Kültürel Yozlasma – Bir yanda Iran, Bir yanda Avrupa Birligi…

2
91

Bir nehirde kayigimiz ile yol aliyorsak kolay yol akis yönünde gitmektir. Ama bazen nehrin tersine de gitmeye çalismali varacagimiz yere zorda olsa varip isimizi gördükten sonra kendimizi akisa birakmaliyiz.

Birinci dünya savasinda sonra yazilan senaryo hala oynaniyor; bizi her seyi ile kendileri gibi yapip Avrupa Birligine almamak… Kahvelerde yapilan “Biz her seyi yapsak da bizi Avrupa Birligine almazlar…“ geyigini size yapmak istemiyorum. Ama gerçekleri de görmek gerekiyor biz ne yapsak da, hatta onlarin kopyasi olsak bile bize asla güvenmeyecekler ve bir noktadan tam üyeligimiz dönecek… Nasil bir toplumuz yada toplumduk, özümüz unuttuklarimiz neler? En basta misafirligimiz gelir, herkese açik olan kapimiz; sonra saygimiz, her yerde bizimle olan terbiyemiz, muhafazakarligimiz ilk aklima gelen birkaç özelligimiz… Ilk önce bizi yavas yavas böldüler parça parça… Evet görünüste kimse kimse düsman degil ama kapilarimizda eskisi gibi açik degil herkese… Sonra teknolojiyi yanlis ögrettiler bize,  çocuklarimiz büyüklerimize saygiyi telefona atilan bir mesaj sandilar, el öpmeyi unuttuk el öpmenin saygi degil de yaslilik belirtisi sayan bir toplum… Herkesle her seyi konusmanin marifet oldugunu sayan bir toplum… Önceden Edep vardi adap vardi… Büyüklerin yaninda kötü tek kelime konusmayan, bunu çok büyük ayip sayan küçüklerin örnek aldigini bilip yaninda sözlerine dikkat eden kisiler vardi. Interneti oyun ve chat zanneden çocuklarimiz olustu… Internette öyle seyler yaptik ki Avrupa bile bu kadarini düsünemezdi. Önce orada basladik her seyi konusmaya nasilsa uzaktik ve hiç karsilasmayacaktik karsimizdakiyle… Hayatimizdaki bu degisiklik hosumuza gitti ama sikildik bir gün böyle özgür yüz yüze konussak dedik; onu da yaptik… Önce arkadaslarimiz sattik,  sonra eslerimizi aldattik sonra bizi biz yapan tüm benligimizi kaybettik. Avrupa’yi hep örnek aldik onlar gibi yasamayi marifet sandik, hiç sormadik kendimize Avrupali gibi bir yasam mi iyi, yoksa özümüze dönüp öyle bir yasam mi?

Yazimda buraya kadar olan kültürel yozlasmadan bahsetmeye çalistim bu paragrafta ise diger bir tehlike seriat’tan bahsedecegim. Evet tehlikenin bir tanesi Avrupa bizi kendine usak yapmaya çalisan kültürümüz bozan ve bozmaya da devam edecek Avrupa. Diger tehlikede seriat. Fazla söze hacet yok “Seriat” kelimesini derinlemesine arastirin beni anlayacaksiniz içinde neler oldugunu…

Ne çarsafa karsiyim nede özgür giyime, benim karsi oldugum insanlara Iran’daki gibi tek düze yasama, tek tip giyime zorlamak… Bizim aklimiz yok mu, biz ne giyecegimizi ne giyemeyecegimizi düsünemiyor muyuz ki siz ne giyecegimizi söylüyorsunuz bize…

Tüm yazdiklarimizdan sonra sen nerdesin dediginizi duyar gibi oluyorum… Ben önceden Avrupa Birligi masalina kendini kaptirmis, her seyin onunla düzelecegini sanan bir kördüm. Ne solcu, ne sagci, ne dinci ne de milliyetçiyim. Ben ülkemi en koyu milliyetçi kadar seven, en koyu solcu gibi Atatürk ve ilkelerini benimsemis, dinine bagli dogru nerde ise orada olmayan bir çalisan bir Türk’üm.

Özgürlüklerimizi tamamen kaybetmeden içimdekileri sizinle paylasmak istedim… Aklimdakileri sansüre ugratmadan, süslemeden yalin bir sekilde sizinle paylasmanin keyfi içindeyim, kuyuya atilan taslarin çogalmasi dilegiyle…

2 YORUMLAR

  1. Zincir halkalari gibi üreyen, sonunda da pranga olup ayagimiza kolumuza dolanan düsünceleri, psikolojik savasi, baglanan basiretimizi sürü toplumundan "birey" olma özgürlügüne tasiyamadigimiz sürece, bu kuyuda daha çokkk tas birikir…

  2. :=) sürünün biriktirdigi o tas yigininda bogulurkende feryadimiz efkari bogar.

    saglikli ve bilinçli toplum istiyorsak, saglikli bireylerin olusturdugu saglikli toplum olabilme yolunda önce kendimizden baslayarak adim atmaliyiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here