argüman degil. Annelik duygusunun son derece kutsal oldugunu kesinlikle kabul ediyor ve çocuklugumda etegine, büyüdügümde de boynuna sarilarak duydugum güven duygusunu hiç bir yerde duyamacagim anneme sükranlarimi sunarak diyeceklerime baslamak istiyorum. Bakiniz, evet ev hanimligi zordur, çocuk yetistirmek zordur bunlara eyvallah; ancak hiç bir yasa kadinlara kesinlikle su yasa gelince doguracaksin diye bir zorunluluk sunmamakta. Bu tamamen kadinin ve esinin insiyatifinde bir sekilde ortaya çikmaktadir. Yani, askerlik hizmetinin kadindaki karsiligi kesinlikle çocuk dogurmak degildir. Kadin isterse hiç dogurmaz, ayrica bir vatan borcu olarak da dogurmaz, sartlari uygun görür esi de uygun görür ve annelik duygusunun da agir basmasiyla böyle bir karar alinir. Dolayisiyla çok kutsal birsey olmasina ragmen bu argüman kesinlikle kadinlarin askerlikten muaf tutulmasi için geçerli degildir.

    Bu iki argüman disinda genellikle askerlikle ilgili pek argüman sunan bayan arkadasim olmadi. O yüzden baska alanlardaki esitsizliklere geçmek istiyorum. Hepinizin malumu, kiz çocuklarin evlenene kadar erkek çocuklarin ise 18 yasini doldurana kadar anne veya babalarinin yesil pasaportundan yararlanabilecek olmasidir. Ayni sekilde, kizlarin evlenene erkeklerin gene 18 yasina kadar maas alabilmesi hakki varki hepinizin malumu. Bunun sebebi hakkinda bir argüman ileri süren bayan arkadasim olmadigindan açikça bir cinsiyet esitsizligi oldugunu iddia ederek bu kadarla sinirli tutacagim bu örnegi. Eger sizlerin bir argümani varsa paylasirsaniz sevinirim.

    Özetlemek gerekirse, benim düsünceme göre kadinlarin siklikla sunulan dogurganlik ve fiziksel zayiflik sebepleriyle askerlik yükümlülügünden muaf tutulmalari bence dogru degildir.Ayrica, yukaridaki argümanlar geçerli olsa dahi, kadinlar gene askere gitmeyebilir, karsiligina vergi verebilir veya daha hafif görevlerde bulunabilirler. Dedigim gibi yeterki esitlik istensin bir sekilde bir düzenleme yapilabilir. Bence bu herseyden önce kadinlari rahatsiz etmesi gereken bir konu. Erkekler de kadinlar da bu ülkenin hür ve esit vatandaslari olduguna göre, üzerinde yasadigimiz vatana hem kadinlarin hem erkeklerin borcu vardir. O halde bu borcu sadece erkeklere yüklemek üstü kapali olarak kadinlari yarim vatandas gibi bir duruma sokmaktadir bu da dogru birsey degildir. Ikinci olarak yukarida saydigim diger husular açikça kadin lehine esitsizlige örnek teskil etmektedir. Son olarak, kadin erkek kesinlikle esit olmalidir ancak erkegin magdur edildigi durumlari bu kadar göz ardi edip, hep kadinin magduriyetinden bahsetmek kanimca esitlik degil ayricalik talep etmektedir. Zira gerçek hayatta bu konulari görüstügüm bir çok kadin aslinda zimnen erkek egemen oldugunu iddia ettikleri bu toplumun kadina sundugu avantajlardan vazgeçmeden yeri gelince bir erkek gibi olmayi istediklerini gördüler…

    Hepinize mutlu günler….

