Kirmizi Öyküler (1.Öykü 3.Bölüm)

6
87

5.

Sabah uyandigimda yanimda yoktu. Sanirim benimle uyumamisti. Mülkiyetsiz ve bandirasiz gözlerimi ilk kez duvarlari lila renginde bir odanin içinde açiyordum. Hayatimda ilk kez kendimi bir rahmin içindeymisim gibi hissettim. Daha düne kadar uykularindan kanlar içinde uyanan ben simdi forsepsi görür görmez gülmeye baslayan bir bebek gibi açiyordum gözlerimi hayata.

Bir an için endiselerimin biçak çekip yolumu kestigi o anlarin çok geride kaldigini sanmistim. Ama noldu biliyor musunuz? Dün gece aklimi kaçirip bütün endiselerim, bütün hüzünlerim ve bütün yalnizligimdan fidye isteyen o kadin bir anda yatak odasina girdi. Üzerinde ham ipekten bir gecelik vardi. Onu görünce illegal acilar akti içime. Ne diyecegimi bilemedim. Ne söylenebilirdi ki; ben seni dün aksam bir kadin zannetmistim. Çok sarhostum… Bir transseksüel oldugunu anlasaydim… Yani çok üzgünüm… mü deseydim.

 6.

Öylece çekip gittim. Tek bir kelime dahi etmeden, bir hayvan gibi…

Bir süre daha sirat köprüsündeki tadilatlarin bitmesini beklemek ve yükseklik korkusu olan bir uçurtma gibi ait olmadigim bu hayati terk etmek niyetiyle geceleri yürümeye devam ettim. Geceleri yürümeye devam ettim de günler geçtikçe, ben artik o eski ben miyim? sorusu aklimin arterlerinde dolanmaya basladi. Sonra fark ettim ki onunla yani su kendine Uranüs diyen transseksüelle karsilastiktan sonra pek çok sey degisti. Sahip oldugum bütün acilar, toplama kamplarimdan ellerini kollarini sallaya sallaya bir bir çikip gittiler. Sinüsleri tika basa cerahatle dolu hayatimin çekirdegine bir anda hava enjekte edilmis gibi nefes almaya basladim. Yillardir atmosfer görmeyen cigerlerim yaniyordu artik. Bütün bunlarin o transseksüelden sonra olmasi bir tesadüf degildi herhalde.

Nihayet bir gece, çigligimin sesleri kisilip, avazim çiktigi kadar bagirdim. Sonra…

Sonra yürüyüp yürüyüp dünyanin sonuna gelen ve daha fazla ilerleyemeyen bir adam gibi durdum.

Adimlarimdan birini daha attim. Digeri arkada kaldi. Zerdüstlerin yirtici kulelerinde kuslari bekleyen cesetler gibi oldugum yere raptiyelendim. Naptin sen… dedim kendime… naptin sen!!! Bir gece önce sarhos olup MeryemAna’nin heykeliyle oynasan monumentofiliya tanili bir rahip gibi kafam önüme akti. Asefal bir heykeldim o an. Vandal bir el tarafindan yarim birakilmis müptezel (degersiz) bir heykel…

7.

Kalbim gögüs kafesime tekmeler yagdiriyordu. Bir yandan kosuyor bir yandan da ondan nasil ve ne sekilde özür dileyecegimi düsünüyordum. Sahi kendisine nasil seslenmemi istemisti. Bir gezegen adi miydi. Uranüs müydü? Gerçekten Uranüs müydü?…

Soru isaretlerimin sivri ucuna degdikçe canim yaniyordu.

Çok tuhaf!!! Kosarken bir anda aklima ne geldi biliyor musunuz? K.Reeves’in oynadigi bir film vardi. Hani kötü adam otobüse bir bomba koyuyordu ve otobüsün belirli bir km.nin altina inmemesi gerekiyordu. Hizini düsürürse infilak edecekti. Hizini düsürürse patlayacakti içindeki herkes ve her seyle beraber! Bir an bile durmamaliydi, bir an bile durmamaliydim. Infilak etmekten korktugum için degil. Tabi ki degil!!! Onu kaybetmemek içindi her sey… Onun o sabah yatak odasindaki kirilan halini usumda yapistirip seyretmenin dayanilmazligi içindi anlatabiliyor muyum? Kendimi bir an önce affettirmezsem kabi delik bir su gibi azalip, eksilip,yok olmamak, Recm cezasina çarptirilip kendimi kiyasiya taslamamak içindi…

 

Kirmizi Öyküler 1.Öykü 1.Bölüm

Kirmizi Öyküler 1.Öykü 2.Bölüm
 

6 YORUMLAR

  1. Daha çok sey paylasacakmis bizimle. Tabi ki önce öyküsünü bitirmesi gerekiyor 🙂
    Kelimelerle ne güzel dansediyor degil mi Ltfsener hocam?

  2. Estetiksel baglamda mükemmel, diyecek sözüm yok… Ben ona degil, o bana elestiri getirsin… Benim ona elestiri getirecek gücüm yok sevgili Serkan…

  3. Üstadim zaten haddimize degil hiç bie çalismayi olmus olmamis gibi elestirmek. Ki zaten mevzu bahis de bu degil.
    Hemfikir olmak sadece amaç. Kaldi ki cümlelerinizden ben haydi haydi çikardim bile o anlami 🙂
    Eksik olmayin!

  4. Bu eser Antalya 11. Noterligi tarafindan 30476 sayili belegeleme numarasiyla 19.11.2007 tarihinde sahsima yani Eflatun 'a ait oldugu beyan edilmistir. Günesener denilen sahsin bu öyküyü kendi kaleminden çikmis gibi sundugunu üzülerek belirtmek isterim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here