Lakirdilarim – Naber – Korku Filmi – Kar Yagdi – Kutu Kola – Rüya

4
83
*Selamlar.

*Bu “korku filmi izlerken yastiga sarilan kiz” nerden çikti sevgili dostlarim? Kizlar neden yastiga yapismadan korku filmi izleyemiyor?
*Zayif adamin “çok yemek yeme” muhabbeti de sikti artik iyice. Ulan çubuk gibi bir seysin, hala “çok yemek yiyorum” diye konusuyorsun, Facebooka “7/24 yemek yiyebilirim” falan diye açiklamali, bir yerde yemek yerken çekilmis fotograflarini koyuyorsun. O çok yediklerin nereye gidiyor arkadasim senin? Elektrikli süpürge poseti gibi yedikten sonra açip çöpe mi döküyorsun?
*Televizyonda en ilginç seyler genelde kumanda babamin elindeyken yayinlaniyor galiba. Babam hizli hizli kanallari degistirirken Flash Tvdeki “Kadere Mahkumlar” programini görsem bile o an ilgi çekici geliyor nedense.
*Dizilerde filmlerde falan barmenler neden sürekli deli gibi tezgahi siliyor lan? Asindi artik orasi, adam hala umursamazca siliyor orayi. Bir de lütfen artik “Xi taniyor musun?” diye sorulmasin barmenlere. Daha da kötüsü, “Belki bu hatirlamana yardimci olur.” denmesin. Ayiptir. Birakin adam doya doya silsin tezgahi aksama kadar.
*Dahi anlamina gelen “de” ekini ayri yazan kiz da direkt daha çekici gibi sanki.
*Okul servis minibüsüne giren çocuk direkt degisiyor. Karakteri bozuluyor çocugun resmen. Normalde belki de çok sakin bir çocuk, ama bunu servis aracina bindirince bir manyaklasiyor, bir çirkeflesiyor. Camdan millete dil çikarmalar, hareket yapmalar, insanliktan çikiyor resmen. Sonra araçtan inince yine eski normal haline dönüyor.
*“Kara basma iz olur” seklindeki türküyü de sanirim bir ajan falan yazmis. Dikkatli bir sekilde takipte, ya da birinden kaçiyor.
*Atasözü denildigi zaman da nedense benim aklima böyle beyaz saçli, beyaz sakalli, nur yüzlü bir adam geliyor. Halbuki o sözü söyleyen adam belki de genç, siyah saçli ve sakalsiz da olabilir diyorum ama deli gönül söz dinlemiyor.
*Hani mesela filmlerde bilmem nerde ahsap parkenin üzerinde romantik bir sahne oluyor, duvara asilan bir fotograftan çok romantik sahneler çikabiliyor falan. Ama o parkelerin dösenirken, duvar örülürkenki halini düsünsenize bir de. Hani nerede romantizm? O duvarin içinde bir sürü tesisat var, sen hala romantizmden bahsediyorsun.
*Kar yagmaya basladigina göre artik “Kar en çok onlari sevindirdi.” diye haber izleyebiliriz televizyonda. Yokus gibi bir yerden asagi dogru posetlerle falan kayan çocuklari gösterir kamera, “heeeyyyy oooaayyyyy aaaaaa” sesleri esliginde.  Eger izlediyseniz, “Yil boyunca izlenmesi gereken 3 haber” listeme göre, geriye sadece izlemeniz gereken 2 haber kalmis.
*Yine saçma sapan bir rüya gördüm. Birisi bana “Uyusturucu almam lazim.” diyor, beraber gecenin bir saatinde dar bir arka sokaga giriyoruz. Döküntü bir binanin önünde 3-4 tane adam var. “Buyrun?” falan diyorlar, yanimdaki artik her kimse, “Kahve için gelmistik.” diyor. Ulan bu ne simdi? Sifre falan herhalde bilmiyorum, her neyse devam edeyim, kahve falan deyince adam “Tamam geçin içeri” diyor. Dar merdivenlerden yukari çikiyoruz, birisi bu yanimdakine bir sey veriyor, dönüyoruz eve gidiyoruz, giderken de ben düsünüyorum “Acaba ne aldi lan, nasil bir uyusturucu ki?” falan diye. Sonra eve gidiyoruz, bir bakiyorum meger bu yanimdaki herif halüsinasyon yaratan mantar almis. Ulan diyorum mantar mi yiyecek bu, bu muydu uyusturucu dedigi falan derken bir bakiyorum artik bu adamin annesi mi her kimse yemek getiriyor, o mantarlari pisirmis. Ben de merak edip koca tabagi bitiriyorum, adam bana “Birazdan baslarsin halüsinasyona.” falan diyor. Sonra birden basim dönüyor, adamin yüzüne bir bakiyorum yesil bir Rihanna surati. Resmen saçmalik. Böyle adamin vücudu normal, ama kafa yesil bir Rihanna kafasi. Gidip geliyor bir de, büyüyor küçülüyor falan. Aha halüsinasyon basladi diye heyecanlaniyorum ama baska bir sey de yok. Sadece yesil Rihanna kafasindan ibaretmis halüsinasyon. Koca bir saçmalik.
*Sehirler arasi yolculuk benim için haslanmis dil demek sevgili dostlarim. Evet yanlis görmediniz. Ne zaman sehirler arasi yolculuga çiksam, illa muavin servis yaparken o lanet olasi kahveyi aliyorum, ve tabii ki otobüs hemen ziplamaya basliyor. Böyle bir sey var çünkü, otobüslerde ne zaman içecek dagitilsa otobüs ziplamaya baslar. Her neyse, o lanet olasi kahveyi aliyorum ve “ulaannn dökülüyo, lan valla dökülcek” falan diye gerginlikten hayvanlamasina hizli hizli içiyorum ve dilim haslaniyor. Yol boyunca o haslanmis dil hissini yasiyorum. Iste bir yolculugun özeti.
*Kutu kolayi da ne kadar içersen iç, içinde yine 1-2 damla kaliyor. Sanirim gizli formülü o kisminda sakli.
*Inegölde ucunda köfte olan çatali tutan el heykeli var. Acayip.
*“Bugün bilmem kaç milyon ögrenci karne heyecani yasadi. Sevinçleri yüzlerinden okunuyordu.” falan seklindeki haberleri de izlediysek, yil boyunca izlenmesi gereken 3 haber listeme göre sadece balik fiyatlariyla ilgili olan, arka planinda kemençeli fon müzigi bulunan haber kaliyor.
 
*Hosçakaliniz.

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here