Lakirdilarim – Naber – Facebook Profili – Fistik Yeme

5
64
*Selamlar.
*Lütfen artik uzun olan saçini kestiren adama “Yüzün gözün açilmis” ya da “Adama benzemissin” demeyin. Güzel cümleler degil ki oglum bunlar, hakaret gibi. Hele “adama benzemissin”… “benzemissin” bi de yani. Yani bunu söyleyen sana diyor ki “Eskiden adamlikla hiç bir alakan yoktu, simdi biraz benzemissin. Kaybol gözümün önünden simdi.”
*Facebookta profilinde virüsümsü bir sey olan ve kendi kendine profile gelen bir ürün fotografi ve üzerinde “arkadaslar ben denedim mükemmel sonuç verdii kesinlikle deneyinnnn!!!1 ;))))))” gibi yazilar olan adam da sanki ensesine silah dayanip reklam yaptirilan adam gibi. Kurtarilmayi bekliyor. Gözleri nemli.
*Üzerindeki veya üzerinde olmasi da gerekmez, sahip oldugu herhangi bir sey bir arkadasi tarafindan istendiginde “hediye abi yaa, hediye olmasa tamam” diyen adam, küçükken de arkadasiyla saka yollu kavga ederken arkadasindan zopayi yiyecegini anlayinca “ahhh orasi ameliyatli yerimdi olum yaaa… Ne biçim acittin..” diyen adamdir.
*Simdi sizinle kendi kullandigim “mutluluk verici fistik yeme yöntemi”ni paylasacagim kadim dostlarim. Fistigi kaseye dolduruyoruz ama sadece  bir kase kullaniyoruz. Yani kabuklarini atmak için baska kase almiyoruz. Sonra fistiklari soyup kabugunu ayni tabaga atiyoruz ve o sekilde yiyoruz. Bir süre sonra kasenin içinde bir sürü fistik kabugu oluyor. Yani tabak böyle sirf kirmizi görünüyor, hani o fistigin kabugunun rengi. Sonra fistiklari yemeye devam etmek için parmagimizla kabuklarin içinde ariyoruz, soyulmamis olanlari bulup yiyoruz. Daha da sonra ise tabak sadece kabuktan ibaret gibi görünüyor. Artik yenmemis fistik bulmak zor gibi. Ama parmagimizla arastirdigimizda bir fistik denk geliyor ve mutlu oluyoruz. Sonra “artik bitmistir herhalde” diye umutsuz sekilde parmagimizi gezdirirken bir bakiyoruz hoop bir tane daha. Sonra baska bulamiyoruz ve kaseyi bir kenara koyuyoruz. Bir süre sonra kaseyle tekrar yolumuz kesistiginde bir bakiyoruz dibinde yarim fistik var. Allaaahh. Hemen nesemiz yerine geliyor. Günümüz güzellesiyor. O anda da kapi çalmasin mi? Kapiyi açip gelen postacinin koluna giriyoruz ve “hayaaat seviince güzeeel” diye sarki söylüyoruz.
*Facebook ne acayip lan hakikaten. John Lennona diklenen adam gördüm ben Facebookta. Birisi, John Lennona ait olan su sözü yazmis: “Hayat; sen baska planlar yaparken basina gelenlerdir.” Ve bir arkadasi da yorum yapmis “Bu herif mi çözmüs yani hayati?!” diye. Yani John Lennon karsisinda olsa “el kol yapma” falan diyecek adam.
*Hani mesela sen Bursadan Antalyaya gidiyorsun da cam kenari sevdigin halde koridora bilet bulabilmissin, hani otobüse binice bir sikinti, mutsuzluk çöker de üstüne, hani daha Kütahyaya gelmisken yanindaki adam iner de yanin bos kalir ya… Mutluluk… Cam kenarina geçersin, iskence gibi baslayan yolculugun devaminda keyif yapan gülü gibisin dagda kirda bayirda…
*Ulan su reklamda sive yapmaya çalisip beceremeyerek “Disinge de bakar falinga da, sakiz agacinga da” diyen adamin konusmasi ne itici oluyor arkadas. Abarta abarta. Hay disine de, falina da, sakiz agacina da!…
*Bir de baska bir reklam var, elbisesi diyo, bembeyaz, yeni galiba diyo, o da diyo ki yok diyo yeni degil diyo, bu diyo bu elbiseyi üstünden çikarmiyo diyo, hadi canim, inanmam, inanirsin falan derken kadin geliyo çantadan hayvan gibi siseyi çikarip ben diyo bunu perwoll ile yikiyorum diyo. Ulan kadin o siseyle mi geziyorsun çantanda? Perwollle yikiyorum deseydin biz zaten inanirdik, kanit olsun diye koskoca seyi çantanda tasima, kendine yazik.
*Bu gerçegi açiklamak için çok düsündüm ama artik kararim kesin. Açikliyorum: soguk kokusu diye bir koku var. Evet var bu. Kis gününde disaridan gelen adamin üzerinde var. Karli havada eve gelip bir kenara attiginiz montunuzun üzerinde var.
*Oglum çok sansliyiz lan. Dünyanin dörtte üçü su. Yani dünyaya gelmeden önce bunu ögrensek deriz ki “Büyük ihtimalle ben denize dogacagim. Yani olasilik bunu gerektiriyor. Öyleyse ben eger denize dogarsam, bogulmasam bile açliktan falan ölürüm.” deriz. Ama bir doguyorsun hoop karada. Sansa bak.
*Ulan ben küçükken böyle bir yerim kesilince, yara olunca falan kendimi büyük badireler atlatmis, maceralar yasamis gibi hissediyordum. Mesela kolumda bir sargi olmasini istedigimi hatirliyorum. Ne manyak kafa lan. Hatta bir keresinde karanlik bir odada televizyonun fisini takarken elim böyle hafif acir gibi oldu, hemen “ulan yoksa elektrik mi çarpti lan bana? insallah elektrik çarpmistir yaa, Allahim nolur elektrik çarpmis olsun” falan diye düsünmeye baslamistim. Sonra hemen aynanin karsisina kostum, belki saçlarim da böyle filmlerdeki gibi dik dik olmustur falan diye ama hiç bir sey yoktu.
*Görüsmek dilegiynen.

5 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here