Kör…

0
120

Kör bir insani anlamaya çalismayin. anlayamazsiniz.

Leyla ile mecnun izliyordum geçen. issiz olan yavuz, sihirli bir deynek buldugunu, onunla diledikleri her seyi yapabileceklerini söylüyordu sevgilisine. kör sevgilisine. “düsünsene, önce senin gözlerini iyilestiririz. sonra söyle güzel bir lokanta açariz. sen kasada durursun, ben de yemekleri yaparim. çok güzel olmaz mi sevgilim?” içimdeki buruklugu kelimelerle tarif etmek imkansizdi. bulundugum konumu, yüzümü, kasimi, gözümü begenmezken baska yerlerde baska insanlarin aynaya bakabilecek, bulutlari izleyebilecek, kuslari görebilecek, gökyüzünün derin mavisinde kaybolacak gözleri yoktu. 
dizinin ilerleyen dakikalarinda, Erdal bakkal kiz hakkinda sorular soruyordu. “dogustan mi körmüs peki?” evet abi diye cevap veriyordu yavuz. “dogustan kör bir kadina asik oldum.”
düsünemiyorum bundan gerisini zaten. aklim almiyor. hiçbir seyin gerçek görüntüsü hakkinda hiçbir fikir sahibi olamamak… eger sonradan körseniz belki, iste o zaman hayalinizde canlandirir, hatiralarinizda da olsa saklardiniz bu dünyayi. ama dogustan kör bir insana elmanin kirmizi rengini nasil anlatirdiniz ki? ya da gökyüzünün maviligini? ya bulutlarin saf beyazligini? size birisi “mavi” dese, akliniza binbir çesit sey gelir, onlarca farkli tonda maviyi, hayatinizin herhangi bir yerindeki rolü gelir belki akliniza. ama onlar için? mavi sadece bir hiçliktir. büyük, kocaman bir hiçlik. biz gözlerimizi simsiki kapatinca her taraf kapkaranlik olur, körlerin böyle gördügünü varsayariz dünyayi. ama ya o kapkaranliktaki siyah da, onlar için bir hiçlikse? hiçlikse, ne görüyor bu insanlar? 
iste bunlari düsünüyorum.benim iki tane gözüm var. iki tane de kulagim. burnum. agzim. ayaklarim. kollarim. duygularim. e o zaman ben dört dörtlük bir insanim. bunlar olduktan sonra insanin sisman ya da zayif, uzun veya kisa, yakisikli veya çirkin olmasinin ne önemi var? 
yok. hiç. bir. önemi, yok.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here