  39. Tekrar merhaba,

    daha önce dedigim gibi devam ediyorum. en son askerligin kadinlar için zorunlu olmamasindan bahsetmistim. Özellikle büyük sehirlerimizde artik kadin da bir çok konuda erkekle ayni isleri görebilir durumda. O yüzden ben askerlik yükümlülügünün kadinlara da zorunlu olmamasini esitsizlik olarak görüyorum. Sahsen, kadinlarin askerlikten muaf tutulmasina ilk argüman olarak sunulan fiziksel güç açisindan kadinin zayif yaradilisli olmasini kesinlikle kabul etmiyorum. Zaten askere giden herkesin de rambo gibi kasli olmadigini ve bazi çelimsiz diyebilecegimiz erkeklerin de askere gittigini düsünürsek bu argüman kendiliginden geçersiz olacaktir. Yine de önceki yorumlarimda bahsettigim gibi, kadinlar bir çok ülkede kas gücüne dayali isler yapmaktadirlar. Bunun disinda ülkemizde de kadinlarin örnegin güvenlik görevliligi, polislik gibi meslekleri yapip da fiziksel zayifliklari neden olarak sunularak askerlikten muaf tutulmalari esitsizlik örnegidir.

    Ikinci olarak, geçenlerde annemle ayni konuyu konusmustum. Annem kendisini askerde hayal etmis olacak, bana kadinlar askere gitmese de çocuk dogruyor bu çok daha zor dedi. Bu argüman bugünlerde kadinlar tarafindan siklikla önüme sürülüyor ne zaman bu konuyu açsam. Hatta yukarida belirttigim argümanin yerini almis durumda. Oysa maalesef bu da geçerli bir argüman degil. Annelik duygusunun son derece kutsal oldugunu kesinlikle kabul ediyor ve çocuklugumda etegine, büyüdügümde de boynuna sarilarak duydugum güven duygusunu hiç bir yerde duyamacagim anneme sükranlarimi sunarak diyeceklerime baslamak istiyorum. Bakiniz, evet ev hanimligi zordur, çocuk yetistirmek zordur bunlara eyvallah; ancak hiç bir yasa kadinlara kesinlikle su yasa gelince doguracaksin diye bir zorunluluk sunmamakta. Bu tamamen kadinin ve esinin insiyatifinde bir sekilde ortaya çikmaktadir. Yani, askerlik hizmetinin kadindaki karsiligi kesinlikle çocuk dogurmak degildir. Kadin isterse hiç dogurmaz, ayrica bir vatan borcu olarak da dogurmaz, sartlari uygun görür esi de uygun görür ve annelik duygusunun da agir basmasiyla böyle bir karar alinir. Dolayisiyla çok kutsal birsey olmasina ragmen bu argüman kesinlikle kadinlarin askerlikten muaf tutulmasi için geçerli degildir.

    Bu iki argüman disinda genellikle askerlikle ilgili pek argüman sunan bayan arkadasim olmadi. O yüzden baska alanlardaki esitsizliklere geçmek istiyorum. Hepinizin malumu, kiz çocuklarin evlenene kadar erkek çocuklarin ise 18 yasini doldurana kadar anne veya babalarinin yesil pasaportundan yararlanabilecek olmasidir. Ayni sekilde, kizlarin evlenene erkeklerin gene 18 yasina kadar maas alabilmesi hakki varki hepinizin malumu. Bunun sebebi hakkinda bir argüman ileri süren bayan arkadasim olmadigindan açikça bir cinsiyet esitsizligi oldugunu iddia ederek bu kadarla sinirli tutacagim bu örnegi. Eger sizlerin bir argümani varsa paylasirsaniz sevinirim.

