Her Harfin Eninde Sonunda Sende Kahrolmasi

4
36

Doyumsuzluk karsisinda tek seçenegim olan ‘kadersizlik’ oyunu oynamak mi benimkisi bilmiyorum… Var olani degistiremeyip yeri geldiginde degismez olanin önün de saygiyla egilmeyi bekliyor gerçeklerim… Fakat yapamiyorum. Yazgimin önünde boyun egmem gerektigini bildigim halde, yigitçe davranip teslim olamiyor, kabullenmek zorunda olusumun içimi acittigini hissediyorum.

 

Degisen düzende sermayemin birikmis olmazsa olmaz yüzlerce anlami birbirine dolanmis. Birbirine karismis onca kavramin, unutulmaya yüz tutmus olaylarin ve bir tek kelimeye hapsolmus olgularimin edebiyatima yasattigi karmasayi yâd ediyorum. Düzene sokmak hâlbuki yaptigim… Yaptiklarimi sag köseye, yapmak isteyip de kus misali uçan hayallerimi sol köseye; keskelerimi, nedenlerimi sag üst köseye, iyi ki yasamisim dediklerimi sol üst köseye dizmek… Ölçüp biçmek tüm yasananlari… Eksikmis, kârmis gözler önüne sermek. Içime kenetlenmis karakalemimle oymak her birini; desmek, dalmak, düsmek öylesi issiz hayallere… Yeri geldi mi terk edilmisligimi, dislanmisligimi; yeri geldi mi güvensizligimi, anlamsizligimi, degersizligimi, kizginligimi saklamak kuytu köselere. Çocuklugumdan beri süregelmis vazgeçilmez aliskanligim olan yalnizligimi gömmek bos kalabaliklara… Yillar yili sirtimda bir kambur gibi tasidigim ifsa olmayi bekleyen ümitlerimi not etmek sayfanin en tenha köselerine… Dökülsün istemek sözcüklere… Ifsa olmak, görünmek, bilinmek duyulmak…

 

Kendimi kanitlamak midir bu bilmiyorum. Neden bilinsin ister ki insan? Kendini her daim savunma dürtüsü zorundalik midir? Yanilmak ve yanlis anlasilmak korkusu ile sinirlanip oldugu yerde sayar mi bir insan? Nitekim baskalarinin beyniyle nefes almak yerine kendi beyniyle hareket etmeli insan… Kendisine verilen bu akili, bu kalbi, bu elleri bulmali tüm degerlerini… Yalpalayarak yürümeli bitimsiz ummanda; kendi dogrularinla…

 

Hayatin tam içinden, resmen ortasindan ve en bilinen yerinden ‘kendimden’ bahsediyorum iste. Katlolmus hikâyeme, yabancilastigim kahramanlara anlam tevil ediyorum. Amansiz bosluklara kanatlaniyor, kondugum her dalda iç çekismelerimle sarsiliyorum. Bu denli azgin bir suda yüzeyselligi ariyorum. Gelisigüzelligin, huzurun, refahin pesinde kosturuyorum… Ve en nihayetinde yasama sesleniyorum çiglik çigliga. Haykiriyorum tüm dünyaya sükûtla bezelenmis çaresizligimi. Bekliyorum istilasina ugradigim onca acimasizliktan azad edilmeyi, siyrilmayi, silinmeyi.

 

Istemek, istemek, istemek ve yine istemek…

Bu degismez kisir döngü içinde yine istemek her zaman ki gibi.

Sözcüklerin agzinda tuzla buz, kirik, dökük olmasi.

Buna mukabil her harfinin eninde sonunda sende kahrolmasi…

 

4 YORUMLAR

  1. "Varmak istedigim her yer cennet, vardigim her yan cehennem! Sanirim sorun bende…:))"

    Böyle düsünüyorum çogu kez… Ne büyük sorumluluk ama degil mi?

  2. tüm istintaklar üç heceli bir 'ben' de gizli yani 😉
    nasil da düsünemedim 🙂

    tesekkürler delisey…

    sana da tesekkür ederim kaderdasim, cancagizim! 🙂

  3. Bütün karanligi versem size giden geceyi durduramazsiniz

    Isir odamizin havasi kaçar çesmelerinizden durduramazsiniz

    Ben denize bakarim sandalca uzaktan

    Siz yüzersiniz bir kus uçar bir gemi geçer durduramazsiniz

    OKTAY RIFAT HOROZCU

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here