Iklim Tamkan ve Klavsen de Ne Olaki? – II

0
105

Söylesimizin ilk bölümünü Iklim Tamkan ve Klavsen de ne olaki? – I basligindan okuyabilirsiniz.

S: Anlasilan klavsen enstrümanini seçmek Graz’da kismet oldu. Peki nedir bu klavsen, bizim bildigimiz piyanodan farki nedir?

I: Evet, az önce de dedigim gibi klavsen seçimim Graz’da gerçeklesti. Klavsen hakkinda biraz bilgi vermeye çalisayim: Klavsen piyanonun atasi olarak bilinen görünürde ve teoride tuslu bir enstrüman. Piyanoda sesi çikarmak için çekiçler tellere vururken bu enstrümanda mizraplar telleri çekiyor. Dis görünümü piyanoya göre daha süslü ve zarif, en önemli farki iç mekanizmasi ve çalim tekniginin bambaska olmasi. Erken dönem eserleri gerek “solo” olarak, gerek oda müzigi içerisinde “eslikçi” olarak icra edebileceginiz, repertuvari da son derece genis ve özel bir enstrüman. Oldukça ilginç ve etkileyici de bir sesi var.

Bu enstrümana sahip olmak da öyle kolay degil, yani öyle herhangi “bir dükkâna girdim, parasini verdim aldim” diyemiyorsunuz. Bu enstrümani yapan ünlü yapimcilar var ve muazzam paralar ödemek zorunda kalmanizin yani sira, siparisi veriyor siraya giriyorsunuz ve bekliyorsunuz. Maalesef bu bekleme süresi 5 yila kadar uzayabiliyor. Siparis verirken, enstrümanin hangi tipini istediginizi anlatiyorsunuz ve enstrüman size özel üretiliyor, bir esi daha olmuyor.

Bakimini, akordunu kisacasi her seyini siz yapiyorsunuz. Yani enstrümani çalmanin disinda bir de ‘ustaligini, marangozlugunu’ ögrenmek zorundasiniz. Örnegin benim çok deger verdigim bir hocam, sifirdan kendi klavsenini yapmis. Tabi bu çok ama çok ciddi bir tecrübe ve beceri isteyen bir durum. Bu enstrümanlarin orjinallerinin birçogu müzelerde sergileniyor, özellikle de bu düsünce beni çok heyecanlandiriyor. Su anda okulda çalistigimiz enstrümanlarin hepsi birer kopya, ancak bazen özel projelerde orijinal enstrümanlarla çalma sansimiz oluyor. Söyle bir durup düsününce yüzlerce yil önce yazilmis bir eseri, yüzlerce yillik bir enstrümanla icra ediyorsunuz, bence muhtesem!

S: Ne güzel, klavsen karsisindaki heyecanini biraz olsun aktarabildin bize. Biraz da okuluna geri dönelim.

I: Piyano Pedagojisi uzmanlik egitimi ardindan hocalarimin tesvik ve destekleriyle klavsen bölümüne de girmeye karar verdim. Verdigim basarili sinavimin ardindan klavsen bölümüne birincilikle kabul edilerek okudugum bölümlerin sayisini üçe çikarttim.

S: Türkiye’de bu klavsen üzerine üniversitelerde bir bölüm var mi, egitimi veriliyor mu?

I: Bu enstrümani Türkiye’de tanima ve bölümünü okuma sansimiz maalesef yok, bu sebeple “spesifik olarak” o dönemleri ve o dönemin çalim/sahneleme tekniklerini ögrenme imkanimiz orada olmadigindan, bu alanda özellikle de burada böyle bir egitim alabiliyor olmak benim için çok büyük bir sans. Ait olmadigim bir kültürün böyle spesifik/özellikli bir daliyla ugrasiyor olmam ise hocalarim için oldukça ilginç oldugu gibi benim için de oldukça gurur verici.

Bu enstrümana buradaki ögrenciler gibi çocuk yaslarda baslamadan (belki biraz da deli cesareti gösterip) bu ise girmis olmak baslarda biraz gözümü korkutsa da inanilmaz bir merak ve motivasyonla/istekle her gün yeni bir sey ögreniyorum ve bu asamada da muazzam bir zevk aliyorum. Nedense bu enstrümana piyanodan daha fazla yetenegim varmis gibi geliyor ve bu nedenle en çok bu alanda uzmanlasmak istiyorum. Gerçi piyano hocam klavsende geçirdigim saatlerimi kiskanmiyor degil, ayni sey piyano basinda geçirdigim saatlerde klavsen hocam için de geçerli J

Ne mutlu ki, hoca açisindan klavsen konusunda da piyano kadar sansliydim, hatta belki biraz daha fazla sansliyim diyebilirim. Son derece saygin, inanilmaz yildiz isimlerle çalistim ve hala onlarla çalisiyorum. Onlarin muazzam destekleri beni her zaman daha çok motive ediyor.

S: Avusturya denilince Türkiye’de ilk akla gelen Viyana olur. Peki, Graz nasil bir yer, Türkiye’de pek bildigimiz bir isim degil Graz?

I: Graz’a gelince, küçük ama dolu dolu bir sehir. Inanilmaz fazla ögrenci var, öyle pek de yasli Avusturya sehri degil, civil civil ve hareketli bir yer. Okulumuzda özellikle klavsen, keman ve bestecilik alanlarinda çok büyük isimler ders veriyor, dolayisiyla egitim seviyesi de oldukça yüksek diyebilirim. Burada kendimi sansli sayiyorum çünkü ayni dili konusabildigim insanlarla paylasimlar çok daha baska oluyor.