    Özetlemek gerekirse, benim düsünceme göre kadinlarin siklikla sunulan dogurganlik ve fiziksel zayiflik sebepleriyle askerlik yükümlülügünden muaf tutulmalari bence dogru degildir.Ayrica, yukaridaki argümanlar geçerli olsa dahi, kadinlar gene askere gitmeyebilir, karsiligina vergi verebilir veya daha hafif görevlerde bulunabilirler. Dedigim gibi yeterki esitlik istensin bir sekilde bir düzenleme yapilabilir. Bence bu herseyden önce kadinlari rahatsiz etmesi gereken bir konu. Erkekler de kadinlar da bu ülkenin hür ve esit vatandaslari olduguna göre, üzerinde yasadigimiz vatana hem kadinlarin hem erkeklerin borcu vardir. O halde bu borcu sadece erkeklere yüklemek üstü kapali olarak kadinlari yarim vatandas gibi bir duruma sokmaktadir bu da dogru birsey degildir. Ikinci olarak yukarida saydigim diger husular açikça kadin lehine esitsizlige örnek teskil etmektedir. Son olarak, kadin erkek kesinlikle esit olmalidir ancak erkegin magdur edildigi durumlari bu kadar göz ardi edip, hep kadinin magduriyetinden bahsetmek kanimca esitlik degil ayricalik talep etmektedir. Zira gerçek hayatta bu konulari görüstügüm bir çok kadin aslinda zimnen erkek egemen oldugunu iddia ettikleri bu toplumun kadina sundugu avantajlardan vazgeçmeden yeri gelince bir erkek gibi olmayi istediklerini gördüler…

    Hepinize mutlu günler….

  40. Tekrar merhaba,

    daha önce dedigim gibi devam ediyorum. en son askerligin kadinlar için zorunlu olmamasindan bahsetmistim. Özellikle büyük sehirlerimizde artik kadin da bir çok konuda erkekle ayni isleri görebilir durumda. O yüzden ben askerlik yükümlülügünün kadinlara da zorunlu olmamasini esitsizlik olarak görüyorum. Sahsen, kadinlarin askerlikten muaf tutulmasina ilk argüman olarak sunulan fiziksel güç açisindan kadinin zayif yaradilisli olmasini kesinlikle kabul etmiyorum. Zaten askere giden herkesin de rambo gibi kasli olmadigini ve bazi çelimsiz diyebilecegimiz erkeklerin de askere gittigini düsünürsek bu argüman kendiliginden geçersiz olacaktir. Yine de önceki yorumlarimda bahsettigim gibi, kadinlar bir çok ülkede kas gücüne dayali isler yapmaktadirlar. Bunun disinda ülkemizde de kadinlarin örnegin güvenlik görevliligi, polislik gibi meslekleri yapip da fiziksel zayifliklari neden olarak sunularak askerlikten muaf tutulmalari esitsizlik örnegidir.

    Ikinci olarak, geçenlerde annemle ayni konuyu konusmustum. Annem kendisini askerde hayal etmis olacak, bana kadinlar askere gitmese de çocuk dogruyor bu çok daha zor dedi. Bu argüman bugünlerde kadinlar tarafindan siklikla önüme sürülüyor ne zaman bu konuyu açsam. Hatta yukarida belirttigim argümanin yerini almis durumda. Oysa maalesef bu da geçerli bir argüman degil. Annelik duygusunun son derece kutsal oldugunu kesinlikle kabul ediyor ve çocuklugumda etegine, büyüdügümde de boynuna sarilarak duydugum güven duygusunu hiç bir yerde duyamacagim anneme sükranlarimi sunarak diyeceklerime baslamak istiyorum. Bakiniz, evet ev hanimligi zordur, çocuk yetistirmek zordur bunlara eyvallah; ancak hiç bir yasa kadinlara kesinlikle su yasa gelince doguracaksin diye bir zorunluluk sunmamakta. Bu tamamen kadinin ve esinin insiyatifinde bir sekilde ortaya çikmaktadir. Yani, askerlik hizmetinin kadindaki karsiligi kesinlikle çocuk dogurmak degildir. Kadin isterse hiç dogurmaz, ayrica bir vatan borcu olarak da dogurmaz, sartlari uygun görür esi de uygun görür ve annelik duygusunun da agir basmasiyla böyle bir karar alinir. Dolayisiyla çok kutsal birsey olmasina ragmen bu argüman kesinlikle kadinlarin askerlikten muaf tutulmasi için geçerli degildir.

