Kirmizi Öyküler (1. Öykü 8. Bölüm) – Son!

5
81

Hikaye bittiginde her ikisi de agliyordu.

Uranüs gözündeki yaslari silerek söyle dedi; “Tanrinin merhametinden süphem yoktur ama bu kadar acimasiz olabilecegi aklima gelmemisti. Görüyorsun ya baska çarem yoktu. Senin, yani sevdigim adamin öyle her gün tekrar tekrar öldügünü görecegime bir sonraki hayatta cezalarin en büyügünü çekmeyi tercih ettim.

Bir erkek olarak dünyaya geldigimi anladigimda gökyüzü kafama düsüp parçalandi. Nolucak simdi dedim kendime… Nolucak simdi?

Düsündüm. Seni çok daha önce bulmustum aslinda. Yürüyordun. Yüzündeki o mutsuzlugun sebebini bile bile sana yardim edemiyordum. Sonra baska çarem kalmadi ve gidip bir kadin oldum. Sirf senin için. Ama sen simdi bana dersen ki “bunu kabul edemem”… daha önce yasadigimiz alti hayat bile degerdi bu yaptigima be sevgilim.

SON…

Karsimdaki o kaba hatli yüz bir anda güzel bir melege dönüstü. Ya da ben öyle görmek istedim bilmiyorum. Kendisine Uranüs, yani yedinci gezegenin adini veren bu kadini ne kadar çok sevdigimi ve ne kadar çok özledigimi iste o yedinci hayatimda bir kez daha anladim. Kafami kaldirip onu taaa içimdeki dehlizlere dogru çekerek öptüm. Iste o an tekrar anladim ki ben bu dudaklari zaten yüzyillardir öpüyordum …

Kisacik bir sonsuzluktur seni öpmek…
 

5 YORUMLAR

  1. kirmizi oykuler 8. bolumde son bulmus. her bolumunu okudum ve her bolumu bana ayri bir haz, ayri bi tad verdi okurken… hepsine yorum birakamamis olsam da bu "son" olanina "son a yakisir" bir yorum birakma arzusundayim. cumlelerim kifayetsiz kalacagi icin yine "siir, hep siir" diyecegim, cunku anlatamadiklarimizi en iyi anlatan tek sesin, "ic sesinin" siir sesi oldugunu dusunuyorum. SIMSICAK, ICTEN ve SAMIMI…

    cok sevdigim ve saydigim bir abimin Sevgili Secaettin Öztürkun siirinin bu makale ile ortuseceginden eminim. sizinde begenmeniz temennisi ile sayin @gunesener…

    tesekkurler kaleminizi okuttugunuz icin efendim.

    ===

    BEN SENI ÇOK ÖNCEDEN SEVMISIM…

    Ben seni çok eskiden sevmisim güzelim…

    Ibranice de,Tevrat ta

    Musa ya mucize

    Bizim sevdamizdi…

    Denizler bizim için yarildi

    Ve tur daginda

    Nikahimizi kiydi melekler

    Ne bileyim

    Fravunda severmis seni

    Senin adina yapilmis

    Misirda piramitler…

    Zulüm o günden icad olmus

    Ve ölmüs ask

    Taslarda yontularla….

    Ben seni çok eskilerde çok sevmisim…

    Tarihin derinliklerinde

    Kimbilir…

    Gül yüzlü Selcen sendin

    Gölgesinden korkan Alpaslan ben

    Bilmem…

    Anadoluya adini veren

    Akça kizin yareni Irma senmisin?

    Yüregine düsürüp sevdayi,

    Seni bozkirda otuz yil bekleten

    O hayirsiz Yagmur bey ben miydim?

    Isyaninda sehy Bedrettinin

    Torlak Kemalin

    Helaline düsmeyen kadinmisin sen?

    Ve gözyaslarinda Niyazi-Misri’nin

    Ayaklarina vurulan bukagimisin?

    Oguz elinde,Kayi boyunda

    Bursa pazarina düsen

    Tekfur kizi Hiliorfia misin sen?

    Ben deli fisek, Osmanoglu Orhan

    Ve sana Nilüfer adini

    Dedem Ertugrul mu koydu?

    Ben seni çok eskilerden sevmisim güzelim…

    Dandanakan da Sarihoca bendim

    Ankara da

    Maria Despinamiydin sen?

    Ve ne Timur’a

    Ne Yildirim Bayezite yar oldun

    Belki Yunus bendim

    Mevlana da Sems tim kimbilir…

    Belki çöldeki Mecnun

    Aslinin külüyle yanan Keremdim…

    Belki Atinada Tanri Zeustum

    Ve o zamandan basimin belasi

    Hera sendin….

