Katledilen Doganin Intikami (Bilim Kurgu Deneme)

0
98
  29.yy sonlarinda insan denen açgözlü canavar , kendi bencilligi dogrultusunda CO2(Karbon di Oksit) harcayarak fotosentez yapan ormanlari katledip imara açmasindan dolayi atmosferdeki CO2(Karbon di Oksit) ve metan gazlarinin artmasi UV isinlarinin dünyada üzerindeki asiri etkileri,Heyelanlar,Mega Hortumlar,Firtinalar, Orman Yanginlari…
 
 
 
Ve Sonunda Karbon salinimi iyice artmisti ozon moleküllerinin hizla yok olmasindan dolayi dünya atmosferi zayiflasi.Metoor çarpismalari sonucunda Dünya yörüngesinden 2mm sapmisti..


30. yyda insanlarin çogu yeni yasanilabilir gezegen (Gliese 667C) ye göç etmisti…

 
Doga insanlari katlediyordu!
Yörüngesindeki sapmadan dolayi Günesten uzaklasan ve soguyan Dünya donmaya baslamistir. Yeni bir buzul çagi bas gösteriyordu.

Artik o ilk asklarin yasandigi sokaklar , çocuklarin bagirarak top pesinde kostugu mahalleler, misket sesleri,Tarihi Antik Kentler ,koca koca AVMlerin oldugu yerler , bir avuç toprak için Destanlarin yazildigi BINLERCE SEHIT KANI dökülen vatan topraklari ve en önemlisi insanoglunun ilk ayak bastigi yer olan MEZOPOTAMYA… Artik hepsi kalin bir buz tabakasi altinda doganin vicdaniyla basbasaydi…

 

 
Insanlarin , hayvanlarin üzerinden ticaret yaptigi hayvanat bahçeleri , sirkler yerle bir olmus ve hayvanlar vahsi dogaya geri dönmüstü…

Doga Nefisi katlediyordu!

Dünya yasanilmaz bir yer olmustu! ama :
29. yy dan kalan gelismis  teknoloji isik hizina yakin bir hizla seyahate imkan verebiliyordu.

Dünyada bilimsel arastirma için kalanlar bir koloni kurarlar:
Koloni ; esnek , uzun daire seklinde , yer yer bogumlu , iç içe 5 daire biçiminde birbirlerine 10 ar metre araliklarla  uzun genis tünellerle baglidir. Saydam filitreli cam lar disaridan gelebilecek saldirilara karsi avantaj kazandirmak içindi.Merkezin en ortasinda arastirma merkezi (laboratuvar) bulunmaktadir.En distaki saydam halka Türk Ordusundan olusan timlerle doludur.Yasam Alani için bir nevi sur görevi görür.Bir sonraki 2. saydam halka Dünyada hayatta kalabilen insanlarin  sigindigi ve kendi enerjilerini üreterek hayatta kaldigi bir bölmedir.3. halkada ise özel isi yalitimli duvarlarla çevrili kolonideki herkezin yatakhanesi vardir. 4.halkada ise sosyal aktivitelerin yapildigi digerlerine göre daha genis bir alandi..
Tenis,atletizm,futbol,basket vs.. Bu genis alanda çocuklar için küçük bir park bile vardi hatta etrafinda yeni yeni çikan yemyesil insanin içini rahatlatan , yasama sevinci veren çiçekler bile vadi.Tipki eskisi gibi!..
5. halka ise Mühendislerin  merkezdeki bilim insanlariyla isbirligiyle çalistigi yerdir.
Kolonideki insanlar ; nano güç giysileri , devirdaim manyetik sonsuz fakat (sinirli) enerji ve Günes enerjisiyle hayatlarini devam ettirirken ,bir yandan da geride kalan dünyadaki arastirmacilar buz altinda kalan gelismis yildiz gemilerini çikartip onarmaya çabaliyorlardi.
fakat birseyi unutmuslardi ;
(Gliese 667C)ye son gidenler uzay kesif araçlariyla (küriyozit,Spirit vs.. ) elde ettikleri elementeri tüketmislerdi.
Yildiz gemilerini buz altindan sag salim çikartabilseler bile geminin kendi iç yer çekimi olmadan baska gezegene gidemezlerdi.
Yildiz gemisinin kendi iç yer çekimi oldugu taktirde ; zamaninda yapilan uçakla seyahate denk bir konfor saglanabilecekti.

 
Çünkü : isik hizinda seyahat insan anatomisine zarar verebilirdi.Ve bu yerçekimini yapabilmek için gerekli olan elementler insanlarin koloni kurmaya gittigi gezegende çokça
bulundugundan ; orada depolanip küçük, mega hizli kargo robotlariyla gönderilecek,Dünyadaki bilim insanlari tarafindan islenip, mühendisler tarafindan entegre edilecekti.
Gerekli elementlerin robot gemiyle gönderildigi günün ertesi günü Mühendisler ve Bilim Insanlari elementleri islenmek için kalktiginda hava aydinlanmamisti.
Yörüngedeki sapmalardan dolayi günes biraz daha geç dogacakti..
Hava sisliydi, insanlar ilkdefa atmosferi böyle görüyordu.Sanki kötü birsey olacakmiscasina garip bir sessizlik!  ve haddinden fazla soguk olan hava Yasam Alanindaki insanlari çoktan buruk bir yanlizlik hissine bürümüstü bile.
 
 
Günes ufukta biraz gözükür! penceresinden bakanlar havanin kapali oldugunu görürler.Bu bugün günes enerjisinin sagladigi elektrik enerjisinden  faydanamayacaklari anlamina geliyordu.

Insan Doganin Merhametine kalmisti!

Herkez görevinin basina geçti…
Yasam alaninin genelinde çok geçmeden “depolanan enerji (jeneratörler)” devreye girdi.Bir süre sonra bitecek olan jeneratörler dünyanin çesitli yerlerinden farkli irktaki insanlarin yasama umudu olarak geldigi bu yeri hepsinin mzari yapabilirdi.

Insanlar kalin batteniyelere sarilip isi yalitimi olan yatakhaneye toplanarak vücut isilariyla birbirlerini isitmayaçabaliyorlardi. Belkide bu kadar farkli irktan insan ilk defa birbirine bu denli yakinlasiyordu.
Bilim insanlari laboratuvarda özel bir giysi ve Gaz maskeleriyle elementleri islemek için çalismaya baslarlar…
Bu giysi soguktan ve havada çözünecek olan kimyasallardan korumaktaydi.
Havalandirma çalismadigindan pencereyi açip içerideki pis kokuyu atmak isteyen “prof. dr. mary claire king” pencereyi aça yazarken , sabah ayazinda hemen biraz ileride gözüne birsey ilisir.
Yasam alaninin etrafi; ileride ormanda isildayan sira halinde çift çift gözler! “keskin,korkunç,iri” disleriyle hirlaya hirlaya , emin, agir agir, yavas adimlarla orayi adeta güdüyorlardi. Içeridekiler bir süre sonra nem ve basinçtan çalismalarini yarida birakmak zorunda kalirlar. Laboratuvardan çikabilmeleri için havalandirmalar çalismak zorundadir.
Çünkü onlar baska bir gezegenden gelen bir element üzerinde ilk defa çalisacaklardi.
Aksi halde hava yoluyla Laboratuvardan disariya bir virüs sizabilir ve saatler içinde Dünyadaki son insan kolonisini mutant kolonisine çevirebilirdi…
1.BÖLÜM SONU…
________________________________________________

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here