    Bu iki argüman disinda genellikle askerlikle ilgili pek argüman sunan bayan arkadasim olmadi. O yüzden baska alanlardaki esitsizliklere geçmek istiyorum. Hepinizin malumu, kiz çocuklarin evlenene kadar erkek çocuklarin ise 18 yasini doldurana kadar anne veya babalarinin yesil pasaportundan yararlanabilecek olmasidir. Ayni sekilde, kizlarin evlenene erkeklerin gene 18 yasina kadar maas alabilmesi hakki varki hepinizin malumu. Bunun sebebi hakkinda bir argüman ileri süren bayan arkadasim olmadigindan açikça bir cinsiyet esitsizligi oldugunu iddia ederek bu kadarla sinirli tutacagim bu örnegi. Eger sizlerin bir argümani varsa paylasirsaniz sevinirim.

    Özetlemek gerekirse, benim düsünceme göre kadinlarin siklikla sunulan dogurganlik ve fiziksel zayiflik sebepleriyle askerlik yükümlülügünden muaf tutulmalari bence dogru degildir.Ayrica, yukaridaki argümanlar geçerli olsa dahi, kadinlar gene askere gitmeyebilir, karsiligina vergi verebilir veya daha hafif görevlerde bulunabilirler. Dedigim gibi yeterki esitlik istensin bir sekilde bir düzenleme yapilabilir. Bence bu herseyden önce kadinlari rahatsiz etmesi gereken bir konu. Erkekler de kadinlar da bu ülkenin hür ve esit vatandaslari olduguna göre, üzerinde yasadigimiz vatana hem kadinlarin hem erkeklerin borcu vardir. O halde bu borcu sadece erkeklere yüklemek üstü kapali olarak kadinlari yarim vatandas gibi bir duruma sokmaktadir bu da dogru birsey degildir. Ikinci olarak yukarida saydigim diger husular açikça kadin lehine esitsizlige örnek teskil etmektedir. Ancak kadinin magduriyetinden bahsetmedigi için olsa gerek fazla reyting almadigindan ne medyada ne de baska bir ortamda bunlar siklikla dile getirilmeyen getirildiginde gülünüp geçilen konular olarak ortaya çikmaktadir. Son olarak, kadin erkek kesinlikle esit olmalidir ancak erkegin magdur edildigi durumlari bu kadar göz ardi edip, hep kadinin magduriyetinden bahsetmek kanimca esitlik degil ayricalik talep etmektedir. Zira gerçek hayatta bu konulari görüstügüm bir çok kadin aslinda zimnen erkek egemen oldugunu iddia ettikleri bu toplumun kadina sundugu avantajlardan vazgeçmeden yeri gelince bir erkek gibi olmayi istediklerini gördüler…

    Hepinize mutlu günler….

  41. yorum yapmadan geçilecek konu da degil hani!unutmayalim ki bir dönem kadinlarin insan olup olmadigi bile tartisilmistir.kiz çocuklari diri diri gömülmüs…

    erkekler ezilmiyor mu zaman zaman?evet,eziliyorlar.ama bunlar tek tük!ayrica sömürülüyorlar, ya da öldürülüyorlar-ne yazik ki-ama kadin,tarih boyunca hep ezilmistir,bireye degil,türe has bir maglubiyettir!hos,bu dönemde her sey tersine döndü.bakiyorsunuz,kizlar erkeklerin pesinde kosuyor,kadinlar sabahtan aksama kadar dolasiyor,adam evde yemek yapiyor falan…

    tüm bunlar bir yana kadin erkeksiz,erkek de kadinsiz yapamaz,bu bir gerçek.neticede her iki taraf da birbirine mecbur bir bakima.ayrica unutmayalim"her basarili erkegin arkasinda, bir kadin vardir."ayrica rezil de eder vezir de!

