Kirmizi Öyküler (1.Öykü 5.Bölüm)

1
105

10.

Sabah aksam aklinin ucunda oturup kendimi bekliyorum… “

 

Elimi cebime attigimda bana yazmis oldugu bu notu buldum ve aglamaya basladim. Barajlarim tasti, duvarlarim yikildi. Bütün sehir gözyaslarimin altinda kaldi bir anda.

Olmuyordu. Onu bir sevgili olarak görebilmem için tanriya gitmeli ve beni tekrar yaratmasi için yalvarmaliydim. Genlerime sinmis olan bu yaradilis beni dislerini kin bürümüs pirhana havuzlarina mahkum ediyordu. Hayatin çüküne kendi ellerimle takiyordum o lanetli kondomlari… Nefret ediyordum her sabah kürtaj sehpasina yatip bacaklarimi açmaktan. Idrak yollari iltihaplariyla yasiyordum. En olmadik zamanlarda bana geçmiste nasil yasamam ,nasil giyinmem , nasil sevismem hatta nasil ölmem gerektigini ögreten insanlarin ayak çitirtilarini duyuyordum … Aynaya sikilmis kanli bir cerahat gibiydim. Çikmaz sokaklara dalip cebimden düsen gökyüzünü bulmaya çalisiyordum. Onun yanimda olmadigi zamanlarda dünyanin bütün tenhalarina haykiriyordum tutkularimi … Gözlerini kirpip kirpip yildizlar yapiyordum kendi gökyüzüme … Çirilsiklam, sirilçiplak bir askla alazlaniyordu dört yanim… Ama odanin içinde bas basa kaldigimiz o anlarda bir sise rakiyi denize döküp beyazlamasini hayal eden balikçilar gibi onun bir kadin olmasini istiyordum

Iste bu yüzden , sirf bu yüzden tipki eski günlerde ki gibi tanridan ve herkes den nefret etmeye baslamistim …Vaftiz edilmemis kalemlerle günahlar yazmak ve onlari cennetin sokaklarinda illegal yollarla dagitmanin planlarini yapiyordum içimden. . Olmuyordu. Bir erkege dokunmayi günah sayan kodlanmisligimi silemiyordum kafamdan … G noktami çarmiha gerip günahlari download ettigim kara kapli klasörlerimi atese vermek ve kosarak uzaklasmak istiyordum kendimden. Onunla tanismadan önce dayarim namluyu sakagima , saklanirim silahin sarjörüne olur biter… diyordum ama artik o da yoktu. Varligi intiharima yasaklar koyuyordu, kokusu Azrail için açtigim ihaleye fesat karistiriyordu… Ölemiyordum , birakip gidemiyordum onu bir türlü…

11.

“Otobiyografobisi” olan iki insan gibi sürekli hayattan ve gelecekten konusuyorduk. Geçmisimize giden yollara mayinlar dösedik , dikenli teller ördük , kimsenin bilmedigi tuzaklar kurduk dört yanina…

Ayaga kalkip yanima oturdu. Saçlarimi oksamaya basladi. Bana yaklasacak ve hazir olmadigim bir istek de bulunacak diye ödüm kopuyordu. Kirmak istemiyordum onu. Yanina uzanip kafami kucagina yerlestirdim. Sustum, sustum… Derken sesim titreyerek onu sevdigimi ama dokunamadigimi söyleyiverdim. Her zamanki gibi gülümseyisi yetisti imdadima.

Sana bir hikaye anlatmak istiyorum dedi.

Güzel, gerçek ve sonsuz bir ask hikayesi…

Misafirlikteyken annesinin kucaginda uyuyakalan bir çocuk gibi rahatlayip gözlerimi kapadim … Göz kapaklarimin ardina sizan tek sey mumlarin o alingan ve kirilgan alevleriydi.

Bir kapi açildi önümde , rengarenk isiklara dogru birkaç adim attim … Orada bir banka oturup gerçek dünyada anlatilan hikayeyi rüyalarimin zimmetine geçirmeye basladim. Öylesine huzurluydum ki o an , kendimi bir masalin ortasinda buluverdim … ;

 

 

1 YORUM

  1. Bu eser Antalya 11. Noterligi tarafindan 30476 sayili belegeleme numarasiyla 19.11.2007 tarihinde sahsima yani Eflatun 'a ait oldugu beyan edilmistir. Günesener denilen sahsin bu öyküyü kendi kaleminden çikmis gibi sundugunu üzülerek belirtmek isterim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here