Hüzünden Dostun Olsun…

9
53
hüzünden yogurdum kendimi,
sevinç katmadim bu mayanin içine.
görünenin aksine,
büyüdü ruhum hep hüzünle.
hüzünle olgunlasti duygu meyvelerim,
ben hüzünden vazgeçemem severim…
o korunakli “sevgi” kalesinin sahteligini
ancak hüznün gerçekliginde görebilirim…
hüzün dönüstürür çogaltir beni,
hüzündendir bir kovan balin acizligi
gözbebeklerimden çikan manasiz sevinçleri,
hüzün oyalar kirginligi, incinmisligi…
meydan okurum hüzünle tüm bosluga,
silahimdir hüzün aldanmilsiklara.
yalanlarin, düzenlerin açtigi yaralara,
sürer geçersin hüzün merhemini…
hüzünle mayaladim kendimi,
sevincin bön bakisindan yüregim “bükkün”,
gidermis, bitermis her sey bahane
siginaksiz kalmisim, varsin olsun,
hüzün yanimdadir benim esasli dostum…
 
delisey, 

9 YORUMLAR

  1. ehemmkühemm öhööhee

    nasil toparlasam bilemedim:) tam buraya mahçubiyet ikonu…

    amma velakin üretim için hüzne ihtiyacim var. öyle bir dosta da ihtiyaç duyuyorum ara ara 🙂 hatta bazen yapayalniz kaldigimda "hüzün" de yetiyor demek istedim… dostlarimin/ dostlugunun farkindayim hiç süphe duyulmasin:)

    Not: telefonu çeken bir yere koyarsan sevinirim delicim, hep "aradiginiz dosta ulasilamiyor, lütfen tekrar deneyin" diyor kizin biri oradan:))

  2. Bazen dikkatimi çekiyor yazarlarin hayatini okurken hep nedense çocuklugu ve gençligi zorluklar içinde geçiren insanlar oluyor. Kalemlerde hep bir hüzün vardir. Sizde dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Kalemine saglik dost.

  3. demlikbau,

    kesinlikle bu bir tesadüf degil. ben de halen ayni izin pesindeyim. yazmaya iten sebep tamamen ruhun disa vurumu… kisaca ve daha sade ifade edersek" kusmayla ilgili", ve bu insan denen yapinin henüz yapilasma asamasinda kendini belli eden nüveli. …

    hüznü içinde barindirmak demek yazarlarin, gülmeyen, somurtan, suratsiz, sürekli aglak acimtirak insanlar olmalariyla iliskilendirilmemeli de elbette. Salah Birsel tanidigim hüznün içinde mizahi da barindiran, ironiyi öne çikarmakta hiç bir sakinca görmeyen ve bu anlamda belli bir sablona asla oturmayan yazarlardan biridir…

    ben de bu konuda ayni fikre ortagim maalesef, çocukluk ve gençlik ve hatta hayatin yasamsal her alaninda yasanmisliklar yazmaya sebebiyet veriyor…

  4. bence yazmanin asil sebebi bir seyleri paylasmak istegi,düsüncelerini anlatmak istegidir.düsüncelerimizi en iyi kagitlara dökebiliriz.ben hep mutsuz oldugum canimin sikildigi zamanlarda yazi yazarim ve asil öyle yazinca daha güzel oldugunu fark ediyorum iyi aksamla :))

  5. bunu daha önce de söylemistim, sanat, en büyük mutsuzluklarin içinde en büyük umutla yasamayi basarinca çikiyor ortaya.yazmak da böyle aslinda, bazi duygulari uçlarda yasamak gerekebiliyor bazen!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here