  42. Avatarinda foto olmayan arkadasalar tek tip asker gibisiniz 🙂

    bu konunun altinda yazmamda ki sebep kadin-erkek muhalaefeti 🙂

    AVATARLAR ERKEK hahahaha 🙂

  43. sevgili the life,

    zaten ne yazida ne de benim yorumlarimda kadinin ezilmedigine dair bir argüman yok. Sizin dediginiz dönemlerde yasiyor olsaydik örnegin rönesans öncesi avrupasinda büyük ihtimalle ben de daha çok kadinlari savunan bir yazi yaziyor olacaktim fakat devir çok degisti kadinlar önemli kismi insani olan haklarini kazandilar. Ama yil artik 2011 ve ben bugüne göre ve daha çok büyük sehirlerdeki yasama göre yazdim ve benim sahsi kanaatimi defalarca dile getirdim.

    Kadinlarin oy verme hakki, sahilikte esit görülmesi, miratan esit pay almasi, bosanmayi isteyememesi vs. gibi haklarinin olmadigi dönemler çok gerilerde kaldi artik.

    sevgili delidivane,

    ben avatara nasil resim yükleniyor bilmiyorum bu yüzden de avatar resmini degistiremedim buna bu kadar gülmeniz sasirtici gerçekten. Yazdiklarimiz hakkindaki düsünceleriniz nedir peki ?

  44. Günaydin Kemal bey,

    Profilinize tiklayip sag tarafta düzenle butonuyla ekleyebilirsiniz

    Komik buldum çünkü kadin-erkek polemigi yapilan bir konu altinda dikkatimi çeken avatarlarda sadece erkek bulundugu bayan yada erkek farketmeden direk erkek avatari olmasi sizce de konuya uygun degil mi?

    Ayrica konu hakkinda daha önce ilgimi çeken bir sey oldugunda yorumumu yapmistim çok fazla bu konulara girmek istemiyorum.

    Selametle..

  45. Yani avatardan yola çikarak erkek egemen toplum iste demeye mi getiriyorsunuz ? Olabilir bu konuda da site bir cinsiyet esitsizligi yapmis olabilir ama kolayca düzeltilebilecek bir sey bu. sizin avatar resminiz çok hosmus bu arada.

  46. Evet tipki algiladiginiz gibi erkeklerin hüküm sürdügü bir toplum oldugunun bir yegane örnegi.

    Avatarim özel bir anlam tasir benim için begenmenize sevindim .Siz de avatar yüklemeyi basarmissiniz tek tiplikten çiktiniz.

  47. Anladim delidivane dediklerinze 2011 yili itibariyle erkek egemen demenize pek katilmiyorum ama görüslerinize saygim sonsuz bu baslik altinda da yazdim zaten sebeplerini. Peki size son birsey daha sorsam acaba ben nasil bir yazi yazabilirim sitede sizler gibi ?

  48. Kemal Bey, Içinizdeki cevheri benim söyledigim sözler ortaya çikarmaz ama anladigim kadariyla kadin-erkek iliskilerini ele almaktan hoslaniyorsunuz bu konuya deginebilirsiniz.

  49. Yok ben aslinda sey demek istedim yani nereye tiklayip da yaziyoruz onu sormak istemistim 🙂 Ama buldum nereye tiklayacagimizi gerek kalmadi 🙂

    aslinda çok sevdigimden degil ama genel kaniya zit bir düsünce tasiyorum bunu da en çok annem ve babam arasindaki iliskide gördüm yillarca. Annem de tipki sizler gibi hep kadinlarin ezildigini düsünen bir kadin oldu ama ben onu inceledigimde aslinda babama yeri gelince ne kadar zülum ettigini de gördüm üstelik bunu ezildigine inandigi için bir tazminat düsüncesi içinde yapiyordu. Daha sonra ayni seyi ablamin bana yaptigini gördüm ve sonra diger hanimlarin .

