Kapi…

23
785

Kapilari olan bir mahallede yasam nasil merak ettiniz mi hiç?

Belki kapisi olan bir mahalle aklinizin kösesinden bile geçmez…

Kapilari olan bir mahallem var benim..

Burada yasayanlar zaman zaman kapi disina çikip yeniden mahallelerine dönüyorlar…

Kapidan içeri girdiklerinde eski çaglardan kendilerine kalan anilar sökün ediyor odalarina..

Bir aksam baliga çikiyorlar mesela..

Ya da kiz istemeye gidiyorlar baska bir mahalleye..

Ya da ipek dokuma tezgahlarinin basinda egliyorlar kendilerini..

Curfalik dokudukça ipekten kumasi,  tikir tikir hayatlari da dokunuyor…

Kapilari olan bir mahallede yasadiniz mi hiç?

Ben eskiden bu mahalleden gelip geçerdim.

Ufaktan bir esinti gibi bedenimi saran mimoza kokusuydu burasi..

Simdi tam ortasinda buldum kendimi..

Çaglalar çiçek açtiginda..

Kekikler yeserdiginde..

Papatyalar açtiginda..

Anemonlar yapraklarini döktügünde..

Orkideler çiçege durdugunda..

Siklamenler yapraklarinin arasindan fettan bir edayla gülümsediginde..

Bedestendeki büyük sarnicin merdivenlerinden inerken “heyyy!” diye bagirdigimda..

Kemerli duvarlardan tanimadigim bir ses olarak bana dönen kendi sesimde…

Çocuklugumdan bana kalan kipkirmizi Arap Lalelerinin Bedestenin otel olmus yapisinin altinda kaldigini ögrendigimde…

Hemen kaçip mahallemin kapisindan içeri usulca süzülüp,  bir sarnicin bacasindan içeriye bagirmak istiyorum…

“Heyyy!”

Kapilari olan bir mahallem var benim…

Kapanmis sokaklari olan..

Evlerin damindan, baska damlara atlayarak koca bir mahalleyi dolasan eski adimlardan kalan bir mahallem var..

Simdi sadece sarniçlari ayakta kalmis bir mahalle..

“Her sarniç bir ev” dermis eskiler.

Simdi sarniçlar ayakta evler yok…

“Her sarniç bir ev” diye dolastigim bir mahallem var benim..

Türk’ü, Rum’u, Ermeni’si bir arada yasarmis çok eskilerde..

Yikilmis evlerin arasinda dolanirken egilip sarniçlara “hikâyeni anlat” diye bagirmak istiyorum.

O sarniçlardan bana bagiran kadinlarin, çocuklarin, erkeklerin sesini duymak istiyorum..

Baliga gitsin evin erkegi..

Onu beklerken ipekten kusaklar dokusun evin kadini..

Babasini beklerken daha bir erkek olsun ogullar.

Daha bir kadin olsun evin salinan prensesleri…

Ben bir yikintinin dibine oturayim. Usulca ellerimle kazayim topragi.

Topragi avuçladikça ellerime eski çaglardan kalan türküler kurulsun.

Ermeni’si, Rum’u, Türk’ü hep bir agizdan bagirsin. “Allah bunca çesitliligi severken size ne oluyor da ayiriyorsunuz insanlari?”

Bir arkadasim: “Insan, insanligin içindeki bir sinirli an, tek bir canli… Ama insanlik baslangiçtan bugüne yürüyüp gelen bir büyük çaglayan… Insanlik kavramiyla barismadan, o bütünlügü algilamadan, yasadigimiz âni, çagi, bölgeyi, yasadigimiz yeri mutlak ve dünyanin merkezi kabul edip kisitli ve dar bir alanda yorumladigimizda- kutsal metinler de dâhil- hiçbir seyi bütünlük içinde ve tam anlamiyla degerlendiremeyiz.” Der…

Ben küçük bir mahallede, kapilari olan bir mahallede tarihin derinliklerinde geziyorum…

Kapidan içeriye girdigimde küçük bir mahallede dolandigimi sananlar yanilirlar.

Ben derin bir kültürü usulca kaziyorum..

