Kavanozdaki Pire – Sartlanma, Kabullenme, Sinme Üzerine Bir Hikaye

6
53
Pireleri almislar, bir kavanozun içine yerlestirip kapagini da açik birakmislar. Bir süre sonra hepsi ziplayarak kaçmis. Bunu bir kaç kez tekrarladiktan sonra, bir kez de kapagi kapatmislar. Pireler yine ziplayip çikmaya çalismislar,ama her sefer kapaga çarpip geri düsmüsler. Uzun bir süre sonra kapak açilsa da, pirelerin ziplamasina ragmen disari çikamadiklari görülmüs. Çünkü artik pireler kapak seviyesini geçecek kadar ziplamayi beceremiyorlarmis. Artik kapagi kapamaya gerek kalmamis,çünkü  açik da olsa pireler kaçmayi basaramiyorlarmis…

 

Bir zamanlar duydugum bu hikaye beni sasirtmisti, Insan bildigi bir seyi böylesine unutabilir mi? diye düsünüp durmustum. Ama galiba dogruydu. Bizler de çogu zaman sartlandigimiz bu sinirlanmislik içinde, gerçekte olmayan sinirlara kendimizi hapsedip yasiyoruz. Sinirlari zorlamiyor, sorgulamiyor, bir türlü yeteneklerimizi canlandirma cesaretine sahip olamiyoruz.

 

Birilerinin sistem dedigi, düzen dedigi sey bizi hep baskilamiyor mu? Birileri üzerimize kapaklari kapatip, bizi sinirlamiyor mu? Yasadigimiz is ve sosyal çevre de bizim üzerimizde ayni etkiyi yapmiyor mu? En basta da kendimiz, yasamin kapagini üzerimize kapatip kendimizi sinirliyoruz. Içimizde varolan yetenekleri maskelerimizin altina sakliyoruz. Yeteneklerimiz ve gerçek biz; yasam içinde kendimize biçtigimiz ya da bize biçilen rollerin altinda gizlenmis sekilde duruyorlar. Gerçekten kim oldugumuzu acaba ne zaman kesfedecegiz?

 

Michelangeloya o muhtesem heykelleri nasil yaptigini sorduklarinda; heykelin islenmemis mermer blogun içinde oldugunu hayal ettigini, zaten orada oldugunu bildigi seyi ortaya çikarmak için sadece fazlaliklari yonttugunu söylemis. Bizlerin içinde de açiga çikmayi bekleyen bir seyler var. Ve bizler beklerken; bize biçilen roller, kazandirdiklarinin yaninda bedeller de ödetir. Bu bedel yillar geçtikçe agirlasir, tasinmasi zor hale gelir. Yeteneklerimizi öldürmeden, düslerimizi yitirmeden; bir an önce harekete geçmeliyiz.

 

Yapmamiz gereken; gerçek bizi ortaya çikarma yolundaki engelleri asmaktir. Rollerimizi kaybetmekten, maskelerimizi düsürmekten korkabiliriz. Ama “gerçek” kendimize ulasamadikça “gerçek mutluluga”da ulasamayiz. Beklemek ya da ertelemek zorunda degiliz. Hayatimizi beklemek üzerine kurmayalim. Çünkü yasam; bir sey yapmakla ilgili degildir, bir sey olmakla ilgilidir.

Kavanoz kapaginizi kapatmayacak bir yasam olusturma zamaninizi geçirmeyin. Tabii, hala ziplamayi unutmadiysaniz…

 

Bouquet

6 YORUMLAR

  1. müthis bir yazi, müthis bir konu ve anlatim öncelikle tesekkürler buket altug.

    yorum yazacak çokda bir sey kalmamis açik ve net konuyu dile getirmissin zaten

    bu yazida Michelangelonun cevabi cuk olmus. ve çok önemli bir açiklama.

    "Ama "gerçek" kendimize ulasamadikça "gerçek mutluluga"da ulasamayiz.

    Beklemek ya da ertelemek zorunda degiliz. Hayatimizi beklemek üzerine kurmayalim. Çünkü yasam; bir sey yapmakla ilgili degildir, bir sey olmakla ilgilidir.

    Kavanoz kapaginizi kapatmayacak bir yasam olusturma zamaninizi geçirmeyin. Tabii, hala ziplamayi unutmadiysaniz" beynine, kalemine saglik tesekkürler. böyle konularla tekrar kisa zamanda yazilarini okumak ümidiyle.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here