    Ben seni çok eskilerden sevmisim…

    Bir hayat yasanmis seninle,

    Bir görüste

    Bu yüzden tanidim seni kimbilir…

    Gözlerin bunun için yabanci degil

    Her yerin bundan tanidik…

    Sen tereddütlerde olsan da

    Ben seni çok eskilerden taniyorum…

    Ben seni çok eskilerden sevmisim

    Benim isim teninle degil,

    Haram kilinmis bana ,

    Ellerinin ötesi yok…

    Ben seni çok sevdim diyorum ya…

    O çok eskiden di.

    Isa,henüz dogmamisti

    Nil kenarinda

    Sularla oynuyordu Musa…

    Ve en büyük yalanini

    Söylememisti daha kitaplar…

    Bilmiyorum güzelim…

    Ben seni geçmisin bir yerinde sevmisim…

    Yok günümden bir korku

    Yarinlara kaygi tasimiyorum

    Yar bilemem seni

    Kiyamam gençligine…

    Bana kizma gül yüzlüm

    Sen kizacaksan

    Git geçmise kiz…

    Ben seni orda

    Çoookk eskilerde sevmisim…

    Sen,

    Bazen iyi bir dostsun

    Kimi anam kadar degerli

    Bazen kizkardesim gibi minicik

    Bir gülen yüreksin ömrüme..

    Sen beni unut güzelim…

    Sen beni unut …

    Secaettin Öztürk

  2. Merhabalar..Sevgili Serkan Kardesimin bu güzel sitesinde yazma onurunun bana sadee yazdiklarimi paylasma imkani degil, çok degerli ve güzel insanlarla da tanisma sansi vermis olmasi beni çok mutlu ediyor. Söz konusu yazmanin öznesi "ben" isem son derece utangaç bir kirmizilikla "teveccüh edip okuma nezaketinde bulundugunuz için asil ben size tesekkür ederim" demekten baska dilimden birsey gelmiyor. Beceremedigim seyler var, bunlardan biri de ben olmak ve böyle güzel sözlerle karsilastigimda ne yapacagimi nasil cevaplayacagimi bileemek. özür dilerim sürçü lisan ettiysem. Yeniden nezaketinize tesekkür eder Serkan Kardesim için yakin zamanda begenirse bir kaç çalismami daha gödnermek ve buradan paylasmayi arzu ederim.

  3. sayin @gunesener

    "Beceremedigim seyler var" demissiniz.
    ben "Kirmizi Oykulerin" son basamagi olan bu yazinizda, son kullandiginiz cumleden sonra size katilamayacagim ozur dilerim. 🙂

    cunku, yazinizdaki son cumleniz (bu ayni zamanda oykunun bitis cumlesidir) yazinin finalidir ki, bu final bence cok saglamdi.

    takdir edersiniz ki, makale, siir ve hikayeler vurucu, saglam, guclu bir misra ya da cumle ile final edilmelidir ki, okuyucu hem yazilanin temasini anlarken bir sure onun etkisinde kalsin, hemde kafasinda, yazarina dair bir fikir edinebilsin.

    ama yine bir hassas nokta vardir ki; yazar okuyucuya konunun icerigini, temasini butun ciplakligi ile sunarken, bir o kadar da yazisini ortmeli ve kapamalidir. aksi takdirde gizemini koruyamaz. gizemli olmayan hic bir siir, yazi, hikaye, roman okuyucuyu yeteri kadar sarsamaz. okurken, hissiyattimiz sarsilmazsa, heyecan da soz konusu olamaz ve heyecanimiz yoksa okunan seye karsi istegimizde malesef azalir.

    bu anlamda bu yazi, benim gorusumle kisa olmasina ragmen okunmaya ve yorumlanmaya degerdi. ozellikle final cumlesi…

    "Kisacik bir sonsuzluktur seni öpmek…"

    daim olmaniz dilegim ile.

  4. Rica ederim sevgili @gunesener… Gördügünüz üzere güzel bir ortamimiz var. =) Yeni çalismalalrinizi 4 gözle bekliyoruz.

    Sevgiyle…

  5. Bu eser Antalya 11. Noterligi tarafindan 30476 sayili belegeleme numarasiyla 19.11.2007 tarihinde sahsima yani Eflatun 'a ait oldugu beyan edilmistir. Günesener denilen sahsin bu öyküyü kendi kaleminden çikmis gibi sundugunu üzülerek belirtmek isterim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here