Iki Tekerlekli Bir Canavar ile Koca Bir Gün Geçirmek

4
37

Pazar sabah saat 08:55… Bir kosturmaca içinde paldir küldür giyiniyoruz. Bulusma 09:00 diye söylenmis, konusulmus… Ama telefondaki ses 08:30 oldugunu söylüyor.
Kask, mont, kemer, günes gözlügü, eldiven… Umarim bir sey unutmamisimdir, üzerimdeki her sey emanet. Eee dostlar sagolsun.

Haydi, haydi kipirdanin biraz, Taner önden gitti bile. Biz de Cemkinle asansöre biniyoruz. Namussuz asansör, inat edermis gibi agir agir iniyor katlari. Yok yok acele etme derdinde paranoya yapiyoruz Cemkinle. Karinca kolonisini andiran yollardan geçerek (makinaya aciyorum inanin) kendimizi ana yola atiyoruz. Hoop bir topuk ile isiklardayiz.

Yesil yandi…

Cemkin hiz hünerini, daha dogrusu banditini konusturuyor. Sehir disindayiz merak etmeyin, çevre yolu… Hmm grup toplanmis bile; Simon, Ahmet hoca… esler, sevgililer, ne güzel yaa. Içim sizliyor, motor sahibi olma güdüm içimi buruyor yeniden. Vakit ve grup tamam, 8:30du 9:00du konusmalari geçiyor gülüsmelerle.
Bir eksik var, hmm vakit doldu yola çikilacak. Tanner, ben eksigi yolda bekler size yetisirim diyor. Herkesçe kabul görüp yola çikiliyor.

Iste Tanner, iste Vstrom, iste ask… Cemkini terkedip; Tanner ve Vstrom ile kaliyorum. Zevkler ve renkler diyorum… Ne yazik ki benim tercihim Enduro, Racer degil.

Yola koyuluyoruz, bir 15 km içerisinde de durup eksigimizi bekliyoruz. Grup devam ediyor yola, durmak yok. 10 dakika sonra da eksigimiz Armagan görünüyor.

Haydi atla bakalim motora,
Selam vererek saga sola,
Devam yola,
Rotamiz Anamura…

Hava bahar havasi, hava dag havasi. Yollar virajli, ama motorlarla yolculuk ediyoruz kaç yazar. Cemkin liderligi aliyor, malum yolu avuç içi gibi bildiginden, Tannerla da biz en arkadayiz. Yol yilan gibi kivriliyor altimizda. Bu tabir bence ençok bu yola yakisir, o kadar virajli ki… Hmm lastikler de isindi, yatir motoru virajda, korkma. Tir söförleri en çok selam verenler, biliyorlar yolun azametini, yorgunlugunu, güçlügünü. Mola veriyoruz, birer çay içip yola devam. Daglar arasinda yol alirken, yukarilarda hava kapaniyor. Rakim yükseliyor yavas yavas, havada soguyor. Peh, kimin umurunda. Ne tarafi seyredecegimi sasiriyorum, sagimda göz alabildigine uzanan, günesin isiklari ile piril piril parlayan Akdenizi mi, yoksa solumda uzanan mis gibi kokan çamlarla bezeli dag ve tepeleri mi ?

Inise geçmeye basiyoruz, rakim düsüyor, günes bulutlarla köse kapmaca oynamaktan sikilmis, tüm sicakligini bizlere ulastirmaya çalisiyor. Üsüdügümüzün o da farkinda, eksik olmasin.
Meshur U virajlarini da geçtik, artik pek bir sey kalmadi Anamura.
Bir kaç kendini bilmez araç can sikar gibi oluyor ama yolun ortami ve büyüsü içinde çabucak unutuveriyoruz. Yola devam, ah iste Anamur; sessizce Akdenizin kiyisina uzanmis, gizli kalmis güzellik. Heme siginaga gidioruz, yemek vakti. Hoop oradan sehir içine, kovboy filmlerindeki gizemli yabancilar gibiyiz ksabaya gelen, tüm baslar bize çevriliyor. Oradan deniz kenarinda bir cafeye, 2 motor asigi ile tanisiyoruz, kartlar telefonlar el degistiriyor. Motorcular böyle dostlar, nereye gitseler birbirlerini buluyorlar…

Vakit tamam, yola koyulma vakti. Saat 15:28…

Virajlari yeniden tirmanmaya basliyoruz, tirlari, kamyonlari solluyoruz. Hava iyice kapatmis zirveleri. Endise etmeye gerek var mi ? BEn bu toy halimle endiselenmezken, digerlerinin hiç umursamadigini düsünüyorum. Kafami kaldiriyoru yeniden, bir atmaca üzerimizde dönüyor,

"- Güle güle… Yine gelin…"

olur manasinda gözlerimi açip kapiyorum. Yanitimi görmese de yeniden gelecegim biliyor. Umarim bir dahaki gelisimde yine görürüm onu.


Solda günes, bir dizi bulut arkasindan çikmanin halet-i ruhiyesi içinde son sicakligini bize yöneltiyor sanki. Son bir mola veriyoruz. Ayakta 10 dakikalik sohbet dinlenmemize yetiyor da artiyor bile. Mola vermek için yanasan otobüstekilerin hayranlikla dolu bakislari altinda, yola düsüryouz yeniden. Gün batarken sehrimize dönüyoruz. Evimizde oturup birer sicak çikolata ile, bir sonra ki organizasyonun sohbetini yapiyoruz. Mekandan teker teker ayrilirken, harika bir Pazar günün yasamanin tatli ve yorgun gülümsemesi hakim hepimizin yüzlerinde.

Bir daha ki sefer, yollar AlanyaRidersi nereye savuracak bakalim ?

4 YORUMLAR

  1. Süper valla agizim sulandi. Aslinda 2 tekerlikli olusu nedeni pek güvenli olmamasi fikri yerlesmis kafamda bi türlü geçmiyor. Çünkü zamaninda kardesim motor ile kaza yapip bi taraflarini kirmisti. O yüzden bit türlü isinamadim bu makinalara.

    Süper bir günmüs sizi tebrik ediyorum… 😉

  2. Yazi harika olmus. Keske Motor alt sitesi açsaniz. Ben yazarim diyecegim ama eksikliklerim var. Siz yazilarinizda çok derine iniyorsunuz. Daha dogrusu çok önem verdiginizi görüyorum. Motor meraklisi insanlar yok mu açsaniz bir alt site.

  3. Arkadaslik, dostluk , birliktelik hep çok güzel degil midir zaten. bazen motor arkadasligi, bazen sinif bazen mahalle bazen de is arkadasligi, kardesligi.  itinayla seçip aramiza aliriz arkadaslari, koparmayiz baglarimizi zamana inat, her bulusmada büyütürüz sevgimizi…:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here