Her Arz Kendi Talebini Yaratir…

1
51

Yumurta-tavuk sorusuna benzer bir önerme aslinda. “Her arz kendi talebini yaratir.” Jean Baptiste Sayin ismiyle anilan ve literatüre “Say kanunu” olarak geçen bir sözdür. Buna göre, üretim yapmak aslinda baska mallari talep etmek demektir o halde her arz kendi talebini yaratmaktadir. Aslinda ilk bakista Sayin hakli oldugunu söylemek zor görünebilir zira birseyi sirf ürettiler diye satin almak çok mantikli gelmeyebilir.
1929 ekonomik buhraninda bu anlayis zaten yerini John Maynard Keynesin önderliginde yerini talep yanli anlayisa birakarak dogal düzen anlayisinin da güç kaybetmesine sebep olmustur. Benim gördügüm kadariyla Say kanunu aslinda sandigimiz kadar yanlis degil fakat daha çok talebin, arzin niteliklerini belirlemede daha etkili oldugunu düsünüyorum. Örnegin bugün etrafimdaki insanlarin önemli çogunlugu kendisini cep telefonu olmadan çiplak hissedecek kadar cep telefonlarina baglanmis durumdalar. Oysa bundan çok da uzak olmayan bir geçmiste cep telefonu sadece zenginlerin kullandigi ve hava atma araci olarak görülen birseydi. Ben sahsen ilk defa o dönemlerde en sevdigim komedi dizisi olan “Bir Demet Tiyatro” da Lütfiyenin kocasi Fadilin “Cumhur Abi” ile konusurken kullandigi bir alet 

olarak tanimistim cep telefonunu. Hayatimiza birden sessizce giren bu aletler tam anlamiyla kendi talebini yaratan bir arz örnegidir diye düsünüyorum. Hele cep telefonunun kamerasi! Bir telefondan neden resim çekmesini bekleriz ki? Birden bire ortaya çikan bu icat, bir anda cep telefonlarinin olmazsa olmazi haline gelerek bir baska kendi arzini yaratan talep örnegi olmustur.

 

 

Günlük hayatta ise bunun en güzel örneklerini dizi ve sinema üzerinden gözlemlemek mümkün kanimca. Örnegin bundan yillar önce herkesin evde sokakta surada burada bahsettigi ve durmadan yayinlanan aga temali diziler vardi. “Asmali Konak” idi sanirim bu dizilerden en çok izlenenin adi. O zamanlar, maço erkeklerin ne kadar da itici olduguna dair siklikla konusmalar yapiliyordu kadinlar tarafindan. Bir gün okudugum bir köse yazisi, o

dönemde en çok begenilen erkek tipinin, söz konusu dizide Özcan Deniz tarafindan canlandirilan karakter oldugundan söz ediyordu. Bu konu dogru mudur diye üniversitedeki kiz arkadaslarimla konustum ve sasirtici sonuç dogrulanmisti. Evet, maçolugun “itici” adledildigi bir dönemde bu karakter gerçekten bayanlar tarafindan begenilen bir karakter olmustu zaten ardindan da seri üretim içinde biraz daha maço, korumaci kollamaci erkeklerin ortaya çikmasi çok da vakit almadi. O halde, insan psikolojisinde nasil bir mekanizmayla hareket ettigini bilemiyorum ama birden bire ortaya çikan bu “arzin” kendi talebini yarattigini söyleyebiliriz.

 

Söz konusu örnekler çogaltilabilir. Sahsi kanaatim gene de talebin, arzi ve niteliklerini sekillendirmek konusunda daha kuvvetli oldugu yönünde olmasina ragmen, arzin kendi talebini yaratmak konusunda da epey hünerli oldugunu kabul ediyorum. Zaten John Maynard Keynes de böyle oldugunu düsünerek müdaheleci ve talep yanli iktisadi bu akimin yerini dolduracak sekilde ortaya çikarmistir.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here