Kim Ayirdi Sevenleri?

0
41

Içimde sikismis bir seyler hissediyorum “Bana ne iyi gelir?” diye düsündüm: Müzeyyen Senar’mis meger…

“Bagrimi sane gibi kim yariyor…”

Beni bu kadar gerilere çeken  ne bilmiyorum. Belki de buldugum samimiyet. En acikli nagme bile tebessüm ettiriyor insana, ne kadar kötü sesli olsam da eslik ederken buluyorum kendimi. Âsik olup öyle devam etmek geliyor insanin içinden. Biz insanlar garibiz biraz gerçekten, Sevip, âsik olup aci çekiyoruz ama yine de sevmeye devam ediyoruz. Elimiz yansa aciyinca atesten çekiyoruz ama âsik olmaktan sevmekten vazgeçemiyoruz… Gerçekten yapamadigimiz için mi yoksa bu durumda aci çekmek bize zevk verdigi için mi? Her seyin yolunda gitmesi için birçok fedakârlik yapip önümüze bakiyoruz ama konu yine ask olunca durup zaman harcamayi ihmal etmiyoruz. Geriye dönünce düsünüp gülüyoruz sadece o zamanlar kendimize bile itiraf edemedigimiz seyleri simdi baskalarina fikra gibi anlatiyoruz…

Küçük bir kizin kendinden alti yas büyük birinin dikkatini çekebilmek için annesinin rujunu alip dudaklarini yanaklarina kadar boyamasi gibi ne yapmasi gerektigini bile bile ruju yanaklarina tasirmasindaki tek amaç dikkatini çekebilmek olsa gerek. Acaba benden hoslaniyor mu diye tüm gün düsünmek; ahh ne güzeldir çocukken asik olmak…

Yine de demeden geçemiyorum; nerede o eski asklar? Kaçamak bakislar, göze alinan bedeller… Leyla ile Mecnun, Kerem ile Asli, Romeo’ lar Juliet’ler… Askinin külünden yanacak olan yok mu günümüzde artik? Her biri tozlu raflari dolduruyor, yüzüne bakilmiyor, örnek alinmiyor…

Bu kalp seninle vardi yine seninle yok oldu…
Sebebim sensin yar bunu böyle bil, hasretin tüketti beni tükenmek yetmedi eller degil Sevgilim sen öldürdün beni
Gözlerin hançerdi sapladin kalbime eller degil sevdigim sen öldürdün beni
Sen yasatmamistin ama sen öldürdün beni
Aciymis özlemmis kadermis… Hepsi bende
Kaderim bu olamaz
Hayir! el baglayip boyun bükemem
Gün gelecek eller degil ben öldürecegim seni
Dilim söyler kalbim dur! Der
Sen öldürdün beni ama ben sana kiyamam ki

Küçücük yüregimizle nereleri göze almisiz, büyüdükçe cesaretimiz de azaliyor belki daha az karariyor gözlerimiz… En güzeli de mantiga yer yok, sadece sevmeye odaklanabiliyorlar.

Her sey baslayip bitiyor bu dünyada, sevdigimiz seylerinde bir sonu oluyor, Sevmediklerimizin de…
Olmasa iyi ya oluyor iste
seni alip götüren bir sarki beklemedigin bir anda bitiveriyor.
Sözgelimi sevdigin kimseler kaybolup gidiyor iste,
Kalabaliklarin arasinda parmagina konan kelebek uçup gidiyor,
Hiç bitmeyecekmis gibi kivrilan irmak gidip bir denize dökülüyor sonunda.
Geriye dogru baktim da senin için yildizli atlasin ilk sayfasini açtigim günün ardindan dört mevsim geçmis,
Dört mevsim olmus sana bir seyler söz açip durmusum;
Kimi sayfalarda resimler çizmisim kimi sayfalarda komik seyler anlatmisim kimi sayfalarda kavgalar etmisiz.
Nasil geçtigini anlamadan mavi kapli defterimin sonuna gelivermisim.
Dayanamam üsüyorum yüreginden uzaklarda
Simdi sana yildizli atlasin son sayfasini açiyorum
Bir gün bir yerlerde karsilasir miyiz bilmem?
Ben senin için açtigim mavi kapli defterimi yine senin için kapatip gidiyorum
Ben yokken iyi bak kendine…

Iste biz de böyle geriye bakiyoruz ve kocaman bir ahh çekiyoruz. Simdi de o göz göze gelince utanilacak, emek gerektiren her seyin çabuk tüketilmedigi asklar olsa… Ne yazik insani insana baglayan iki lakirdinin yerini markalar almis, göz göze bakarken eskiden sevgililer, simdi bacak boyu ya da bronz ten olmus önemli olan. Geçenlerde okudugum bir yazi çok güzel özetliyor aslinda durumu: Günümüzde sözde sevgili makamini doldurmak için birlikte oluyor insanlar. Eskiden asklar tek kisiyle yasanirdi simdi ise kiralik sevgililer almis yerini… Ask, sevgi, sevgili kelimeleri kirletilmis. Insanin içinden gelmiyor bu kadar basitlestirilmis sözleri. Ne kolay seni seviyorum demek…
Gel de kocaman bir ahh çekme simdi nerde o eski günler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here