    Ben kadin düsmani degilim bunu en basta belirteyim hatta kadinlar olmasa dünya berbat olurdu ama özellike yasadigimiz dönemde sadece kadinlarin ezildigi fikrine siddetle karsi çikiyorum ve yasadigimiz toplumlarin sadece çok azinin erkek egemen olduguna inaniyorum.

    Aslinda benim alanim iktisat. Iktisat mezunuyum zaten bu konuda asil argümanlarimin çogunu da iktisadi kurallar çerçevesinde tartisacagim benim de yazdigim yazilar site yöneticileri tarafindan uygun görülür ve yayinlanirsa…

    Yardiminiz için tesekkürler

  50. Soruyu yanlis sordugunuz için o sekilde cevap verdim.Madem yeri buldunuz yazilarinizi bekliyoruz.

    Ben de söyle bir kani olusuyor kadinlar tarafindan çocukken baskiya ugrayan erkekler genelde cinsiyet tercihlerinde sikinti olusuyor. Bu da ayri bir konu.

  51. sevgili kemal keskin

    dikkat ettiyseniz ben de yorumumda erkek ezilmiyor demedim. bu konu üzerine yeterince konusuldu zaten.ayrica dedim ya kadin erkeksiz, erkek kadinsiz yapamaz.bos bu tartismalar bence!

  52. Kadinlar ile erkeklerin nüfuslari neredeyse ayni oldugundan artik is bulamayan ve "ev erkegi" olmak zorunda kalan erkeklerde vardir.Bunu erkek bekar bile olsa ailesi kabul edemez.Bundan dolayi da evet belki fiziksel bir siddete maruz kalmaz ancak ruhsal bir sedete maruz kalir.Misal ben böyle bir siddetin gerçekten de magduruyum.Fizik bölümünü bitirdim ve kalici bir iste bulamiyorum.Bu yüzden kendi istegimin disinda evimde kalmak zorunda kaliyorum.Ancak annem ve çalisan kizkardesim benim üstümde baski kuruyorlar.Kizkardesim(kizkardesim dedigime bakmayin benim için artik o bitti.) denen sahis cazgirligiyla babami da bein de bastirmis bir vaziyette annemde onun yaninda yer aliyor.Ben çözümü ancak alti aydir bu ikiisiyle konusmamakta buluyorum.Peki sizce bu da bir siddet degil midir?Ben bu siddetten kurtulabilmek için nereye basvurmaliyim?Hangi kurum yetkili merci beni dinler?Artik öyle bir hale geldim ki uyku düzeni diye birsey kalmadi.Sagolsun babam ile erkek kardesim ve küçük kizkardesim bana manevi destekte bulunuyorlar.Arada o küçük kizkardesim bile ufak tefek seylerde:"Abi sende al senin aldigindan da yiyelim diyor."Bende:"Kardesim iyi güzel diyorsun da durumumu biliyorsun.Sürekli çalisan bir insan degilim." Ben bankadaki 600 TL ile babam sagolsun 7-8 ay idare ettigimi biliyorum.Kardeslerim arasinda abilik vasfimda kalmadi.Açikçasi insan böyle bir durumda aile kurmayi hayal dahi edemiyor.Böyle bir tesebbüste bulunmaya birisini aramaya dahi gerek duymuyorum.Ancak yarin öbürgün babama birsey olsa halim ne olacak diye de düsünmeden edemiyorum.Yani kisacasi bu yazi ile karsilasinca biraz içimi dökmek istedim.Hamdolsun gözüm morluk içerisinde ya da dislerim dayaktan dökülmüs degil dogru.Ancak ruhum perisan.Kendi evimde yabanci gibiyim.Oysa ki ben mi seçtim issiz olmayi?Ya da kim ister ki böyle bir illeti.Bende istemez miyim söyle saglam güzel bir isim olsun da evleneyim,çoluk çocuk sahibi olayim.Babamin evinde olmayayim.Benim annemin ve kizkardesimin yaptigi siddet degil midir?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here