Kirmizi Öyküler (1.Öykü 2. Bölüm)

1
102

4.

Hayati oldugu gibi bir kâgida sarip, günahlardan zivana yapmak ve aglaya aglaya tüttürmek istedigim bir geceydi o… Yürüyordum… Ipinden simsiki tutulmus bir uçan balon gibi gökyüzüne bakiyordum. Bir uçan daire gelse diyordum kendi kendime, “bir uçan daire gelse de götürse beni… Elbiselerimi bile o sahil kenarinda biraksam. Yok olsam. Bir sigara dumani gibi uçup gecenin atar damarlarina siginsam…”

Elimdeki kaçinci siseydi, daha önce içtiklerimi nereye firlatmistim onu bile bilmiyordum. Düsünmekten tahris olmus beynimi çikarip denize atmak istiyordum.

Yürümeye devam ettim. Yürümeyi sevdigimden degil yapacak baska bir seyim olmadigindan yapiyordum bunu. Ben yürüdükçe gökyüzü biraz daha uzaklasti. Ne kadar sonra bilmiyorum bir arabanin, benden yirmi adim ötede saga yanasip durdugunu fark ettim. Yanindan geçerken penceresi aralandi. Kadinin biri kafasini camdan çikarip atesim olup olmadigini sordu. Zar zor çakmagimi uzatip özür diledim. “Ben yakmak isterdim sigaranizi ama çok sarhosum…” Güldü. O gülünce kisacik bir sonsuzluk sokuldu tenime…

Adimi sordu. “Ya senin ki ne?” dedim, “senin adin ne?” Azicik düsündü ve kendisine Uranüs dememi istedi.

“Hani su gezegen olan mi … ?”

“Evet, iste o…”

Sigarasini yakti. Gözlerimin içine bakiyordu. Irisine kivrilip aglayarak uyumak istedim. Gözleri kokusuyla bir olup canimi yakmaya basladi. “Napiyorsun burada…”

Cevap vermedim.

“Gazi açik birakip beraber uyuyalim mi bu aksam?” diye sordu.

Kafamin içinde hep bir agizdan binlerce dijiridu (* Avustralya yerlilerine ait bir tür bas perdeli üflemeli çalgi) bagirmaya basladi. O gece onunla, baska bir kutuya yanlislikla paketlenmis delirium tremens (* lat. : içmekten delirme hastaligi) tanili iki pazil parçasi oldugumuzu hissettim. Çünkü her ikimiz de yabanciydik çerçevenin hikâyesine, hiçbir alakamiz yoktu resimdeki kompozisyonla… Sorsam büyük bir ihtimalle o da bir barograf tasiyor olacakti iç cebinde tipki benim gibi… Hayat hikâyeni anlat desem, tipki benim gibi o da içindeki gettolardan bahsedecekti biliyorum.

Arabaya bindim. Bekledigim o uçan dairedeymisim gibi dünyaya el salladim. Yillardir gördügüm en tenha kalabalikti o aklimin avlusuna toplanan. Evine gittik. Onun yataginda buldum kendimi. Gözlerimi kapatmadan önce ne düsündüm biliyor musunuz? Tam sirat köprüsünden geçerken öte âlemin elektrikleri kesildigini ve beni geri çagirdiklarini… Araf daginin üzerinde çömelmis oturan insanlari bile görmüsken arkami dönüp hayata dogru gerisin geriye yürümeye basladigimi…

Birinci bölümü okumak için tiklayiniz:

https://www.renklidergi.com/calakalem/serbest/Kirmizi-Oykuler-1Oyku-1-Bolum

1 YORUM

  1. Bu eser Antalya 11. Noterligi tarafindan 30476 sayili belegeleme numarasiyla 19.11.2007 tarihinde sahsima yani Eflatun 'a ait oldugu beyan edilmistir. Günesener denilen sahsin bu öyküyü kendi kaleminden çikmis gibi sundugunu üzülerek belirtmek isterim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here