Burada birçok ciddi kurumlar ama en basta devlet sanata ve müzige çok fazla sahip çikiyor, bizlere kendimizi çok degerli hissettiriyor. Okulumuz zaman zaman bazi egitim vakiflari ya da sosyal yardim dernekleriyle isbirligi yapip özel yarismalar, seçmeler düzenliyor ve platformda gösterdiginiz basariya göre sizi tesvik bursu ve konser imkânlariyla ödüllendiriyor. Örnegin ben son olarak Avusturya hükumeti tarafindan verilen çok degerli bir tesvik bursu kazandim Geçtigimiz yil ise uluslararasi Kiwanis Club tarafindan yine bir tesvik bursu ile desteklendim. Elbette bunlar çok ciddi ve büyük paralar olmuyor ama sizi inanilmaz motive ve mutlu ediyor. Çünkü gerçekten takdir edildiginizi hissediyor ve çok daha iyisini yapabilmek istiyorsunuz.

S: Peki çok daha iyisi derken, aslinda neler yapmak istiyorsun?

I: Özellikle müzikte ögrenmenin yasi ve sonu yok. Bu sonsuzluk güzel olsa da bazen çok yorucu olabiliyor. Ben egitimime devam etmek ve sonuna kadar gitmek istiyorum. Yani yapabilecegim tüm akademik çalismalari yapmak, ama bu arada da konserlerime devam etmek istiyorum. Avusturya da egitimimi tamamlayip, örnegin Almanya ve Isviçre’ye gidebilirim, kim bilir? Zaman gösterecek diyelim.

S: Su anda neler yapiyorsun, yakin zamanda katilacagin bir konser veya etkinlik benzeri bir sey var mi?

I: Yakin zamanda (Temmuz gibi) degerli arkadasim Burcu Kurt ile Avusturya Büyükelçimizin de destegiyle Viyana’da çok güzel bir salonda “Türk eserleri” konserimiz olacak. Bu konserde degerli Türk bestecilerimizin eserlerini icra edecegiz. Fazil Say sarkilari agirlikli olmak üzere, yine yurt disinda yasayan ve çalismalarina orada devam eden bazi müzisyen arkadaslarimizin eserlerini de dinlemek mümkün olacak.

S: Burcu Kurt’u sahsen taniyorum, o da senin gibi kendini müzige ve operaya adamis birisi. Kendisiyle yine müzik dolu bir söylesi gerçeklestirebilmistik. Sayesinde Graz’i da biraz olsun tanimistik, simdi birlikte konser verecek olmaniz çok güzel ve heyecan verici.

I: Biz de çok heyecanliyiz, su siralar birlikte çok yogun çalisiyoruz bu konser için. Bu arada bu konseri piyano ile verecegim. Yani aslinda ne ondan vazgeçebiliyorum ne de klavsenden, ikisinde de ayni ustalikla basarili olmak gerçekten çok zor ve hatta imkânsiz. Yine de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalisiyorum. Ama benim asil enstrümanimin klavsen oldugunu yine de kulaginiza fisildamis olayim. 

S: Anlasilan gelecegini yurt disinda planlamis görünüyorsun, peki Türkiye’deki müzik dünyasiyla ilgili görüslerin nedir?

I: Açikçasi gelecegimi yurt disina göre planladim gerçekten. Su siralar Türkiye’ye dönmeyi pek düsünmüyorum. Çünkü burada yapmak istedigim çok sey var. Ancak özellikle sunu söylemek isterim, son yillarda birçok arkadasimiz uluslararasi platformlarda inanilmaz basarilar kazaniyorlar. Sizler belki Türkiye’den bunu çok fazla göremiyor veya duyamiyorsunuz. Çünkü bizler pek de göz önünde degiliz ve maalesef kisitli bir kesime hitap ediyoruz (dünyanin her yerinde oldugu gibi). Ama inanin ki bizler gerçekten kalabaligiz ve giderek sayimiz artiyor. Su anda dünyanin çesitli yerlerinde yasayan 250’den fazla Türk müzik ögrencisi var, ülkemizdeki konservatuvarlarda ise adeta bir bayrak yarisi, sürekli yeni bir nesil yetisiyor. Piril piril ve hep daha hirsli, daha iyi, vizyonlari hep daha açik. Ülkemizde çok degerli müzisyenlerimiz ve hocalarimiz var, çok degerli isler yapiliyor. Her ne kadar birçogunun kiymeti bilinmese de takdir yerine sürekli ‘susturulup, baslari ezilmek istense de’ ben ülkemden, ülkemin düsünürlerinden ve aydin insanlarindan son derece umutluyum. Iyiyi, güzeli görmek ve takdir etmek özellikle de ‘bu zamanlarda’ oldukça önemli bence.

S: Sevgili Iklim, bu sicak ve güzel sohbet için çok tesekkür ediyorum. Halen devam etmekte olan müzik macerani senin agzindan dinlemek ve bunu okurlarimizla paylasmak çok güzel. Tüm müzik yasantin boyunca basarilarinin daim olmasini diliyorum. Lütfen konser, proje vb. etkinliklerinden bizi haberdar et, biz de okurlarimizla paylasabilelim.

I: Ben tesekkür ederim, Türkiye’deki dostlarima ve okurlariniza selamlar, sevgiler.

Sakarpiyon – 2011 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here