Her tirnak darbem yeni bir uygarlik, yeni bir çag…

Fotograf: Nilanya

23 YORUMLAR

  1. Delisey iyi ki varsin. Sagol. Eger yolun buralara düserse mahallemin her yerini birlikte adimlamayi öneriyorum. Burasi Alanyanin Tophane Mahallesi. Hisariçide mükemmel.. Bir yarim ada üzerine kurulu bu eski kent içinde yasayanlarin sürekli bir deniz yolculugunda gibi yasamalarina neden oluyor. sevgiler.

  2. Burasi sakli bir bahçe gibi. Belki masallarla büyümenin etkisi. Hani Kaf Daginin ardindaki ülkeye giden sonsuz masallar vardir ya tipki onun gibi. Sanirim Tophane Mahallesi ve Hisariçi Mahallesini anlatmadan duramayacagim. Ve her karisina simdi daha iyi bakiyorum. Gelirseniz sizi adim adim gezdirmek isterim.Sevgiler.

  3. Günaydin. Güzel günesli bir pazar. Kizimin okulu bahar tatilinde oldugu için yanima geldi. Birazdan deniz kiyisina gitmek istiyorum. Hepinize sevgiler.

  4. "Biraz kilavuza bakiyoruz , biraz birbirine benzeyen parçalara. Elimiz alistikça aklimiza güveniyoruz , Kafamiz karistikça kilavuza… "

    Sevgili Nazli bu cümle senin yazindan.. Hayat her zorlukla karsilastiginda devam etmek için bir yolunu bulur. Sadece elinde kalan sikintili günlerin tortusu olur. O da zaten yeseren bahar dallari arasinda göze çarpmaz bile.

    "Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:

    Yasadin mi büyük yasayacaksin, irmaklara,göge,bütün evrene karisircasina

    Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir

    Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana"

  5. eee benim günüm gecem aksamim sabahim belli degil ki serkancan… hani deliye hergün bayram misali:)))

    kusasim geldi yine yazi yolladim dergiye:)))

    nilanya evet yasadin mi büyükyasayacaksin…

  6. Uzak ülkeler çekmeli seni , tanimadigin insanlar

    Bütün kitaplari okumak , bütün hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin

    Degismemelisin hiç bir seyle bir bardak su içmenin mutlulugunu

    Fakat ne kadar sevinç varsa yasamak özlemiyle dolmalisin

    Ve kederide yasamalisin, namusluca bütün benliginle

    Çünkü, acilarda sevinçler gibi olgunlastiri insani ,

    Kanin karismali hayatin büyük dolasimina

    Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani…

  7. Herkes sek sek yürür
    Ben yalinayak kosarim
    Herkes gülerken aglarsa
    Ben aglarken gülerim

    Asik suratlara degil
    Anaç kikiriklere bayilirim
    Içim ahu gözlüdür
    Herseye aynadan bakarim

    Ozanlar çevresine
    Devedikeniyle göz kirparsa
    Ben temmuz sicagiyla
    Gerdaniye buselikle yaklasirim

    Kapi mandallarini hop hop
    Ziplatan da benim
    Yedi renk Acem dibasini
    Okurlarimin önüne sererim

    Yasamak benim sevincim
    Benim kanim sevgilim
    Yasam biçimidir diye
    Ölümü de severim

    Salah Birsel

  8. Ah Cemal Süreya!

    ASK

    Simdi sen kalkip gidiyorsun. Git
    Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
    Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmistik
    Sevgideydi ilk açilisi gözlerimizin sirf onaydi
    Bir kus konmus parmaklarima uzun uzun ötmüstü
    Bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
    Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksullugumuz
    Sanki hiç olmamisti

    Oysa kalbim iste suracikta çarpiyordu
    Surda senin gözlerindeki bakimsiz mavi, güzel lafli
    Istanbullar
    Surda da etin çogaliyordu dokundukça laflarin
    dünyalarin
    Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
    Ki Karaköy köprüsüne yagmur yagarken
    Biraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
    Çünkü iki kisiydik

    Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarini islatmaya
    Bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
    Seni bir kere öpsem ikinin hatiri kaliyordu
    Iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    Yüzünün bitip vücudunun basladigi yerde
    Memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
    Sonrasi iyilik güzellik.

    Cemal Süreya

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here